Neler Yeni

Hoşgeldiniz İslami Forum Sayfası

Tüm özelliklerimize erişmek için şimdi bize katılın. Kaydolduktan ve oturum açtıktan sonra, konular oluşturabilir, mevcut konulara yanıtlar gönderebilir, diğer üyelerinize itibar kazandırabilir, kendi özel mesajınızı edinebilir ve çok daha fazlasını yapabilirsiniz. Ayrıca hızlı ve tamamen ücretsizdir, peki ne bekliyorsunuz?
Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark

İçinden geçeni paylaş... (1 Kullanıcı)

Hatice-tül Kübra

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
4 Eyl 2006
Mesajlar
7,329
Tepki puanı
9
Puanları
0
Yaş
35
Konum
.........
Kanuni devrinde Avrupa'dan İstanbul'a yaman bir güreşçi gelmiş. dünyaya hükmeden bir padişahın şehrinde herkese meydan okuyor.
-Hodri meydan, çekiyormuş.

Bunu duyan Kanuni, Çırağan'a dergaha gitmiş. Selam kelâm ve hoş beş faslından sonra Yahya Efendi'ye:

- Ağabey, demiş, Avrupa keferesinden bir pehlivan gelmiş, bizimkilere meydanı dar edermiş. Merak ettim gidip seyredeceğim, uygunsa sizde de gelin.

Yahya Efendi.

-Hay hay, neden olmasın. Kul Allah'ın, kudret Allah'ın. Gidelim seyredelim, demiş.

Güreş Yeniköy'deymiş. Avrupadan gelen pehlivan önüne geleni deviriyor, devirdikçe de pdişaha ve seyircilere bakarak böbürleniyormuş. Bir iki üç demekle bitmemiş, gelenin sırtı yeri öpmüş.Yahya Efendi sonunda dayanamayarak Kanuni'ye:

-Gayretim kabardı kardeşim. bir de ben güreş tutacağım bununla, diyerek ayağa kalkınca,

Kanuni:

-Ağabey, ne yapıyorsun? Adam insan değil sanki dev... diyene kadar, Yahya Efendi, sarığını cübbesini sıyırarak :

-Meydan Hüdanın, diyerek mindere yürrümüş ve önüne geleni deviren Avrupalı Pehlivana:

- Evlat, dinine imanına bir güreş tutalım seninle var mısın?

Avrupalı Pehlivan, tuhaf bir şaşkınlık içinde:

- Bre baba, etme. Elimi boşlukta savurtma benim. Senin nerenle güreş tutacağım ben? Var git yerinde otur sen.

Yahya Efendi:

-Evlat, havanı boş yere harcama, hamleni yap sen. Seninle güreş tutmadan şurdan şuracığa gitmem ben. Yalnız şartımı söyledim. dinine imanına bir güreş tutacağız seninle. Yenilirsen, sen benim dinime geleceksin, yenersen, ben senin dinine varacağım. Var mısın?

O güne kadar sırtı yere gelmeyen Avrupalı Pehlivan:

-Varım, demesiyle birlikte kepçeleme bir dalış yapmış.

Niyeti, kendisine meydan okuyan bu tatlı yaşlıyı tek eliyle havada gezdirip tozdurduktan sonra sırt üstü mindere uzatıvermemiş ama, Yahya Efendi'yi yerinden oynatamamış. Bir, beş, on hamle, fakat faydası olmamış. Avrupalı Pehlivan köpürdükçe köpürerek:

-Baba, pes doğrusu pes. Senin paçandan tutmaya bile mecalim kalmadı, hamle senin, diye teslim olunca, Yahya Efendi:

-Ya Hayyyyy! diyerek öyle bir dalış yapmışki, daha evel hiç kimsenin deviremediği pehlivanın sırtı anında yeri bulmuş.

Yahya Efendi, sağ elin yenik pehlivanın kalbinin üstüne koyarak:

-Sözünü yerine getirecekmisin evlat? diye sormuş. Kan ter içinde kalan, ne olduğunu anlamayan Avrupalı Pehlivan:

- Ya ya , ya hay! demiş vee Müslüman olmuş.
 

Hatice-tül Kübra

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
4 Eyl 2006
Mesajlar
7,329
Tepki puanı
9
Puanları
0
Yaş
35
Konum
.........
Recep ayında tutulan orucun mükafatı nedir?


Cenab-ı Hak, Recep ayında oruç tutan kullarına hangi mükâfatları vaat etmiştir?
clock_16.png


Cevap:
clock_16.png

Recep’in ilk günü oruç tutan kişinin günahları af edilir


“Recep’in ilk günü oruç tutan kimseden günahları –bir rivayette cehennem- yerle gök yer arası kadar uzaklaşır.” (Gunyetü’t Talibin, Nüzhetül-Mecâlis)
“Bir kimse Recep’in ilk günü oruç tutsa, Allahü Teala, onun iki yıllık günahlarına kefaret olur.” (Gunyetü’t Talibin)
Recep’in ilk günü oruç tutan kişiye, bir aylık oruç sevabı yazılır
Resulullah (asm) buyurdu ki:
“Bir kimse Recep’in birinci gününü oruçlu geçirirse, bir aylık oruç tutmuş gibi sevap verilir.” (Gunyetü’t Talibin, Kenzül-Ummal)
Recep’in başında, ortasında ve sonunda oruç tutan, tamamını oruçla geçirmiş gibidir
Resulullah’ın (asm) Recep’in faziletine dair teşviklerini duyan yaşlı bir zatın:
“Ey Allah’ın Resulü! Ben onun tamamını tutmaktan acizim.” şeklinde beyanına karşılık, Resulullah (asm) şöyle buyurmuştur:
“Recep’in ilk günü, ortasındaki günü ve son günü tut ki, o zaman muhakkak sana tamamını tutanın sevabı
verilecektir.” (Gunyetü’t Talibin, Nüzhetül-Mecâlis)
Recep ayında bir gün oruç tutan, kıyamet günü azaptan emin olur, sıratı tevhid ile geçer
“Her kim Recep’ten bir gün oruç tutar ve gecelerinden bir geceyi ibadetle geçirirse, Allah-ü Teala onu kıyamet günü azaptan emin olarak diriltir ve sırat köprüsünü Kelime-i Tevhid ve tekbirlerle geçer.” (Deylemi)
Recep ayından bir gün oruç, 40 senelik oruca bedeldir
“Recep’ten bir gün oruç tutan kimse, 40 sene oruç tutmuş gibi sevaba ulaşır.” (Nüzhetül-Mecâlis)
Recep ayında bir gün oruç tutan kişi için, gök kapıları istiğfar eder
“Recep, haram aylardandır. Onun günleri, altıncı kat semanın kapıları üzerinde yazılıdır. Bir kişi ondan bir gün oruç tutsa ve orucunu, Allah-ü Teâlâ’nın takvasına tamamen ayır(arak günahsız tamamla)sa, (gökte bulunan) o kapı ve o gün dile gelerek:
-Ya Rabbi! Onu bağışla.
Eğer orucunu Allah-ü Teala’nın takvasıyla tamamlamazsa, onun için istiğfarda bulunmazlar ve o kişiye:
-Nefsin seni aldatmış, denilir.” (Nüzhetül Mecâlis, Gunyetü’t Talibin)
Recep ayında bir gün oruç tutan, Allah’ın (cc) en büyük hoşnutluğuna erişir
“İnanarak ve sevabını Allah-ü Teala’dan bekleyerek, Recep’ten bir gün oruç tutan, Allah-ü Teala’nın en büyük rızasını kazanır ve Firdevs-i A’la cennetine yerleşir.” (Nüzhetül-Mecâlis)
“Beni iyi dinleyin; Recep ayı, savaş hislerinin duyulmadığı Allah’ın (cc) (haram) ayıdır. Kim inanarak ve sevabını sadece Allah’tan (cc) bekleyerek Recep ayında bir gün oruç tutarsa, Allahü Teala’nın en büyük hoşnutluğunu kazanmış olur.” (El-Fetteni, Et-Tezkire)
Recep ayından bir gün oruç tutup bir gecesini ihya eden, tüm seneyi ihya etmiş gibidir
Sevban'dan (ra) rivayet edildiğine göre; bir kere Resulullah (asm) bir takım kabirlerin yanından geçerken ağlamağa başlayıp:
-“Ey Sevban! Bu kabirlerde yatanlar! Şüphesiz azap çekiyorlar. Onlardan azabı dindirmesi için Allah-ü Teala’ya yalvardım. Ey Sevban! Eğer bu kişiler, Recep ayından bir gün oruç tutsaydılar ve bir gece olsun
ibadette bulunsaydılar, bu azaba düşmezlerdi” buyurunca, ben:
“Ey Allah’ın Resulü! Bir günün orucu ve gecenin ibadeti bile kabir azabını engeller mi?” diye sordum. Bunun üzerine buyurdular ki (asm):
“Evet! Canım kudret elinde olan Zat’a yemin ederim ki, Recep’ten bir gün oruç tutup bir gece dahi ibadette bulunan herhangi bir Müslüman kadın ve erkeğe mutlaka Allahü Teala, bir senenin tüm günlerini oruç, tüm gecelerini ihya sevabı yazar.” (Nüzhetül Mecâlis)
Recep ayından bir geceyi ihya edip, gününü de oruçla geçiren, cennet nimetlerine nail olur
“Her kim, Recep’ten bir geceyi ihya eder, gününü de oruçlu geçirirse, Allah-ü Teala ona cennet meyvelerinden yedirir, cennetin yeşil ipeklerinden giydirir ve cennetin halis olan içeceğinden içirir. Ancak üç şey yapan müstesna:
Bir şahıs öldüren, “Allah aşkına yardım edin” diye gece veya gündüzleyin Allah-ü Teala adıyla yardım isteyeni işitip de ona yardım etmeyen, (Müslüman) kardeşi kendisine bir sıkıntısını şikayet ettiği halde (maddi gücü varken) ondan (sıkıntıyı) gidermeyen.” (Deylemi)
Recep ayından Perşembe, Cuma, Cumartesi üç gün oruç tutan kişi, 900 yıllık ibadet sevabına nail olur
Enes’ten (ra) rivayet edildiğine göre Resulullah (asm) buyurdu ki:
“Kim haram aylarda(n olan Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep de) üç gün oruç tutarsa, o kişi için 900 yıllık ibadet sevabı verilir.”
Bu hadis-i şerifi rivayet ettikten sonra Hz. Enes (ra) şöyle der:
“Bu hadis-i şerifi Resulullah’tan (asm) işitmediysem şu iki kulağım sağır olsun.”
Resulullah (asm) buyurdu ki:
“Her kim, herhangi bir haram aydan Perşembe, Cuma ve Cumartesi olmak üzere, üç günü oruçlu geçirirse, kendisine (her güne karşılık) 900 sene ibadet (sevabı) yazılır.” (Taberani, Kenzü’l-Ummal)
Recep ayının 13, 14 ve 15. gününü oruçla geçiren kişi, büyük faziletlere erişir
“Recepin 13. günün orucu 3.000 sene oruç gibidir.
Recepin 14. günün orucu 10.000 sene oruç gibidir.
Recepin 15. günün orucu 13.000 sene oruç gibidir.” (Suyuti, El-Le’ali)
Recep ayının yarısının orucu, 30 senelik oruca denktir
“Recep’in yarısının orucu, 30 senelik oruca denktir.”(Nüzhetül-Mecâlis)
Recep ayının tamamını oruçla geçiren kişinin hesabı suhuletli olur
“ Recep’in tamamını tutanı Allah (cc) çok kolay bir hesap ile muhasebe eder.” (Suyuti, El-Le’ali)
Recep ayının tamamını oruçla geçiren kişiye Cenab-ı Hak nida eder: Ey kulum! Dile benden ne dilersen….
“ Recep ayının tamamını tutana, Allah (cc) :
-Ey kulum! Senin hakkın benim üzerime vacip oldu, dile benden ne dilersen. İzzetim ve Celalim hakkı için senin hiçbir duanıred etmeyeceğim. Sen Arş’ımın altında benim manevi civarımda komşumsun. Sen mahlûkatım içinde benim dostumsun. Sen İlahi katımda değerlisin. Artık sevinebilirsin. Benimle senin aranda hiçbir perde kalmamıştır, diye nida edecektir.” (Nüzhetül-Mecalis)
Recep ayını oruçlu geçirenlerin mükâfatı pek yücedir
“ Şüphesiz Allah’ın (cc) (cennette öyle) şehirleri vardır ki, onlara ancak Receb’i oruçlu geçirenler girebilir.” (Nüzhetül-Mecalis)
“ Recep’ten 30 gün tutana, Allah (cc) rızasını yazar ve ona azap etmez.” (Gunyet’üt Talibin)
-“Ey Allah’ın (cc) dostu! Gündüzünü, kendisi için susuz geçirdiğin ve rızası uğrunda cismini erittiğin o Aziz ve Celil olan Rabb’ine koşup kurtul” derler.
İşte bu kişi kıyamet günü kurtulanlarla birlikte Adn cennetine ilk girenlerden olacaktır ki onlar ve kendisi, Allah’dan (cc) razı olan kimselerdir.
İşte sana! En büyük kurtuluş bundan ibarettir.” (Gunyet’üt Talibin, Nüzhetül-Mecalis)
Alıntı: http://www.sorusorcevapbul.com - Recep ayında tutulan orucun mükafatı nedir?


 

kardelele

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
28 Ocak 2009
Mesajlar
15,425
Tepki puanı
28
Puanları
0
Yaş
56
Konum
istanbul
EY NEFSİM! ! ! umulurki tevbe kapıları kapanmadan, sen hala nefes alırken, ölüm melekleriyle karşılaşmadan önce aklinı başına alır geçici dünyayı sonsuz yurt olan ahirete tercih etmekten vazgeçersin...


üç aylarınız hayırlı olsun inşallah.
selametle kalın gönül dostlarım.
 

Hatice-tül Kübra

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
4 Eyl 2006
Mesajlar
7,329
Tepki puanı
9
Puanları
0
Yaş
35
Konum
.........
Ey Rabbim!

Sözlerin en güzeli hiç şüphesiz sana aittir,
Bizim söylediklerimiz,
Söyleyeceklerimiz,
Söyleyemediklerimiz,
Söylemek istediklerimiz,
İçimizde sakladıklarımız,
Suskun bıraktıklarımız,
Terk ettiklerimiz,
Unuttuklarımız,
Fısıldadıklarımız,
Hepsi, hepsi, sözlerin hepsi!
Ancak sana yöneldiği için güzeldir.
Şüphesiz duayı dilimize veren sensin,
Dilimizi duaya çeviren sensin,
Sözlerin en güzeli sana aittir,
Ve sözlerin en güzeli sana hitap etmekledir.
***
Ey Rabbim!
Ebediyen bana yakınlığını tattırdığın için,
Bana vahyettiğin tüm gerçekler için,
BEni hayat denen bu sonsuz lezzet pınarının başına oturttuğun için,
Bildiğin tüm ayıplarımı örttüğün için,
Gördüğün tüm kusurlarımı bağışladığın için,
Umuduma katık ettiğin tüm hayallerim için,
En sevgilini bana elçi gönderdiğin için,
Ey sevgili,
Beni aşkına muhatap ettiğin için,
Sonsuz hamd sana,
Sonsuz minnettarlık sana,
Sonsuz minnet sana,
Sonsuz şükür sana,
Sonsuz teşekkür sana.
***
Ey Rabbim!
Tut ellerimden sonsuz kudret elinle,
Beni hiçliğe düşmekten alıkoy,
Unutulmuşluktan uzak eyle beni,
Varlığına komşu eyle beni,
Ben acizim,
Dayanağım sensin,
Fakirim ben,
Sığınağım sensin,
Dilsizim,
Sözüm sensin,
Körüm ben,
Gören sensin,
Sağırım,
Ki sen işitensin.
***
Ey Rabbim!
Sözlerin en güzeli sana aittir.
Ve sözlerin en güzeli sana hitap etmekledir.
Bu kırık dökük sözlerimi,
Bu perişan hitabımı,
Sen kabul eyle,
Sen güzelleştir.
Ki sen bana aşktan kanatlar vermiştin ya!
Aşkın semasına uçurmuştun ya beni,
Elimi sen dokumuştun ya,
Hani ele avuca gelmez dokunuşları sen bahşetmiştin ya bana,
Gözüme kendi nazarında ışıklar vermiştin ya,
Gözle görülür güzellikler vermiştin ya bana,
Yüzüme tebessümü sen giydirmiştin ya,
Tebessüme karşılık veren
Güzel yüzler koymuştun ya karşıma.
***
Ey Rabbim!
Yoktum ben sen varettin!
Unutulmuştum.
Ki sen sevdin,
Sevdiğin için varettin.
Bir sen sevdiğin için var edildim.
Bir sen beni andığın için ihya edildim.
Öyle ise,
Ey Rabbim,
Varlığımı aşkına armağan eyle,
Yak beni aşkının ateşinde,
Al beni bu rüyadan,
Al beni bu dünyadan,
Bu kırılgan varlığımı ebedi baharına toprak eyle.
***
Ey Rabbim!
Bütün güzel sözler sana söylemekle güzeldir.
Kırık dökük de olsa kabul eyle sözlerimi,
Yıkık dökük de olsa duy yakarışlarımı,
Kabul eyle beni,
Kabul eyle sözlerimi,
Suskunluğumu,
Dilsizliğimi,
En güzel dua eyle,
Dua eyle dilsizliğimi,
Dua eyle suskunluğumu,
En güzel dua eyle,
Ki sözlerin en güzeli sana hitap etmekle güzeldir.
Dua eyle sözlerimi,
Güzel eyle,
Güzel eyle.
 

mir_erhan

Moderator
Katılım
13 Ara 2008
Mesajlar
6,148
Tepki puanı
503
Puanları
83
Yaş
45
amin. amin. amin.

Allah celle celalüh razı olsun bu güzel dua için
selam ve dua ile
 

**RaNa**

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
12 Haz 2011
Mesajlar
3,597
Tepki puanı
3
Puanları
0
Yaş
32
ocuk6il9.jpg


Bir bakışın manası, hiçbir lisanda yoktur.

Bir bakış, bazen şifa, bazen zehirli oktur.
 

**RaNa**

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
12 Haz 2011
Mesajlar
3,597
Tepki puanı
3
Puanları
0
Yaş
32
Rabbım bugunku dualarımızı kabul etsın inşallah

Hastalarımıza şifa versın inşallah
 

Hatice-tül Kübra

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
4 Eyl 2006
Mesajlar
7,329
Tepki puanı
9
Puanları
0
Yaş
35
Konum
.........

Ne çabuk unuttuk, ne çok unuttuk...
Dünya kalınası değildi,
yeryüzünde karar kılamazdık ki.
Geldik ve nihayet dönecek değil miydik?
Şimdi hatırladığımız bu..
Ve hiç unutmayacağımız...

Ne çok unuttuk, ne çabuk unuttuk
Bizden önce gelenleri ve bizden önce gidenleri
Güzel atlara binip giden güzel insanları
Sırf ölümünü güzel eylemek için yaşayanları
Ölümünü 'düğün gecesi' gören güzel bakışlıları
Ne çok uyuduk göklerden habersiz.
Ne çok unuttuk semaya yüz dönmeyi
Ayağımızı yere sabit belledik
Elimizdekileri sahiplendik
Değil elimizdekilerin,
elimizin bile elimizde olmadığını hatırlamak zamanı şimdi.
Çok hatırlamak ve çabuk hatırlamak zamanı.

Unuttuk;
dünya bir gölgelikti oysa
Yolcu olduğumuzu unuttuk,
yolumuzun buradan geçtiğini sadece
Sadece uğradığımızı şu dünyaya
Yükümüzü yeğni tutmayı bilemedik.
Biriktirdik, çoğalttık, artırdık ve saydık
Geriye ne kaldı?
Şimdi hatırladık
Sermayemiz yokluktu, servetimiz acizlikti
Şimdi hesapladık.

Unuttuk,
Yüzümüzde Rahmanın nakşı vardı
Gözümüzde Cemalin bakışı vardı
Gönlümüzde Bekanın aşkı vardı
Şimdi, yüzümüz yerde kaldı
Gözümüz yaşta kaldı
Gönlümüz darda kaldı
Hatırladık ve anladık ki,
Bu dünyanın ötesi vardı

Gelin, burada kalmayalım.
Yüzümüzü Rahmanın vechine döndürelim,
Gözümüzü Gufranın tecellisine çevirelim,
Gönlümüze 'neylerse güzel eyleyen' Mevlamızın tesellisini devşirelim.


Hatırlayalım, hatırlayalım ki,
'Hatırlamaya değer bir şey bile değil'ken
Yüze geldik, varlığa vardık, dile geldik, ışığa vardık
Kimsenin bizi bilmediği, kendimizi de bilmediğimiz
Derin bir unutuştan alındık
Hatırlandık, hatırı sayılır olduk.

Fakat ne çok unuttuk ve ne çabuk unuttuk
Unutuşun çocuğu olduğumuzu
Varlığın uçarı kuşu olduğumuzu
Kanatlarımız olduğunu,
yerde kalanlardan ve arza bağlananlardan uzakta
Kaderimiz olduğunu
Gelip gitmenin, konup göçmenin,
Ondan gelip Ona gitmenin
Ne güzel olduğunu

Hatırlayalım hatırlayalım ki
Unutuştan alınmış
ve çokça unutmuştuk

Unutmayalım ki
Hep hatırlandık, hep hatıra kaldık
İşte o zaman enkaz altından çıkarabiliriz ruhumuzu

Ve o zaman yüreğimizdeki yangın yeri
İbrahimvari bir gülşene döner

Ve biliriz ki,
Mazlumlar mahzun olmazlar
Masumlara hüzün erişmez asla
Ve korku yoktur şehidlere...
 

ahmet_99

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
25 Ağu 2007
Mesajlar
1,767
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
39
Es Selamu Aleyküm ve Rahmetullahi ve Berakatühü..

Gününüz hayırlı olsun inşAllah.. Allah'a emanet..
 

kalbinur

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
6 Mar 2012
Mesajlar
2,602
Tepki puanı
2
Puanları
0
Yaş
35
Vealeyna aleykum selam hosgeldin kardesim nereye gidiyon:)
 

kalbinur

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
6 Mar 2012
Mesajlar
2,602
Tepki puanı
2
Puanları
0
Yaş
35
Hz Peygamber (sa) buyurur: “Şu üç özeliğe sahip olan kimse imanın tadını bulur: 1 Allah ve resulünü her şeyden çok sevmek, 2 Sevdiğini ancak Allah için sevmek, 3 Küfre dönmekten, ateşe atılmaktan çekindiği gibi çekinmek” (Buhari, iman,9: Müslim, iman, 67)
 

Bu konuyu görüntüleyen kişiler

Üst Alt