Son Konular
ŞAFİ MEZHEBİNDE OLANLAR HEP BÖYLE KILIYOR NASIL OLUYOR O ZAMANEn sağlamı, sünneti sünnet, kazayı da ayrıca kaza olarak kılmalıdır. Geçmişte farzı kılmayan nefsimize şimdi bir de sünnetleri kılmama primi vermemelidir. Sözün özü bu
selamunaleykum kardesim oncelikle sitemize ve ailemize hosgeldiniz eger uye resmindeki kisi siz iseniz kendi resminizi kullanmaniz yasaktir selam ve dua ile...Allah Affetsin. Kazalarımızı Eda Etmeyi Nasip eylesin. a.e.o
Selamun Aleykum Kardeşlerim Allah Razi Olsun Kafami Okadar Meşgul Eden Bir Soruyduki Bu Sayenizde Cevap Buldum Rabbim Tüm ümmeti Muhammedin Namazlarini Kabul Eylesin Inşallah. Dua Ile
KARDEŞLER!!!! TAVİZ TAVİZİ DOĞURUYOR....TECRÜBE KONUŞUYOR...
BİRAZ AÇARMISIN ...
tabi ne demek ... önce şundan başlayalım diyelim ki siz benim kaza namazlarım var kaza yerine sünnet olur diyorsunuz... yapıyorsunuz... sonra o sünnete de bir bahane bulup ( meselea namazın sadece farzı kılınınca yeter gibi...) onu da terk edyorsunuz... böyle böyle ... derken farzları da yaparken hastaydım işim çıktı dur kerahat girmeden şunu iki dakikada sıkıştırayım sonra sonra bir bakmışsınız artık ne namaz kılıyorsunuz... ne sohbete gidiyorsunuz... ne bir iyilk için çaba harcıyorsunuz... eeee sonra ne oluyor? işte bu boşalan boşluğu bu defa günaha davetiye çıkaran çirkinlikler dolduruyor ve sizin damarlarınıza farkına varmadan zerk ettiğiniz bu zehir zamanla önlemez bir boyuta geliyor. günah günahı çağırıyor... tevbe etmeye bile utanır hale geliyorsunuz . bu böyle olmasın biz ne olursa olsun yine Allaha yönelim Rabbimden yüz çevirmeyelim O'ndan geldik O'na döneceğiz. inşallah hepimizin günahlarını bağışlar
Kardeşim sorunuzu gelince Meşrû bir mazeretin dışında namazı kazâya bırakan kimse, bir hatâ işlemiş ve günaha girmiş olur. Bu uitibarla kazâya kalan namazın, en kısa zamanda kılınması gerekir. Çünkü beş vakit namazın edâsı farz olduğu gibi, kazası da farzdır. Kazâya kalan namazın kılınmasıyla sadece borç ödenmiş olur. Günahın affedilmesi için de ayrıca tevbe istiğfar etmek lâzımdır.
Namaz borcundan bir an evvel kurtulmak için, hakkında Peygamberimizin hadisi bulunmayan nâfile namazların yerine kaza kılmak daha isabetli olur. Ancak, Hanefî mezhebine göre, hakkında hadis bulunan nafile namazların yerine kaza kılmak uygun değildir. Bu hususta Hanefî fıkıh kitaplarında şu hüküm yer alır:
“Kazaya kalmış namazları kılmak, nafile namaz kılmaktançok daha ehemmiyetli ve çok daha uygundur. Fakat beş vakit namazın sünnetleri, kuşluk, tesbih, tahiyyetü’l-mescid ve evvabin namazı bundan müstesnadır. [Yani bu sünnet ve nafileler kaza namazları için terk edilmezler.>”1
Herşeyden evvel, namazlardan önce ve sonra kılınan sünnetler bir yerde farz namazların tamamlayıcısı hükmündedir ve Peygamberimizin (a.s.m.) şefaatine vesiledir. Bunun için,namazını kazaya bırakan kimse bir yandan namazlarını kaza etmekle borçtan kurtulurken, diğer taraftan da sünnetleri kılarak Peygamberimize olan bağlılığını göstermiş olur.
Mesele Hanefî mezhebine göre böyle iken, diğer üç mezhebe göre, kaza namazı olan bir kimsenin nafile namazları ile meşgul olması, sünnet kılması caiz değil, haramdır.
Mâlikî mezhebine göre, üzerinde kaza namazı bulunan bir kimsein nafile namazı kılması haramdır. Ancak beş vakit namazların sünnetleri ile tahiyyetü’l-mescidin kılınabileceğine dair ruhsat vardır. Bunların dışında meselâ teravih namazı ile meşgul olunduğu takdirde sevap alınsa da, kaza namazı geriye bırakıldığı için günah işlenmiş olur.
Şâfiî mezhebine göre de, üzerinde kaza namazı borcu olan bir insanın, bu namazları kılıp borcundan kurtuluncaya kadar gerek beş vakit namazların sünnetlerini, gerekse diğer nafileleri kılması mekruhtur. Çünkü bir an önce kazaların kılınıp bitirilmesi gerekir.
Hanbelî mezhebine göre ise üzerinde kaza namazı olan bir kimsenin nafile ile meşgul olması haramdır. Ancak vitir ile beş vakit namazın sünnetlerini kılması caizdir. Fakat, kazaları çoksa bunları da kılmayarak kaza namazlarıyla meşgul olması daha iyidir. Yalnız sabah namazının sünneti bundan hariçtir, onu kılmak gerekir.2
Netice olarak; kaza namazları fazla olan Hanefîlerin sünetleri terk ederek kaza namazı kılmalarında bir mes’uliyet olduğu söylenemez. Gerek vakit namazlarının, gerekse diğer nafilelerin yerine kaza namazının kılınmasının uygun veya evlâ olmaması demek, “Sünnetyerine kaza kılmak caiz değildir” mânâsına gelmez.
Ancak bununla beraber kaza namazları fazla olmayan kimseler ise her farzdan sonra bir vakit kazâ namazı kılmayı alışkanlık haline getirirlerse güzel bir âdeti devam ettirmiş olurlar. Ayrıca Cenab-ı Hakkın mahşer günü eksik gelen farz namazları sünnetlerle tamamlamayacağı hususunda rivayetler bulunduğunu da hatırdan çıkarmamak gerekir.
1. Mevlânâ eş-Şeyh Nızâm. el-Fetâvâl-Hindiyye. (Bulak: Matbaa-i Emiriyye, 1310), 1:125; İbni Âbidin. 1493; el-Mezahibü’l-Erbaa, 1:492; Halebî-i Sağîr, s.349.
2. el-Mezahibü’l-Erbaa, 1:492.
Mehmed Paksu
Cemaat sevabından mahrum kalmamak için İmama uyarız. Ama bu sünneti kılmayacağımız anlamına gelmez. İmamla beraber sabah namazını kılıp güneş doğmadan Sabah namazının sünnetini kılabiliriz. Aynı zamanda bu durum öğlenin ilk sünneti içinde geçerlidir. İkindi ve yatsı namazlarının ilk sünnetleri gayri müekked sünnet olduklarından imama uyulduktan sonra öteki namazın vakti gelmemiş bile olsa bu namazlar kılınmaz. İlerleyen günlerde inşallah sünnet yerine kaza kılma konusu ile ilgili nakil yaparım.sabah namazının sünnetine vacip diyen alimler olduğu halde cemaat sevabından mahrum kalmamak için bu sünnet bile terk edilirken
Cemaat sevabından mahrum kalmamak için İmama uyarız. Ama bu sünneti kılmayacağımız anlamına gelmez. İmamla beraber sabah namazını kılıp güneş doğmadan Sabah namazının sünnetini kılabiliriz. Aynı zamanda bu durum öğlenin ilk sünneti içinde geçerlidir. İkindi ve yatsı namazlarının ilk sünnetleri gayri müekked sünnet olduklarından imama uyulduktan sonra öteki namazın vakti gelmemiş bile olsa bu namazlar kılınmaz. İlerleyen günlerde inşallah sünnet yerine kaza kılma konusu ile ilgili nakil yaparım.