Neler Yeni

Hoşgeldiniz İslami Forum Sayfası

Tüm özelliklerimize erişmek için şimdi bize katılın. Kaydolduktan ve oturum açtıktan sonra, konular oluşturabilir, mevcut konulara yanıtlar gönderebilir, diğer üyelerinize itibar kazandırabilir, kendi özel mesajınızı edinebilir ve çok daha fazlasını yapabilirsiniz. Ayrıca hızlı ve tamamen ücretsizdir, peki ne bekliyorsunuz?
Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark

şeytanın insana verdiği vesveseler (1 Kullanıcı)

semih885

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
31 Tem 2009
Mesajlar
102
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
32
ŞEYTANIN İNSANA VERDİĞİ VESVESELER

Rabbim! Şeytanların vesveselerinden sana sığınırım. Onların yanımda bulunmalarından da sana sığınırım( Mü'min: 97-98 )

Vesvese önem verildikçe büyür , önem vermerilmezse söner gider. Tanısan kaçar, tanımazsan seni kaplar. Kurtulmanın çaresi önem vermemektir. Nasıl ki arılarla uğraşıldıkça hücüm ederler. Aynı şekilde vesveselere önem verildikçe büyür ve insanı hasta eder. Şeytanın insanlara verdiği başlıca 5 tür vesvese vardır.

1- Şeytan önce şüpheyi kalbe atar. Kalp kabul etmezse küfre çevirip hayale gösterir. Vesveseli insan zanneder ki o küfür kalbinden geliyor ve ümitsizliğe düşer ve kalbi ALLAH'a karşı edepsizlikte bulunduğunu düşündüğü için ALLAH'ın huzurundan kaçar. Zaten şeytanın istediği de odur. Kurtulmanın çaresi: Gelen vesveselerle uğraşmamaktır. Çünkü küfrü düşünmek küfür değildir. Asıl kaynağın şeytan olduğunu anlayıp kalpte kötü birşey olmadığını bilmektir. Zaten kalp müzdarip oluyor o durumdan...

2- Kalpten çıkan manalar çıplaktır hayale yükselince hayaldeki suretlere göre şekillenirler. Su gibi nasıl ki su girdiği kaba göre şekil alıyorsa öyle... Hayalde şeytan kötü şekiller hazırlar. Hayale yükselen manalar hayale girişte o hazırlanmış olan şekillere ya temas eder, ya o suretleri giyer, ya onlara bulaşır ya da o pis suretler o manalara perde olur. Temas halinde ve perde olma durumunda vesveseli insan zanneder ki o pis suretleri giydi... ve kalbim bozulmuş der ve Huzur-u İlahiden kaçar. İbadeti terk eder. Zaten şeytan da onu istemektedir. Çaresi: Nasıl ki insan dış tahareti aldıktan sonra ve abtedest alıp namaz kılarsa içindeki(bağırsaklarında ki) pislikler abdestine ve namazın zarar vermez... Aynen onun gibi; güzel bir niyetle zaten ALLAH(c.c)'ın huzuruna çıkılıyor( riya hariç.Gerçi farzda da riya olmaz). Sonra hayaline gelen kötü vesveseler ibadetine zarar vermez...

3- Eşyalar, cisimler arasında bağlatılar mevcuttur. Bu bağlantılar çağrışımlara sebeptir. Mesela; bardağa bakıldığı zaman su hatıra gelir. Kleme bakıldığı zaman defter akl gelir vs. Bazen bu çağrışımlar birbirine çok zıt nesneler arasında da olabilmektedir. Örneğin; ağacı düşünüyorsun hiç alakası olmayan bir başka şey akla gelebilmektedir(tv. gibi). Bazen iyi birşey düşünülür çok kötü bir şey akla geelbilir. Böyle bir durumda; abdest alıp namaza hazırlandık diyelim. Tabi Kâbe'ye karşı durduk ve sadece Kâbe'yi düşünüyoruz. Tam o anda birden şeytan akla hayale vesvese verip hiç alakası olmayan çok kötü şeyler akla gelir. Vesveseli insan zanneder aklı bozulmuş ve kötü şeyler düşünüyor. Zaten şeytanın istediği de odur ve Artık namaz kılmamaya başlar... Kurtulmanın çaresi: Akla gelen o kötü düşüncelerin kaynağını bilmek gerekir. Yani şeytanın o nesneler arası çağrışımlardan faydalanarak insanın aklına sokmaya çalıştığını bilmek gerekir. Çünkü nesneler arası çağrışımlar insanın iradesi dışındaki bir şeydir. Ve insanın iradesi dışındaki bir bir şeyde sorumluluğu yoktur.

4- İbadetin en iyisini aramaya dayalı bir vesvesedir. Yani insan takva sahibi olayım derken bir Sünneti yapmaya çalışırken bir Vacib'i bazen ihmal eder. Kurtuluş çaresi: İnsan yaptığı bir şeyi ALLAH rızası için yaparsa muhakkak onun karşılığını görür. Bu konuda Ehl-i Tenzil'in (Mutezile fırkası: her şeyi akıl ile açıklamya çalışan, hatta Vahiy ve Peygamberler olmasa bile insanın ALLAH'ı bulacağını savuna ve dolayısıyla bunlara bile gerek olmadığını savunan bir fırka...) görüşü; "Birşey sonuç itibariyle güzelse ALLAH emr etmiştir, kötüyse yasaklamıştır" derler. Ehl-i sünnet'in görüşü ise; sonuç önemli degildir. ALLAH(c.c) bir şeyi emr etmişse güzeldir, yasaklamışsa kötüdür. Dolayısıyla Ehl-i Sünnet gibi düşünmek lazımdır. Sen ALLAH için bir şey yap sonuç kötü bile olsa niyetin halis olduğu için sevabını inşallah alırsın... Hem dinde zorluk yoktur.

5- Bazı olur ki insan bir şeyi hayal eder, zannederki akıl süzgecinden geçirdi ve aklı kabul etti. Oysa sadece hayalindedir. Bazen bir şeyi düşünür, düşündüğü şeyi zanneder ki aklı kabul etti. Bazen de bir şeyi tasavvur ederken zannederki kalbi durumu kabul etti. Bu tür durumlarda hataya düşer ve kalbim ve aklım bozulmuş deyip her şeyi bırakıp sefahate dalar. Zaten şeytanda böylece amaç ettiğine ulaşmış olur. Kurtulma çaresi: Akla, hayale gelen bu tür pis düşünceler aslında hiç bir zarar veremez. verdiği zarar insanı onlar ile uğraşmasıdır. Eğer fazla uğraşırsa insanı hasta eder. Çünkü hayal etme, tasavvur( şekillendirme) ve düşünme insanın akıl süzgecinden geçirmasi sonucu kabul etmek ve kalben tastik etmekten bir derece bağımsızdır ve onlrın üstündedir. Yani insanın irade gününü aşmaktır. Dolayısıyla sorumlu değildir( tabi burada zorla bir şeyi akla getirmye çalışmak vb. hariç).
İnş. hayırlara vesile olmsı dileğimle... Hata varsa şahsıma aittir. Kaynak R.N.K
 

İLYAS.85

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
30 Tem 2009
Mesajlar
12
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
37
Allah razı olsun kardeşim çok güzel bir paylaşım benide aydınlatmış oldun hakkını helal et allaha emanet ol
 

kardelele

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
28 Ocak 2009
Mesajlar
15,426
Tepki puanı
13
Puanları
0
Yaş
53
Konum
istanbul
"selamun aleyküm ve rahmetullahi ve berekatuhu"
allah razı olsun çok güzel bir paylaşımdı.allah yar ve yardımcınız olsun.selametle kalın.
 

semih885

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
31 Tem 2009
Mesajlar
102
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
32
aleyküm selam ALLAH cümlemizdeb razı olsun
 

Bu konuyu görüntüleyen kişiler

Üst Alt