Kaan Erdem
Yönetici
- Katılım
- 9 Ara 2006
- Mesajlar
- 11,197
- Tepki puanı
- 230
- Puanları
- 63

YAŞLI ADAM, karakolun üç-beş basamaklık merdivenini birkaç kez dinlenerek
çıktıktan sonra, ilk gördüğü memura yanaşarak:
- Kayıp ilânı vermek istiyorum evlâdım, dedi. Ne yapmam gerekiyor?
Polis memuru, her günkü raporlardan birini yazıyordu. Antika bir daktiloyu
takırdatıp dururken:
- Hallederiz bey amca, dedi. Herhalde torun kayboldu değil mi?
Yaşlı adam, dudakları titrerken:
- Annemi on yıldan beri görmedim, dedi. Babamı da belki en az yirmi yıl...
Polis, yazmayı bırakıp adama döndü. Bu iş elbette ki normal değildi.
İhtiyarın, susuzluktan çatlamış bir toprağı andıran ve bembeyaz sakallarla
çevrelenen yüzü, en az seksen yaşında olduğuna delildi.
Bu yüzden de elbetteki bunamış, anne ve babasının öldüğünü unutmuştu.
Yaşlı adam, yanındaki pencereden bakarken, parkın orta yerindeki ıhlamuru
gösterip:
- En vefalı dostum bu ağaç, dedi. Aynı yaşta olmalıyız herhalde. Ne zaman
dışarı çıksam gölgesinde dinlendim, kokusunu doya doya çektim içime. Ama o
da benim gibi kuruyor şimdi.
- Peki!.. diye lâfını kesti polis. Yakınlarınız yok mu? Dostunuz, akrabanız?
-Yakınlarım, şimdi çok uzaklarda, dedi adam. Dayım, amcam, teyzem, halam kim
varsa orda. Eşim de öyle. Sadece iki çocuğum hayatta.
Onlar da bu ihtiyardan bıktılar tabi.
Polis memuru, böyle tuhaf bir olaya ilk defa rastlıyordu. Herhalde en çıkar
yol, bir ilân verir gibi görünüyor olmaktı.
Zaten bu ihtiyarcık, karakoldan
çıkar çıkmaz her şeyi unuturdu. Masadan bir kâğıt kalem alarak:
- Peki dedecim, dedi. Sen ne istiyorsan öyle yapalım. "Annem ve babam
kayboldu" yazıyoruz değil mi?
Yaşlı adam, küçük bir çocuk gibi hıçkırırken:
- Yok be evlâdım!.. dedi. Kaybolan benim.
Annem ve babam bu ilânı
görürlerse, belki beni alırlar yanlarına..!
(alıntıdır.)