Neler Yeni

Hoşgeldiniz İslami Forum Sayfası

Tüm özelliklerimize erişmek için şimdi bize katılın. Kaydolduktan ve oturum açtıktan sonra, konular oluşturabilir, mevcut konulara yanıtlar gönderebilir, diğer üyelerinize itibar kazandırabilir, kendi özel mesajınızı edinebilir ve çok daha fazlasını yapabilirsiniz. Ayrıca hızlı ve tamamen ücretsizdir, peki ne bekliyorsunuz?
Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark

İçinden geçeni paylaş... (1 Kullanıcı)

sahaff

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
12 Kas 2009
Mesajlar
276
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
45
Yeryüzünün aldığı yağmur oranı 10 yıllık aralıklarda artar.

Bu sene (2012) dünyanın periyodik olarak en çok yağmur alan yıllarından biri olacak, bu nedenle yediğiniz kayısı, şeftali, kiraz,

vişne, karpuz, kavun, erik vb. meyvelerin çekirdeklerini lütfen çöpe atmayın, hele çöp poşetlerine ASLA hapsetmeyin.

Mümkünse herhangi bir yerde toprağın 10 cm altına gömün.

Üzerine de bir bardak su dökün.


Yapacağınız en kötü hareket çekirdekleri poşetlere hapsetmektir !

Poşete koymadığınız her çekirdek için şimdiden teşekkürler...!

 

Muhtazaf

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
30 Mar 2008
Mesajlar
9,683
Tepki puanı
1,084
Puanları
113
Yaş
67
Web Sitesi
www.aydin-aydin.com
Bugüne kadar hiç aç kalmadıysan, hep aç kalanların ekmeğini yemiş olabilirsin.
Birilerini aşırı doyuran, birilerini de aç bırakan bu zalim paylaşımın aşırı doyanları arasında kalma.
Dağıt!
Nasılsa dağılacaksın!
Senai Demirci
 

Hatice-tül Kübra

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
4 Eyl 2006
Mesajlar
7,329
Tepki puanı
9
Puanları
0
Yaş
35
Konum
.........
Bak, bu işler içinde görünüyor ki, o misilsiz zâtın pek büyük bir şefkati vardır. Çünkü her musibetzedenin imdadına koşturuyor. Her suale ve matluba cevap veriyor. Hattâ, bak, en ednâ bir hacet, en ednâ bir raiyetten görse, şefkatle kaza ediyor. 1 Bir çobanın bir koyunu bir ayağı incinse, ya merhem, ya baytar gönderiyor.

Şimdi gel, gidelim; şu adada büyük bir içtima var. Bütün memleket eşrafı orada toplanmışlar. Bak, pek büyük bir nişanı taşıyan bir yâver-i ekrem bir nutuk okuyor. O şefkatli padişahından birşeyler istiyor. Bütün ahali, “Evet, evet, biz de istiyoruz” diyorlar, onu tasdik ve teyid ediyorlar. Şimdi dinle; bu padişahın sevgilisi diyor ki:

“Ey bizi nimetleriyle perverde eden sultanımız! Bize gösterdiğin nümunelerin ve gölgelerin asıllarını, menbalarını göster. Ve bizi makarr-ı saltanatına celb et. Bizi bu çöllerde mahvettirme. Bizi huzuruna al. Bize merhamet et. Burada bize tattırdığın leziz nimetlerini orada yedir. Bizi zevâl ve teb’îd ile tazib etme. Sana müştak ve müteşekkir şu muti’ raiyetini başıboş bırakıp idam etme” diyor ve pek çok yalvarıyor. Sen de işitiyorsun
 

ahmet_99

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
25 Ağu 2007
Mesajlar
1,767
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
39
Es Selamu Aleyküm ve Rahmetullahi ve Berakatühü..

Hayırlı sabahlar...
 

berat05

Yönetici
Katılım
26 Eki 2007
Mesajlar
7,767
Tepki puanı
1,044
Puanları
163
Yaş
50
Konum
Gönlün olduğu yerde
'' Aynalar türlü türlüdür... Yüzünü görmek isteyen cam'a bakar ; özünü görmek isteyen CAN'a bakar."

Hz. Mevlana

 

TakeOne

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
31 Eki 2008
Mesajlar
6,069
Tepki puanı
43
Puanları
48
Konum
Ankara
''Bismillah" her hayrın başıdır.Biz dahi başta ona başlarız...
 

berat05

Yönetici
Katılım
26 Eki 2007
Mesajlar
7,767
Tepki puanı
1,044
Puanları
163
Yaş
50
Konum
Gönlün olduğu yerde
Ve sen yine denendiğinde ,
Yine kalbin daraldığında ,
Yine bütün kapılar kapandığında ,
Yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde…
Uzun uzun düşün…
Ve Yaradan’ ını hatırla…

”Allah kuluna kafi değil mi? ” ( Zümer - 36 )
 

smyyes

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
2 Eyl 2009
Mesajlar
3,791
Tepki puanı
5
Puanları
0
Yaş
32
Ve sen yine denendiğinde ,
Yine kalbin daraldığında ,
Yine bütün kapılar kapandığında ,
Yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde…
Uzun uzun düşün…
Ve Yaradan’ ını hatırla…

”Allah kuluna kafi değil mi? ” ( Zümer - 36 )

bu söz nasılda ferahlatıyor insanı
yalnız olmadığınmı hatırlatıyor..
 

Hatice-tül Kübra

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
4 Eyl 2006
Mesajlar
7,329
Tepki puanı
9
Puanları
0
Yaş
35
Konum
.........
En güvenli yaşadığımız yer neresidir sizce? İncinmekten, yaralanmaktan, zarar görmekten güvende yaşadığımız en korunaklı yer, kuşkusuz anne rahmi. Orada her türlü tehlikeden uzak yaşıyoruz, besleniyoruz, büyüyoruz, gelişiyoruz. Ve tam bir teslimiyetle teslim oluyoruz.
Dünyaya gözlerimizi açtığımızda ise endişe ve korkularımız başlıyor. Tevekkül ve teslimiyeti unutup, her yaşta farklı korkular yaşayarak hayatımızı sürdürüyoruz. Hayatımız boyunca yoğun olarak hissettiğimiz en sıkıntı veren kavramlardan biri korku. Yalnız kalma, yoksullaşma, malımızı, işimizi, sevdiklerimizi kaybetme, toplumda küçük görülme, amaçlarımıza ulaşamama, çirkinleşme, yaşlanma, hastalanma, ölme gibi korkularla mücadele ederek ömür sürüyoruz.

Oysa anne karnında olduğu gibi dünyada da Allah bizi rahmetiyle sarıyor, bizi rızıklandırıyor, soluk almamızı, yürümemizi, koşmamızı sağlıyor, bize sağlık veriyor, sayılamayacak kadar fazla nimet bahşediyor, zorluklardan kurtarıyor, bizi koruyor, rahmetiyle sarıyor, zifiri karanlıklardan aydınlıklara çıkarıyor.
Yaşamımız boyunca karşımıza çıkan her şeyi Allah’ın yarattığının bilincinde olabilsek, hiçbir olay bizim için korku sebebi olmaz. Allah’tan gelen her şeyi, sabır ve tevekkül içinde, O’ndan hoşnut olarak, en güzel tavırla karşıladığımızda korku yerine Rabb’imizin sonsuz rahmetini ve sevgisini hissederiz. Kolaylıkta da zorlukta da Allah’a güvenip halisane teslim olduğumuzda, bizi hiçbir zaman yalnız ve yardımsız bırakmaz. Allah, dünya hayatına ait korktuğumuz her şeyi imtihan gereği yaratıyor. Ancak biz korkular yüzünden hayatımızı kâbusa çeviriyoruz.
Hırslar ve Tutkular
Hırslarımız ve tutkularımız gerçekleri kavramaktan bizi alıkoyuyor. Sahip olamadığımız her şey için hırsa kapılıyor, dünyanın geçici metaına aldanıyor kendimize zulmediyoruz.
Tutkuyla bağlandığımız nefsani her şey, ancak Allah’ın yaratmasıyla var olan dünyevi ve geçici şeyler. Biz ise olayların Allah’tan bağımsız gerçekleştiği yanılgısına kapılıyor, yitirdiklerimizi yeniden elde edebilmek için her defasında büyük bir hırsla mücadeleye girişiyoruz.
Hedefe ulaşamamak ise içinden çıkılamaz bir üzüntü ve huzursuzluk kaynağı oluyor. Sürekli stres içinde, bedensel ve ruhsal zarar görüyoruz. Sıkıntılardan kurtulabilmek için sonuçsuz çabalara giriyoruz. Oysa bu yaptıklarımızın kalbimize gerçek huzur ve mutluluğu vermesi imkânsız.
Peygamberimiz(sav)’in ifadesiyle “dünyada rahat yok” ama dünyada mutluluk var. Dünya, imtihan mekânı. Dünya hayatının tek değeri imtihan amacıyla yaratılmış olması ve Allah’ın hoşnutluğunu kazanma fırsatı sunulması. Her imtihanda Allah’ı görmek ve O’nu çokça zikretmek kurtuluşa yaklaştırıyor.
Hayatın gerçek amacından gafletteki insan, nehirdeki bir yaprak gibidir. O gitmez, akan suyla sürüklenir. Hayatının amacını/anlamını yitirmesi insan için dünya hayatını yitirmekten daha büyük acıdır.
Allah’ı Anmak Şifadır, Gerçek Mutluluktur
Allah’ı anmak, kalbi içtenlikle Allah’a bağlamak, her şeyi Allah’ın yaratmakta olduğu gerçeğini düşünmek, insanın gerçekleri görmesini engelleyen perdeleri bir bir kaldırıyor, dünya ve ahiretin güzelliklerini insanın önüne seriyor. Şeytan, Allah’a yakınlaştıracak her şey gibi cenneti de insana unutturmaya çalışıyor. Oysa Cenneti her an hatırda tutmak, cennet ehlinin özelliklerini kazanmamıza vesile olabilir.
İmam Rabbanî, Allah’ı anmanın önemi konusunda Mektûbat’da şu sözleri söylüyor: “Yavrum! Annenin yavrusuna karşı yaptığı gibi daha ne zamana kadar kendine böyle titreyeceksin? Daha ne güne kadar nefsin için üzülecek, sıkıntılara düşeceksin? Yakında elbet öleceksin… Çabuk biten bu zamanda Allah’ı hatırlayarak, manevi hastalığa ilaç yapmak en büyük vazife olmalıdır. Allah’tan başkasına düşkün olan bir gönülden hiç hayır umulur mu? Dünyaya eğilmiş olan ruhtan, nefs-i emmare daha iyidir.”
İnsanın gerçek huzur ve mutluluğa kavuşması, yalnızca Allah’ın hoşnutluğunu hedeflediği bir yaşam sürmesiyle mümkün. Rahmeti her şeyi kuşatan Rabb’imiz bu gerçeği sonsuz merhametiyle Kur’an’da haber veriyor. Kur’an şifadır; onda her zehrin panzehiri mevcuttur.
Bu sırdan habersiz insan, her yolu denediği halde düşlediği mutluluğu yakalayamamasının, yaşamın değişmez gerçeği olduğunu düşünüyor. Oysa Allah her konuyu çözümüyle birlikte yaratıyor. Mutsuzluğun çözümü; Allah’ın beğendiği güzel ahlâkı yaşamakla ve O’nun üzerimizdeki korumasını kavramakla mümkün.
Dünya hayatı lunaparklardaki korku tünelleri gibi. Biliriz ki önünden hızla geçtiğimiz hiçbir şeyin gerçekte bir etkisi yoktur ama yine de korkarız. Biliriz ki yolun sonu aydınlıktır ama biz aydınlığa çıkamayacak olmaktan korkarız. Endişe, korku ve vesveseler yüzünden hayatımızı azap içinde yaşarız. Oysa samimi kulunu aydınlığa çıkaracak olan Allah’tır ve O’na güvenip-dayanmak ne büyük lükstür…
Gerçek mutluluk için Allah’a gönülden, tam bir teslimiyetle bağlanmalı ve hayatın her anını Kur’an ahlakına uygun bir şekilde yaşamalı. Böyle bir ahlakı yaşadığımızda, dünya hayatında ne denli zorluk ve sıkıntıyla karşılaşılırsak karşılaşalım, kalbimizde Allah’a güvenmenin, tevekkülün, O’nun hoşnutluğunu umut etmenin huzurunu ve mutluluğunu hissederiz…
Hayatımızın uzunluğu değil, güzel yaşanmış olması önemli olan. Allah’ın inanan kullarına vaad ettiği güzel hayat, boş ve amaçsız işlerle geçirilen tatlı hayat değildir. Mutluluk veren, Allah’ı anmak ve O’nun rızası için çalışmaktır. Ancak o zaman dünya hayatının her anından zevk alabilir, ancak o zaman Allah’ın benzersiz yaratmasıyla süslediği güzellikleri gereği gibi takdir edip, mutlu olmayı başarabiliriz. Her şeye Allah aşkıyla baktığımızda mutmain olur kalbimiz ve daha dünyadayken –Allah’ın dilemesiyle- batınında da cenneti yaşarız.
Bunlar, iman edenler ve kalpleri Allah’ın zikriyle mutmain olanlardır. Haberiniz olsun; kalpler yalnızca Allah’ın zikriyle mutmain olur. (Rad suresi, 28)
 

ibra

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
25 Eyl 2009
Mesajlar
6,106
Tepki puanı
14
Puanları
38
Yaş
31
Konum
Konya
Nasreddin Hoca’ya sormuşlar:
“Kimsin?”
“Hiç” demiş Hoca,
“Hiç kimseyim.”
Dudak büküp önemsemediklerini görünce,sormuş:
...“Sen kimsin?”
“Mutasarrıf” demiş adam kabara kabara.
“Sonra ne olacaksın?”
diye sormuş Nasreddin Hoca.
“Herhalde vali olurum” diye cevaplamış adam...
“Daha sonra?..” diye üstelemiş Hoca.
“Vezir” demiş adam.
“Daha daha sonra ne olacaksın?”
“Bir ihtimal sadrazam olabilirim.”
“Peki ondan sonra?
”Artık makam kalmadığı için adam boynunu büküp
son makamını söylemiş:
“Hiç.”
“Daha niye kabarıyorsun be adam,
ben şimdiden, senin yıllar sonra gelebileceğin makamdayım:
"Hiçlik makamıında!”
 

yakais

Yasaklı Kullanıcı
Katılım
25 Şub 2012
Mesajlar
3,363
Tepki puanı
5
Puanları
0
Yaş
68
İçimden gelen Peygamberimiz S.A.V gibi sadece Allaha odaklı yaşamak ne Kız Mutlu edebilir nede dost bu yaşımda tek Allaha ihtiyaç olarak hissediyorum kendimi gösterişten değil Kalbim böyle olduğu için Peygamberimiz S.A.V Efendimizi Çok Seviyorum zaten ben Onun özentisiyim Mübarek Kardeşim :)

Arkadaşım isim Mahyenizde yanlış olan bir şeyler yok mu acaba ?
SAV tabiri eklemişsiniz ...Konuyu yanlış değerlendirebiliriz...Biraz açıklayabilir misin ?
 

yakais

Yasaklı Kullanıcı
Katılım
25 Şub 2012
Mesajlar
3,363
Tepki puanı
5
Puanları
0
Yaş
68
.............................................
 

smyyes

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
2 Eyl 2009
Mesajlar
3,791
Tepki puanı
5
Puanları
0
Yaş
32
bu dünyaya niye geldik?
ye iç işten eve evden işe.
namaz yılda bir de oruç.tamam..bu mudur?
herkes normal insan.çünkü kime sorsan üşenmiş büyük insan olmaktan.
ama biz olomamalıyız.
müslümanların ezildiği bu dönemde öyle bir konuşmalıyız ki susturmalıyız karşıdaki gayri müslimi.
öyle bir konuşmalıyız ki müslüman olmalı karşıdaki.
iyilikte çığır açmalıyız.
ben normal insan olmaya gelmedim bu dünyaya diyebilmeliyiz.
müslümansak en güzeli olmalıyız ki herkes müslümanlık bu ise ben de müslüman olmalıyım diyebilsin.
biz sıradan insanlar olmamalıyız..
 

mir_erhan

Moderator
Katılım
13 Ara 2008
Mesajlar
6,148
Tepki puanı
503
Puanları
83
Yaş
45
bu dünyaya niye geldik?
ye iç işten eve evden işe.
namaz yılda bir de oruç.tamam..bu mudur?
herkes normal insan.çünkü kime sorsan üşenmiş büyük insan olmaktan.
ama biz olomamalıyız.
müslümanların ezildiği bu dönemde öyle bir konuşmalıyız ki susturmalıyız karşıdaki gayri müslimi.
öyle bir konuşmalıyız ki müslüman olmalı karşıdaki.
iyilikte çığır açmalıyız.
ben normal insan olmaya gelmedim bu dünyaya diyebilmeliyiz.
müslümansak en güzeli olmalıyız ki herkes müslümanlık bu ise ben de müslüman olmalıyım diyebilsin.
biz sıradan insanlar olmamalıyız..

EYVALLAH...
ellerinize sağlık kardeşim. ..
..
...''ben normal insan olmaya gelmedim bu dünyaya diyebilmeliyiz.
müslümansak en güzeli olmalıyız ki herkes müslümanlık bu ise ben de müslüman olmalıyım diyebilsin.
biz sıradan insanlar olmamalıyız
.. ''
 

SerkanMuhammedSAV

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
1 May 2012
Mesajlar
332
Tepki puanı
1
Puanları
0
Yaş
31
Hayır Ben Peygamberimizin yolundayım ve sakınca görmüyorum Allah karışmadığı için Hakkınız yok Abiciğim :) Saygılarım ile :)
 

SerkanMuhammedSAV

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
1 May 2012
Mesajlar
332
Tepki puanı
1
Puanları
0
Yaş
31
Yakais Abi Sana açıklama yapmak zorunda deilim Sen Melek konumunda deilsin :) Bana Meleksen gel hesap sor .
 

Bu konuyu görüntüleyen kişiler

Üst Alt