sivetok
Kayıtlı Kullanıcı

Polisle girdiği çatışmada ölen Kevser Mızrak'ın (38) cesedini Adli Tıp'tan babası Recep Mızrak teslim aldı.
-Video- Ankara'da önceki gün yapılan hücre evi operasyonundan bir babanın dramı çıktı. Polisle girdiği çatışmada hayatını kaybeden DHKP-C'li Kevser Mızrak'ın babası, kızının cenazesini alırken gözyaşlarına boğuldu.
Multimedya
ZAMAN GAZETESİ [İnternetin İlk Türk Gazetesi] - Öldürülen militanın babası: Kızıma sahip çıkamadım, üzgünüm
Kevser'e sahip çıkamadım
"Ben Kevser'e sahip çıkamadım; üzgünüm. Öldüğünü televizyondan öğrendim. İçim yandı." diyen Recep Mızrak, çaresizliğini 5 yıl önce yaşanan bir hadiseyi anlatarak dile getirdi. Kızının en son Uşak'ta (F tipi cezaevinde) ölüm orucu nedeniyle rahatsızlandığını belirten baba, "O zaman İstanbul Adli Tıp'tan görevliler geldi, muayene etti. 6 aylık rapor verip, 'kızınızı alabilirsiniz' dediler. Aldık; ama rahat kalmadı." sözleriyle gazetecilere dert yandı. Recep Mızrak, kızının cenazesini almak isteyen Tutuklu ve Hükümlü Yakınları Derneği (TAYAD) üyesi bir gruba da tepki gösterdi. İstanbul'dan gelip, Adli Tıp Kurumu önünde slogan atarak bekleyen grubun cenazeye katılmasını istemeyen acılı baba, "Avukatlarıyla konuştum. Rica ettim, katılmasınlar diye. Eğer Kevser'i, beni ve annesini seviyorlarsa gelmezler. Polatlı küçük bir yer." dedi.
Ankara'da önceki gün yapılan operasyonda polisle girdiği çatışmada hayatını kaybeden DHKP-C'li Kevser Mızrak'ın cenazesini babası aldı. Baba Recep Mızrak, "Ben Kevser'e sahip çıkamadım; üzgünüm. Öldüğünü televizyondan öğrendim. İçim yandı." dedi. Baba sözlerini şöyle sürdürdü: "Kevser, en son Uşak'ta cezaevinde ölüm orucu nedeniyle rahatsızlandı. İstanbul Adli Tıp'tan görevliler geldi, muayene etti. 6 aylık rapor verip, 'kızınızı alabilirsiniz' dediler. Aldık; ama rahat durmadı."
Kevser Mızrak, Kurtuluş semtinde yapılan hücre evi operasyonunda 2 polisi yaraladıktan sonra ölü olarak elegeçirilmişti. Mızrak, 1993 yılında İzmir'in Hatay semti Halilrıfatpaşa Mahallesi'nde bir hücre evine düzenlenen operasyonda Bernar Satar'la (35) yakalanmıştı. Mızrak'ın üzerinde Rabia Atalay, Satar'ın üzerinde de Salim Atalay adına düzenlenmiş sahte kimliklerin çıktığı operasyonun gerçekleştirildiği hücre evinde ruhsatsız 4 tabanca, bol miktarda patlayıcı madde ve yaklaşık 300 sayfa örgütsel doküman ele geçirildi. İzmir DGM'de yargılanan Mızrak, ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Uşak E Tipi Cezaevi'nde bulunduğu sırada 2002 yılında ölüm orucuna başlayan Kevser Mızrak'ın, sağlığının kötüye gitmesi nedeniyle aynı yıl Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kararına istinaden "tedavi olması" amacıyla tutukluluğu 6 ay ertelendi. Bu arada sağlığını gerekçe göstererek yaptığı "af başvurusu" reddedilen Mızrak, tedavisinin ardından cezaevine dönmeyince hakkında Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı'nca "yakalama" emri çıkartılmıştı.
Keçiören'de Adli Tıp Kurumu'na İstanbul'dan gelen Tutuklu ve Hükümlü Yakınları Derneği üyesi bir grup da cenazeyi almak istedi. Kızının cenazesinin TAYAD'lılarca alınmasına karşı çıkan baba, "Ben o grubun katılmasını istemiyorum. Avukatlarıyla konuştum. Rica ettim, katılmasınlar diye. Cenazeye gelmesinler." Öldürülen teröristin dayısı Hüseyin Çetin'de TAYAD'lılara "Kevser, 16 yıldır sizindi. Artık bize ve Rabb'ine ait. Mezarını ziyaret etmenizi istemiyoruz" diyerek tepki gösterdi.
Yalçın Kaya
Zaman
12 Aralık 2007, Çarşamba