Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark
  • Değerli Kullanıcılarımız,
    İslami Sayfa, yenilen altyapısı ve tasarımı ile sizlere çok daha iyi hizmet sunabilmek adına büyük bir değişim ve yenilenme içerisindedir.
    Bu süreç içerisinde sizlerden ayrı kalacağımız kısa aralıklar olabilir, ek olarak kullanıcılarımız sitemizde mevcut üyeliklerine giriş yapmak istediklerinde "Şifre Sıfırlama"bağlantısını kullanarak mevcut e postaları ile bu süreci kolayca tamamlayabilirler.

Ruhul Furkan'da "Dinler! arası diyalog"

نعىمة

Yasaklı Kullanıcı
Katılım
2 Ara 2007
Mesajlar
3,024
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
36
Şimdi, hz. ömer efendimiz papazla görüştü diye suçlumu peki? yooo..O halde bir papazla görüşmek onun dinini benimsemek anlamına gelmezki...Müslümanlar gücünün yettiği kadar, elinin uzandığı yere kadar islamı anlatmakla mükellef sayın hocam..

gocunacak ne mi var ?!
Mazlum ve masum Müslüman kardeşlerimizin vahişçe öldüren ,ırzına geçiren Deccal hizmetkarlarının oturdukları beyaz saray kapılarına gidenler! Gazzeden söz ettilermi? yetiştiler mi onların imdadlarına?! Amerikan şeytanlarını kutsayan vatikanın elini öptüler !

merak etmeyin! ben bu kuklaların ve onlardan yana olanların samimi olmadıklarını biliyorum! ONLAR DEĞİL Mİ kelimeyi tevhid'den Muhammed Resulullah’ı çıkaran dinlerarası diyalogcular. ONLAR VE ONLARIN sözde hocaları değil mi Hıristiyanlarla amentüde ittifakımız var diyen. ONLAR DEĞİL Mİ sadece Muhammed ümmetinin geçebileceği sırat köprüsün minyatürünü Mardin de kurarak hahamı, papazı geçiren. ONLAR DEĞİLMİ imar yasasında mescit ibaresini çıkarıp, ibadethane ibaresi koyup ülkemde binlerce kilise evi açan ve bunun sonucu ülkemde bir dizi misyoner faaliyetleri sonucu cinayetlere sebep olan. Hiç boşuna milletin kutsal dini duygularını (Peygamberi, İslam’ı, Allah’ı) devlete karşı meydan okuma aracı yapmasınlar. ONLAR ümmetin değil, dinlerarası diyalogun ya da medeniyetler arası ittifakın çocukları olduğunu biliyorum. Yukarıdaki amel ve fiilleri ONLARIN Hz Muhammed ile ilgileri olmadığının delilidir. Milletimin kutsallarından ellerini çekinsinler. Milletimin dini milletime, ONLARIN dini ONLARA !



Ben herşeyi söyledim...!!!
 

selimoglu

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
1 Ara 2006
Mesajlar
508
Tepki puanı
0
Puanları
0
Sen hiç bir şey bilmiyorsun, elinde çamur fırlatacak kişi arıyorsun..şimdi git, başını iki eliyin arasına al, benliğini bir tarafa bırak, akl-ı selim ile iyice düşün!!
Bu arada ''tecessüs'' yapacağına, google'da ''zann'' ne demekmiş iyice araştır....Hayırlı geceler...
 

نعىمة

Yasaklı Kullanıcı
Katılım
2 Ara 2007
Mesajlar
3,024
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
36
DİNLERARASI DİYALOG NEDİR


Dinler arası Diyalog: Susmaktır, sessiz kalmaktır. Söylenenleri eksiksiz yerine getirip, Vatikan’ın kulu kölesi olmaktır. Müslümanlara kan kusturan Amerika’ya, İsrail’e, İngiltere’ye ve sair batı medeniyetinin karşısında el pençe divan durup, haritada yerini bile bilmediğimiz, ismini onların sayesinde duyduğumuz ülkelerle barış tesis etmektir.


Dinler arası diyalog: Bosna Hersek’te katledilen binlerce Müslüman’ı, Irak’ta öldürülen milyonları, Filistin’de kız erkek ayırt edilmeden ırzına geçilen çocukları, yakılan yıkılan mabetleri görmezden gelip; İsrail’de ölen iki çocuk için camide salya sümük ağlamak, Londra Metrosundaki patlama için geç kalmış gibi hemen başsağlığı dileyip üzüntülerini dile getirmek, Müslümanları terörist ilan etmektir.
Dinler arası Diyalog: Emekli maaşı ile geçinen hacının cebindeki paraları gazete aboneliği, dergi aboneliği diye sömürüp, himmet gecelerinde şatafatlı iftarlarda yardım toplayıp misyoner yetiştiren okullara milyon dolarları aktarmaktır. Camileri, tarihi yapıları yıkılmaya terk edip, o kadar kaçak yapı varken onun varlığından rahatsızlık duyup Kur’an Kurslarını yıktırmak, Doğubayazıt’ta 2 milyon 600 bin YTL’ ye Ermeni Kilisesini ihya etmektir.

Dinler arası Diyalog: Peygamberimize hakaretler yağdıran küstahları aman diyaloga gölge düşmesin diyerekten duymamak duyurmamak, risale cevşen okuyan papazların ön sayfa güzelleri gibi çarşaf çarşaf resmini yayınlamaktır.
Dinler arası Diyalog: İslam’ı yayıyorum Türk dilini dünyaya öğretiyorum diyerek, adı Türk Okulu olan okullarda Türkçeyi 2 saatlik seçmeli ders yapıp İngilizce eğitim vermektir. Kapitalist sistemin gereklerine uygun olarak Türkiye’deki okullarda ve dershanelerde mutlu azınlığın zengin çocuklarını okutmaktır.
Dinler arası Diyalog: Allah’ın hükümlerine karşı gelip beyinleri bulandırmaktır. “Resulüm! Mümin kadınlara söyle gözlerini harama bakmaktan sakınsınlar, ırzlarını namuslarını korusunlar. Ziynet yerlerini açıp göstermesinler. Ancak bunlardan görünmesi zaruri olan (yüz ve eller) müstesnadır. Başörtülerini (göğüs ve boyunları görünmeyecek şekilde) yakalarının üstüne koyup örtsünler.” (Nur:31) ayetine rağmen göz göre göre tesettüre teferruattır demektir.

Dinler arası Diyalog: “İşte onlar Allah’ın hizbi (partisi)’dir. İyi bilin ki kurtuluşa ulaşacak olanlar Allah’ın hizbi (partisi)’dir.” (Mücadele: 22) ayetine rağmen “Cebrail Aleyhisselâm gökyüzünden inse, parti kursa, kusura bakma ben senin partine girmem desteklemem derim.” Diyerek Müslüman’ın etkinliğini kırmak, hakkını savunmasını engellemek, tepkisiz hale getirmektir. Ama el altından da diyaloga destek veren partileri, batının hizmetkârlarını da desteklemeden olmaz.
Dinler arası Diyalog: “Ey inananlar! Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirinin dostudurlar, sizden kim onları dost edinirse, o onlardandır.” (Maide:51) ayetine rağmen Diyaloga karşı çıkan Müslümanlarla mücadele edip; diyalog ve hoşgörü toplantılarında Patrik Bartholomeos ile karşılıklı olarak biz birbirimizi çok seviyoruz demektir.

Dinler arası Diyalog: Salyaları aka aka 11 Eylül saldırılarının güçlü bir devi uyandırdığını Haçlı seferlerinin yeniden başlatılacağını söyleyen Bush’un, peygamberimizi terörist ilan eden cahil Papa’nın kucağında oturup aslında onların gizli Müslüman olduğu yalanlarını basireti bağlanmış kitlelere yutturmaktır.
Dinler arası Diyalog: Nüfus cüzdanlarından dini İslam ibaresini kaldırıp,İmar yasalarındaki değişiklikle cami ifadesinin yerine ibadethane koyarak 40.000 tane kilise evin açılmasını teşvik etmektir.

Dinler arası Diyalog: Ay yıldızlı bayrağın gölgesinde, minarelerde ezan sesini dinleyerek Müslüman topraklarında yaşamaktansa; Haçlı bayrağının altında, çan sesi kulaklarında çınlayarak, kölesi olunan devletlerin nezaretinde onursuzca yaşamaktır.

Sözün özü:
“Şüphesiz ki Allah, zalimler güruhunu hidayete erdirmez.” (Mâide: 51)

Burak Evci
 

selimoglu

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
1 Ara 2006
Mesajlar
508
Tepki puanı
0
Puanları
0
Hadis-i şeriflerde Müslümanların Salih melametilerin özellikleri arasında yer alan hiçbir kimsenin ayıplamasından ve kınamasından korkmadan Allah’ın (c.c.) emirlerini yerine getirmeleri gerekmektedir. Sahabe-i Kiram Müslüman oldukları zaman Peygamber Efendimize ‘kınayıcının kınamasından ve ayıplayıcının ayıplamasından korkmadan seni savunacağız, Allah’ın (c.c.) emirlerini yerine getireceğiz’ diye söz vermişlerdi. Bugün bizlere de düşen görev budur. Birileri ‘dinci, kökten dinci,, gerici, irticacı, diyalogcu gibi yaftalamalarda bulunsa da, kınasalar ve ayıplasalar da bunlara aldırmadan doğruları yaşamak noktasında gayret etmeliyiz.
 

نعىمة

Yasaklı Kullanıcı
Katılım
2 Ara 2007
Mesajlar
3,024
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
36
İslam Peygamberimizden geldiği gibi kalcak "ılımlı" olmayacak, Müslümanlar hrsitiyanlaştırılmayacak..Resulullahı biz hiç bir kınayıcının kınamasından korkmadan savunacağız!
Yahudi ve Hristiyanları dost edinmeyeceğimiz gibi onların korkak yandaşları da dost edinmeyeceğiz!
insan hem Müslüman hem papaz aşığı yaltaklısı olamaz aynı zamanda...!!


Alemlere rahmet Hz. Muhammed’i (s.a.v.) anmak, hatırlamak, O’nun sevdasında yok olmak duasıyla , medet ya Resulallah! Kimilerinin diyalog adına, Adını fikirlerden, Sevgini gönüllerden silmeye çalıştığı bugünleri, Adına, Sevgisine, Himmetine, Şefaatine o kadar muhtacız ki; iyi ki varsın ya Resulallah! “Gelmeseydin bu aleme; güller açmaz, bülbül ötmez, meçhul olurdu bu alem âdeme/Varlığın bu âleme candır” ya Resulallah! “Allah’ı seviyorsanız Bana uyunuz ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı affetsin” (Âli İmran: 31) buyrulur ki, ben Seni nasıl sevmem ya Resulallah! “Allah’a ve Resulüne inanıyorsanız anlaşmazlığa düştüğünüz konularda Allah’a ve Resulüne arz ediniz” (Nisa: 59) buyrulurken, ben Seni nasıl hakem kılmam ya Resulallah! “Peygamberin emrine muhalefet edenler fitneye ya da can yakıcı bir azaba uğramaktan çekinsinler” (Nur: 63) buyurulurken, ben Sana nasıl muhalefet ederim ya Resulallah! “Kim Peygambere itaat ederse Allah’a itaat etmiş olur” (Nisa: 80) buyurulurken, Sana nasıl itaat etmem ya Resulallah! “Kim Benim sünnetimden yüz çevirirse Benden değildir” buyurmuşsun... Sünnetinden nasıl yüz çeviririm ya Resulallah! Kimileri sever gibi görünüp Sensiz de olacağını sinsi sinsi gönüllere işlerken, dimağları kalleşçe ifsat ederken, Sünnetine nasıl sarılmam ya Resulallah! Kimileri papalık misyonunun bir parçası olmaya çalışırken, ben de Senin Misyonunun bir parçası olmak istiyorum, lütfen kabul eyle ya Resulallah!

Dinlerarası diyalog çalışmalarının mimarları “papalık misyonunun bir parçası” olmayı kendine şeref sayan zevatın kulaklarını çınlatmak lazımdır. Daha dün “La ilahe illallah deyip, Muhammed Resulullah demeyenlere karşı merhamet beslemeliyiz” ifadesiyle, bu melunlara karşı Müslümanların safında, bir gedik açılmış, görünüşte Müslüman’ın şecaatini zedeleyip, Haçlı batının bu konuda küstahlığa cüret bulmasına vesile olunmuştur.

Aslında “Lailahe illallah da buluşma “ifadesi bile korkunç bir aldatmacadır. İman bir bütündür. İmanın ikrarı ve de tasdiki “La ilahe İllalah, Muhameden Resulullah” dır. Su “H2O” dur. Elementlerin birini diğerinden ayırdığınız zaman “Su” olmaktan çıkar. Muhammed’in Resul olduğunu Allah’ın varlığından ve de birliğinden ayırdığınız zaman, imandan çıkmış olursunuz. Bundan dolayıdır ki “Muhammeden Resululah demeyenlere merhamet nazarıyla bakmak” gerçek imanın ürünü değildir.

İslam’ın dışında kalan bütün dinlerin, Tanrı inancı; Müslüman’ın Allah inancıyla aynı değildir. Tevhitle teslis, ya da tanrı yerine konan başka tapınılan hiçbir şey, Allah değildir. Dinlerarası diyalog meftunları; sapık din mensuplarına tevhidi anlatmak yerine, dinlerarası diyaloga evet demekle; hidayet kapılarının önünde “dalgakıranlar” vazifesi görmektedirler.

Bu konuda kimilerin özgür düşüncesi sanki elinden alınmış ya da büyülenmiş bir haldedir. Konuşuyorsunuz, anlatıyorsunuz, cevapsız kalıp, ağabeylerine sorma lüzumu hissediyorlar Sonrada bizim bilemediğimiz bir hikmeti varmış deyip, geçiştiriyorlar. Aman Allah’ım, Dinin hükümleri; ayet, hadis bir yana, birilerinin sözü bir yana… Bu nasıl bir imandır?

Din Allah’ındır, falan ya da filanın değildir. Ahirette “gidin tabi olduğunuza, sizi o kurtarsın” dendiği zaman, ne yapacaklar bilemiyorum.



Dinler arası Diyalog: “İşte onlar Allah’ın hizbi (partisi)’dir. İyi bilin ki kurtuluşa ulaşacak olanlar Allah’ın hizbi (partisi)’dir.” (Mücadele: 22) ayetine rağmen “Cebrail Aleyhisselâm gökyüzünden inse, parti kursa, kusura bakma ben senin partine girmem desteklemem derim.” Diyerek Müslüman’ın etkinliğini kırmak, hakkını savunmasını engellemek, tepkisiz hale getirmektir. Ama el altından da diyaloga destek veren partileri, batının hizmetkârlarını da desteklemeden olmaz.
Dinler arası Diyalog: “Ey inananlar! Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirinin dostudurlar, sizden kim onları dost edinirse, o onlardandır.” (Maide:51) ayetine rağmen Diyaloga karşı çıkan Müslümanlarla mücadele edip; diyalog ve hoşgörü toplantılarında Patrik Bartholomeos ile karşılıklı olarak biz birbirimizi çok seviyoruz demektir.


ve tabiii dinlerarası diyalogcular Müslüman olmadıkları gibi İslamla hiç bir alakaları yoktur ÇÜNKÜ Allahın hükmü açıktır :

“Ey inananlar! Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirinin dostudurlar, sizden kim onları dost edinirse, o onlardandır.” (Maide:51)
 

selimoglu

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
1 Ara 2006
Mesajlar
508
Tepki puanı
0
Puanları
0
نعىمة;665058' Alıntı:
ve tabiii dinlerarası diyalogcular Müslüman olmadıkları gibi İslamla hiç bir alakaları yoktur


Sen müslümanmısın, bana önce onu söyle...
 

نعىمة

Yasaklı Kullanıcı
Katılım
2 Ara 2007
Mesajlar
3,024
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
36
ve tabiii dinlerarası diyalogcular Müslüman olmadıkları gibi İslamla hiç bir alakaları yoktur


Sen müslümanmısın, bana önce onu söyle...

ben Müslümanım ve şimdi İslam Büyük Alimlerinin dinlerarası diyalog hakkında hükmünü yazacağım kimin Müslüman olmadığı ortaya çıkar!
 

نعىمة

Yasaklı Kullanıcı
Katılım
2 Ara 2007
Mesajlar
3,024
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
36
Dinlerarası diyalog nedir?


Dinlerarası diyalog, Papalığın II. Vatikan Konsili'nin 4. oturumunda kabul edilen, "Nostra Aetate" diye maruf Konsil metninde aktarılan ve 28 Ekim 1965'te Papa VI. Paul'un onayıyla ilan edilen, "Papalığın 3. bin yıl hedefi olarak açıkladığı Asya'nın hristiyanlaştırılması projesi'nin bir yöntemidir. Papalığın "çağdaş hristiyanlaştırma ve misyonerlik usulü” dür.
( Bakınız; John W. O'Malley, "Reform, Historical Conciousness And Vatikan li's Aggiornamento, Theological studies, 1971 xxx11/4; M. Raukanen, The catholic Doctrin of Non-Christian Religions According to the Second Vatikan Council, New york 1992, 35; The Second Vatikan Council, Nostra Aetate, 1-4)




Papalığın, dinlerarası diyalog adı altındaki böylesi bir "Asya'yı hristiyanlaştırma projesi"nin gönüllü bir parçası olmak, İslâm akaidine göre Müslüman'a zarar verir mi?
İslâm akaidi ve Ehl-i Sünnet esaslarına göre; Papalığın böylesi bir "hristiyanlaştırma projesi ve misyonunun gönüllü bir parçası olan" herhangi bir Müslüman, mürted olur, İslâm dairesinin dışına çıkar, küfre düşer. Bu küfrü irtikab ettiği ana kadar, yaptığı tüm ibadet ve hayırlı amelleri boşa çıkar, müflis olur. Evli ise nikahı düşer. (A.Z. Gümuşhanevî, Cami’ül Mütün ,c.1, Elfaz-ı Küfür, b.2)
Hristiyanlık gibi İslâm'dan gayri bir din edinen kimseyi küfre düşmüş saymayan kişi veya onların küfürde oldukları hususunda şek:-şüphe içinde olan kişi yahut da onların manevi gidişatının doğru olduğu kanaatini taşıyan kişi İslâm'dan çıkmış olur, küfre düşer. (Muhammed b. ismail er-Reşid ,Tehzib'ü Risalet'il Bedri'r-Reşîd fi Elfâz'il Mükeffirat, vr 12, Yahya bin Ebi Bekr, Esir'ul -Melahide vr 11b]

Nisa Suresi 115: "Kim Kendisi için doğru yol belli olduktan sonra,
(Hz. Muhammed) karşı çıkar ve müminlerin yolundan başka
bir yola tabi olursa, onu o saptığı yönde bırakırız ve cehenneme
Sürükleriz ; o ne kötü biryerdir."
Nisa Suresi 13-14: "Bunlar, Allah'ın (koyduğu) sınırlardır. Kim kendisi için yol belli olduktan sonra Peygambere (Hz. Muhammede)'ine itaat ederse Allah onu, ırmaklar akan cennetlere koyacaktır; onlar orada devamlı kalıcıdırlar ; işte büyük kurtuluş budur."

“Kim de Allaha ve Peygamberi (Hz. Muhammed) ‘ine karşı isyan eder ve sınırlarını aşarsa Allah onu, ebedi kalacağı bir ateşe sokar ;onun için alçaltıcı bir azab vardır.”
Cin Suresi 23-24: "Artık kim Allah'a ve Resulü (Hz. Muhammed)ine karşı gelirse, bilsin ki ona, (kendi gibilerle birlikte) içinde ebedî kalacakları cehennem ateşi vardır."
Muhammed Suresi 32-33-34: "İnkâr edenler, insanları Allah yolundan alıkoyanlar ve kendilerine doğru yol belli olduktan sonra Peygamber (Hz. Muhammed)'e karşı gelenler, Allah'a hiçbir zarar veremezler. Allah onların yaptıklarını boşa çıkaracaktır."
"Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Peygamber (Hz Muhammed)'e itaat edin ki amellerinizi boşa çıkarmayın. Zira inkâr edip Allah yolundan alıkoyanları ve de kâfir olarak ölenleri Allah asla bağışlamaz."
Fetih Suresi 28-29: "Bütün dinlere üstün kılmak üzere, Peygamberi (Hz. Muhammed)'ini hidayet ve Hak din ile gönderen O'dur. Buna şahit olarak Allah yeter; Muhammed Allah'ın elçisidir. O (Hz. Muhammed)'in beraberinde bulunanlar da kâfirlere karşı onurlu, kendi aralarında merhametlidirler."

"Ehl-i Kitap ile amentüde ittifakımız vardır" inancını taşımanın veya gönüllü olarak bu ifadeyi kullanmanın itikadî hükmü nedir?
Böyle bir inancı taşıyan ve ikrar eden Müslüman, İslâm akaidi ve Ehl-i Sünnet esaslarına göre mürted olur, İslâm dairesinin dışına çıkar, küfre düşer. Böyle bir inanç, Hakk'ı batılın seviyesine indirmek, Hakk'ı batıl ile karıştırmak, ilahi olan ile muharref olanı aynı kefeye koymak ve eşitlemektir ki, İslâm akaidi, Ehl-i Sünnet esasları ve bizzat Kur'an-ı Kerim'in ikaz edici beyanlarına göre bu küfürdür. ( A.Z. Gümüşhanevî, Cami’ül Mütûn, c.1, Elfaz-ı Küfür, b. 2; Muhammed b. İsmail er-Reşîd, Tehzib'ü Risalet'il Bedri'r-Reşîd fi Elfâz'il Mükeffırat, vr 12, Yahya bin Ebi Bekr, Esir'ul-Melahide, vr 11 b )Bir kimse, ehl-i kitap ile amentüde ittifakın var olduğuna inanırsa, hatta kiliselerin Allah'ın evleri olduğuna, orada Allah'a kulluk yapıldığına, Yahudi ve Hristiyanların yaptıklarının Allah'a kulluk, O'na ve Rasulüne itaat olduğuna inanırsa, Allah'ın da bu yapılanlardan hoşnut ve memnun kaldığına itikad ederse kafir olur. Ehl-i zimmeti (gayr-i müslimlerî) kiliselerinde ziyaret etmenin Allah'a yakınlık vesilesi olduğuna itikad eden kimse, İslâm dininden çıkar, mürted olur. ( Muhammed b. İsmail er-Reşîd, Tehzib’ü Risalet'il Bedri'r-Reşîd fi Elfâz'il Mükeffırat, vr 12, Yahya bin Ebi Bekr, Esir'ul-Melahide, vr 11 b )
Al-i Imran Suresi 19: "Allah katında yegâne Hak Din Islâmdır.
Al-i İmran Suresi 85: "Herkim İslam'dan başka birdin ararsa, bilsin ki, (o din) ondan asla kabul edilmeyecektir; o kimse, ahirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır."
Al-i İmran, 100: "Ey iman edenler, Ehl-i kitaptan herhangi bir gruba tabi olursanız, sizi imanınızdan sonra çevirip kâfir yaparlar."

Ahirette kurtuluş için Hz. Muhammed'e (sav) inanmaya hacet yoktur; Kelime-i Tevhid'in ikinci rüknü olan "Muhammedu'r Rasûlullah" kısmını ikrar bir kemal mertebesidir, cennetlik olma için bunu ikrar ve buna iman etmek lüzumlu değildir demenin hükmü nedir?

Böyle bir inancı taşımak ve yaymak, İslâm akaidine göre, Müslüman'ı dinden çıkartır, mürted yapar, küfre düşürür. (A.Z. Gümüşhanevî,
Camîül Mütûn, c.1, Elfaz-ı Küfür, b. 2; Muhammed b. İsmail er-Reşîd, Tehzib'ü Risalet'il Bedri'r-Reşîd fi Elfâz'il Mükeffirat, vr 12, Yahya bin Ebi Bekr, Esir'ul-Melahide, vr 11 b )
 

نعىمة

Yasaklı Kullanıcı
Katılım
2 Ara 2007
Mesajlar
3,024
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
36
Peygamberlik müessesesini kabul etmekle beraber peygamberlerden bazısının nübüvvetini inkâr etmek küfürdür. Bu sebeple Hz. Adem'den beri gönderilen bütün peygamberleri kabul etmekle beraber Hz. İsa ve Hz. Muhammed'i Allah Rasûlü olarak tanımayıp yalanlayan Yahudiler, Peygamberimiz Hz. Muhammed'in risaletine inanmayan Hristiyanlar, Peygamberimizin Risaletine inanmanın bir zaruret değil, sadece bir kemal mertebesi olduğunu iddia edenler, Peygamberimizi ve O'nun Peygamberliğini hafife alanlar küfre düşmüşlerdir.
(Ali el-Kari, Şerhu'l Fıkhı'l Ekber, s 50; Gazali, el-iktisad, s 112; Ibn Hazm, el-Fasl , c1,s35 )

Fetih Suresi 28-29: "Bütün dinlere üstün kılmak üzere, Peygamberi (Hz. Muhammed)'ini hidayet ve Hak din ile gönderen O'dur. Buna şahit olarak Allah yeter; Muhammed Allah'ın elçisidir. O (Hz. Muhammed)'in beraberinde bulunanlar da kâfirlere karşı onurlu, kendi aralarında merhametlidirler."
Fetih Suresi 13: "Kim Allah'a ve Resulü (Hz. Muhammed)'ine iman etmezse bilsin ki biz, kâfirler için çılgın bir ateş hazırlamışızdır."
Cin Suresi 23-24: "Artık kim Allah'a ve Resulü (Hz. Muhammed)'ine karşı gelirse, bilsin ki ona, (kendi gibilerle birlikte) içinde ebedi kalacakları cehennem ateşi vardır."
Maide Suresi 19: "Ey ehl-i kitap! Peygamberlerin arası kesildiği bir vakitte elçimiz size elçimiz (Hz. Muhammed) geldi. O (Hz. Muhammed) size hakkı- hakikatı açıklıyor ki (kıyamette) ;”Bize müjdeleyici ve uyarıcı gelmedi” demiyesiniz .İşte size müjdeleyici ve uyarıcı gelmiştir. Allah herşeye hakkıyle kadirdir.”

Alemlere rahmet Hz. Muhammed şöyle buyurur: "Hz. Musa ve İsa (as) bugün yaşasalardı, bana iman edip tabi olmaktan başka bir yolları ve vazifeleri olmazdı”
(Ahmed bin Hanbel, Müsned, 3/471, 4/266; Abdülhalim Mahmud, Alemiyye,248)
Alemlere rahmet Hz. Muhammed şöyle buyurur: "Varlığım kudret elinde olan Allah'a yemin olsun ki, Musa peygamber bile sizin aranızda bulunsa da siz beni bırakıp ona uysanız, şüphesiz sapıklardan olurdunuz"
(Ahmed bin Hanbel, Müsned, 3/471,4/266)

Allah katında yegâne din hangisidir?

Kur'an-ı Kerim'e göre, Allah katında son ve tek Hak din İslâm'dır; Kendilerine İslâm'dan başka bir din arayanlar, ahirette hüsrandadırlar.
Al-i İmran Suresi 19: "Allah katında yegâne Hak Din İslâmdır."
Al-i İmran Suresi 85:" Her kim İslam'dan başka bir din ararsa, bilsin ki, (o din) ondan asla kabul edilmeyecektir; o kimse, ahirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır."

Ehl-i Kitap'tan herhangi bir gruba tâbi olmanın, dinen mahzuru var mıdır?

Ehl-i kitaptan herhangi bir gruba tâbi olmak, Kur'an-ı Kerim'e ve İslâm akaidine göre Müslüman'ı dinden çıkartır, imandan sonra kafir yapar
( A.Z. Gümüşhanevî, Camrül Mütûn, c.1, Elfaz-ı Küfür, b. 2; Muhammed b. İsmail er-Reşîd, Tehzib'ü Risalet'il Bedri'r-Reşîd fi Elfâz'il Mükeffirat, vr 12, Yahya bin Ebi Bekr, Esir'ul-Melahide,vr11 b.)
Al-i İmran, 100: "Ey iman edenler, Ehl-i kitaptan herhangi bir gruba
tabi olursanız, sizi imanınızdan sonra çevirip kâfir yaparlar."
Maide Suresi 51-52-53-54-55-56: "Ey iman edenler! Yahudileri ve
Hıristiyanları dost edinmeyin. Zira onlar birbirinin dostudurlar. İçinizder
kim onları dost edinirse, o da onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler
topluluğuna yol göstermez."
"Kalblerinde hastalık bulunanların: "Başımıza (küresel) bir felâketin gelmesinden korkuyoruz" diyerek onların arasına koşuştuktan

görürsün. Umulur ki Allah bir fütuhat, yahut katından bir emir getirecek de onlar , içlerinde gizledikleri şeyden dolayı pişman olacaklardır “

"(O zaman) iman edenler: "Bunlar mıdır sizinle beraber olduklarına bütün güçleriyle yemin edenler?" diyeceklerdir. Onların bütün yaptıkları boşa gitmiştirde kaybedenlerden olmuşlardır."
"Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse (bilsin ki) muhakkak Allah, sevdiği ve kendisini seven, müminlere karşı alçak gönüllü (şefkatli), kâfirlere karşı onurlu ve zorlu bir topluluk getirecektir. (Bunlar) Allah yolunda cihad ederler ve hiçbir kınayanın kınamasından korkmazlar (hiçbir kimsenin kınamasına aldırmazlar). Bu, Allah'ın, dilediğine verdiği lütfudur. Allah'ın lütfü ve ilmi geniştir."
"Sizin dostunuz (veliniz) ancak Allah'tır, Resulü (Hz. Muhammed)'dir ve de şu iman edenlerdir ki onlar Allah'ın emirlerine boyun eğerek namazı kılar, zekâtı verirler."
"Kim Allah'ı, Resulü (Hz. Muhammed)'ini ve iman edenleri dost edinirse (bilsin ki) üstün gelecek olanlar şüphesiz Allah'ın tarafını tutanlardır."

Hz. Peygamber'in kıyamete dair haberlerinde ahir zamanda böylesi fitnelere ilişkin ikazlar var mıdır?

Alemlere rahmet Hz. Muhammed (sav), ahir zamanda ümmetinden bazı grupların Ehl-i kitaba - müşriklere iltihak edeceklerini, kendisini mehdi zanneden ve hatta Hz. Peygamber'i güya devre dışı bırakarak peygamberlik makamına musallat olan ve bu bağlamda kendisini nebi yerine koyan deccallerin ortaya çıkacağını beyan emişlerdir.
Alemlere rahmet Hz. Muhammed şöyle buyurur: Şu bir gerçek ki,ümmetim adına korktuğum en önemli şeylerden biri de, dalalete
sapmış yöneticiler ve önderlerdir. Ümmetimden bazı gruplar putlara tapacaktır, bazı gruplar da (Hak dinden saparak) müşriklere
katılacaklardır. Kıyamete yakın zamanda deccallar türeyecektir. Bunların
saysı 33 (ilâ 70) civarında olacaktır. Bunların kimi kendisini peygamber,
(kimi de Mesih) zannedecektir... Ve lakin ümmetimden bir grup sürekli Hak üzere olacaktır. Onlar Allah'ın yardımını göreceklerdir. Allah'ın emri
(olan kıyamet) gelinceye kadar, bu kendilerine ters düşerek Hak'tan
ayrılanlar onlara zarar veremeyecektir." ( ibn Mace, sünen, fiten, 9; Ebu Davud, Sünen, fiten,1)


Ahir zaman fitnesine aldanarak yukarda bahsedilen “İslam akaidine göre küfür olan hallere" düşen bir Müslüman ne yapmalıdır?

Derhal "tecdid-i iman" yapmalı, tevbe ve istiğfar etmelidir. Nikahını da yenilemelidir. "Eşhedü en lailahe ilallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve Rasûlühü" diyerek imanını tazelemeli ve gusül abdesti almalıdır. Böyle bir küfrü irtikab etmekle ibadet ve salih amelleri boşa çıktığı için, tecdid-i imandan sonra çok daha hassas olmalı, Rasûlullah Efendimize bolca salat ve selâm getirmeli, dili hep Allah'ın zikri ile ıslak kalmalıdır .
(A.Z. Gümüşhanevî, Camrül Mütûn, c.1, Elfaz-ı Küfür, b. 2; Muhammed b. İsmail er-Reşîd, Tehzib'ü Risalet'il Bedri'r-Reşîd fi Elfâz'il Mükeffirat, vr 22, Yahya bin Ebi Bekr, Esir'ul-Melahide, vr8b)

Bakara Suresi, 159-160-161 -162: "İndirdiğimiz açık delilleri ve şu Kitap (Kur'an-ı Kerim)'de insanlara apaçık gösterdiğimiz hidayet yolunu gizleyenlere hem Allah, hem de bütün lanet ediciler lanet eder."
"Ancak tevbe edip durumlarını düzeltenler ve gerçeği açıkça ortaya koyanlar başka... Zira ben onların tevbelerini kabul ederim; Ben tevbeyi çokça kabul eden ve çokça esirgeyenim."
"(Hak ile gönderdiğim Muhammed'imizi ve ayetlerimizi) inkâr etmiş ve kâfir olarak ölmüşlere gelince, işte Allah'ın, meleklerin ve tüm insanların laneti onların üzerinedir. Onlar ebediyen lanet içinde kalırlar. Artık ne azapları hafifletilir, ne de onların yüzlerine bakılır."
Al-i Imran, 102: "Ey iman edenler, Allah'tan O'nun azametine yaraşır biçimde korkun ve sadece ve sadece "Müslümanlar" olarak ahirete göç edin..."
Yukarıda Dinlerarası diyalog bölümünde değindiğimiz konular ve küfür halleri, hem dini ve milli bütünlüğümüz bakımından, hem de ebedi olan ahiret hayatımız açısından çok ciddi bir tehlike ve itikadî sapma olduğu aşikardır..
Mehmet Emin Koç
E. Müftü
İlahiyatçı yazar
" Tecvidli Kuranı Kerim elifbası ve Temel dini bilgiler "kitabından alıntı

Allah encamımızı hayır eylesin
 

نعىمة

Yasaklı Kullanıcı
Katılım
2 Ara 2007
Mesajlar
3,024
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
36
Müslümanı küfre düşüren bazı sözler ve haller

İslâm literatüründe çok ciddi yeri olan Elfaz-ı Küfür, irtikab edildiğinde veya kullanıldığında Müslüman'ı İslâm dairesinin dışına çıkartıp imandan mahrum ederek küfre götüren sözler ve hallerdir. Küfre düşen kişinin, geçmişe ait yaptıkları ibadet ve hayırlı işlerin tamamı boşa çıkar, kişi müflis duruma düşer. Yeniden şehâdet getirerek yani "Eşhedü en Lailâhe illallah ve Eşhedü enne Muhammeden abduhü ve Rasûlüh" diyerek imanını tazelemeden ölürse "ebedi cehennemlik" olur.
Ahir zaman diye adlandırılan kıyamete yakın dönemde, "Müslümanlar arasından kimi kişilerin sabah evlerinden Mü'min olarak çıkarlarken akşam evlerine kâfir olarak dönecekleri, akşam evlerine Mü'min olarak girerlerken sabah evlerinden kâfir olarak çıkacakları, dini ise beş paralık dünya menfaati karşılığında satıp küfre peşkeş çekecekleri" (Hadisler için bkz: Buhari, Müslim, Tirmizi, ibn Mace) şeklindeki tehlikeyive fitneyi bizzat Allah Rasûlü haber vermektedir.
Bu bakımdan Son Peygamber Hz. Muhammed'in (as) mübarek Ashabına talim ettiği, ardından da sahabelerden ilim-irfan ahzeden Tabiûn ve mezhep sahibi İslâm büyüklerinin derledikleri Ehl-i Sünnet Akidesi'ne göre "İman-küfür sınırı'nın bazı köşe taşlarını ehemmiyetine binaen arz ediyoruz:
Allah Teâlâ'yı büyüklüğüne ve uluhiyyetine uygun olmayan bir şekilde vasıflamak, isimlerinden veya emirlerinden biriyle alay etmek, hafife almak küfürdür. Allah'ın iyi amellere karşılık sevap, kötü amellere karşılık ceza vereceğini kabullenmemek, Allah'a açıkça noksanlık ve acizlik isnad etmek küfürdür; kişiyi İslâm dairesinin dışına çıkarır.
[ Yahya b. Ebi Bekr, Esiru'l Melahide, vr 7b; el-Beyâdî, İşarâtü'l Meram, s 307 ]

Hıristiyanlarda olduğu gibi âlemin yaratıcısının, baba-oğul-rûhu'l kuds gibi üç esastan meydana geldiğine inanmak küfürdür.
[ Ali el-Kari, Şerhu'şŞifa, c2, s514; İbn Hazm, el-FasI, c 1, s35]
Peygamberlik müessesesini kabul etmekle beraber peygamberlerden bazısının nübüvvetini inkâr etmek küfürdür. Bu sebeple Hz. Adem'den beri gönderilen bütün peygamberleri kabul etmekle beraber Hz. İsa ve Hz. Muhammed'i Allah Rasûlü olarak tanımayıp yalanlayan Yahudiler, Peygamberimiz Hz. Muhammed'in risaletine inan¬mayan Hristiyanlar küfre düşmüşlerdir.
[ Ali el-Kari, Şerhu'l Fıkhı'l Ekber, s 50: Gazali, el-İktisad, s 112; İbn Hazm, el-Fasl, c 1, s 35]

Kur'an-ı Kerim'in tamamını, bir kısmını, sûrelerden birini yahut tabir ayetini inkâr etmek küfürdür; kişiyi İslam dairesinin dışına çıkartır. Hatta Kur'an'dan olduğuna icma edilmiş olan bir kelimeyi veya mütevatir bir okuyuş tarzını inkâr etmek küfür sayılmıştır.
[ Ali el-Kari, şerhu'i Fıkhvı Ekber, s151; Şerhu'ş Şifa, c 2, s 525; Yahya b. Ebi Bekr, Esiru'l Melahide, vr 8b ]

Nübüvveti ve Peygamberimizi tasdik etmekle beraber, peygamberler hakkında şer'i ve kafi nasslara aykırı düşen bir takım inançlara sahip olmak ta küfürdür. Mesela, Hz. Peygamberin sözlerinin manasız ve yalan olduğuna, bu sözlerin demagoji ve dünyevi maslahatlar için söylenmiş olduğuna inanmak, filozofların dedikleri gibi, halkın kalbine korku ve ümit vermek için Hz. Peygamberin yalan söylemesinin mümkün olduğuna inanmak küfürdür. Hz. Peygamberin peygamberliğini ispat için ortaya koyduğu mucizeleri kulak ardı edip inanmamak Ehl-i sünnet akidesine göre küfürdür. [Gazali, Faysal'üt-Tefrika, s.42,77; Tehafüt, s249]
Kur'an-ı Kerim'in tamamını, bir kısmını, sûrelerinden birini yahut ta bir ayetini inkar etmek küfürdür. Bu arada Kur'an'dan olduğuna icma edilmiş olan bir kelimeyi veya mütevatir bir okuyuş tarzını inkar etmek, Kur'an'da zikredilen şeylerin varlığına inanmamak, Kur'an'a bir şey ilave etmek, ondan olduğu kesinlikle bilinen bir harfi inkar etmek veya
değiştirmek de küfür sayılmıştır.
[Ali'yyü'l-Kârî, Şerhü Fıkhı'l-Ekber, s 151; Şerhu'ş-Şifa, c2, s 549; Yahya bin Ebi Bekr, Esir'ul-Melahide, vr 8b; el-Alemgiriyye, c 2, s 266 ]Kur'an'ı Kerim'in kendisi veya bir sûresi yahut bir ayeti ile alay etmek, onu küçük görmek, hafife almak küfürdür. Kur'an-ı Kerim'in, Allah kelamı olduğunu göz önünde bulundurmayarak ona gerçek değerini vermemek de küfrü gerektiren hallerden sayılmıştır. [ Bedru'r-Reşîd, Keiimat'üi-Küfriyye, vr6a; Ali'yyü'l-Kârî, Şerhü Fıkhı'l-Ekber, s 150 vd ]

Ahirete iman nakille, yani ilahi vahiyle sabittir; ahiret ve halleri hakkında akıl söz sahibi değildir. Ahiret ve ahvali ile ilgili bilgileri Kur'an ayetleri ve hadislerden öğrenmekteyiz. Kur'an-ı Kerim'in pek çok yerinde ahirete iman Allah'a iman ile yanyana zikredilmiştir. Bu sebeple ahireti inkar etmek küfürdür.
[Bakara sûresi, 8,62,177; Nisa sûresi, 136; Tevbe sûresi, 45]
Tenasühe inanmak, ahiret hayatını inkar demek olduğundan küfürdür. Brahmanistler ve tenasühe inananlar bu sebeple tekfir edilirler. Ahiret hayatında kıyamet, cennet, cehennem, öldükten sonra dirilmeyi, sıratı, mizanı inkar küfür sayılmıştır. Ayrıca bazı felsefecilerin ve hatmilerin dediği gibi, ahirette cennet, cehennem, haşr, neşr, sevap ve tkabın, zahiri manalarının dışında ruhani lezzetler olduğuna inanmak da küfür kabul edilmiştir.

[ Bedru'r-Reşîd, Kelimat'ül-Küfriyye, vr 376a; Ali'yyü'l-Kârî, Şerh'üş-Şifa, c2, s 525,526; Yahya bin Ebi Bekr, Esir'ul-Melahide, vr 13a ]
İslam Dini'nin esaslarından birini veya bazısını inkar etmek de küfürdür. Zarûrât-ı diniyye denilen esaslardan, mesela namazın, zekatın , haccın, orucun farziyetini inkar etmek, zinanın, adam öldürmenin ,içki içmenin haram oluşu gibi emir ve ysaklardan birini kabullenmemek küfürdür. Farzların ve haramların farz ve haram oluşlarından şüphe etmek de onları inkar gibi kabul edildiğinden küfür sayılmaktadır. Allah Teala Kuranda haber verdiği halde, Kabe'yi, Mescid'i Haram'ı, kıble yönünün Kabe oluşunu inkar küfürdür.
[ el-Bağdadî, el-Fark, s 345; İbn Hazm, el-Fasl, c 3, s 196; ibn Kudame, el-Muğnî, c 10, s 85; Ali'yyü'l-Kârî, Şerh'üş-Şifa, c 2, s 522, 523; el-Heytemî, el-İ'lam, c2, s 374]
Hristiyanlık gibi İslâm'dan gayri bir din edinen kimseyi küfre düşmüş saymayan kişi veya onların küfürde oldukları hususunda şek-şüphe içinde olan kişi yahut da onların manevi gidişatının doğru olduğu kanaatini taşıyan kişi İslâm'dan çıkmış olur, küfre düşer. Ümmet-i Muhammed'in sapıklık içinde olduğu şeklinde lakırdılar sarf eden kişi de kafir olur. Gayr-ı müslimlerin tapınaklarını (kilise, havra, katedral...vs) kutsayarak veya oralara ibadet kastıyla gitmek oralardaki ibadetlerin Yüce Allah katında makbul olduğuna inanmak, kişiyi kafir yapar. [Muhammed b. İsmail er-Reşîd, Tehzib'ü Risalet'il Bedri'r-Reşîd fi Elfâz'il Mükeffirat, vr 12, Yahya bin Ebi Bekr, Esir'ul-Melahide, vr 11 b ]
İslâm alimleri, haç takınmanın küfür alâmeti olduğunda
müttefiktirler. [Prof. Dr. A. Saim Kılavuz, İman-Küfürsınırı, Marifet Yayınları, s162]Bir kimse, kiliselerin Allah'ın evleri olduğuna, orada Allah'a kulluk
yapıldığına, Yahudi ve Hristiyanların yaptıklarının Allah'a kulluk, O'na ve
Rasulüne itaat olduğuna inanırsa, Allah'ın da bu yapılanlardan hoşnut ve
memnun kaldığına itikad ederse kafir olur. Ehl-i zimmeti (gayr-i
müslimleri) kiliselerinde ziyaret etmenin Allah'a yakınlık vesilesi olduğuna
itikad eden kimse, İslâm dininden çıkar, mürted olur. [ Muhammed b. ismail er-Reşîd, Tehzib'ü Risalet'il Bedri'r-Reşîd fi Elfâz'il Mükeffirat, vr 12, Yahya bin Ebi Bekr, Esir'ul-Melahide, vr 11b]
Haram oluşu kesin olan bir şeyin helal, helal oluşu kesin olan bir şeyin haram olduğuna inanmak kişiyi küfre düşürür. Öldürme, kesme, bedenin zarar görmesi ve şiddetli darp gibi tabiatı gereği zorlayana boyun eğmeyi gerektiren somut 'tam ikrah - tam zorlama' haliyle karşı karşıya olmadığı halde küfrü gerektiren bir sözü sarfeden kimse 'kalbim imanla
dolu İdi' dese dahi küfre düşer. [el-Eş'arî, el-Luma', s 79; et-Teftâzânî, Şerhü'l-Akaid, s. 148; Ali'yyü'l-Kârî, Şerhü Fıkhı'l-Ekber, s 64; el-Kâsânî, Beda'ü's- Senâi', c 5, s 175-176 ]
Kalbi imanla dolu olduğu halde herhangi bir zorlama olmadan kendi irade ve ihtiyarıyla küfrü gerektiren bir söz sarfeden kimse kafir olur. Şakacı ve müstehzi kişi, şaka olsun diye alay ederek ve küçük görerek küfrü gerektiren bir sözü sarfederse, inancı sarfettiği söze zıt bile olsa Ehl-i sünnet âlimlerin hepsine göre kafir olur. [ Aii'yyü'i-Kârî, şerh'üi-Emaiî, s 33; el-
Âlemgîriyye, el- Fetâvâ, c 2, s 276; İbn 'Âbidîn, Radd'ül-Muhtar, c 3, s 285
 

نعىمة

Yasaklı Kullanıcı
Katılım
2 Ara 2007
Mesajlar
3,024
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
36
Işte Bu Apaçik Delillerden Sonra Her Kim Ki Dinlerarasi Diyalogcu Olursa Allah Yoludan Bile Bile Sapmiş Olur -böylelere Hayatimin 1 Saniyesini Dahi Ayirmam !!!

Sizin Dininiz Size Bizim Dinimiz Bize Derim Vesselam..
 

selimoglu

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
1 Ara 2006
Mesajlar
508
Tepki puanı
0
Puanları
0
Ne alaka...Hocaefendinin islama ters düşen hiç bir görüşü yoktur...Boşa uğraşıpta kendini yorma...GÜNEŞ ÜFLEMEKLE SÖNMEZ! siz istesenizde istemesenizde Allah nurunu tamamlayacak!!..
Misyonermisin nesin...Yapılanları görmemezlikten gelerek, uydurma bazı şeylere odaklanıp kalmışsın...uyan uyannn
 

selimoglu

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
1 Ara 2006
Mesajlar
508
Tepki puanı
0
Puanları
0
Ben derimki, sen kendini bi gözden geçir,, kendinle bir iç hesaplaşmaya gir..
çünkü kıble ehline asla kafir demez...hadislere bakabilirsin..
 

Hak-Er

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
19 Ocak 2008
Mesajlar
133
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
36
selamun aleykum

Selimoğlu kardeşim bu adamla anlaşamassın bende başaramadım ama yinede uğraş :K
 

Hak-Er

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
19 Ocak 2008
Mesajlar
133
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
36
Ama ruhul furkan okuduğum en güzel tefsir sadece 1nci cildini okudum bundan 6 7 ay önce ama gerçekten çk güzel hazırlanmış çok güzel incelenmiş hiç açık bırakılmamış, Allah razı olsun emeği geçen herkezden, gerçi şimdi bu vatandaş kitabı alır açık aramaya başlar ya neyse Allah hakkında hayırlısını versin :D
 

نعىمة

Yasaklı Kullanıcı
Katılım
2 Ara 2007
Mesajlar
3,024
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
36





Pek muhterem Papa cenapları,

Üç büyük dinin doğum yeri olarak bilinen toprakların dünyayı daha iyi yaşanabilir bir mekan kılma yolundaki kutsal misyonumuzu tam manasıyla bilen halkından size en içten selamları getirdik. Yoğun gündeminizde bize zaman ayırarak sizinle müşerref olmayı bahşettiğiniz için zatıalilerinize en derin kalbi teşekkürlerimizi sunarız.

Papa 6. Paul cenapları tarafından başlatılan ve devam etmekte olan Dinlerarası Diyalog İçin Papalık Konseyi (PCID) misyonunun bir parçası olmak üzere burada bulunuyoruz. Bu misyonun tahakkuk edişini görmeyi arzu ediyoruz. En aciz bir şekilde hatta biraz cüretle, bu pek kıymetli hizmetinizi icra etme yolunda en mütevazı yardımlarımızı sunmak için size geldik.

İslam yanlış anlaşılan bir din olmuştur ve bunda en çok suçlanacak olan Müslümanlardır. Uygun bir yerdeki vakitli bir gayret bu yanlış anlamanın büyük oranda azalmasına katkı sağlayabilir. Müslüman dünyası, İslam'ın asırlarla ölçülen yanlış algılanmasını silip atacak bir diyalog imkanını bağrına basacaktır.

Beşeriyet, çelişen görüşler ortaya koydukları gerekçesiyle, zaman zaman bilim adına dini, din adına da bilimi inkar etmiştir. Bilginin tamamı Allah'a aittir ve din Allah'tandır. O halde bu ikisi nasıl çelişebilir? İnsanlar arasında anlayışı ve hoşgörüyü artırmaya yönelik dinlerarası diyaloğa yönelik ortak gayretlerimiz çok iş görebilir.

Kendi memleketimizde şimdiye kadar çeşitli Hıristiyan mezheplerinin liderleriyle diyalog içinde olduk. Bu naçiz gayretlerin boşa çıkmadığını acizane ifade etmek isteriz. Amacımız bu üç büyük dinin inananları arasında hoşgörü ve anlayış yoluyla bir kardeşlik tesis etmektir. Bizler bir araya gelmek suretiyle sözde medeniyetler çatışmasının gerçekleşmesini görmek isteyen yolunu şaşırmış ve şüpheci kimselere karşı dalgakıranlar gibi, isterseniz bariyerler gibi deyin, karşı durabiliriz.

Geçen yıl bazı ünlü uluslararası bilim adamlarının katıldığı medeniyetlerarası barış ve diyalog konulu bir sempozyum düzenledik. Bu gayretin başarısından aldığımız teşvikle bu tür etkinlikleri tekrarlamak istiyoruz. Halihazırda üç büyük dinin bağlıları arasındaki bağları güçlendirmeye yönelik olarak dinler arası diyalog konusunda Vatikan'ın da temsil edileceğini ümit ettiğimiz bir konferans düzenleme sürecinde bulunuyoruz.

Yeni fikirlerimiz varmış iddiasında bulunmuyoruz. Yine müsamahanıza sığınarak, bu misyonun hedeflerine yakından hizmet etmek için üstlenmek istediğimiz birkaç teklifte bulunmayı arzu ediyoruz. Hıristiyanlığın üçüncü bin yılına girişi münasebetiyle yapılacak kutlamalar vesilesiyle Ortadoğu'daki Antakya, Tarsus, Efes ve Kudüs gibi bazı kutsal yerlere müşterek ziyaretleri içeren birçok etkinlikler önermek istiyoruz. Bunu Sayın Cumhurbaşkanımız Demirel'in, cenaplarının ülkemizi ziyaretine ve mezkur kutsal mekanları göstermeye davetini tekrarlamak için bir fırsat addediyoruz. Anadolu halkı size misafirperverliğini göstermeyi ve şevkle selamlamayı hararetle beklemektedir. Filistinli liderlerle diyalog kurmak suretiyle Kudüs'ü birlikte ziyaret etmemize davetiye çıkarabiliriz. Bu ziyaret bu mübarek şehri Hıristiyanlar, Yahudiler ve Müslümanların, hiçbir kısıtlama, hatta vize dahi olmaksızın serbestçe ziyaret edebileceği uluslararası bir bölge olarak ilan etme gayretlerine yönelik dev bir adım teşkil edebilir.

Üç büyük dinden liderlerin işbirliği ile, ilki Washington DC'de olmak üzere muhtelif dünya başkentlerinde bir konferanslar serisinin gerçekleştirilmesini teklif ediyoruz. İkinci serinin zamanı için Hz. İsa'nın doğumunun 2000. yıldönümü ideal olabilir.

Bir öğrenci değişim programı da çok faydalı olacaktır. İnançlı genç insanların birlikte eğitim görmesi birbirlerine yakınlıklarını artıracaktır. Öğrenci değişim programı çerçevesinde üç büyük dinin babası olduğu ikrar edilen Hazreti İbrahim'in doğum yeri olarak bilinen Urfa şehrindeki Harran'da bir ilahiyat okulu kurulabilir. Bu, ya Harran Üniversitesi'ndeki programların genişletilmesi suretiyle ya da üç dinin ihtiyaçlarını da temin edecek şumullü bir müfredata sahip bağımsız bir üniversite şeklinde gerçekleştirilebilir.

Önerilen programlar aşırı büyük işler gibi algılanabilir; ama bunlar erişilmez değildir. Dünyada iki tip insan vardır. Bazıları kendilerini topluma adapte etmeye çalışır. Diğer bazıları ise topluma uymaktansa toplumu kendi değerlerine adapte etmek ister. Toplum bütün ilerlemeleri bu ikinci tip insanlara borçludur. Onları yarattığı için Rabb'e şükürler olsun.

M. Fethullah Gülen / Rabb'in aciz kulu / 9 Şubat 1998


AKSİYON DERGİSİ | www.aksiyon.com.tr | HAFTALIK HABER DERGİSİ



04.11.2006

Papaya ikinci mektub

 

keber

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
4 Kas 2007
Mesajlar
26
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
31
burda yazılanlar da olmasaydı forum gerçekten çok hoş herhaliyle diyebilirdim.
tartışma tabi ki olmalı ama adabı bu olmasa gerek!
hele ki 3. 5. kişilerin konuya dahil olup bir tarafı taraf tutup diğer tarafa farklı ithamlarda bulunmaları hiç forumdaşlarıma yakışmamış!
Bilmiyorum belki dediklerime kızarsınız ama demesem de ben kızacağım kendime:)

Şimdi sapla samanı karıştırmadan konuya müdahil olalım insAllah...

Bir konu da din adına yapılan bir yanlış varsa,bunu yapan babamız olsa karşı durmalıyız ki;cemaatimiz,kendi içinde bulunduğumuz kurum ve kuruluşlar bu yanlışa dahilse bunu hemen savunmaya geçmemeliyiz
Ya da sadece bir kurum ve kuruluşu taşlamak için dini de kullanmamalıyız!
Her müslümanın olması gerektiği gibi orta yollu olmalıyız.Ne fanatik cemaatçi,ne anti cemaatçi...İlla fanatik olacaksak islamın fanatiği olalım insAllah!

Dinler arası diyoloğu yapanlardan uzak olarak ele alalım,gerisini herkesin vicdanına bırakalım.Ruhul furkanda geçen ifade aslında çok açık!!!Fazla da konuşmaya lüzum bırakmıyor.İslam da tebliğ vardır ama asla islam olmayan birini dost edinme yoktur.Arada herhangi bir muhabbet kurma yoktur.Bu konuda sınırı peygamber efendimizin hayatı,ve kuran 'ı kerim koymuştur.O sınırıysa kimsenin "tebliğ"adı altında dahi aşmaya haddi yoktur.
Yapandan önce yapılan önemlidir.Biz bunu böyle bilelim,güncel olaylara kalınca vicdanlara kalıyor olay...Vicdanların en derin noktasını da yanlızca O cc'le biliyor.Gerisini de karışmak haddimiz değil!!!
selametle ve muhabbetle...
 

نعىمة

Yasaklı Kullanıcı
Katılım
2 Ara 2007
Mesajlar
3,024
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
36
Papalığın, dinlerarası diyalog adı altındaki böylesi bir "Asya'yı hristiyanlaştırma projesi"nin gönüllü bir parçası olmak, İslâm akaidine göre Müslüman'a zarar verir mi?


İslâm akaidi ve Ehl-i Sünnet esaslarına göre; Papalığın böylesi bir "hristiyanlaştırma projesi ve misyonunun gönüllü bir parçası olan" herhangi bir Müslüman, mürted olur, İslâm dairesinin dışına çıkar, küfre düşer. Bu küfrü irtikab ettiği ana kadar, yaptığı tüm ibadet ve hayırlı amelleri boşa çıkar, müflis olur. Evli ise nikahı düşer. (A.Z. Gümuşhanevî, Cami’ül Mütün ,c.1, Elfaz-ı Küfür,



Papa 6. Paul cenapları tarafından başlatılan ve devam etmekte olan Dinlerarası Diyalog İçin Papalık Konseyi (PCID) misyonunun bir parçası olmak üzere burada bulunuyoruz. Bu misyonun tahakkuk edişini görmeyi arzu ediyoruz. En aciz bir şekilde hatta biraz cüretle, bu pek kıymetli hizmetinizi icra etme yolunda en mütevazı yardımlarımızı sunmak için size geldik. M. Fethullah Gülen / Rabb'in aciz kulu / 9 Şubat 1998


AKSİYON DERGİSİ | www.aksiyon.com.tr | HAFTALIK HABER DERGİSİ
 

Griş Yapın veya Üye Olun

Yanıt için giriş yapmanız veya üye olmanız gerekir.
veya

Yeni hesap oluştur

Topluluğumuzda bir hesap oluşturun. Bu işlem çok kolay!
Üst Alt