Zeynep Bozdaş
Bir Hama var , çok uzaklarda…
Ölmek başkadır Hama’da ,
Kızartılır insanlar , parçalanır,
Çocuklar devrime yürür , anneler ağlar.
Kimse ölmez yatakta , kimse ölmez Hama’da…
Zulme boyun eğmez Hama ,
İnadına yaşar , Esed’ler vurdukça !
Başkadır tıkınmak , Somali’de…
Somali’ye gidersin ,
Aç çocukların karşısında yersin ,
Yersin yersin yersin ,
Sonra çatlarsın , yine yersin…
Hani açlar ya , hani ağlayamazlar ya , hani bilmezler ya.
…
80 kiloluk beyaz çocuk ‘açım’ diyor , kemikli siyah çocuk ‘ölüyorum’…
Çöplerde tonlarca ekmek ,
Açlara ağlayan liderin portakallı ördeğe damlayan gözyaşları ,
Ekranlardaki fotojenik aç çocukları izleyen göbekli açlar ,
Balinaya ağlayan kokonalar…
Hani aç kalınca şekeri düşüyor ya insanın ,
Hani başı dönüyor…
Afrika açlıktan yürüyemiyor , konuşamıyor ve ölüyor…
Birileri daha çok yesin diye ,
Birileri çatlasın diye ,
Birileri yaşasın diye..
Mars’ta su arayan eller yetişmez mi Somali’ye ,
Nükleer silah üreten beyinler , çare olmaz mı Afrika’ya?
Yani ölsün mü onca insan ,
Yaşayamadan ,
Et nedir bilmeden?
Kara çocuklar , ‘fast food’un zararlarını öğrenmeden…
Uzay çağında mıyız?
Hadi oradan…