Neler Yeni

Hoşgeldiniz İslami Forum Sayfası

Tüm özelliklerimize erişmek için şimdi bize katılın. Kaydolduktan ve oturum açtıktan sonra, konular oluşturabilir, mevcut konulara yanıtlar gönderebilir, diğer üyelerinize itibar kazandırabilir, kendi özel mesajınızı edinebilir ve çok daha fazlasını yapabilirsiniz. Ayrıca hızlı ve tamamen ücretsizdir, peki ne bekliyorsunuz?
Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark

NASIL YAŞARSAN, ÖYLE ÖLÜRSÜN... (1 Kullanıcı)

Siyahgulsevdalisi

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
20 Haz 2006
Mesajlar
2,046
Tepki puanı
0
Puanları
0
Nasıl yaşarsak öyle öleceğiz, bu değişmez bir hakikattir. Ya da su testisi su yolunda kırılacaktır. Bir insan cömert ve yardım sever olursa, onu Allah da Resûlü de sever. Cimri ve nekes insanlar kökü cehennem de olan bir ağacın dallarına yapışmış gibidirler.

Eceabat'ta cuma günleri vaaz eden hocaefendinin yanına orta yaşlı bir adam geldi, şöyle dedi:
–Hocam ben Ankaralıyım. Bir yazlık alarak buraya yerleştik. Elli beş yaşındayım ve mühendisim. İki sene öncesine kadar ne namaz kılar, ne din, ne iman, ne de âhiret bilirdim. Dünya bizim için; yemek, içmek ve eğlenceden ibaretti. Tevbe edip, yaratılış amacıma dönmeme, beni yaratan Rabbimi hatırlamama sebep olan hâdiseyi anlatmak istiyorum…"
Hocaefendi:
–Anlat dinleyelim, dedi.
–Benim bir teyzem vardı. Hastalıklardan o kadar çok çekti ki, çektiği acılardan, ağrılardan, komalara giriyor, çırpınıyor; fakat bir türlü son nefesini veremiyordu. Bir gün hastanede benim de yanında olduğum bir sırada bir ara komadan çıktı. Gözlerini tavana dikti ve korkunç bir çığlık atıp can verdi. Yüzü morarmış acayip bir hâl almıştı. O an tüylerimin diken diken olduğunu ve çok korktuğumu hissettim. O günden sonra, o dehşetli manzara gözümün önünden hiç gitmedi. O son anında attığı çığlık her an kulaklarımda çınlıyor gibiydi. Bu hâdiseden sonra ölümden çok korkmaya başladım.
Aradan biraz zaman geçmişti ki annem hastalandı. Birkaç gün yattı. Konuşa konuşa hiç ıstırap çekmeden sanki gece uykusuna yatar gibi gülümsemelerle ve dudakları kıpırdaya kıpırdaya ölüme gitti. Yanakları al al aldı. Görseniz, sanki gittiğine sevinir bir yüz ifadesi vardı. Bu iki farklı ölüm beni düşünmeye sevk etti. Teyzemin korkunç bir yüz ifadesiyle çığlık atarak ölmesine karşın annemin gülümseyerek ve acı çekmeden ruhunu teslim etmesi… İki insan, iki farklı ölüm.
Düşünmeye başladım.. Âhiret denilen yer var mıydı? Azrail, cennet, cehennem gerçek miydi? diye düşünmeye başladım.
Teyzemin yaşayış tarzı, hayata bakışı ve kişiliği geldi aklıma. Cimri, kıskanç, hasetçi, insanlara yukarıdan bakıp küçümseyen alaycı bir kadındı. Annem ise, aksine cömert, mütevazı, insanları seven, yardıma muhtaçları gözeten, namazında bir kadındı.
Acaba insanlar davranışlarına, ahlâklarına, inançlarına göre mi ölüyorlardı? Bu fikir bende günden güne ağırlık kazanmaya başladı. Öyle ya ölümden sonra hayat yoksa insanlar neden farklı farklı ölüyorlardı. Bu düşünceler içinde birtakım hocalara gidip, o hocaları dinledim, bilmediklerimi öğrendim ve çok şükür gerçeği bulup Rabbime yöneldim.

ALLAH CÖMERTİR
CÖMERDİ SEVER
Evet, çok değerli Beyan okuyucuları, yaşanan bu hâdise elhak doğrudur. Son nefesle ilgili hadisler, evliyaullahın sözleri meşhurdur. Zaten biz Müslümanlar için en büyük amaç, son nefeste iman ile gitmektir. Zira ancak bu şekilde hasretle beklediğimiz o güne yani Mevlâ'mızın cemalini temaşa etme gününe kavuşabileceğiz. Allah hepimize nasip eylesin.
Nasıl yaşarsak öyle öleceğiz; bu değişmez bir hakikattir. Ya da su testisi su yolunda kırılacaktır. Bir insan cömert ve yardım sever olursa, onu Allah da Resûlü de sever. Cimri ve nekes insanlar kökü cehennem de olan bir ağacın dallarına yapışmış gibidirler. Bu anlatılan hâdiseden de anlaşılacağı üzere bir Müslüman dinî vazifelerinin yanında bir de cömert ve hayırsever olursa bu dünyadan huzur ve mutluluk içerisinde gider. Belki de Yüce Allah Celle Celaluhu, daha ruhunu teslim almadan cennetteki makamını gösterir ona. Çünkü Yaradan cömerttir, cömerdi sever. Müslümanlara karşı alçakgönüllü olan ve onların sıkıntılarını giderenlerin yardımcısıdır. Bugün bir fakire, bir yetime verilen birkaç kuruş bile yarın bizlere büyük bir mükâfat olarak dönecektir.
Tabi-î tersi olursa, Mevlâ'mız hoşnut olmayacaktır. Bu cimri insanlar, bir de dinî görevlerini yerine getirmeseler, kim bilir ne acı bir muamele gösterecektir. Bu yüzden şu kısacık dünya hayatında Rabbimizin bize vermiş olduğu nimetlerden bir miktarını ihtiyaç sahiplerine ulaştırmalı ve mutlak sûretle onların dualarını almalıyız. Tabi-î bu anlatılan hâdiseden hemen her gün yeni haberler gelmektedir kulaklarımıza. İyi olanlar nurlu ve huzurlu bir şekilde cennete giderlerken; İslâm ve Müslüman düşmanları bahtsız kimseler ise, kararmış ve morarmış suratları, kalp ve dillerine vurulmuş kilitlerle ebedî azap yurduna gidiyorlar.
 

_ZÜMRA_

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
15 Eki 2007
Mesajlar
9,962
Tepki puanı
9
Puanları
0
Yaş
45
gerçekten ibretlik bi olaymış Allah razı olsun.
 

safiye

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
12 Eki 2006
Mesajlar
1,584
Tepki puanı
0
Puanları
0
haklısın kardeşim nasıl yaşarsak öyle öleceğiz ne ekersek onu biçeceğiz rabbim hayırlı ölümler nasip etsin inşallah
 

halit158

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
6 Kas 2008
Mesajlar
3
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
28
meleklere ve ahirete iman

meleklere ve ahirete iman

Melekler olağan üstü yaratıklarmış ve melekler istediği hız la gidebilirlermiş doğru bunları bize din hocası anlattı
ben dinlememiştim ozaman ne dengesizim hadi cvb bekliom:a43::a43::a43:
 

halit158

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
6 Kas 2008
Mesajlar
3
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
28
hadi ama cvb nerde kaldı
cvb:?????????
 

halit158

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
6 Kas 2008
Mesajlar
3
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
28
meleklere ve ahirete iman

meleklere ve ahirete iman

Melekler olağan üstü yaratıklarmış ve melekler istediği hız la gidebilirlermiş doğru bunları bize din hocası anlattı
ben dinlememiştim oz:a20:aman ne dengesizim hadi cvb bekliom:a43::a43::a43:
 

eY sEvGiLi

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
25 Kas 2008
Mesajlar
240
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
35
Nasıl yaşarsan,öyle ölürsün...!!!

Nasıl yaşarsan,öyle ölürsün...!!!

Nasıl yaşarsak öyle öleceğiz, bu değişmez bir hakikattir. Ya da su testisi su yolunda kırılacaktır. Bir insan cömert ve yardım sever olursa, onu Allah da Resûlü de sever. Cimri ve nekes insanlar kökü cehennem de olan bir ağacın dallarına yapışmış gibidirler.

Eceabat'ta cuma günleri vaaz eden hocaefendinin yanına orta yaşlı bir adam geldi, şöyle dedi:
–Hocam ben Ankaralıyım. Bir yazlık alarak buraya yerleştik. Elli beş yaşındayım ve mühendisim. İki sene öncesine kadar ne namaz kılar, ne din, ne iman, ne de âhiret bilirdim. Dünya bizim için; yemek, içmek ve eğlenceden ibaretti. Tevbe edip, yaratılış amacıma dönmeme, beni yaratan Rabbimi hatırlamama sebep olan hâdiseyi anlatmak istiyorum…"
Hocaefendi:
–Anlat dinleyelim, dedi.
–Benim bir teyzem vardı. Hastalıklardan o kadar çok çekti ki, çektiği acılardan, ağrılardan, komalara giriyor, çırpınıyor; fakat bir türlü son nefesini veremiyordu. Bir gün hastanede benim de yanında olduğum bir sırada bir ara komadan çıktı. Gözlerini tavana dikti ve korkunç bir çığlık atıp can verdi. Yüzü morarmış acayip bir hâl almıştı. O an tüylerimin diken diken olduğunu ve çok korktuğumu hissettim. O günden sonra, o dehşetli manzara gözümün önünden hiç gitmedi. O son anında attığı çığlık her an kulaklarımda çınlıyor gibiydi. Bu hâdiseden sonra ölümden çok korkmaya başladım.
Aradan biraz zaman geçmişti ki annem hastalandı. Birkaç gün yattı. Konuşa konuşa hiç ıstırap çekmeden sanki gece uykusuna yatar gibi gülümsemelerle ve dudakları kıpırdaya kıpırdaya ölüme gitti. Yanakları al al aldı. Görseniz, sanki gittiğine sevinir bir yüz ifadesi vardı. Bu iki farklı ölüm beni düşünmeye sevk etti. Teyzemin korkunç bir yüz ifadesiyle çığlık atarak ölmesine karşın annemin gülümseyerek ve acı çekmeden ruhunu teslim etmesi… İki insan, iki farklı ölüm.
Düşünmeye başladım.. Âhiret denilen yer var mıydı? Azrail, cennet, cehennem gerçek miydi? diye düşünmeye başladım.
Teyzemin yaşayış tarzı, hayata bakışı ve kişiliği geldi aklıma. Cimri, kıskanç, hasetçi, insanlara yukarıdan bakıp küçümseyen alaycı bir kadındı. Annem ise, aksine cömert, mütevazı, insanları seven, yardıma muhtaçları gözeten, namazında bir kadındı.
Acaba insanlar davranışlarına, ahlâklarına, inançlarına göre mi ölüyorlardı? Bu fikir bende günden güne ağırlık kazanmaya başladı. Öyle ya ölümden sonra hayat yoksa insanlar neden farklı farklı ölüyorlardı. Bu düşünceler içinde birtakım hocalara gidip, o hocaları dinledim, bilmediklerimi öğrendim ve çok şükür gerçeği bulup Rabbime yöneldim.

ALLAH CÖMERTİR
CÖMERDİ SEVER
Evet, çok değerli Beyan okuyucuları, yaşanan bu hâdise elhak doğrudur. Son nefesle ilgili hadisler, evliyaullahın sözleri meşhurdur. Zaten biz Müslümanlar için en büyük amaç, son nefeste iman ile gitmektir. Zira ancak bu şekilde hasretle beklediğimiz o güne yani Mevlâ'mızın cemalini temaşa etme gününe kavuşabileceğiz. Allah hepimize nasip eylesin.
Nasıl yaşarsak öyle öleceğiz; bu değişmez bir hakikattir. Ya da su testisi su yolunda kırılacaktır. Bir insan cömert ve yardım sever olursa, onu Allah da Resûlü de sever. Cimri ve nekes insanlar kökü cehennem de olan bir ağacın dallarına yapışmış gibidirler. Bu anlatılan hâdiseden de anlaşılacağı üzere bir Müslüman dinî vazifelerinin yanında bir de cömert ve hayırsever olursa bu dünyadan huzur ve mutluluk içerisinde gider. Belki de Yüce Allah Celle Celaluhu, daha ruhunu teslim almadan cennetteki makamını gösterir ona. Çünkü Yaradan cömerttir, cömerdi sever. Müslümanlara karşı alçakgönüllü olan ve onların sıkıntılarını giderenlerin yardımcısıdır. Bugün bir fakire, bir yetime verilen birkaç kuruş bile yarın bizlere büyük bir mükâfat olarak dönecektir.
Tabi-î tersi olursa, Mevlâ'mız hoşnut olmayacaktır. Bu cimri insanlar, bir de dinî görevlerini yerine getirmeseler, kim bilir ne acı bir muamele gösterecektir. Bu yüzden şu kısacık dünya hayatında Rabbimizin bize vermiş olduğu nimetlerden bir miktarını ihtiyaç sahiplerine ulaştırmalı ve mutlak sûretle onların dualarını almalıyız. Tabi-î bu anlatılan hâdiseden hemen her gün yeni haberler gelmektedir kulaklarımıza. İyi olanlar nurlu ve huzurlu bir şekilde cennete giderlerken; İslâm ve Müslüman düşmanları bahtsız kimseler ise, kararmış ve morarmış suratları, kalp ve dillerine vurulmuş kilitlerle ebedî azap yurduna gidiyorlar.​
 

hk8506

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
2 Eyl 2008
Mesajlar
229
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
39
selamun aleykum kardeşim
çok güzel, anlamlı bir paylaşımdı
sonu çok ürkütücü oldu korktum
Rabbim bizleri doğru yolundan ayırmasın inşallah
selametle kalınız....
 

eY sEvGiLi

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
25 Kas 2008
Mesajlar
240
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
35
a.s kardeşim..
inşALLAH kardeşim hak yolundan ayrılmayalım...
okumana sevindim...
 

mektubat

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
4 Eki 2006
Mesajlar
2,308
Tepki puanı
1
Puanları
0
Yaş
41
Konum
İstanbul
Web Sitesi
www.caglarnetwork.com
Allahü teala razı olsun.Paylaşımınız ibret vericiydi.Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz ve İnsanın değeri değer verdikleri kadardır düsturuna ittiba etmeyi mevlam cümlemize nasib eylesin.Nitekim Beyt tercemesi;

Mâlu mülke olma mağrûr, deme var mı ben gibi!
Bir muhâlif yel eser, savurur harman gibi.
 

cakdoc

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
12 Eki 2008
Mesajlar
1,507
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
40
Allah hayirli omur ve hayirli olum nasip etsin...
 

-Ammar Bin Yasir-

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
27 Eyl 2007
Mesajlar
4,864
Tepki puanı
3
Puanları
0
Yaş
36
selamun aleyküm siyehgülsevdalısı ve ey sevgili isimli kardeşlerimizin konuları birleştirilmiştir
 

Bu konuyu görüntüleyen kişiler

Üst Alt