Neler Yeni

Hoşgeldiniz İslami Forum Sayfası

Tüm özelliklerimize erişmek için şimdi bize katılın. Kaydolduktan ve oturum açtıktan sonra, konular oluşturabilir, mevcut konulara yanıtlar gönderebilir, diğer üyelerinize itibar kazandırabilir, kendi özel mesajınızı edinebilir ve çok daha fazlasını yapabilirsiniz. Ayrıca hızlı ve tamamen ücretsizdir, peki ne bekliyorsunuz?
Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark

Kur'an insan için konuştu güzel düşünmek güzel davranmak-8. BÖLÜM (1 Kullanıcı)

ozdenozgur

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
28 Şub 2008
Mesajlar
60
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
73
13-BALIK SUYUN İÇİNDE SUYU NASIL FARKETSİN

Allah insanlara farkında olmadıkları bazen de farkında oldukları zamanlarda yardımda bulunur,onlara güzellikler verir.Çok dikkatli olmadıkça ,kendini tanımadıkça,kişi bunu yaşamın doğal bir uzantısı gibi görür ve Allah’a teşekkür bile etmez.şükretmez.
Bazı insanlar,yüzlerini ,yüreklerini,akıllarını,duygularını güzel düşünüp güzel davranma ile ,iyilik düşünerek iyilik yaparak yaradana döndürmüşlerdir.Karşılık beklememişlerdir.Kendilerine cennet verileceğini hurileri falan da düşünmemişlerdir.Sadece onlar Kur’an’ın mesajını iyi almışlardır.Onlar hayırlarda yarışanlar topluluğundan olmak istemektedirler.Böyle güzel düşünüp güzel davranırlarken bile türlü çileler çekmişler ama şikayetçi olmamışlardır.Bu kişilere Allah’tan bir ihsan ulaştığında ,bizzat Allah şöyle seslenmektedir:Doğrusu onlar bundan önce de iyilik ve güzellik sergilemekteydiler. Bu kalın harflerle yazılmış son cümleye dikkat etmek gerekiyor.Allah’tan herkes bir ihsan bekler.Bu çok güzel bir şey.Fakat aynı kişiler daha dün komşusu ile kavga ettiğini,tek bir ayetin bile anlamını bilmediğini,çocuğuna torpil yaptırdığını,üstelik bu yanlışını-canım herkes torpil yaptırıyor bir ben mi enayiyim-diye savunarak,adaletsiz düşüncenin toplumda kabul gördüğünü itiraf ettiğinin farkında bile olmadığını,yere sigara izmariti attığını,bu davranış ve düşüncelerin Yüce Rab’bimizin-:Doğrusu onlar bundan önce de iyilik ve güzellik sergilemekteydiler.-seslenişine ne kadar ters düştüğünü bilmeliler.
Elbette Allah istediğine bol bol ihsanda bulunur.Ama bir kuşun kanadını tedavi etmekle , bir açı doyurmakla,ardından karısına köle muamelesi yapmakla,fahiş fiyata mal satmakla hayatını kararsız hale getirenler bedavacılığa kaçmasınlar.Durumlarını düzeltmeye baksınlar.Her gün mealden bir ayet bari okusunlar da o büyüklüğüne sınır olmayan ama bizlere şah damarımızdan bile yakın olan Allah ne diyor anlasınlar.
Balıklar için su en büyük nimettir.Ama balık suda olduğu için bu nimetin farkına bile varmaz.Biz insanlar da ilahi bir rahmet suyunun içindeyiz.İhsan üzerine ihsan alıyoruz.Sanki evreni biz yaratmışçasına,sanki her şeyin sahibi bizmişçesine davranıyoruz.Yanılmaktayız.Çok yanılmaktayız.Milyonlarca yıllık canlı varlıklar eylemleri sonunda, tek bir mikron bir şey bile yaratamamışlardır. Sadece Tanrı’nın yarattıklarını yap boz misali çeşitli değişik formlara sokuyoruz ,o kadar…
O halde bir yol ayrımındayız.Birinde güzel düşün güzel davran tabelası var.Ötekinde sen yaz ibaresi var. Ya güzel düşün güzel davran yolunu seçip çile çekeceğiz,ya da kendimiz yazacağız bir yol…Zariyat suresi 16. ayette bunları düşünüp daldım derinlere.
Zariyat 16. Rablerinin kendilerine verdigini almıs kisiler olarak. Dogrusu, onlar bundan önce de iyilik ve güzellik sergilemekteydiler.

14 -EYLEM EYLEM EYLEM
Tüm gücümüzle dünyayı yok etmeye çalışmamıza rağmen dünyamız güzelliklerle dolu.Tüm insanlığı yok etmek için ne icatlar yapmamıza rağmen hala insanlar çoğalmaya devam ediyor.Yeryüzünü gezen her insan mutlaka kendisini etkileyen güzelliklerle karşılaşır.Bu güzelliklerle karşılaşmak bir şekilde onlara karşı çeşitli davranışlar geliştirmek demektir.Bu doğal bir oluşumdur.Fakat aynı objelere karşı aynı davranışlar sergilenmez.O kadar ki :Bazıları için kutsal olan şeyler ,bazıları için hiçbir şey ifade etmeyebilir.Ya da bazılarının severek koruduğu nesneleri ,bazıları hiç te korunacak şeyler olarak görmeyebilir.Yine bazıları için korkunç diye nitelendirilen varlıklar,bazıları için güzellik diye tanımlanabilir.
Gerçek olan nesnelere karşı iyi ya da kötü eylem içinde olmamızdır.Peki eylem içinde olmamız bize sorumluluk yükler mi.Elbette.Zaten eylemin bir de sonucu olacağına göre,sonucun da bir değerlendirmesi olacaktır .Bu değerlendirmeyi kendimiz yapabiliriz,diğerleri yapabilirler,Allah yapar.
Allah yapabilir diyemeyiz.Allah kesin olarak eylemlerimizi değerlendirir.O zaman eylemlerimiz son derece önem kazanmaktadır.Kızılderili reisin beyaz adama yazdığı mektubu hatırlamakta yarar var:

Bu mektup, “Duwarmish” Kızılderililerinin reisi SEATTLE tarafından “Washington'daki büyük başkan”a yani 1853–1857 seneleri arasındaki Amerikan Cumhurbaşkanı Franklin Pierce'ye ithaf en yazılmıştır.
Yale, Sorbon, Oxford ya da bir başka okuldan mezun olan ünlü bir düşünürün sözleri değil bunlar. Nobel ödülü kazanan bir edebiyatçının da değil. Beyaz adamın “kafa derisi avcıları”, “vahşi”, “barbar” ilan ettiği Kızılderililerin şefi Seattle'nin beyaz başkan'a mektubu:


“Washington’daki büyük başkan bizden topraklarımızı satın almak istediğini bildiren bir mektup yollamış. Dostluktan söz etmiş büyük başkan... Ama biz sizin, dostluğumuza, ihtiyacınız olmadığını biliriz.
Gökyüzünü nasıl satın alabilirsiniz?
Ya da satabilirsiniz?
Ya toprakların sıcaklığını?
Ağzımdan çıkan sözler yıldızlara benzer, büyük başkan, hiç sönmezler. Bu yüzden söyleyeceklerime güveniniz.
Havanın taze kokusuna
Suyun pırıltısına
Sahip olmayan biri onu nasıl satabilir?
Kutsaldır bu topraklar benim için ve ulusum için...
Yağmur sonrası ışıltılı her çam yaprağı
Denizi kucaklayan kumsallar
Karanlık ormanların koynundaki sis
Şakıyan böcekler...
Ve bilin ki: Kızılderili adamın anıları
Ağaçların özsuyunda saklıdır.
Toprak bizim anamızdır.
Washington’daki büyük başkan bizden topraklarımızı istediği zaman bütün bunları istemektedir. Büyük başkan bizim babamız biz de onun çocuklan olacakmışız.
Büyük ruh ulusumuzu sever fakat nedendir bilinmez Kızılderili çocuklarını terk etti. Şimdi size makineler yolluyor ve çok yakında beklenmedik yağmurlar sonrası yataklarımıza taşan ırmaklar örneği beyaz adam bu toprakların her karışını dolduracak. Bizler yetim kaldık.
Çünkü başka ırklardanız. Çünkü ihtiyarlarımız farklı öyküler anlatırlar.
Bilesiniz ki...
Derelerin ve ırmakların içinden geçen sular
Sadece su değildir.
Atalarımızın kanıdır o.
Babalarının mezarını geride bırakır beyaz adam
Toprağı çocuklarından çalar.
Açlığın, dünyayı saracak beyaz adam
Ve ardından koskoca bir çöl bırakacaksın.
Sabahın sisi dağların karnından doğan güneşi görür.
Ve kaçar.
Demir at (lokomotif)
Öldürüp çürümeye bıraktığınız,
Binlerce buffalo'dan nasıl kıymetli olabilir?
Nasıl? Anlayamıyorum.
Hayvanlar insanları bıraksa,
İnsanlar ruhlarının yalnızlığından ölmez mi?
Hayvanların başına gelen, insanın da başına gelecektir.
Toprağın başına gelen, oğullarının da başına gelecek...
Çocuklarımıza bizim öğrettiğimiz şeyleri öğretin. Toprak bizim anamızdır. Ve toprağa tükürülmez. Toprak insana değil, insan toprağa aittir. İnsan hayat dokusunun içindeki bir liftir sadece...
Beyaz adam neyi satın almak istiyor?
Gökyüzü ve toprakların sıcaklığını mı?
Koşan antilopların çabukluğunu mu?
Biz size bunları nasıl satabiliriz?
Ve siz nasıl satın alabilirsiniz?
Bir kâğıt parçasını imzaladığımız ve beyaz adama verdiğimiz için her şeyi yapabileceğini mi zanneder beyaz adam? Havanın tazeliğine ve suyun pırıltısına sahip değilsek, bunu nasıl satabiliriz size? Son buffalo da öldüğünde onları tekrar nasıl satın alabilirsiniz?
Beyaz adam geçici bir iktidardadır ve o kendini her şey zannetmektedir.
Bir insan annesine sahip olabilir mi?
Günlerimizin kalan kısımlarını nerede geçireceğimiz önemli değil. Çocuklarımız babalarını gururları kırılmış gördüler. Savaşçılarımız utandırıldılar. Yenilgiler sonrası kendilerini içkiye ve yemeye verdiler. Bu yolla vücutlarını uyuşturuyorlar. Birkaç kış ömrümüzün kaldığı bu topraklarda yakında matemimizi tutacak bir tek kişi bile kalmayacak. Ama niye ağlayayım? İnsanlar denizdeki dalgalar gibi gelip geçerler. Biz gidiyoruz, ama beyaz adamın da bir gün keşfedeceği şeyi bugünden biliyoruz. Hepimiz aynı büyük ruhtan geliyoruz. Beyazlar da bir gün bu topraklardan gidecektir. Belki de bütün ırklardan daha çabuk. Yataklarınızı zehirlemeye devam edin. Ve bir gün kendi çöplerinizde boğulacaksınız. Bu kader bizim için şu anda bilinmezdir. Fakat biliyoruz ki, batışınızda her tarafa parlak bir ışık yayacaksınız.
Bütün buffalolar öldürüldükten, yaban atları ehlileştirildikten, ormanların en gizli köşelerine kadar dünya insan kokusu ile dolduğunda sevimli tepelerin görüntüsü konuşan tellerle kirletildikten sonra... Bir bakacaksınız ki... Gökteki kartallar yok olmuş. Hızlı koşan taylara elveda demişsiniz. Bu ne demektir, biliyor musunuz? Bu yaşamın sonu ve sadece daha fazla hayatta kalmanın başlangıcıdır...
Biz (kardeşlerininkinden ne kadar farklı olursa olsun) her insanın istediği gibi yaşamasını savunuruz. Eğer biz teklifinizi kabul edersek, bu sadece yeni topraklan güvence altına almak için olacaktır ve orada son günlerimizi rahat ve huzurlu geçirebiliriz belki...
Size bu topraklarımızı sattığımız zaman, siz de onu bizim sevdiğimiz gibi seviniz, onunla bizim ilgilendiğimiz gibi ilgileniniz. Ve onu bugün bulduğunuz gibi hatırlayınız. Bu topraklan ve üzerindeki canlıları çocuklarınız için koruyunuz. Çünkü bu dünya kutsaldır. Beyaz adam bile ortak kaderimizden kaçamaz, belki biz hepimiz kardeşiz, bunu zaman gösterecek.”


İmza Kızılderililerinin reisi

SEATTLE


Mektubun en önemli kısımlarından biri ;Kızılderililer doğadaki nesnelerle kendilerini ayrı tutmamaktadırlar.Yaklaşımları kendilerinin de her nesne gibi evrende bir nesne oldukları ve her nesneye saygı gösterilmesi gerektiği,benim diye sahiplenilmesinin doğru olmadığı ,hele tahribat gibi bir zalimliğin asla yapılamayacağı yönündedir.Şimdi durup Allah için bir düşünün.Reis yüzyıllar öncesinden olacakları bir bir sıralamıştır.Düşüncelerinin aynen uygulandığını biliyoruz.Yani eylemleri tam da Allah’ın istediği biçimde.Ve bizim dinimiz semavi diye övünenlerin dünyayı taşıdığı nokta da ortada.Yani bizim Allah’ımız var diyenlerin dünyasında yaşayan bizler biliyoruz ki zalimiz.Vahşi denilen reisin kabilesi ise bizden saygıdeğer.
Allah hepimizi karşısına diktiğinde hangi eylemlerimizle savunacağız kendimizi.Din adına öldürdüğümüz milyonlarca insanla mı,yakıp yok ettiğimiz dünya ormanlarıyla mı…Ve ve ve…
Ve kehf suresi 7. ayet bana bunları anımsattı

Kehf 7 Biz, yeryüzündeki seyleri ona bir süs yaptık ki, insanları, içlerinden hangisi amel yönünden daha güzeldir diye imtihan edelim.

devamı var
İSMAİL UYSAL ÖZDEN ÖZGÜR
ANTOLOJİ.COM ŞAİRİ
 

Bu konuyu görüntüleyen kişiler

Üst Alt