Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark
  • Değerli Kullanıcılarımız,
    İslami Sayfa, yenilen altyapısı ve tasarımı ile sizlere çok daha iyi hizmet sunabilmek adına büyük bir değişim ve yenilenme içerisindedir.
    Bu süreç içerisinde sizlerden ayrı kalacağımız kısa aralıklar olabilir, ek olarak kullanıcılarımız sitemizde mevcut üyeliklerine giriş yapmak istediklerinde "Şifre Sıfırlama"bağlantısını kullanarak mevcut e postaları ile bu süreci kolayca tamamlayabilirler.

Sohbeti Eksik Evler..!

mavci

* ZİKİR * FİKİR * ŞÜKÜR *
Katılım
14 Eyl 2007
Mesajlar
28,290
Tepki puanı
29
Puanları
48
Yaş
49
Konum
Şehr-i DONDURMA
Web Sitesi
www.facebook.com


Okul nasıldı?
Ödevin var mı?
Ne yedin bugün okulda?
Karnın aç mı?
Çantanı ortalığa bırakma
Kıyafetlerini çıkar
Sokaktan geldin, ellerini yıka
Dersine çalış
Kavga etmeyin
Yemeğini ye
Yat(ın) uyu(yun), yarın okul var.
Pek çok evde gün, bu diyaloglarla tamamlanıyor. Çocuklar sürekli kendisini hesap sorulan, anneler de kendini hesap soran olarak konumlandırıyor.

Yemeğini yemesi, aç olup olmaması, gün içinde neler hissettiğinden çok daha önemli oluyor çoğu zaman. Dolayısıyla ezberlenmiş soruların, ezberlenmiş yanıtları oluyor.

Evlerin her şeyi var ama sohbeti eksik…

Son günlerde minik kız çocuğuna yapılanlarla çocuklar ve mahremiyet yeniden konuşulur oldu. Annelere mahremiyet eğitimi anlatılıyor. Biz de sitemizde paylaştık. ( Bence mahremiyet eğitimi tanımından çok, mahremiyeti koruma eğitimi demek çok daha doğru. Zira biri sanki yok olan bir şeyi öğretmek gibi algılanabilecekken, diğeri var olanı korumak üzerine br algı oluşturuluyor zihinlerde)

Bunları anne babaların bilmesi güzel elbette. Lakin sadece buna özen göstererek bir değer aktaramayız ki çocuklarımıza…

Küçük kızın ablasının söylediklerini dinlemeye çalıştım. “ Bize şeker veriyordu, “ diye başlıyordu cümlelere. Devamı içler acısı elbet. Çocuklara şeker almazlarsa sorunu çözeceklermiş gibi davranamayız. Çocukları şeker sonrası yaşananları anlatacak kulak, onlardaki değişimi fark edecek kalp ve göz bebeklerindeki korkuyu görecek bakışla dinlemediğimiz sürece hiçbir eğitim yeterli olmayacaktır.

Çünkü bu tarz olaylarda şahit oluyoruz ki, bir kere de zarar vermiyor bu insanlar. Avına yavaşça yaklaşan avcı gibi sokuluyorlar kurbanlarının hayatına. O arada çocuklar neler yaşıyor? Buna talip olmaktır emanetçilik ruhu bana kalırsa.

Halbuki, ödeve, derse, yemeğe, düzene sıkıştırılan hayatlarda, duygudan kimse bahsetmez. Her şeyin kuralı vardır, eğitimi vardır ama muhabbet yoktur. Muhabbetin olmadığı yerde güven de olmaz.

Bu tarz haberlerin altına yazılan “ Çocuğuma uyarıda bulunuyorum” ikazları da çözüm olmaz. Biz onların hayatlarını izole edelim diye annelik ve babalık yapmıyoruz. Onları kötünün ve iyinin arasında tercih yapacak irade de yetiştirelim diye anne babalık yapıyoruz. Acıdan, göz yaşından korumaya çalışmak yerine, acıya ve gözyaşına rağmen duyarlılığını koruyabilmeleri önemli olmalı.

Güveni çekip almak yerine, yeni güvenlik alanları açmalıyız çocuklara. Gözümüz gözlerine değerek, anlatacaklarını merak ederek, sürekli öğretme telaşına, yargılamaya girmeden hikayelerine ortak olmalıyız.

Hayat büyük cümleler etmek için fazla kısa. Ama geniş sohbetler etmek, sevmek, değer vermek, iyilik etmek zamanı genişletir. Kötüden bahsetmek, yalnız kalmak, haberin tazeliğiyle doğru seçenekmiş gibi gelse de, bir çözüm değil.

Çözüm olsa her defasında azalması gerekirdi bu olayların. Eğer gündemimize daha çok girdiyse bir yerlerde bir yanlışlık var demektir.

Edilmeyen sohbetlerin, dinlenilmeyen çocukların, görülmeyen süreçlerin bir sonucu sanki tüm bunlar. Hep söyleneni söylemek yerine, neyi eksik bıraktığımızı sormak problemin çözümlerinden biri olabilir?

Siz ne dersiniz?

Alıntı:Tuğba Akbey İnan
 

Griş Yapın veya Üye Olun

Yanıt için giriş yapmanız veya üye olmanız gerekir.
veya

Yeni hesap oluştur

Topluluğumuzda bir hesap oluşturun. Bu işlem çok kolay!
Üst Alt