Neler Yeni

Hoşgeldiniz İslami Forum Sayfası

Tüm özelliklerimize erişmek için şimdi bize katılın. Kaydolduktan ve oturum açtıktan sonra, konular oluşturabilir, mevcut konulara yanıtlar gönderebilir, diğer üyelerinize itibar kazandırabilir, kendi özel mesajınızı edinebilir ve çok daha fazlasını yapabilirsiniz. Ayrıca hızlı ve tamamen ücretsizdir, peki ne bekliyorsunuz?
Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark

KURANI KERİMİ ANLAMAK İÇİN NEYAPMALIYIZ? (1 Kullanıcı)

mektubat

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
4 Eki 2006
Mesajlar
2,308
Tepki puanı
1
Puanları
0
Yaş
42
Konum
İstanbul
Web Sitesi
www.caglarnetwork.com
RE: Allah Razı olsun

RE: Allah Razı olsun

Günümüzün en kötü hastalıklarından birisi de gerçekten bahsettiğiniz konu herkesin bu konuyla ilgili bi ilmihale başvurması şart olmuştur.Tv,radyo,vs.her tarafta bu yaygarayı çıkardılar insanlarımızda kitap okuma alışkanlığı da olmadığı için çabucak aldanabilir herkes.Cenab-ı hak ecrinizi arttırsın.





KiMsEyE eTmEm ŞiKaYeT aĞlArIm BeN hAlİmE
TiTrErİm MüCrİm GiBi BaKtIkÇa İsTiKbAlİmE.
 

cevdetsamur

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
1 Eki 2006
Mesajlar
59
Tepki puanı
0
Puanları
0
RE: KURANI KERİMİ ANLAMAK İÇİN NEYAPMALIYIZ?

SAOL KARDEŞ ELİNE DİLİNE YÜREĞİNE SALIK
 

rainmen

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
19 Eyl 2006
Mesajlar
197
Tepki puanı
0
Puanları
0
RE: KURANI KERİMİ ANLAMAK İÇİN NEYAPMALIYIZ?

s.a yazdıklarınızın hiç birisini doğru olduğunu düşünmüyorum!!!kur-an'ı kerim'in anlaşılması için meal ve peygamberimizin yaşantısını iyi bilmemiz yeterli keza hz.aişeye peygamberimiz s.a.s 'i sordukların da o yaşayan bir kur-an'dı demiştir.(yani peygamberimz s.a.s 'de kur-an'ı kur-an'da peygamberimizi görebiliriz.)(size ne oluyor ki diyebilirsiniz tabi ki sadece fikrimi beyan ediyorum)
"(Resulüm!) Sana bu mübarek Kitab'ı, ayetlerini düşünsünler ve aklı olanlar öğüt alsınlar diye indirdik.
"İnsan düşünmez mi ki, daha önce o hiçbir şey olmadığı halde biz kendisini yaratmışızdır?
şimdi siz bu meal'ler den hiç bir şey anlamadığınızı mı düşünüyorsunuz???ya da tam bir çeviri olmadığına mı?ya da bunu bizim anlayamıyacağımıza mı?????

bence kur-an'ı anlamak için meal'den okumalıyız bu gün piyasada ki bir çok mealler(karşılaştırınca görürsünüz )bir birinin aynısıdır.farklı farklı değil.
yoksa ankara ilahiyat fak.dekan'ı (sami diller de doktore yapmış bir dekan'dır)neden bir meal yapma gereksinimi duydu dersiniz?insanlar bu dini anlayabilsin diye değil mi?keza altta ki ayet e anlama geliyor acaba??
"Biz, görevlendirdiğimiz her resulü ancak kendi toplumunun diliyle gönderdik ki, onlara açık-seçik beyanda bulunsun. Bunun ardından, Allah dilediğini saptırır, dilediğini de iyiye ve güzele kılavuzlar. Azîz'dir, Hakîm'dir O!"(ibrahim 4)

ya da musrafa islamoğlu.tefsir derslerini hiç dinleidniz mi bilmiyorum.bir kere göz geçirin(www.mustafaislamoglu.com)


"ey göklerin ve yerin yaratıcısı!Sen,benim dünyada da ahirette de dostumsun!o halde,benim canımı,kendini sana teslim edenlerden olarak al ve beni iyiler arasına kat!
 

guner

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
23 Eyl 2006
Mesajlar
319
Tepki puanı
0
Puanları
0
RE: KURANI KERİMİ ANLAMAK İÇİN NEYAPMALIYIZ?

Bir üniversiteliye cevap
Seyyid Abdülhakim efendinin, İstanbul'da, Sultan Selim Camii şerifi bahçesindeki, (Medrese-tül-mütehassısin)de tesavvuf müderrisi [Yani, ilahiyat fakültesinde, tasavvuf kürsüsü, ordinaryüs profesörü] iken, bir üniversitelinin sualine karşı, yazmış olduğu mektubu, kelimelerini sadeleştirerek, aşağıya yazıyoruz:

Bütün kuvvetinizle, Allahü teâlânın kudreti sahasından dışarı çıkabilirseniz, çıkınız! Fakat, çıkamazsınız. Bu sahanın dışı, âdem diyarıdır. O âdem [yani yokluk] diyarı da, Onun kudreti içindedir.
Bir sırası düşerek, İbrahim Edhemden, birisi nasihat istedi. Buyurdu ki, altı şeyi kabul edersen, hiçbir işin sana zarar vermez. O altı şey şudur:

1- Günah yapacağın zaman, Onun rızkını yeme! Rızkını yiyip de, Ona isyan etmek, doğru olur mu?

2- Ona asi olmak istersen, Onun mülkünden çık! Mülkünde olup da, Ona isyan etmek, layık olur mu?

3- Ona isyan etmek istersen, gördüğü yerde günah yapma! Görmediği bir yerde yap! Onun mülkünde olup, rızkını yiyip, gördüğü yerde günah yapmak, uygun değildir.

4- Can alıcı melek, ruhunu almaya geldiği zaman, tevbe edinceye kadar izin iste! O meleği kovamazsın. Kudretin var iken, o gelmeden önce tevbe et! O da, bu saattir. Zira, Melek-ül-mevt, ani gelir.

5- Mezarda, Münker ve Nekir ismindeki iki melek, sual için geldikleri vakit, onları kov, seni imtihan etmesinler! Soran kimse dedi ki, (Buna imkan yoktur). Şeyh buyurdu ki, (Öyle ise, şimdiden onlara cevap hazırla!)

6- Kıyamet günü Allahü teâlâ (Günahı olanlar, Cehenneme gitsin!) diye emredince, ben gitmem de!

Soran kimse dedi ki, (Bu sözümü dinlemezler). Bunun üzerine, o kimse, tevbe etti ve ölünceye kadar, tevbesinden vazgeçmedi. Evliyanın sözünde, rabbani tesir vardır.

İbrahim-i Edhemden sordular ki, Allahü teâlâ, (Ey kullarım! Benden isteyiniz! Kabul ederim, veririm) buyuruyor. Halbuki, istiyoruz, vermiyor? Cevap buyurdu ki:

Allahü teâlâyı çağırırsınız, Ona itaat etmezsiniz. Peygamberini tanırsınız, Ona uymazsınız. Kur'an-ı kerimi okursunuz, gösterdiği yolda gitmezsiniz. Cenab-ı Hakkın nimetlerinden faydalanırsınız, Ona şükür etmezsiniz. Cennetin, ibadet edenler için olduğunu bilirsiniz, hazırlıkta bulunmazsınız. Cehennemi, asiler için yarattığını bilirsiniz, ondan sakınmazsınız. Babalarınızın, dedelerinizin ne olduklarını görür, ibret almazsınız. Aybınıza bakmayıp, başkalarının ayıplarını araştırırsınız. Böyle olan kimseler, üzerlerine taş yağmadığına, yere batmadıklarına, gökten ateş yağmadığına şükür etsin! Daha ne isterler? Dualarının neticesi, yalnız bu olursa, yetmez mi?

[Allahü teâlâ, Mümin suresinin altmışıncı âyetinde, (Dua ediniz, kabul ederim), isteyiniz, veririm buyuruyor. Duanın kabul olması için, beş şart vardır: Dua edenin Müslüman olması, Ehl-i sünnet itikadında olması, haram işlemekten, bilhassa haram yemekten, içmekten sakınması, farzları yapması, bilhassa beş vakit namaz kılması, Ramazan oruçlarını tutması, zekat vermesi, Allahü teâlâdan istediği şeyin sebebini öğrenip, bunu araması lazımdır. Allahü teâlâ, her şeyi bir sebep ile yaratmaktadır. Bir şey istenince, o şeyin sebebini gönderir ve bu sebebe tesir ihsan eder. İnsan bu sebebi kullanıp, o şeye kavuşur. Evliyasının hatırı için, âdetini bozarak, bunlar dua edince veya Evliyayı kiram vesile edilerek dua edilince, bunlara (Keramet) olarak, sebebe hacet kalmadan, doğruca istenileni verir.]

Siz, âdem diyarından, bu varlık alemine, kendiliğinizden gelmediğiniz gibi, oraya, kendiniz gidemezsiniz. Gördüğünüz gözler, işittiğiniz kulaklar, duygu edindiğiniz organlar, düşündüğünüz zekalar, kullandığınız eller ve ayaklar, geçeceğiniz bütün yollar, girip çıktığınız bütün mahaller, hulasa, ruh ve cesedinize bağlı bütün aletler, sistemler, hepsi ve hepsi, Allahü teâlânın mülk ve mahlukudur. Siz Ondan hiçbir şey gasp edemez, mülk edinemezsiniz! O, hayy ve kayyumdur. Yani, görür, bilir, işitir ve her var olan şeyi, her an varlıkta durdurmaktadır. Hepsinin idaresinden, hallerinden bir an gafil olmaz. Mülkünü kimseye çaldırmaz. Emirlerine uymayanların cezasını vermekten de, aciz kalmaz. Mesela, Ayda, Merihde ve diğer yıldızlarda insan olmadığı gibi, bu Erd küresinde de bulunmasaydı, bir şey lazım gelmezdi. Bundan dolayı, büyüklüğünden bir şey eksilmezdi.

Hadis-i kudside buyuruyor ki:
(Önce gelenleriniz, sonra gelenleriniz; küçüğünüz, büyüğünüz; dirileriniz, ölüleriniz; insanlarınız, cinleriniz; en mütteki, itaatli kulum gibi olsanız, büyüklüğüm artmaz. Aksine olarak, hepiniz, bana karşı duran, Peygamberlerimi aşağı gören, düşmanım gibi olsanız, üluhiyyetimden bir şey eksilmez. Allahü teâlâ, sizden ganidir, Ona hiçbiriniz lazım değildir. Siz ise, var olmanız için ve varlıkta kalabilmeniz için ve her şeyinizle, hep Ona muhtaçsınız).

Güneşten ziya ve hararet gönderiyor. Aydan ışık dalgaları aks ettiriyor. Siyah topraktan, tatlı renkli, hoş kokulu nice çiçekler, güzel yüzler yaratıyor. Rüzgardan gönüllere ferahlık veren nefesler döküyor. Birçok senelik uzaklıktaki yıldızlardan, şu çıktığınız, sonunda gömüleceğiniz topraklara nurlar yağdırıyor. Zerrelerinde nice nice titreşimlerle tesirler uyandırıyor. [Bir taraftan, beğenmediğiniz, iğrendiğiniz pislikleri, en küçük, en hakir mahlukları [mikroplar] vasıtası ile, toprağa çevirip, çiğnediğiniz bu toprakları bitki fabrikasında, vücudunuz makinesinin yapı taşı olan, protein, yani yumurta akı maddesi haline döndürüyor. Bir taraftan da yine nebatat fabrikasında, toprağın suyunu, havanın boğucu gazı ile birleştirerek ve içerisine, semadan gönderdiği enerjiyi, kudreti depo ederek, nişastalı, şekerli maddeleri ve yağları, yani vücudunuz makinesini işletecek kudret kaynağını yaratıyor.] Böylece, tarlalarda, çöllerde, dağlarda, derelerde, bitirdiği nebatlarda ve yer yüzünde ve denizlerin dibinde gezdirdiği hayvanlarda, midelerinize gidecek, sizi besleyecek rızk, gıda hazırlıyor. Akciğerlerinizde kimyahaneler açarak, burada kanınızın zehirini ayırıp, yerine oksijen yakıcı maddesini sokuyor.

Dimağlarınızda, fizik laboratuvarları açarak, burada his uzuvlarından, sinirlerden gelen haberler alınıp, demir taşına mıknatıs kuvvetini yerleştirdiği gibi, beyninize yerleştirdiği akıl ve yüreğinize yerleştirdiği kalb kuvvetleri tesiri ile, bir anda, çeşitli planlar hazırlanıp, emirler, hareketler meydana getiriyor.

Yüreğinizi çok karışık ve harika dediğiniz tesirlerle, geceli gündüzlü çalıştırıp, damarlarınızda kan nehirleri akıtıyor. Sinirlerinizde, akıllarınızı şaşırtan, nice nice yol şebekeleri dokuyor. Adalelerinizde sermayeler gizliyor. Daha ve daha birçok harikalarla, vücudunuzu techiz ediyor, tamamlıyor. Hepsine fizik kanunları, kimya reaksiyonları ve biyoloji olayları gibi isimler taktığınız, bir nizam ve ahenkle, tesis ediyor, montaj yapıyor. Kuvvet merkezlerini içinize yerleştiriyor. Gereken tedbirleri ruh ve şuurunuza tersim ediyor. Zihin denilen bir hazine, akıl namında bir miyar, fikir dedikleri bir alet, irade dediğiniz bir anahtar da, ihsan ediyor. Herbirini yerinde kullanabilmeniz için size tatlı, acı ihtarlar, işaretler, meyiller, şehvetler de veriyor. Daha büyük bir nimet olarak, sadık ve emin Resullerle açıkça, talimat gönderiyor.

Nihayet, vücudunuz makinesini işletip ve tecrübelerini gösterip, maksada göre kullanmanız ve istifade etmeniz için elinize teslim ediyor. Bütün bunları, size ve iradenize ve yardımınıza muhtaç olduğundan değil, mahlukları arasında size ayrı bir mevki, bir salahiyet vererek, mesut ve bahtiyar olmanız için yapıyor. Ellerinizi, ayaklarınızı, kullanabildiğiniz her uzvunuzu, arzunuza bırakmayıp da, yüreğinizin atması, ciğerlerinizin şişmesi, kanlarınızın dolaşması gibi, sizden habersiz kullansaydı, her işinizde, zorla, refleks hareketleri ile, çolak el, kuru ayak ile yuvarlasaydı, her hareketiniz bir titreme, her kımıldamanız bir siğirme olsaydı, kendiliğinize ve emanetlere malik olduğunuzu iddia edebilir mi idiniz? Sizi, cansızlar gibi, sade dış kuvvetler tesiri ile veya hayvanlar gibi, yalnız dış ve iç kuvvetler ile akılsız, şuursuz hareket ettirse idi ve evlerinize taşıdığınız nimetlerden, yük hayvanı gibi, ağzınıza bir lokma verseydi, onu alıp yiyebilecek mi idiniz?

Doğmadan evvelki, doğduğunuz zamanki halinizi düşünüyor musunuz? Üzerinde yatıp kalktığınız, yiyip içtiğiniz, gezip dolaştığınız, gülüp oynadığınız, dertlerinize deva, korkulara, sıcağa, soğuğa, açlığa, susuzluğa, yırtıcı ve zehirli hayvanların ve düşmanların hücumlarına karşı koyacak vasıtaları bulduğunuz şu yer küresi yapılırken, taşları, toprakları hilkat fırınlarının ateşlerinde pişirilirken, suyu ve havası, kudret kimyahanesinde inbiklerden çekilirken, siz nerede idiniz, ne içinde idiniz, hiç düşünüyor musunuz?

Bugün, bizim dediğiniz karaların, denizlerden süzülüp ayrıldığı, dağların, derelerin, ovaların, tepelerin döşenildiği zaman, acaba nerede idiniz? Denizlerin acı suları, Hakkın kudreti ile buharlaştırılarak, gökte bulutlar yapılırken, o bulutlardan yağan yağmurlar, [çakan şimşeklerin ve güneşten gelen kudret, enerji dalgalarının hazırladığı gıda maddelerini] yanmış, kurumuş toprakların zerrelerine işletip, o maddeler, [ziya ve hararet şuaları tesiri ile] oynayıp titreşerek hayatın hücrelerini yetiştirirken, nerede idiniz ve nasıldınız?

Bugün kendinize maymun tohumu derler, inanırsınız. Allah yaratır, yaşatır, öldürür, her şeyi O yapar derler inanmak istemezsiniz.

Ey insan! Acaba sen nesin? Babanın damarlarında neydin? Bunak, örümcek kafalı, gerici diye hakaret ettiğin babana, vaktiyle damarları içinde sıkıntı verirdin. O zaman, seni oynatan kimdi ve sen onu, niçin rahatsız ediyordun? O, istese idi, seni bir çöplüğe atabilirdi, fakat atmadı. Seni, bir emanet gibi sakladı. Bol bol besleneceğin bir gülşen seray-ı ismete tevdi etti ve nice zaman himayene uğraştı ise, sen niçin sıkıntılarından babanı mesul tutarak tahkir ediyorsun da, nimetlerinden ona ve yaratanına bir şükür payı ayırmıyorsun? Sonra sen, emanetini niçin herkesin kirlettiği çöplüklere döküyorsun?

Etrafın, arzu ve emellerine uyduğu zaman, her şeyi, aklınla, ilminle, fenninle, gücünle, kuvvetinle yaratarak yaptığına, bütün başarıları icat ettiğine inanıyorsun. Hakkın sana verdiği vazifeyi unutuyor ve o yüksek memurluktan istifa ediyor ve emanete sahip çıkmaya kalkıyorsun. Kendini malik ve hakim tanımak ve tanıttırmak istiyorsun. Öte taraftan, etrafın, arzularına uymaz, dış kuvvetler seni mağlup etmeye başlarsa, o zaman da, kendinde hasret ve hüsrandan, acz ve yeisten başka bir şey görmüyorsun. Hiçbir irade ve ihtiyara sahip olmadığını, her şeyin cebr elinde esir olduğunu ve varlığının, otomatik ve fakat zembereği kırık bir makine gibi olduğunu iddia ediyorsun. Kaderi bir (İlmi mütekaddim) değil, bir (cebri mütehakkim) manasında anlıyorsun. Bunu söylerken, ağzının, gramofon gibi olmadığını da, sezmez değilsin.

Sofrana, sevdiğin yemekler gelmediği zaman eline geçirebileceğin kuru ekmeği yemekle, yemeyip açlıktan ölmek arasında hür ve serbest bulunduğun ve kuru lokmalar, ağzına zorla tıkılmadığı halde, elini, dilini uzatır, onları yersin. Hem yersin, hem de bir şey yapmadığına hüküm edersin. Düşünmezsin ki, elin ve ağzın, yine arzunla oynamış ve bu oynayış bir sıtma, bir titreme olmamıştır. Fakat, böyle mecbur olduğun zamanlarında bile, iradene malik olduğun halde, seni aciz bırakan, harici kuvvetler karşısında kendini mecbur, esir, hasılı bir hiç bilirsin.

Yahu! İşin yolunda, muvaffakiyet ve muzafferiyet yanında olunca (Hep), işlerin aksi, ters olduğu zamanında ise, kaderin cebri altında oyuncak bir (Hiç) diye iddia ettiğin o sen, bunlardan hangisisin? Hep misin, hiç misin?

Ey Âdem oğlu! Ey noksanlık ve taşkınlık içinde yüzen insan! Siz, ne hepsiniz, ne de hiçsiniz! Her halde ikisi arası bir şeysiniz. Evet siz, icat etmekten, her şeye hakim ve galip olmaktan, şüphesiz uzaksınız. Fakat, inkâr olunamayan bir hürriyet ve ihtiyarınız, sizi hakim kılan, bir arzu ve seçim hakkınız vardır. Siz, eşi ortağı bulunmayan bir hakim ve mutlak, başlı başına bir malik olan, Hak teâlânın emri altında, ayrı ayrı ve müşterek vazifeler alan, birer memursunuz! Onun koyduğu ahkam ve nizam ile, Onun tayin ettiği mevkileriniz ve halk edip emanet olarak verdiği salahiyet ve vasıtalarınız nispetinde vazife yaparsınız. Amir ancak O, hakim yalnız O, malik yine Odur. Ondan başka amir, Ona benzer hakim, Ona ortak malik yoktur. Sizin o kadar benimseyerek, hevesle atıldığınız maksatlar, gayeler, giriştiğiniz mücadeleler, sarf ettiğiniz gayretler, duyduğunuz iftiharlar, kazandığınız başarılar, Onun için olmadıkça, hep yalan, hep boştur. O halde kalblerinizde, niçin yalana yer veriyorsunuz da, şirklere sapıyorsunuz? Niçin, eşsiz hakim olan, Hak teâlânın emirlerine uymuyor, Onu mabud tanımıyorsunuz da, binlerce, hayal olan, mabudlar arkasında koşuyor, hepiniz sıkıntılar içinde boğuluyorsunuz? Her neye koşuyorsanız, sizi sürükleyen bir emel, bir ihtiyar, bir iman değil midir? Niçin o emeli Haktan başkasında arıyorsunuz? Niçin, o imanı Hakka tahsis etmiyor, o ihtiyarı bu imana ve imanın neticesi olan amellere sarf etmiyorsunuz?

Hak teâlânın hakimliğini tanıdığınız, emaneti ve emniyeti bozmayarak çalıştığınız zaman, birbirinizi ne kadar sevecek, ne kadar bağlı kardeşler olacaksınız. Sizin o kardeşliğinizden, Allah’ın merhameti, neler yaratacaktır. Kavuştuğunuz her nimet, hep Hakka imanın hasıl ettiği kardeşliğin neticesi ve Allahü teâlânın merhameti ve ihsanıdır. Gördüğünüz her musibet ve felaket de, hep kızgınlığın, nefretin ve düşmanlığın neticesidir. Bunlar ise, hakkı tanımamanın, zulüm ve haksızlık etmenin cezasıdır. Bu da, hukuku kendiniz kurmaya kalkışmanın, Hak teâlâ ile yarış edebilecek şeriklere tâbi olmanın, hasılı, halis tevhid ile, yalnız Hak teâlâya iman etmemenin neticesidir.

Hulasa, insanlığı kaplayan sıkıntıların birinci sebebi, Hakka karşı şirk ve müşrikliktir. İlim ve fen, ilerlediği halde, insanlığın ufuklarını sarmış olan fesat karanlığı, hep şirkin, imansızlığın, vahdetsizliğin ve sevişmezliğin neticesidir. Beşeriyet ne kadar uğraşırsa uğraşsın, sevip sevilmedikçe, ızdırap ve felaketten kurtulamaz. Hakkı tanımadıkça, Hakkı sevmedikçe, Hak teâlâyı hakim bilip, Ona kulluk etmedikçe, insanlar, birbiri ile sevişemez. Haktan ve Hak yolundan başka her ne düşünülse, hepsi ayrılık ve perişanlık yoludur. Görmez misiniz, camiye gidenler sevişir, meyhaneye gidenler dövüşür.

Hak teâlâdan başka her neye gönül verseniz, her neye tapınsanız, hepsinin zıddı, mukabili vardır. Bunların hepsi de, Hakkın kudreti ve iradesi altındadır. Şeriki, naziri, misli, zıddı, mukabili olmayan, yegane hakim, ancak Hak teâlâdır ve ancak Onun mukabili bâtıldır, yanlıştır ve varlığı mümkün olmayan bir yokluktur.

Hak teâlâdan başka, her neye tâbi olur, her neye tapınır, Onun yerine, her neyi sever ve hakiki hakim tanırsanız, biliniz ki, onlar da sizinle beraber yanacaktır. (Seadet-i Ebediyye
 

mektubat

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
4 Eki 2006
Mesajlar
2,308
Tepki puanı
1
Puanları
0
Yaş
42
Konum
İstanbul
Web Sitesi
www.caglarnetwork.com
RE: Allahü teala razı olsun

RE: Allahü teala razı olsun

Güner kardeşim Allah senden razı olsun.Gerçekten harika bi yazı.Bu ebedi saadete kavuşanların rehberi candan yakın cananı olsa gerek:).Meal okuyarak öğrenmeliyiz diyen arkadaşa sormak lazım meal bi kere ne demek?Meal demek:Kur'an-ı Kerim in anlamı deil,meali yazanın anladığıdır.Meallerin içinde zaten yazanlar bunun türkçeye tam anlamıyla çevrilemiyeceğini yazmışlardır.Abdest,namaz,hac gibi meseleleri de fıkh kitaplarından öğrenebilirsiniz.Mealden öğrenemezsiniz.Yani meal okuyarak zaman kaybedersiniz.Düşünün ki dağda bir çoban sizin dediğiniz gibi abdesti mealden hadisten direkt arasa sürüyü bırakıp bunlarla uğraşamaz.O nedenle Allahü teala Böyle mezhep imamlarını yaratmıştır.Ve ''Ümmetimin ayrılığı rahmettir'' hadisi şerifi burda bize kolaylık olmuştur.Zarurete düşen birisi başka mezhepi taklid eder.İslamiyet kolaylık dinidir ama kolaylığı kendi kolayımıza geldiği şekilde anlamıyalım.Doğru yolda olanlara selam ederim.

HaBeRcİnİn İşİ,yALnIz HaBeR VeRmEkTiR...
 

konak

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
20 Tem 2006
Mesajlar
1,186
Tepki puanı
0
Puanları
0
RE: KURANI KERİMİ ANLAMAK İÇİN NEYAPMALIYIZ?

Size tamamen katılıyorum Zerda Hanım.
Evet gerçekten Kur'an-ı Kerim'i Kur'an'dan ve Resuli Ekremin yaşamından ancak anlayabiliriz. Son yıllarda birçok mealci çıktı piyasaya ve kıyaslama yapıyorsunuz özünde bir ama çok ince nüanslarla insanları farklı bir yapıya ****ürecek nitelikte açıklamalar mevcut. Bunları buradan anlatmanın gereği yok bence eğer tv kanalları izleniyorsa herkes bunların farkındadır.
Rabbim bu güzel bilgileriniz için sevabınızı yazsın İnşallah.
Selam ve dua ile.
 

rainmen

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
19 Eyl 2006
Mesajlar
197
Tepki puanı
0
Puanları
0
RE: KURANI KERİMİ ANLAMAK İÇİN NEYAPMALIYIZ?

arkadaşım meali de tefsiri de ne anlama geldiğini çok ii biliyorum buna emin olun bir kere!evet kur-anı arapça orjinal bir dilde anlamayarak okumak daha mantıklı!!bize anlamamamız için indirildi bu kitap,düşünememiz için öğüt almamamız için sadece lafız olarak ezberden tekrar etmek yeterli olur.ya da arapça orjinal dili anlayabiliyorsan bir sorun yok ki zannet miyorum prof olmak lazım bunun için.aksine kur-an da düşünüp akıl etmemizle ilgili yüz den fazla ayet var.

bunları meal den okumazsan.anlayamazsın.düşünemezsin.daha kötüsü akledemezsin(bilirsin belki kur-an akletmeyenlere ne dediğini!!!)
sokaktaki bir insanın yazdığı mealden bahsetmiyorum keza bunu sokaktaki insan çeviremez tek bir harfini bile.bunlar prof.olmuş kişiler.alanlarında ihtisas yapmış olan kişiler.soruyorum sana kur-an'ı nasıl anlıyacaksın bir türk olarak söylermisin bana???
bir de arkadaşım islam tarihin de peygamber zamanın da mezhep falan yoktu.bunlar kaç yüz yıl sonra çıkan şeyler.islamın kur-anın için de nerde var söyleye bilirmisin?bir de kur-an furkan olarak idirilmiştir.hatta süresi bile var.parça parça ayet ayet ki anlayabilelim diye.ama hala anlamamak için diretiyorsanız siz bilirsiniz arkadaşım.
islam hala bu dar kalıpların arasından çıkamadığı için bu hale geldi zaten.biraz düşünürseniz ne olduğunu anlarsınız.bu gün süleyman ateş.muhammed esed.diyanet,elmalılı hamdi, salih akdemir,bayraktar bayraklı.vb.boşuna meal yapmışlar dimi onlar sizin kadar akıllı değillerdiler belkide!!!bu sayılan kişler öylesine insanlar değiller sanırım ki mealden okumamızı söylüyorlar bizlere.tabi "biz" dini daha iyi bildiğimiz için gerek yoktur sanırım!!
şunu da belirtiyim ki kur-an mealini salt olarak alınmalı demiyorum.peygamber s.a.s nin hayatını da çok ii ve sağlam kaynaklardan edindiğimiz bilgilerle anca kur-an'ın vermek istediği mesajı anlayabiliriz.üstüne basarak söylüyorum bunları yukarı da saydığım müfeessirler söylüyorlar.kendi kafamdan uydurduğum şeyler değil.biraz araştırınca anlarsınız.
 

SuARAa

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
7 Eki 2006
Mesajlar
12
Tepki puanı
0
Puanları
0
RE: KURANI KERİMİ ANLAMAK İÇİN NEYAPMALIYIZ?

Arkadaşım yazdığın konunun kaynağı neresidir belli edersen sevinirim öncelikle..Yazını okuduktan sonra içinde geçen bazı cümleler beni şaşırttı..Direk söylenen cehenneme gider gibi yada dinden çıkar gibi.. Kuranın mealini okumak için tüm islam ahlakını ve tüm ilimlerş bilmek gerekiyor sizin düşüncenize göre..Ya da bu kadar kolay nasıl fetva veriliyor anlayamadım açıkçasıı..Belki Kuranda geçen bir ayetle hidayete erecekler..Kuran kişinin günlük hayatına ve yaşamına adapte edilmeli..Bu kadar uzaklaştırmaya çalışmak yanlış..Umarım bir açıklama getirirsin..
Selam ve dua ile..
 

mektubat

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
4 Eki 2006
Mesajlar
2,308
Tepki puanı
1
Puanları
0
Yaş
42
Konum
İstanbul
Web Sitesi
www.caglarnetwork.com
RE: KURANI KERİMİ ANLAMAK İÇİN NEYAPMALIYIZ?

Âyet ve hadisten delil
Sual: Yazılarınızda, biz Kur�an ve hadisleri anlayamayacağımız için fıkıh kitabı okumamız gerektiğini bildirdiğiniz halde, neden âyet ve hadisleri delil olarak gösteriyorsunuz?
CEVAP
Biz hiçbir âyeti Kur'andan ve hiçbir hadisi hadis kitaplarından almıyoruz. Doğru mana versek bile hata olur. Çünkü buna yetkimiz yoktur. Bir hadis-i şerifte, (Kur�anı kendi görüşüne göre açıklayan kâfir olur) buyuruluyor.

Bir kimse, kendi görüşüne göre Kur'an-ı kerime mana verse, verdiği mana doğru olsa da, meşru yoldan çıkarmadığı için, hata etmiş olur. Verdiği mana yanlış ise kâfir olur. (Berika)

Yine bir hadis-i şerifte de buyuruluyor ki:
(Kur'an-ı kerimi, kendi görüşü ile açıklayan, doğru olsa dahi, mutlaka hata etmiştir.) [Nesai]

İslam âlimleri bir konuyu anlatırken âyet ve hadisten delil vermişse, biz onları aynen naklediyoruz. Yani kendiliğimizden âyet ve hadisi delil göstermiyoruz. Her seferinde yani her yazı ve paragrafta, o İslam âliminin ismini, kitabının ismini yazmadığımız için, bizim kendiliğimizden almış olduğumuz zannediliyor.

İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
Hiç yanlış olmayan, güvenilecek, yalnız Kur'an-ı kerim ve hadis-i şeriflerdir. Çünkü her ikisi de, elbette doğru olan, vahy ile yani melek ile indirilmiştir. Âlimlerin söz birliği ve müctehidlerin ictihadı da, bu iki doğru kaynaktan alınmıştır. İşte, İslamiyet'in bu dört temeli dışında kalan bilgiler, her ne olursa olsun, bu dört esasa uygun ise, kabul edilir. Uygun olmayanlar, Evliyanın ilimleri, marifetleri, keşifleri olsa da kabul edilmez. [Fen adamı olarak geçinen, fen taklitçilerinin, tecrübe ve ispat edilmiş bilgiler arasına, bozuk düşünceleri ile karıştırdıkları, hipotez, teori bile olmayan sözleri de böyle kabul edilmez.] (M. 217)

Muhammed Hadimi hazretleri buyuruyor ki:
Edille-i şer�iyyenin dört olması müctehidler içindir. Mukallidler yani dört mezhepten birinde olanlar için delil, senet, bulunduğu mezhep imamının ictihadı ve sözüdür. Çünkü mukallidler, âyetten ve hadisten ahkam çıkaramaz. Bunun içindir ki, mezhep imamının sözü, Nass�a yani âyete ve hadise uymuyor göründüğü zaman mezhep imamının sözüne uyulur. Çünkü Nass ictihad isteyebilir. Yahut, başka nassla değişmesi, tevil edilmesi veya nesh edilmiş olması mümkündür. Bunları da ancak müctehid anlayabilir. (Berika s.94)
 

mtekik

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
26 Ağu 2006
Mesajlar
2,702
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
53
Web Sitesi
islamiportal.net
RE: KURANI KERİMİ ANLAMAK İÇİN NEYAPMALIYIZ?

S.A.
ZERDA ABLA FORUM SAYFASINDA İŞLEDİĞİNİZ KONU İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM. GERÇEKTENDE BİZLER DİNİMİZİ ÖĞRENMEK İÇİN BİR GAYRET SARFETMİYORUZ VE DAHA KÖTÜSÜ ÖĞRENMEMİZ GEREKTİĞİNİ BİLMİYORUZ. SENDEN RİCAM BİR MÜSLÜMANIN OKUMASI GEREK DEDİĞİN FIKIH, AHLAK V.S. KİTAPLAR İÇİN İSİM VEREBİLİRMİSİN.

K.S.E.O.
 

mtekik

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
26 Ağu 2006
Mesajlar
2,702
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
53
Web Sitesi
islamiportal.net
RE: KURANI KERİMİ ANLAMAK İÇİN NEYAPMALIYIZ?

rainmen yazdı:
arkadaşım meali de tefsiri de ne anlama geldiğini çok ii biliyorum buna emin olun bir kere!evet kur-anı arapça orjinal bir dilde anlamayarak okumak daha mantıklı!!bize anlamamamız için indirildi bu kitap,düşünememiz için öğüt almamamız için sadece lafız olarak ezberden tekrar etmek yeterli olur.ya da arapça orjinal dili anlayabiliyorsan bir sorun yok ki zannet miyorum prof olmak lazım bunun için.aksine kur-an da düşünüp akıl etmemizle ilgili yüz den fazla ayet var.

bunları meal den okumazsan.anlayamazsın.düşünemezsin.daha kötüsü akledemezsin(bilirsin belki kur-an akletmeyenlere ne dediğini!!!)
sokaktaki bir insanın yazdığı mealden bahsetmiyorum keza bunu sokaktaki insan çeviremez tek bir harfini bile.bunlar prof.olmuş kişiler.alanlarında ihtisas yapmış olan kişiler.soruyorum sana kur-an'ı nasıl anlıyacaksın bir türk olarak söylermisin bana???
bir de arkadaşım islam tarihin de peygamber zamanın da mezhep falan yoktu.bunlar kaç yüz yıl sonra çıkan şeyler.islamın kur-anın için de nerde var söyleye bilirmisin?bir de kur-an furkan olarak idirilmiştir.hatta süresi bile var.parça parça ayet ayet ki anlayabilelim diye.ama hala anlamamak için diretiyorsanız siz bilirsiniz arkadaşım.
islam hala bu dar kalıpların arasından çıkamadığı için bu hale geldi zaten.biraz düşünürseniz ne olduğunu anlarsınız.bu gün süleyman ateş.muhammed esed.diyanet,elmalılı hamdi, salih akdemir,bayraktar bayraklı.vb.boşuna meal yapmışlar dimi onlar sizin kadar akıllı değillerdiler belkide!!!bu sayılan kişler öylesine insanlar değiller sanırım ki mealden okumamızı söylüyorlar bizlere.tabi "biz" dini daha iyi bildiğimiz için gerek yoktur sanırım!!
şunu da belirtiyim ki kur-an mealini salt olarak alınmalı demiyorum.peygamber s.a.s nin hayatını da çok ii ve sağlam kaynaklardan edindiğimiz bilgilerle anca kur-an'ın vermek istediği mesajı anlayabiliriz.üstüne basarak söylüyorum bunları yukarı da saydığım müfeessirler söylüyorlar.kendi kafamdan uydurduğum şeyler değil.biraz araştırınca anlarsınız.

S.A. KARDEŞİM UZUN SÜREDİR YAZILARINIZI TAKİP EDİYORUM.
BAZAN BEN BİLE ÇİLEDEN ÇIKARTAN YAZILARIN OLMASINA RAĞMEN GENELEDE BEĞENEREK OKUYORUM. YAPTIĞIN PAYLAŞIMLAR İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM. AMA KARDEŞİM YORUM YAZARKEN KULLANDIĞIMIZ DİLE DAHA DİKKAT EDERSEK, MÜSLÜMANA YAKIŞAN ŞEKİLDE HAREKET EDERSEK, BİRBİRİMİZ KIRMAMAYA DİKKAT EDERSEK ÇOK DAHA GÜZEL OLUR KANATİNDEYİM.
ŞUNADA İNANIYORUM Kİ ASLINDA BİRBİRİNİZDEN FARKLI ŞEYLER SÖYLEMİYORSUNUZ AMA SADECE İFADE FARKI VAR.
EVET DİNİMİZİ EN GÜZEL ŞEKİLDE KAYNAĞINDAN ÖĞRENEBİLİRİZ. HZ. PEYGAMBERİMİZ S.A.V. YAŞAYAN , AYAKLI KURANADIR. ÇÜNKÜ O ANA RAHMİNE DÜŞTÜĞÜNDEN İTİBAREN VEFAT INA KADAR KOMPLE BİR KURANİ YAŞAM SÜRMÜŞTÜR. DOLAYISIYLA BİZ ONU VE YAŞANTISINI TAM VE EKSİKSİZ OLARAK BİLMEK DURUMUNDAYIZ.
SÖYLENDİĞİ GİBİ KURANİ KERİMİN BİR ÇOK AYETİ BİZ AVAMIN ANLAYACABİLCEĞİ AYETLERDEN MÜTEŞEKKİLDİR VE BUNLARI OKUMA YAZMA VE ANLAYIŞI OLAN HER MÜSLÜMAN ANLAR . AMA BAZI AYETLER VARDIR Kİ BUNLARA MÜTEŞABİH AYETLER DİYORUZ. İŞTE BURADA ZERDA ABLANIN DEDİĞİ KURALLAR GİRER. BU KONUDA İHTİSAS YAPMIŞ ALİMLERİMİZDEN FAYDALANMAK ZORUNDAYIZ. BAŞTA SÖYLEDİĞİM GİBİ İKİNİZDE AYNI ŞEYLERİ FARKLI ŞEKİLDE İFADE ETTİNİZ. ALLAH C.C. İKİNİZDENDE RAZI OLSUN.
K.S.E.O.
 

mektubat

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
4 Eki 2006
Mesajlar
2,308
Tepki puanı
1
Puanları
0
Yaş
42
Konum
İstanbul
Web Sitesi
www.caglarnetwork.com
RE: Eshab-ı kiramın mezhebi

RE: Eshab-ı kiramın mezhebi

Sual: Herkes Kur'an'a bağlanmalı, çünkü Peygamberin mezhebi ne idi? Eshabın mezhebi mi vardı?
CEVAP
Bin küsur yıldan beri herkes bir mezhebe bağlı iken, bazı türediler, böyle sorularla zihinleri bulandırıp herkesi başı boş, mezhepsiz yapmaya çalışıyorlar. Dini delillerden anlamayanlara iki akli örnek verelim:

Milli eğitime bağlı okullar, sınıflar, müdürler, öğretmenler ve öğrenciler vardır. Okul ile sınıf, müdürle öğretmen mukayese edilmez. Çünkü hepsinin görevleri farklıdır. Öğretmenle öğrenci de mukayese edilmez. Öğrencileri müdür veya öğretmen yerine, öğretmenleri de öğrenci yerine koymak yanlış olur. Öğretmen veya müdür hangi sınıfın öğrencisi denemeyeceği gibi, şu öğrenci, hangi okulun müdürü denmez. Öğretmen ve müdüre öğrenci denmez.

Atalarımız, Temsilde hata olmaz demişlerdir. Müctehid âlimler birer öğretmen gibidir. Mutlak müctehidler ise müdür gibidir. İnsanlar da öğrenci gibidir. Öğretmene, bu hangi okulun müdürü denmeyeceği gibi, öğrenciye de hangi okulun öğretmeni denmez. Öğrenciler öğretmene tâbi olduğu gibi, insanlar da müctehide tâbi olur.

Öğretmenler nasıl müdüre bağlı ise, tamamı müctehid olan Eshab-ı kiram da, Resulullah efendimize bağlı idiler. Tabiinde ise müctehidler ve halk var idi. Halk müctehidlere tâbi oluyordu. Halkın mezhebi tâbi olduğu müctehidin mezhebi idi. Mezhepsiz kimse yok idi.

Eshab-ı kiram, Resulullaha değil, biz yalnız Allah�a tâbiyiz demediler ve demeleri de mümkün değildir. Sıradan bir müslüman da, Müctehide tâbi olmam, ben yalnız Resulullaha tâbi olurum diyemez. Müctehid, Allah�ın ve Resulünün emirlerini bildiriyor. Müctehide uymak Allah ve Resulüne uymak demektir. Bugün ise, bazı mezhepsizler, müctehide değil, Resulullaha bile tâbi olmayı uygun görmüyorlar. Yalnız Kur�ana tâbiyiz diyorlar.

Nasıl ki öğretmen müdüre, müdür de Milli eğitim Bakanına, Milli eğitim bakanı da Başbakana bağlı ise, insanlar bir müctehide, müctehidler mutlak müctehide, mutlak müctehidler de Resulullah efendimize bağlıdır. Bağsız yani mezhepsiz kimse yok idi.

Ordudaki misal daha cazip. Bütün subayların bir sınıfı olur. Topçu yüzbaşı, piyade albay gibi. Ama general olunca artık sınıf kalmaz. Topçu general olmaz. Artık o bütün sınıfların generalidir. Generaller de, sınıfsız ama, onlar da ya havacı, ya karacı veya denizcidir. Bunlardan birinde olmayan general olmaz. Bunlar da, ordu komutanlıklarına, ordu komutanları da hava, deniz veya kara kuvvetlerine bağlıdır. Kuvvet komutanları genel kurmaya bağlıdır.

Dikkat edilirse, gerek eğitim sisteminde ve gerekse orduda bağımsız bir kurum yoktur. Herkesin bağlı olduğu, sorumlu olduğu bir yer vardır.

İnsanlar birer er gibidir. Bağlı oldukları bölükler, taburlar alaylar vardır. Ben genel kurmay başkanına bağlıyım bölük komutanını falan takmam diyemez. Müctehidler generaller gibidir. Mutlak müctehidler kuvvet komutanları gibidir. Resulullah efendimiz de genel kurmay başkanı gibidir. Genel kurmay başkanı, hangi bölüğün eri veya hangi kuvvet komutanlığına bağlı denilemeyeceği gibi, Eshab-ı kiramın veya Resulullahın mezhebi ne idi denemez.

Bu durum iyice anlaşılınca, herkes haddini bilmeli, er olan erim demeli, subayla, generalle benim aramda ne fark var dememeli. Bir müslüman da müctehidle boy ölçüşmemeli. Hatta Peygambere bile uymayıp ben Kur�ana göre hareket ederim demesi ne kadar yanlıştır.
 

rainmen

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
19 Eyl 2006
Mesajlar
197
Tepki puanı
0
Puanları
0
RE: KURANI KERİMİ ANLAMAK İÇİN NEYAPMALIYIZ?

mtekik yazdı:
rainmen yazdı:
arkadaşım meali de tefsiri de ne anlama geldiğini çok ii biliyorum buna emin olun bir kere!evet kur-anı arapça orjinal bir dilde anlamayarak okumak daha mantıklı!!bize anlamamamız için indirildi bu kitap,düşünememiz için öğüt almamamız için sadece lafız olarak ezberden tekrar etmek yeterli olur.ya da arapça orjinal dili anlayabiliyorsan bir sorun yok ki zannet miyorum prof olmak lazım bunun için.aksine kur-an da düşünüp akıl etmemizle ilgili yüz den fazla ayet var.

bunları meal den okumazsan.anlayamazsın.düşünemezsin.daha kötüsü akledemezsin(bilirsin belki kur-an akletmeyenlere ne dediğini!!!)
sokaktaki bir insanın yazdığı mealden bahsetmiyorum keza bunu sokaktaki insan çeviremez tek bir harfini bile.bunlar prof.olmuş kişiler.alanlarında ihtisas yapmış olan kişiler.soruyorum sana kur-an'ı nasıl anlıyacaksın bir türk olarak söylermisin bana???
bir de arkadaşım islam tarihin de peygamber zamanın da mezhep falan yoktu.bunlar kaç yüz yıl sonra çıkan şeyler.islamın kur-anın için de nerde var söyleye bilirmisin?bir de kur-an furkan olarak idirilmiştir.hatta süresi bile var.parça parça ayet ayet ki anlayabilelim diye.ama hala anlamamak için diretiyorsanız siz bilirsiniz arkadaşım.
islam hala bu dar kalıpların arasından çıkamadığı için bu hale geldi zaten.biraz düşünürseniz ne olduğunu anlarsınız.bu gün süleyman ateş.muhammed esed.diyanet,elmalılı hamdi, salih akdemir,bayraktar bayraklı.vb.boşuna meal yapmışlar dimi onlar sizin kadar akıllı değillerdiler belkide!!!bu sayılan kişler öylesine insanlar değiller sanırım ki mealden okumamızı söylüyorlar bizlere.tabi "biz" dini daha iyi bildiğimiz için gerek yoktur sanırım!!
şunu da belirtiyim ki kur-an mealini salt olarak alınmalı demiyorum.peygamber s.a.s nin hayatını da çok ii ve sağlam kaynaklardan edindiğimiz bilgilerle anca kur-an'ın vermek istediği mesajı anlayabiliriz.üstüne basarak söylüyorum bunları yukarı da saydığım müfeessirler söylüyorlar.kendi kafamdan uydurduğum şeyler değil.biraz araştırınca anlarsınız.

S.A. KARDEŞİM UZUN SÜREDİR YAZILARINIZI TAKİP EDİYORUM.
BAZAN BEN BİLE ÇİLEDEN ÇIKARTAN YAZILARIN OLMASINA RAĞMEN GENELEDE BEĞENEREK OKUYORUM. YAPTIĞIN PAYLAŞIMLAR İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM. AMA KARDEŞİM YORUM YAZARKEN KULLANDIĞIMIZ DİLE DAHA DİKKAT EDERSEK, MÜSLÜMANA YAKIŞAN ŞEKİLDE HAREKET EDERSEK, BİRBİRİMİZ KIRMAMAYA DİKKAT EDERSEK ÇOK DAHA GÜZEL OLUR KANATİNDEYİM.
ŞUNADA İNANIYORUM Kİ ASLINDA BİRBİRİNİZDEN FARKLI ŞEYLER SÖYLEMİYORSUNUZ AMA SADECE İFADE FARKI VAR.
EVET DİNİMİZİ EN GÜZEL ŞEKİLDE KAYNAĞINDAN ÖĞRENEBİLİRİZ. HZ. PEYGAMBERİMİZ S.A.V. YAŞAYAN , AYAKLI KURANADIR. ÇÜNKÜ O ANA RAHMİNE DÜŞTÜĞÜNDEN İTİBAREN VEFAT INA KADAR KOMPLE BİR KURANİ YAŞAM SÜRMÜŞTÜR. DOLAYISIYLA BİZ ONU VE YAŞANTISINI TAM VE EKSİKSİZ OLARAK BİLMEK DURUMUNDAYIZ.
SÖYLENDİĞİ GİBİ KURANİ KERİMİN BİR ÇOK AYETİ BİZ AVAMIN ANLAYACABİLCEĞİ AYETLERDEN MÜTEŞEKKİLDİR VE BUNLARI OKUMA YAZMA VE ANLAYIŞI OLAN HER MÜSLÜMAN ANLAR . AMA BAZI AYETLER VARDIR Kİ BUNLARA MÜTEŞABİH AYETLER DİYORUZ. İŞTE BURADA ZERDA ABLANIN DEDİĞİ KURALLAR GİRER. BU KONUDA İHTİSAS YAPMIŞ ALİMLERİMİZDEN FAYDALANMAK ZORUNDAYIZ. BAŞTA SÖYLEDİĞİM GİBİ İKİNİZDE AYNI ŞEYLERİ FARKLI ŞEKİLDE İFADE ETTİNİZ. ALLAH C.C. İKİNİZDENDE RAZI OLSUN.
K.S.E.O.

a.s kardeşim.inan dikkat ediyorum ben de yazarken yazılarıma.bi de bana karşı yönelen yazılara bakarmısın ne kadar sert uslup kullanılıyor!!bir kere benim hakkımda hiç bir bilgisi olmadan "şunun ne demek olduğunu biliyor mu sormak lazım" tarzında ki yazıya ben nasıl sakin bir şekilde cevap yazabilirim ki arkadaşım el insaf ama değil mi?ben bir kere kimseye itham etmiyorum yazılarımda kendi kişisel düşüncem olduğunu dile getiriyorum(ki bunları da kendi kafamdan uydurduğum şeyler değil,gerçekten değerli müfeessirlerden edindiğim bilgi dailinde ki düşüncelerimdir)
artı olarak da kur an okumayı zorlaştırmayalım.bakın peygamberimiz zamanında sahabisinden okuma yazmayı bilmeyen ama kur-an'I verdiği mesajını çok iyi anlayan değerli sahabi'ler var.evet okuma yazma bilmedikleri halde kur-an'nı tam anlamıyla irdeleyen sahabiler.(bknz kaynak:mustafa islamoğlunun "iman" kitabı ilgili bölüm)yani kur-an'ı anlamayı zorlaştırmak ille de yardımcı kitaplar kapsamında değerlendirmemiz doğru değildir.bunu söylemeye çalışıyorum.
bir de islamın ilk yılları ile ilgili okunması gereken(hadis ve sünneti de kapsayan )kitapları okumamız şart!!çünkü tahrip edilen yalan yanlış sünnet die hadis die şeylerle dolu.(yahudileşme temayünü,imamlar ve sultanlar mustafa islamoğlu'nun.islamın ilk yılları muhammed esed'in.sünnet ve hadis'in anlaşılması m..görmez'in.alternatif hadis metodolojisi m.hayri kırmaşoğlu'nun eserleri okunursa gerçekten nasıl bir yıpratılma ve saptırılma olduğu anlaşılacaktır.Allaha emanet olun.(yine de tşk.ederim uyarınız için.daha çok dikkat ederim.en neticede tabi ki hepimiz bir kardeşiz burda düşüncelerimiz farklı,bilgilerimiz bile yanlış olsa güzel bir şekilde söylenmeli diye düşünüyorum)
 

mtekik

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
26 Ağu 2006
Mesajlar
2,702
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
53
Web Sitesi
islamiportal.net
RE: KURANI KERİMİ ANLAMAK İÇİN NEYAPMALIYIZ?

rainmen yazdı:
mtekik yazdı:
rainmen yazdı:
arkadaşım meali de tefsiri de ne anlama geldiğini çok ii biliyorum buna emin olun bir kere!evet kur-anı arapça orjinal bir dilde anlamayarak okumak daha mantıklı!!bize anlamamamız için indirildi bu kitap,düşünememiz için öğüt almamamız için sadece lafız olarak ezberden tekrar etmek yeterli olur.ya da arapça orjinal dili anlayabiliyorsan bir sorun yok ki zannet miyorum prof olmak lazım bunun için.aksine kur-an da düşünüp akıl etmemizle ilgili yüz den fazla ayet var.

bunları meal den okumazsan.anlayamazsın.düşünemezsin.daha kötüsü akledemezsin(bilirsin belki kur-an akletmeyenlere ne dediğini!!!)
sokaktaki bir insanın yazdığı mealden bahsetmiyorum keza bunu sokaktaki insan çeviremez tek bir harfini bile.bunlar prof.olmuş kişiler.alanlarında ihtisas yapmış olan kişiler.soruyorum sana kur-an'ı nasıl anlıyacaksın bir türk olarak söylermisin bana???
bir de arkadaşım islam tarihin de peygamber zamanın da mezhep falan yoktu.bunlar kaç yüz yıl sonra çıkan şeyler.islamın kur-anın için de nerde var söyleye bilirmisin?bir de kur-an furkan olarak idirilmiştir.hatta süresi bile var.parça parça ayet ayet ki anlayabilelim diye.ama hala anlamamak için diretiyorsanız siz bilirsiniz arkadaşım.
islam hala bu dar kalıpların arasından çıkamadığı için bu hale geldi zaten.biraz düşünürseniz ne olduğunu anlarsınız.bu gün süleyman ateş.muhammed esed.diyanet,elmalılı hamdi, salih akdemir,bayraktar bayraklı.vb.boşuna meal yapmışlar dimi onlar sizin kadar akıllı değillerdiler belkide!!!bu sayılan kişler öylesine insanlar değiller sanırım ki mealden okumamızı söylüyorlar bizlere.tabi "biz" dini daha iyi bildiğimiz için gerek yoktur sanırım!!
şunu da belirtiyim ki kur-an mealini salt olarak alınmalı demiyorum.peygamber s.a.s nin hayatını da çok ii ve sağlam kaynaklardan edindiğimiz bilgilerle anca kur-an'ın vermek istediği mesajı anlayabiliriz.üstüne basarak söylüyorum bunları yukarı da saydığım müfeessirler söylüyorlar.kendi kafamdan uydurduğum şeyler değil.biraz araştırınca anlarsınız.

S.A. KARDEŞİM UZUN SÜREDİR YAZILARINIZI TAKİP EDİYORUM.
BAZAN BEN BİLE ÇİLEDEN ÇIKARTAN YAZILARIN OLMASINA RAĞMEN GENELEDE BEĞENEREK OKUYORUM. YAPTIĞIN PAYLAŞIMLAR İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM. AMA KARDEŞİM YORUM YAZARKEN KULLANDIĞIMIZ DİLE DAHA DİKKAT EDERSEK, MÜSLÜMANA YAKIŞAN ŞEKİLDE HAREKET EDERSEK, BİRBİRİMİZ KIRMAMAYA DİKKAT EDERSEK ÇOK DAHA GÜZEL OLUR KANATİNDEYİM.
ŞUNADA İNANIYORUM Kİ ASLINDA BİRBİRİNİZDEN FARKLI ŞEYLER SÖYLEMİYORSUNUZ AMA SADECE İFADE FARKI VAR.
EVET DİNİMİZİ EN GÜZEL ŞEKİLDE KAYNAĞINDAN ÖĞRENEBİLİRİZ. HZ. PEYGAMBERİMİZ S.A.V. YAŞAYAN , AYAKLI KURANADIR. ÇÜNKÜ O ANA RAHMİNE DÜŞTÜĞÜNDEN İTİBAREN VEFAT INA KADAR KOMPLE BİR KURANİ YAŞAM SÜRMÜŞTÜR. DOLAYISIYLA BİZ ONU VE YAŞANTISINI TAM VE EKSİKSİZ OLARAK BİLMEK DURUMUNDAYIZ.
SÖYLENDİĞİ GİBİ KURANİ KERİMİN BİR ÇOK AYETİ BİZ AVAMIN ANLAYACABİLCEĞİ AYETLERDEN MÜTEŞEKKİLDİR VE BUNLARI OKUMA YAZMA VE ANLAYIŞI OLAN HER MÜSLÜMAN ANLAR . AMA BAZI AYETLER VARDIR Kİ BUNLARA MÜTEŞABİH AYETLER DİYORUZ. İŞTE BURADA ZERDA ABLANIN DEDİĞİ KURALLAR GİRER. BU KONUDA İHTİSAS YAPMIŞ ALİMLERİMİZDEN FAYDALANMAK ZORUNDAYIZ. BAŞTA SÖYLEDİĞİM GİBİ İKİNİZDE AYNI ŞEYLERİ FARKLI ŞEKİLDE İFADE ETTİNİZ. ALLAH C.C. İKİNİZDENDE RAZI OLSUN.
K.S.E.O.

a.s kardeşim.inan dikkat ediyorum ben de yazarken yazılarıma.bi de bana karşı yönelen yazılara bakarmısın ne kadar sert uslup kullanılıyor!!bir kere benim hakkımda hiç bir bilgisi olmadan "şunun ne demek olduğunu biliyor mu sormak lazım" tarzında ki yazıya ben nasıl sakin bir şekilde cevap yazabilirim ki arkadaşım el insaf ama değil mi?ben bir kere kimseye itham etmiyorum yazılarımda kendi kişisel düşüncem olduğunu dile getiriyorum(ki bunları da kendi kafamdan uydurduğum şeyler değil,gerçekten değerli müfeessirlerden edindiğim bilgi dailinde ki düşüncelerimdir)
artı olarak da kur an okumayı zorlaştırmayalım.bakın peygamberimiz zamanında sahabisinden okuma yazmayı bilmeyen ama kur-an'I verdiği mesajını çok iyi anlayan değerli sahabi'ler var.evet okuma yazma bilmedikleri halde kur-an'nı tam anlamıyla irdeleyen sahabiler.(bknz kaynak:mustafa islamoğlunun "iman" kitabı ilgili bölüm)yani kur-an'ı anlamayı zorlaştırmak ille de yardımcı kitaplar kapsamında değerlendirmemiz doğru değildir.bunu söylemeye çalışıyorum.
bir de islamın ilk yılları ile ilgili okunması gereken(hadis ve sünneti de kapsayan )kitapları okumamız şart!!çünkü tahrip edilen yalan yanlış sünnet die hadis die şeylerle dolu.(yahudileşme temayünü,imamlar ve sultanlar mustafa islamoğlu'nun.islamın ilk yılları muhammed esed'in.sünnet ve hadis'in anlaşılması m..görmez'in.alternatif hadis metodolojisi m.hayri kırmaşoğlu'nun eserleri okunursa gerçekten nasıl bir yıpratılma ve saptırılma olduğu anlaşılacaktır.Allaha emanet olun.(yine de tşk.ederim uyarınız için.daha çok dikkat ederim.en neticede tabi ki hepimiz bir kardeşiz burda düşüncelerimiz farklı,bilgilerimiz bile yanlış olsa güzel bir şekilde söylenmeli diye düşünüyorum)

S.A. KARDEŞİM,
BENDE MUSTAFA İSLAMOĞLUNUN HAYRANLARINDANIM, ALLAH SENDEN RAZI OLSUN Kİ UYARIMIZI DİKKATE ALMIŞSIN. BUNUN İÇİN TEKRAR TEŞEKKÜR EDERİM.
K.S.E.O.
 

rainmen

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
19 Eyl 2006
Mesajlar
197
Tepki puanı
0
Puanları
0
RE: KURANI KERİMİ ANLAMAK İÇİN NEYAPMALIYIZ?

mtekik yazdı:
rainmen yazdı:
mtekik yazdı:
rainmen yazdı:
arkadaşım meali de tefsiri de ne anlama geldiğini çok ii biliyorum buna emin olun bir kere!evet kur-anı arapça orjinal bir dilde anlamayarak okumak daha mantıklı!!bize anlamamamız için indirildi bu kitap,düşünememiz için öğüt almamamız için sadece lafız olarak ezberden tekrar etmek yeterli olur.ya da arapça orjinal dili anlayabiliyorsan bir sorun yok ki zannet miyorum prof olmak lazım bunun için.aksine kur-an da düşünüp akıl etmemizle ilgili yüz den fazla ayet var.

bunları meal den okumazsan.anlayamazsın.düşünemezsin.daha kötüsü akledemezsin(bilirsin belki kur-an akletmeyenlere ne dediğini!!!)
sokaktaki bir insanın yazdığı mealden bahsetmiyorum keza bunu sokaktaki insan çeviremez tek bir harfini bile.bunlar prof.olmuş kişiler.alanlarında ihtisas yapmış olan kişiler.soruyorum sana kur-an'ı nasıl anlıyacaksın bir türk olarak söylermisin bana???
bir de arkadaşım islam tarihin de peygamber zamanın da mezhep falan yoktu.bunlar kaç yüz yıl sonra çıkan şeyler.islamın kur-anın için de nerde var söyleye bilirmisin?bir de kur-an furkan olarak idirilmiştir.hatta süresi bile var.parça parça ayet ayet ki anlayabilelim diye.ama hala anlamamak için diretiyorsanız siz bilirsiniz arkadaşım.
islam hala bu dar kalıpların arasından çıkamadığı için bu hale geldi zaten.biraz düşünürseniz ne olduğunu anlarsınız.bu gün süleyman ateş.muhammed esed.diyanet,elmalılı hamdi, salih akdemir,bayraktar bayraklı.vb.boşuna meal yapmışlar dimi onlar sizin kadar akıllı değillerdiler belkide!!!bu sayılan kişler öylesine insanlar değiller sanırım ki mealden okumamızı söylüyorlar bizlere.tabi "biz" dini daha iyi bildiğimiz için gerek yoktur sanırım!!
şunu da belirtiyim ki kur-an mealini salt olarak alınmalı demiyorum.peygamber s.a.s nin hayatını da çok ii ve sağlam kaynaklardan edindiğimiz bilgilerle anca kur-an'ın vermek istediği mesajı anlayabiliriz.üstüne basarak söylüyorum bunları yukarı da saydığım müfeessirler söylüyorlar.kendi kafamdan uydurduğum şeyler değil.biraz araştırınca anlarsınız.

S.A. KARDEŞİM UZUN SÜREDİR YAZILARINIZI TAKİP EDİYORUM.
BAZAN BEN BİLE ÇİLEDEN ÇIKARTAN YAZILARIN OLMASINA RAĞMEN GENELEDE BEĞENEREK OKUYORUM. YAPTIĞIN PAYLAŞIMLAR İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM. AMA KARDEŞİM YORUM YAZARKEN KULLANDIĞIMIZ DİLE DAHA DİKKAT EDERSEK, MÜSLÜMANA YAKIŞAN ŞEKİLDE HAREKET EDERSEK, BİRBİRİMİZ KIRMAMAYA DİKKAT EDERSEK ÇOK DAHA GÜZEL OLUR KANATİNDEYİM.
ŞUNADA İNANIYORUM Kİ ASLINDA BİRBİRİNİZDEN FARKLI ŞEYLER SÖYLEMİYORSUNUZ AMA SADECE İFADE FARKI VAR.
EVET DİNİMİZİ EN GÜZEL ŞEKİLDE KAYNAĞINDAN ÖĞRENEBİLİRİZ. HZ. PEYGAMBERİMİZ S.A.V. YAŞAYAN , AYAKLI KURANADIR. ÇÜNKÜ O ANA RAHMİNE DÜŞTÜĞÜNDEN İTİBAREN VEFAT INA KADAR KOMPLE BİR KURANİ YAŞAM SÜRMÜŞTÜR. DOLAYISIYLA BİZ ONU VE YAŞANTISINI TAM VE EKSİKSİZ OLARAK BİLMEK DURUMUNDAYIZ.
SÖYLENDİĞİ GİBİ KURANİ KERİMİN BİR ÇOK AYETİ BİZ AVAMIN ANLAYACABİLCEĞİ AYETLERDEN MÜTEŞEKKİLDİR VE BUNLARI OKUMA YAZMA VE ANLAYIŞI OLAN HER MÜSLÜMAN ANLAR . AMA BAZI AYETLER VARDIR Kİ BUNLARA MÜTEŞABİH AYETLER DİYORUZ. İŞTE BURADA ZERDA ABLANIN DEDİĞİ KURALLAR GİRER. BU KONUDA İHTİSAS YAPMIŞ ALİMLERİMİZDEN FAYDALANMAK ZORUNDAYIZ. BAŞTA SÖYLEDİĞİM GİBİ İKİNİZDE AYNI ŞEYLERİ FARKLI ŞEKİLDE İFADE ETTİNİZ. ALLAH C.C. İKİNİZDENDE RAZI OLSUN.
K.S.E.O.

a.s kardeşim.inan dikkat ediyorum ben de yazarken yazılarıma.bi de bana karşı yönelen yazılara bakarmısın ne kadar sert uslup kullanılıyor!!bir kere benim hakkımda hiç bir bilgisi olmadan "şunun ne demek olduğunu biliyor mu sormak lazım" tarzında ki yazıya ben nasıl sakin bir şekilde cevap yazabilirim ki arkadaşım el insaf ama değil mi?ben bir kere kimseye itham etmiyorum yazılarımda kendi kişisel düşüncem olduğunu dile getiriyorum(ki bunları da kendi kafamdan uydurduğum şeyler değil,gerçekten değerli müfeessirlerden edindiğim bilgi dailinde ki düşüncelerimdir)
artı olarak da kur an okumayı zorlaştırmayalım.bakın peygamberimiz zamanında sahabisinden okuma yazmayı bilmeyen ama kur-an'I verdiği mesajını çok iyi anlayan değerli sahabi'ler var.evet okuma yazma bilmedikleri halde kur-an'nı tam anlamıyla irdeleyen sahabiler.(bknz kaynak:mustafa islamoğlunun "iman" kitabı ilgili bölüm)yani kur-an'ı anlamayı zorlaştırmak ille de yardımcı kitaplar kapsamında değerlendirmemiz doğru değildir.bunu söylemeye çalışıyorum.
bir de islamın ilk yılları ile ilgili okunması gereken(hadis ve sünneti de kapsayan )kitapları okumamız şart!!çünkü tahrip edilen yalan yanlış sünnet die hadis die şeylerle dolu.(yahudileşme temayünü,imamlar ve sultanlar mustafa islamoğlu'nun.islamın ilk yılları muhammed esed'in.sünnet ve hadis'in anlaşılması m..görmez'in.alternatif hadis metodolojisi m.hayri kırmaşoğlu'nun eserleri okunursa gerçekten nasıl bir yıpratılma ve saptırılma olduğu anlaşılacaktır.Allaha emanet olun.(yine de tşk.ederim uyarınız için.daha çok dikkat ederim.en neticede tabi ki hepimiz bir kardeşiz burda düşüncelerimiz farklı,bilgilerimiz bile yanlış olsa güzel bir şekilde söylenmeli diye düşünüyorum)

S.A. KARDEŞİM,
BENDE MUSTAFA İSLAMOĞLUNUN HAYRANLARINDANIM, ALLAH SENDEN RAZI OLSUN Kİ UYARIMIZI DİKKATE ALMIŞSIN. BUNUN İÇİN TEKRAR TEŞEKKÜR EDERİM.
K.S.E.O.

a.s öncelikle sevgili mustafa islamoğlu hocamızdan haberinizin olmasına çok müşteidim.onu keşke herkez tanısa anlasa. çok değerli eserleri var kendiisinin bence tüm müslüman kardeşlerimizin bu eserlerini okuması şartt mahrum kalmalarını istemem. artı kendi sitesin de olan tefsir derslerini kaçırmasınlar artı katıldığı her konferansına takip etsinler yani mutlaka bu çok değerli hocamızın izinden gitmeliyiz,en güncel en sahih en leziz en tatına doyum olmayan bir anlatım tarzı var.onun sayesin de islamı peygamberimizi(gerçek anlamda)tanıma fırsatını buldum her fırsatta arkadaşlarıma öneriyorum Allah razı olsun kendisinden.bizlere ışık olduğu için.sayın islamoğlunu tanıyorsanız abartmadığımı anlarsınız zaten.

benim niyetim kalp kırmak,ayrımcılık yapmak,fitne sokmak değil ki sevgili kardeşim.tabi ki bilmeden yanlış yapıyorsam uyarıları dikkate alırım,daha da dikkatli olacağım.ben de burda acizane bildiklerimi sizlerle paylaşmaya çalışıyorum sadece.bunun siz de farkındasınızdır ki çok fazla hurafe,yalan dolan,eksik yanlış bilgileri din ,islamiyet die bize gösteren insanlarımız var.lütfen dikkat edelim.seçici olalım.ve doğruyu bulalım inşeallah.Allah bizlerin yanında olsun.Allah'a emanet olun.
 

Ravza_Nur

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
11 Tem 2006
Mesajlar
8,116
Tepki puanı
3
Puanları
0
RE: KURANI KERİMİ ANLAMAK İÇİN NEYAPMALIYIZ?

DEĞERLİ KARDEŞLER YORUMLARA DEĞİNMEDEN ÖNCE AFEDERSİNİZDE YAZ NERDE NE OLMUŞ YAZIYA BENDE GÖRÜNMÜYOR BİLGİSİ OLAN VARMI ACABA?
 

rainmen

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
19 Eyl 2006
Mesajlar
197
Tepki puanı
0
Puanları
0
RE: KURANI KERİMİ ANLAMAK İÇİN NEYAPMALIYIZ?

s.a tartışmaya konu olan yazı gerçekten ortada yok zerda hanım.bu sayfanın en başında idi zannedeersem ama şimdi yok!belki yanlışlıkla silmiş olabilirsiniz bilmiyorum.kur-an'ı kerim'in anlaşılması konusunda idi tartışma.ama kapandı sayılır.
 

huzurvemutluluk

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
22 Kas 2006
Mesajlar
23
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
44
Web Sitesi
www.kuranmeali.org
RE: KURANI KERİMİ ANLAMAK İÇİN NEYAPMALIYIZ?

[big]sevgili kardeslerim kurani kerimi her kez aciklayamaz. Kurani Kerimi aciklamak bir ilimdir. ve bu ilim her keze verilmez. Allahu Teala 100 senede bir hak mursid/muneccid gonderir dinimizi bize en ahsen sekilde aciklamalari icin. Biz de insaalah nahl 9 geregince (diyor ki nahl 9 da-sebillerin tayini Allahindir) bizde sebilimizi Allahtan isteyecegiz. Sebil yani Allaha ulastiran vesile, tahkiki imani yasamamiza vesile olacak zat.. biraz daha derine inelim:[/big]


Ebu Hüreyre’nin rivayetine göre; Resulullah (sav) şöyle buyurmuş: Gerçekten Aziz ve Celil olan Allah HER YÜZ SENENİN BAŞINDA şu ümmetin dinini bidatten (dine sonradan karışmış batıl uygulamalardan) ayıracak, yenileyecek (ilim sahibi) bir zatı gönderir. (Sünen-i Ebu Davud, 5/100)

Büyük İslam alimi İmam Rabbani’nin bu konudaki açıklaması ise şöyledir:
HER YÜZ SENE BAŞINDA bu ümmetin uleması arasından BİR MÜCEDDİD GELECEK ve şeriatı ihya edecektir (canlandıracaktır). (Mektubat-ı Rabbani, 1/520)


Bediüzzaman Said Nursi de bu konu hakkında şunları söyler:
Ashab-ı Kütüb-i Sitte’den İmam-ı Hâkim’in Müstedrek’inde ve Ebu Dâvud’un Kitab-ı Sünen’inde, Beyhaki "Şuab-ı İman"da tahric buyurdular (meydana koydular): "HER YÜZ SENEDE BİR, CENAB-I HAK BİR MÜCEDDİD-İ DİN (DİNİ YENİLEYEN) GÖNDERİYOR..." (Barla Lahikası, s. 119)


Bu zatlara Kurani Kerim Resul diye hitap etmistir ama Peygamber olmayan Resuller.

Müminun Suresi 44. ayet ve Bakara Suresi 87. ayette Allahu Teala “resullerimizi ardarda göndeririz”, diyor. (Yukarida ki hadisi serfileri ve Bediuzzaman Said Nursi Hz lerinin de bu konuda ki soylemleri Kurani Kerim tarafindan tasdikleniyor.

23/MU'MİNUN-44: Summe erselnâ [big]rusulenâ[/big] tetrâ, kullemâ câe ummeten resûluhâ kezzebûhu fe etbâ’nâ ba’dahum ba’dan ve cealnâhum ehâdîs(ehâdîse), fe bu’den li kavmin lâ yu’minûn(yu’minûne).
Sonra Biz, resûllerimizi ardarda (arası kesilmeksizin) gönderdik. [big]Her ümmete[/big] resûlü geldiği zaman, her defasında onu yalanladılar. Biz de onları birbiri arkasından (helâk ettik). Ve onları efsane kıldık. Artık mü’min olmayan kavim (Allah’ın rahmetinden) uzak olsun.

2/BAKARA-87: Ve lekad âteynâ mûsâl kitâbe ve kaffeynâ min ba’dihî bir [big]rusuli[/big] ve âteynâ îsâbne meryemel beyyinâti ve eyyednâhu bi rûhil kudus(kudusi), e fe kullemâ câekum resûlun bimâ lâ tehvâ enfusukumustekbertum, fe ferîkan kezzebtum ve ferîkan taktulûn(taktulûne).
Andolsun ki Biz, Musa’ya kitap verdik ve [big]ondan sonra da birbiri ardından (araları kesilmeksizin, peşpeşe) resûller gönderdik.[/big] Ve Meryem’in oğlu İsa’ya beyyineler (açık kanıtlar) verdik ve onu Ruh’ûl Kudüs ile destekledik. Her ne zaman size bir resûl, nefslerinizin hoşlanmadığı bir şeyle (emirle) geldiyse, hemen kibirlendiniz. Bu sebeple bir kısmını yalanladınız ve bir kısmını da öldürdünüz.
Buradan goruyoruz ki ‘resul’ kelimesinin peygamber anlaminda kullanilmadigini goruyoruz.

Her yuz sene de bir nicin Resuller gelir? Dini yenilemek icin. Dinimizi anlatmak icin. Dinimizin unutulmus kavramlarini ayetler isiginda hatirlatmak icin. Ayetleri en guzel sekil de tezzekkur edenler, ve her yuz sene de bir Allahu Teala tarafindan gonderiler (Ardi ardina her kavim icin kendi lisanlari ile konusan resullerdir (Ibrahim Suresi 4)
14/İBRÂHÎM-4: Ve mâ erselnâ min [big]resûlin illâ bi lisâni kavmihî li [/big]yubeyyine lehum, fe yudillullâhu men yeşâu ve yehdî men yeşâ’(yeşâu), ve huvel azîzul hakîm(hakîmu).
[big]Hiçbir resûlümüz yoktur ki; Biz, onu kendi kavminin lisanıyla göndermiş olmayalım. [/big]Onlara (kendi lisanlarıyla) beyan etsin (açıklasın) diye. Öyleyse Allah, dilediğini (Allah’a ulaşmayı dilemeyenleri) dalâlette bırakır. Dilediğini (Allah’a ulaşmayı dileyenleri) hidayete erdirir. Ve O, Azîz’dir, Hikmet Sahibi’dir.
Gelelim bunun sebebine;
Ali Imran 7 de diyor ki; (Allah) ki; Kitab’ı, sana O indirdi. O’ndan bir kısmı muhkem (mânâsı açık, yorum ****ürmez, şüphe kabul etmez) âyetlerdir ki; bunlar, (Levhi Mahfuz’daki) ümmülkitapta (yer alan açık ve kesin âyetler)dir. Diğerleri ise müteşabih (mânâsı kapalı, açıklama isteyen) âyetlerdir. Bunu kimse tezekkür edemez ancak ulûl’elbab tezekkür edebilir.
muhkem ve mutesabih ayetler vardir diyor.muhkemi her kez anlar ama muhtesebit ayetleri ancak ululelbablar tezekkur edebilir . Ululelbablar kimlerdir? Ululelbablar daimi zikrin sahipleridirler.
Ali Imran 191 de der ki; O (Ulûl’elbab) ki; (lübblerin, Allah’ın sır hazinelerinin sahipleri), onlar ayakta iken, otururken ve yan üstü yatarken (hep) Allah’ı zikrederler. Göklerin ve yerin yaratılışı hakkında tefekkür ederler. (Ve derler ki): “Ey Rabbimiz! Sen, bunları bâtıl olarak (boşuna) yaratmadın. Seni tesbih (tenzih) ederiz. Bizi, ateşin azabından koru.” yani zikir ehli kisilerdir ve Allahu Teala
Enbiya 7 de der ki 'Bilmiyorsaniz zikir ehline sorun'
muhtesip ayetleri ululelbablar tezekkur edebilirler.

Kurani Kerim de bir zikirdir diyor Rabbimiz ankebut 45 de. Namaz kilmakda zikirdir diyor ayni ayette. ama Allahi zikretmek en buyuk zikirdir diyor..
ote yandan muzemmil 8 de diyor ki 'rabbinin ismi ile zikret'. rabbimizin ismi nedir? Allah.. yani Allah Allah Allah zikridir kasti, ve ululelbablar oturuken de ayaktayken de yatarlarken de zikirdeyseler.. o halde nisa 103 ayetine bakalim diyor ki; 'Oturukende , yatarkende, ayaktaiken de Allahi zikredin' yani daimi zikir uzerimize farz. ve ululelbablar daimi zikrin sahipleridirler.
 

Bu konuyu görüntüleyen kişiler

Üst Alt