Neler Yeni

Hoşgeldiniz İslami Forum Sayfası

Tüm özelliklerimize erişmek için şimdi bize katılın. Kaydolduktan ve oturum açtıktan sonra, konular oluşturabilir, mevcut konulara yanıtlar gönderebilir, diğer üyelerinize itibar kazandırabilir, kendi özel mesajınızı edinebilir ve çok daha fazlasını yapabilirsiniz. Ayrıca hızlı ve tamamen ücretsizdir, peki ne bekliyorsunuz?
Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark

HAYATTA MUVAFFAKİYETİN SIRLARI VE YAPILAN TAVSİYELER (1 Kullanıcı)

medahms

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
21 Haz 2006
Mesajlar
1,989
Tepki puanı
3
Puanları
0
S.A

HAYATTA MUVAFFAKİYETİN SIRLARI

VE YAPILAN TAVSİYELER



1- Hayatta başarının sırrı

2- Çalışma ve başarının altın kuralları

3- Başarı elde etmek için metotlar

4- İş hayatında başarılı olmanın sırrı

5- Huzurlu olmak için tespit edilen yedi kural

6- Başarının temelleri

7- Dost kazanmak için on kural

8- Gazali'den uymamız gereken altı kural

9- Sıkıntının çaresi

10- Yükselmenin merdiveni

11- Uymamız gereken hayat düstûrları

12- Safayı al, Kederi at

13- Huzur reçetesi

14- Kipling den öğütler

15- Huzurlu bir hayat için on kural

16- Yükselmenin ve başarının sırrı

17- Ahlâkî güzellik ilaçları

18- Huzurlu olmanın esasları

19- Kendinizi topluma sevdirmek için önemli kurallar

20- Hayat yolculuğunda tebessüm sizi altı büyük başarıya ulaştırır.

21- Kimde şu altı haslet varsa cenneti bulmuş demektir.

22- Saadetimiz için uymamız gereken beş kural

23- İnsanı mutlu eden özelliklerden bazıları

24- Kişinin olgunlaşmasında etkili olan sekiz aşama

25- Ünlü bilgin Edebâlî'nin Osman Gazi'ye nasihatlerinden

26- Osmanlının kurucusu Osman Gazi'nin oğluna nasihati

27- Orhan Bey'in oğlu Murat Han'a vasiyeti

28- Fatih'in Hocası, Akşemseddin hazretlerinin nasihati

29- Mehmet Âkif Bey'i başarıya götüren prensipler

30- Bir babanın çocuğuna öğütleri

31- Gençlerin vakitlerini değerlendirmeleri için bazı öneriler

32- Başarılı bir öğrenci olabilmeniz için yapmanız gerekenler

33- Güzel konuşmanın sırrı



1- HAYATTA BAŞARININ SIRRI


Bir insanın en çok dikkat etmesi lazım gelen husus, başkalarının kendisi hakkında ne düşündüğünü öğrenmekten ibarettir. Fakat insanlar, umumiyetle, başkaları ile bol bol alay ettikleri veya onları taklit ettikleri halde, kendi kusurlarını görmezler. Kati olarak bilmek lazımdır ki hayatta başarının en birinci şartı etrafınızdakilere kendinizi sevdirmekten ibarettir.



Bu tamamen nasihatle öğrenilecek bir şey olmamakla birlikte, riayet edildiği taktirde insana epey faydası dokunabilir.

Birçok kişi pek fazla ve lüzumsuz şeyler konuştukları için, etrafındakileri sinirlendirirler. Halbuki insanın konuşmadan önce biraz düşünmesi ve ne söyleyeceğini bilmesi lazımdır. Etrafımızdakilerin takdirini toplamak amacıyla olur olmaz şeyler hakkında fazla konuştuğunuz taktirde, muhakkak tenkit edileceğinizi aklınızda bulundurunuz. Bu, bilhassa kendi fikirlerinizi başkalarına kabul ettirmek için ısrar ettiğiniz taktirde pek doğrudur.



Belki siz de dikkat etmişsinizdir. Ne vakit aynı yerde çalışan birkaç kişi bir araya gelse, muhakkak amirlerini ve büyüklerini çekiştirirler. İşte buna da manasız ve lüzumsuz tenkit denir. Zaten bu çeşit dedikodular adetleri, usulleri ve şahsiyetleri değiştiremeyeceği için çenenizi yormaktan başka bir işe yaramaz. Birisini tenkit edeceğiniz zaman, bu hareketinizde haklı olup olmadığınızı düşünmeniz çok iyidir. Yıkıcı gaye güden veya şahsi kinlerden veya düşmanlık hislerinden doğan tenkitlerin hiçbir kıymeti yoktur. Bir şeyi veya kimseyi tenkit edecek ehliyeti haiz olmayanların susmaları daha faydalıdır.



Her önünüze gelen kimse ile dedikodu yapmanın, haklı da olsa başkalarını tenkit etmenin bazen de pek büyük zararı olabilir. Zira bazı insanlar işittiklerini ballandıra ballandıra ve üzerine daha birçok uydurma şeyler ilave ederek etrafa yayarlar!



İnsan hayatta birçok müşküllerle karşılaşır, fakat azim ve cesaret sahibi ise bütün bu maniaları devirerek kabiliyetini ispat eder. Günlük hayatta karşılaşılan sayısız güçlüklerin sizi hiç yıldırmaması lazımdır. Hatta amirleriniz bile size bazen kaba muamelede bulunabilirler. Buna rağmen onlara karşı gelmemeniz ve sert münakaşalara girişmemeniz icap eder.



Yükselmek isteyen kimselerin şu noktalara riayet etmeleri lazımdır:



1. Söylenen şeyi yapmak veya emirlere riayet etmek. Zaten sizin o mevkide bulunmanızın sebebi, söylenen şeyi yapmanız içindir. Bunu yapmadığınız taktirde kendi fikirlerinizi de söylemek hakkınız olmakla beraber, yine amirinize uymanız lazımdır. Aynı işi birkaç defa tekrar edip yorulmak istemeyen bir insan, onu söylediği tarzda yapar.

2. Katiyen kafa tutmayınız, zira karşınızdaki insanın şahsından ziyade makamına saygı göstermeniz lazımdır. Hatta bazı kimseler karşılarındaki insanların terbiyeli olup olmadığını ona bir emir vererek anlarlar. Eğer büyüklerin veya amirlerinizin fikirlerine iştirak etmiyorsanız bunu kendilerine kibarca anlatmaya çalışınız. Onların kusurlarını itiraf ettirmek yoluna hiç sapmayınız. Zaten akıllı insanlar kendi kusurlarını kendileri görür ve söylerler. Kendini beğenen insanlara ise, kusurlarını söyleyip boş yere laf işitmeyiniz.

3. Yaptığınız işin mukabili olarak, amirinizden tebrik ve takdir beklemeyiniz. Hatta çok defa amirler veya büyükler bir işi başardıktan sonra size daha ağır ve acele yapılması lazım gelen bir iş verirlerse bundan katiyen yılmayınız. İyi niyetle vazifenize devam ederseniz bir gün mutlaka layık olduğunuz takdiri kazanırsınız.

4. Yenilik yapmak iddiasında olmayınız. Daima büyüklerinizin arzusu ve kurduğu sisteme uymaya çalışınız. Bilhassa ilk zamanlar onun sözünden dışarı çıkmayınız. Biraz sabrettiğiniz taktirde bunun sebebini öğrenirsiniz. Ancak kafi derecede tecrübe sahibi olduğunuz zaman sizin de fikirleriniz sorulmaya ve sözünüz dinlenmeye başlar.

5. Dürüst hareket ediniz. Hilekar ve yalancı insanlar hiçbir zaman etrafındakilere itimat telkin etmezler. Etrafınızda şunun veya bunun fena yollara saptığı veya emniyeti suiistimal ettiği hakkındaki dedikodulara aldırmayınız. Çalıştığınız müessesenin memurlarının tayin ve terfi meselelerine de karışmayınız! Siz vazifenize devam ediniz.

6. Caka satmayınız. Sizden yaşlı ve büyük olan kimseler laubalilikten ve fazla samimiyetten hiç hoşlanmazlar. Her insan nasıl kendisinden mevki itibariyle daha aşağı olan kimselerle olan münasebetlerinde ciddiyetin hakim olmasını isterse, sizden daha yüksek olan kimseler de aynı şeyi arzu ederler. Amirlerinizle olan münasebetlerinizde yüksek sesle ve devamlı konuşmakla onun üzerine tesir edeceğinizi sanmayınız. Teşebbüs ve üstünlüğün daima amirinizde olduğunu unutmayınız. Lafın kısası; bir insanın iş hayatında başarı gösterip göstermemesi, onun amirleri ve büyükleri ile olan münasebetlerinin durumuna bağlıdır. Bu gerek memuriyet hayatında, gerek bütün diğer işlerde böyledir. Bir insan bu şartlara ne kadar uyabilirse, o kadar yükselir.Lester F. Miles, Coronet – Amerika
 

medahms

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
21 Haz 2006
Mesajlar
1,989
Tepki puanı
3
Puanları
0
RE: HAYATTA MUVAFFAKİYETİN SIRLARI VE YAPILAN TAVSİYELER

S.A



2- ÇALIŞMA VE BAŞARININ ALTIN KURALLARI




Bir insana yakışan zamanın şerefini, vaktinin kıymetini bilmek, bir lahzasını bile zayi etmemektir. Bu maksatla gerek sözün, gerek amelin daima en üstün, en değerli olanlarını öbürlerine takdim etmelidir. İnsan vücudunun yapabileceği amellerin en hayırlısını yapmaya niyet etmesi ve bu niyeti aralıksız canlı tutması başta gelen vazifesidir.



· El-İmam Ebu’l-Vefa Ali İbnu Akil şöyle der: “Ben yemek saatini kısaltmak için elimden gelen gayreti gösteriyorum. Öyle ki, çöreği ufalayıp tirit şeklinde yemeyi, ekmeğe tercih ediyorum. Zira ikisi arasında çiğneme için kaybedilecek zaman farkı vardır. Böylece mütalaaya veya yazmaya daha çok zaman ayırabiliyorum.”

· Şafii imamlarından Süleyman er-Razi’yi Sübki anlatırken onun belli başlı vasıfları arasında, zamanı kullanmadaki hassasiyetini, bu hususta nefis muhasebesini hiç terk etmediğini belirtir ve der ki: “Faidesiz bir an geçmesine meydan vermez, ya istinsahla, ya ders vermekle, ya okumakla meşgul olurdu... Herhangi bir sebeple asıl meşguliyeti olan yazıya fasıla verecek olsa, hemen, dudaklarını harekete geçirir, boş bir an geçmemesi için zikrullahla meşgul ederdi. Hiçbir surette amelsiz veya taatsiz bir zaman geçmesine meydan vermezdi.”

· Verimli çalışmanın bedeni, hissi ve akli olmak üzere üç esaslı şartı vardır. Çalışmanın bedeni şartı, sağlık ve sağlamlıktır. Hissi şart, çalışmayı sevmek, akli şartı da çalışmanın usulünü ve yolunu bilmektir.

· Çalışmak için müsait gün ve saat (ve ilham) bekleme; bil ki her gün ve her saat çalışmanın en müsait zamanıdır. Çalışmak için müsait yer ve köşe aramaz; bil ki her yer ve her köşe çalışmanın en müsait yeridir.

· Bir zamanda yalnız bir tek iş yap, yalnız bir ders, bir kitap, hatta bir fasıl üzerinde çalış; ta ki dikkatin ve kuvvetin dağılıp zayıflamasın.

· Bir günün işini bitirdikten sonra ertesi gün de ne iş yapacağını kararlaştır.

· Çalışmaya oturduğun zaman, bütün ruhi ve bedeni kuvvetinle kendini o işe ver; ateş hattında düşmanı gözetleyen bir asker gibi uyanık ol.

· Çalıştığın bir iş üzerinde karşılaştığın bir güçlüğü yenmeden bir adım bile gerileme ve bil ki yılgınlık maskeli bir tembelliktir; yine bil ki çalışma sevgisi, güçlükleri yenmekten doğar ve kuvvetlenir. Güçlüğü yenmekten hasıl olan manevi lezzet eşsiz bir zevktir.

· Bir iş üzerinde yorulursan, dinlenmek için işini değiştir; veya çalışma hızını yavaşlat; fakat dinlenme bahanesiyle asla boş oturma. Tatil aylarında bile yavaş ve az da olsa çalış.

· Verimli çalışmayı, sakın iş üzerinde geçirdiğin zamanla ölçüp de, “Eh, bugün şu kadar saat çalıştım, yetişir” deme; çalışmanın sonucuna ve öğrendiğine bak.

· Bir işe başladığın, bir dersi öğrenmeye koyulduğun zaman telaş edip de sabırsızlanma; yol al, fakat acele etme, sindirerek çalış ve öğren.

· Gece yatağına uzandığın zaman, o gün ne yaptığını ve ne sonuçlar aldığını düşünmeden; yarın ne yapacağını kendine sormadan uyuma.

· Bir işe, öfkeli ve sinirli iken karar verme; bekle, öfken geçsin.

· Bir işi yapıp yapmamakta kararsızlığa düştüğün vakit, iki şıktan her birinin fayda ve zararlarını iyice hesapla; faydası çok, zararı az olan şıkkı tercih et.

· Yaşlıların tecrübesinden faydalan; tecrübe edilmişi boş yere yeniden tecrübeye kalkışma ki pişman olmayasın.

· Hayatın ve tutacağın yol hakkında tereddüde ve kararsızlığa düşüp de bir ışık aradığın zaman, fikrini ve reyini soracağın kimseyi iyi seç.

· Başarına mağrur olma; bil ki gurur, gelecekteki başarılarının en büyük düşmanıdır.

· Okuduğun bir kitapta rastladığın güzel bir parçayı veya orijinal bir fikri yerini ve sayfasını işaret ederek not et. Bu suretle biriktirdiğin notları bir dosyaya ve bir fiş kutusuna sırası ile yerleştir. Bir yazı yazmak veya bir eser yapmak istediğin zaman, bu notlar senin için zengin bir malzeme hazinesi olur.
 

medahms

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
21 Haz 2006
Mesajlar
1,989
Tepki puanı
3
Puanları
0
RE: HAYATTA MUVAFFAKİYETİN SIRLARI VE YAPILAN TAVSİYELER

S.A


3- BAŞARI ELDE ETMEK İÇİN METOTLAR





İnsanların problemlerini yenmeleri için yapılacak en büyük yardım, onları arzu ettikleri başarılara eriştirmektir. Karşılaştıkları güçlükleri yenmesini bilenlerin hayatları incelenirse, onların önce hedeflerini tayin ettikleri ve sonra bu hedeflere erişebilmek için çok çalıştıkları görülür.



Başkalarından daha başarılı olan adam, hayatının başında gayesini tespit edip, bütün enerjisini ona yöneltmiş olan kimsedir. Yani başarılı bir hayatın anahtarı önce hedef tayinidir. Başarısızlıktan korkulmalı, ancak başınıza geleceğini bildiğimiz kötülüklerin yarısına göğüs gerip mertçe atakta bulunmak, bir şey olur korkusuyla hareketsiz kalmaktan iyidir.



Hedef tayininizi yaparken, bir sonraki hedefinizi de seçmiş olun, çünkü bir hedefin peşinden koşmak, ona erişmek kadar mühimdir. En önemlisi gayeye ulaşmakta sabırsızlık edilmemelidir.



Saadetin beş düşmanı olan, açgözlülük, ihtiras, kıskançlık, öfke ve gururdan kaçınılmalıdır.



Açgözlülük, belki de ihtiyaç olmayan şeylere muhtaç olunduğu inancında ve eldekilerin kaybedilme korkusundan doğar.



İhtiras, insanın kendisinden ve yaptıklarından memnun olmama hissinden doğar. Hedefler tespit edip başarı arzulamak faydalıdır.



Kıskançlık, başkalarının başarıları ile kendininkileri mantıksız bir tarzda karşılaştırmaktan doğar.



Öfke, insanı ele geçirip, başarı arzusunu yok eder.



Gurur, sahip olunmayan kabiliyetli insanın kendisine, başkalarına ispat etmek ihtiyacından doğar. Kâmil insan, haddini bilir, tevazu sahibidir. Başkaları ile arasındaki farkları anlayışla karşılar.



Bütün bu noktalar gözden geçirilirse, başarılı olma ve toplum hayatında ayağa kalkabilmek ihtimalinin ileri seviyede artacağı anlaşılabilir. Böylece hayat yolculuğunda muvaffak olabilirsiniz.
 

medahms

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
21 Haz 2006
Mesajlar
1,989
Tepki puanı
3
Puanları
0
RE: HAYATTA MUVAFFAKİYETİN SIRLARI VE YAPILAN TAVSİYELER

S.A____

-------------4- İŞ HAYATINDA BAŞARILI OLMANIN SIRRI





Bir işyerinde verim düşüklüğü veya artışı ile çalışanların moral düzeylerinde, yönetici tiplerinin önemli etkisi bulunduğu belirtildi.
Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Ali Temel yaptığı açıklamada, “Serbest, babacan, sert ve demokrat” olmak üzere dört yönetici tipinin bulunduğunu, bu tiplerin yönetilenler üzerindeki etkilerinin de değişik olduğunu söyledi. Yönetici tipleri arasında en idealinin “demokrat” olduğunu ifade eden Yrd. Doç. Dr. Temel, şöyle konuştu: “Demokrat yönetici tipleri, çalışanlara alınacak kararlara katılma fırsatı verdiklerinden işyerinde güven ve işbirliği unsuru, objektif ve rasyonel yöntemlerin uygulanması sonucu, çalışanlarda moral düzeyi yükselir ve buna bağlı olarak verim de artar. Demokrat yönetici tiplerinin görev yaptığı işyerlerinde, çalışanlar arasındaki sevgi ve saygı bağlarının da çok sıkı olduğu, araştırmalarla ortaya çıkan bir gerçektir.”
Yrd. Doç. Dr. Temel, “serbest ve babacan” yönetici tiplerinin görev yaptığı işyerlerinde ise çalışanlarda moral düzeyinin yüksek, ancak verimin düşük olduğunun belirlendiğini kaydetti.
Bu tip yöneticilerin çalışanlarla aralarındaki arkadaşlık bağlarının kuvvetli olmasının ve çoğu olumsuzlukların görmezlikten gelinmesinin verim düşüklüğünde en önemli etken olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Temel, şunları söyledi:
“Sert yönetici tipin yönetimindeki işyerlerinde de çalışanlarda moral düzeyi düşük, ancak verim yüksek olmaktadır. Korku ve endişenin egemen olduğu bu tür çalışma hayatının olumsuzlukları zaman içinde ortaya çıkabilmektedir.”
 

medahms

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
21 Haz 2006
Mesajlar
1,989
Tepki puanı
3
Puanları
0
RE: HAYATTA MUVAFFAKİYETİN SIRLARI VE YAPILAN TAVSİYELER

S.A


5- HUZURLU OLMAK İÇİN TESPİT EDİLEN YEDİ KURAL





1. Daima tebessüm etmeye çalışın, güler yüzlü olun! Mutlu olacağınıza kendinizi inandırın!

2. Her an hoşgörü sahibi olun!

3. Zamanın esiri olmayın. Rahat rahat çalışın! Muayyen vakit içinde birçok işlere birden atılıp asabınızı bozmayın!

4. Gururlu, kibirli olmayın! Kendinizi başkalarından üstün görmeyin! Daima ağırbaşlı,olgun ve vakarlı olun!

5. Başkaları için hiçbir zaman kötülük düşünmeyin! Hele hele asla kin beslemeyin!

6. Daima güler yüzlü, hoşsohbet kimselerle dostluk kurun! Her şeyden şikayet eden, bedbin, karamsar kimselerden uzak durun!

7. Hepsinden önemlisi, sonradan pişman olacak acele kararlardan kaçının! Vesvese, endişe insanın içini kemiren bir kurt gibidir, vesveseden kaçının.
 

medahms

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
21 Haz 2006
Mesajlar
1,989
Tepki puanı
3
Puanları
0
RE: HAYATTA MUVAFFAKİYETİN SIRLARI VE YAPILAN TAVSİYELER

S.A--------

--------------6- BAŞARININ TEMELLERİ




Yüce Allah, bu dünyada her şeyi bir sebebe bağlamıştır. Sebepler yerine getirilmeden sonuca varılmaz. Bir işte başarılı olup, netice alabilmek için de çalışmak, gayret göstermek gerekir.

Başarılı olabilmenin sırları yahut şartları konusunda bugüne kadar pek çok şey söylenmiş ve yapılmıştır. Bunları özetlemek gerekirse:

1. Önce yapacağımız işi başaracağımıza inanmamız gerekir. İnsanlık ve dinler tarihi bunun örnekleriyle doludur. Atalarımız bu konuda “inanmak başarmanın yarısıdır” demişlerdir. Günümüz bilgi çağında inanmanın önemi daha iyi anlaşılmış olmalı ki “inanmak başarmaktır” denilmektedir.

2. Yapacağımız işi, o branşta bilgili ve deneyimli insanlardan öğrenmeliyiz. Sormak ve öğrenmekten asla çekinmemeli, ama öğrendiğimiz doğruları değerlendirmesini de bilmeliyiz.

3. Görevimizi asla savsaklamamalı, işimize erken başlamalıyız.

4. Zorluklar karşısında yılmamalıyız. Korkak, pısırık, yılgın, kararsız insanların hayatın hiçbir sahasında başarılı olamayacaklarını asla unutmamalıyız.

5. Yapacağımız her işte, önce bir planlama yapmalıyız.
 

medahms

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
21 Haz 2006
Mesajlar
1,989
Tepki puanı
3
Puanları
0
RE: HAYATTA MUVAFFAKİYETİN SIRLARI VE YAPILAN TAVSİYELER

S.A----

--------7- DOST KAZANMAK İÇİN ON KURAL



1. Her gün yeni ahbaplar edinmeye çalışın. Bu maksatla toplantılara, davetlere gidin.

2. Neşeli olun, tanıdıklarınıza neşe ile selam verin.

3. Size yapılan ziyaretleri iade etmeyi unutmayın.

4. Karşılık gözetmeyerek, her gün en az bir kişiye iyilik yapın.

5. Mütevazı olun, tanıdıklarınıza lüzumunda iltifat edin.

6. Mümkün mertebe fazla şeylerle ilgilenin. Müşterek alakalar insanları birbirine bağlar.

7. İnsanlarla alakadar olun. Onların iyi ve asil taraflarını bulup açığa çıkarmaya çalışın.

8. Güzel ve tatlı konuşun. Kendinizden çok karşınızdakinden bahsedin.

9. Başkalarının arzuları yeri gelince, kendinizinkinden üstün tutun.

10. Vefakar olun, dostluğunuzu karşınızdakine sezdirin.
 

medahms

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
21 Haz 2006
Mesajlar
1,989
Tepki puanı
3
Puanları
0
RE: HAYATTA MUVAFFAKİYETİN SIRLARI VE YAPILAN TAVSİYELER

S.A--------

----------8- GAZALİ’DEN UYMAMIZ GEREKEN ALTI KURAL



1. Oturuşun dosdoğru ve sözün tane tane olsun.

2. Sana anlatılanı hayret etmeden dikkatle dinle.

3. Miskin ve salak bir vaziyette durma.

4. Boş hikaye, lüzumsuz sözleri ve gülmeleri dinleme.

5. Anlatılan şeylerde kınanacak bir taraf arama.

6. Etrafına sert davranma, niçin kızdığının sebebini ara.
 

medahms

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
21 Haz 2006
Mesajlar
1,989
Tepki puanı
3
Puanları
0
RE: HAYATTA MUVAFFAKİYETİN SIRLARI VE YAPILAN TAVSİYELER

S.A--


---9- S I K I N T I N I N Ç A R E S İ

Günümüzün insanı, daima varlığını tehdit eden, onu çeşitli streslere karşı mücadeleye zorlayan, intibakını daima bozan bir dünya içinde, insanlık tarihinin hiçbir devresinde olmadığı kadar yalnız, yapayalnız yaşamaktadır. Teknolojinin getirdiği oyuncak alemini medeniyet zanneden ve manevi değerlerden gittikçe uzaklaşan, fakat onun boşluğunu başka hiçbir şeyle telafi edemeyeceği için, hayatı giderek artan bir sıkıntı kıskacı içine girmektedir.



Sıkıntı ve şikayeti olanlar sadece psikiyatri uzmanına gelmezler. Her daldaki hekime başvuran hastaların büyük bir kısmının asıl derdi “sıkıntı”dır. Bunlardan kimisi kalbinden, kimisi midesinden rahatsız olduğunu, kimisi iş görmeye mecali, takati olmadığını, kimisi çevresi ile çatışmaya düştüğünü söyler. Bütün bunların altında yatan şey ise sıkıntıdan başka bir şey değildir.



Sıkıntının bir de hastalık derecesinde olan şekli vardır ki buna depresyon adı verilir. Bu rahatsızlık doktor gözetiminde, çeşitli metotlarla tedavi edilir. Günlük hayatta sık karşılaştığımız sıkıntının çaresine gelince, en başta dünyada imtihan için bulunduğumuzu ve kul olduğumuzu unutmamaktır. Peygamber efendimiz (S.A.V.): [Ey Abdülmuttalip oğulları, size bir bela, hüzün, meşakkat veya bir sıkıntı gelirse “ Allah, Allah Rabbena Laşerikeleh “ deyin buyurmuştur.



Sıkıntısı olana yine hava değişimi, değişik yerlere yapılan seyahatler oldukça fayda verir. Yine Resulullah (A.S.): “Yolculuk edin, sıhhatli olur, ferahlık duyarsınız” hadisi şerifi ile bu gerçeğe işaret etmiştir. Sıkıntısı çok olanın çeşitli hastalıklara yakalanabileceğini de şu mübarek sözleri ile belirtmiştir: “Bir kimsenin kaygısı olursa bedeni hasta olur. Ahlakı iyi olmazsa nefsine zarar gelir. Münazarayı çok yaparsa mürüvvetten düşer, kerameti gider.” Her kimin yaradılışı yavuz olsa, kendi nefsini azapta tutar. Her kimin gamı, kederi çok olsa, kendini hasta eder. Her gam çekenin başı dertten kurtulmaz.”

Evet sıkıntının çaresi İslam'a sarılmak, insanlarla daha sıcak münasebetler kurmak ve dünyanın gayesiz olmadığını hatırlamaktan geçmektedir.
 

medahms

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
21 Haz 2006
Mesajlar
1,989
Tepki puanı
3
Puanları
0
RE: HAYATTA MUVAFFAKİYETİN SIRLARI VE YAPILAN TAVSİYELER

S.A-----

----------10- YÜKSELMENİN MERDİVENİ


v Gençlikte hangi şeye heves ederek başlarsan ömrünü onunla bitirirsin. Çok dikkatli ol! Seni yükseltecek şeylerle hayatına başla!

Onun için şu tavsiyelerimi iyi dinle:

1. Her bakımdan üstün ve ahlakı düzgün arkadaş seç!

2. İmkan nispetinde her bilgiden malumat sahibi olmaya çalış!

3. Kusuru kendinde, meziyeti başkalarında arayıp, kendi kusurlarını düzelterek iyi insan olmaya çalış!

Daima kusur arayanın kusuru çoğalır, meziyet arayanın meziyeti yükselir.

4. Senden üstün kimselerin yanında dinlemeyi tercih et.

5. Bilgi için sual sormaya alış ve bilgiyi ehlinden öğren!

6. Daima ahlak ve bilgide üstün olan kimselerle konuş!

7. Çok oku! Her şeye ibret gözü ile bakarsan, hiçbir mektebin yetiştiremeyeceği tahsil seviyesine ulaşırsın.

8. Dini vazifelerini yerine getirip, doğruluktan ayrılma.

9. Her bakımdan örnek bir insan olmaya çalış!

10. Yaptığın her işin karşılığını bekleyerek menfaatperest olma!

11. Hareketlerinde ölçülü ol, herkesin seni karşıdan gözetlediğini unutma!

12. Attığın her adımın, lahde (mezara) doğru bir basamak olduğunu düşünerek Allah’ın emirlerini yerine getirip, doğruluktan, hizmetten, iyilikten ayrılma!

Yavrum, bunları harfiyen yerine getirirsen hakiki bir insan olarak bu dünyada yaşar ve yaşadığın gibi bu dünyadan göçersin. İşte o zaman, ebedi saadete ulaşırsın.
 

medahms

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
21 Haz 2006
Mesajlar
1,989
Tepki puanı
3
Puanları
0
RE: HAYATTA MUVAFFAKİYETİN SIRLARI VE YAPILAN TAVSİYELER

S.A-


11- UYMAMIZ GEREKEN HAYAT DÜSTÛRLARI



v Hayat bir mücadele alanıdır. Bu mücadelede zafere ulaşmak için şu kaidelere uymamız gereklidir:





a) Kısa olan, çabuk geçen zamanın değerini iyi öğrenmeliyiz.

b) Zamanı iyi değerlendirebilmek için yeterince plânlı ve disiplinli olmalıyız.

c) Daima daha lüzumlu bilgilere öncelik vermeliyiz. Elimizdeki ve önümüzdeki işi bitirmeden onun üstesinden gelmeden, başka işlere yönelmemeliyiz.

d) Elimizdeki işi en iyi şekilde ve hayatınız ona bağlıymışçasına sapa- sağlam yapmalıyız.

e) Günleri değerlendirmeye sabahın erken saatlerinden başlamalıyız. Bunun içinde mutlaka erken kalkma alışkanlığını kazanmalıyız.

f) Faydası olmayan oyun ve eğlencelerden, lüzumsuz söz ve hareketlerden uzak kalmalıyız; Çünkü, bize bir şey kazandırmayan her davranışın, bize mutlaka bir şeyler kaybettirdiğini ve en azından zaman ve enerji zayi ettiğini kabul etmeliyiz. Bütün iş ve hareketlerimizde şuurla ve metanetle doğruyu takip etmeliyiz.



Bir işte muvaffak olamayınca suçu kadere yüklememeliyiz. Kötü kader; bozuk fikirlerin, batıl inançların ve de çirkin alışkanlıkların zehirli meyvesidir. İyi kader ise; güvenilir bilgi ve sağlam fikirlerin, doğru inançların ve yararlı güzel alışkanlıkların mükafatıdır. Bu konularda elden gelen yapılmadıkça hiç kimse suçu kadere yüklememelidir.
 

medahms

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
21 Haz 2006
Mesajlar
1,989
Tepki puanı
3
Puanları
0
RE: HAYATTA MUVAFFAKİYETİN SIRLARI VE YAPILAN TAVSİYELER

S.A

12- SEFAYI AL, KEDERİ AT


Peygamberimiz bir hadislerinde: "Huz ma safa da’ ma keder"

“Sana safa (huzur ve sevinç) veren şeyi al, üzüntü ve keder veren şeyi de bırak” buyurmuştur.

Allah Resulü bu hadiste, gerçek mutluluk formülünü iki madde halinde özetlemiştir:



1. Kişi hayatta daima kendisine safa veren, huzur ve sevince boğan, moralini ve ümidini yükselten güzel şeylere bakmalı, güzel şeyleri düşünmeli, güzel şeyleri hayal etmeli.

2. Kendine keder veren, üzüntü ve acılara boğan, yese düşürüp moralini bozan, kötü ve menfi şeylere bakmamalı, onlarla aklını, fikrini, hayalini meşgul etmemeli.



Bediüzzaman Hazretleri bu hususta şöyle der:

“Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır.”

Hayatta insana üzüntü verecek hadiseler çoktur. Kişi hayata kötü bir nazarla, karamsar bir gözle bakarsa mutluluk ve huzuru bulması mümkün değildir. Halbuki en menfi, en kötü bir şeyde bile, bir iyi taraf vardır. İnsan her hadisenin iyi bir tarafını bulup ona bakmayı, onunla teselli olmayı başarabilirse en kötü şartlar içinde dahi mutlu ve huzurlu olmanın anahtarını elde edebilir. Bu konusa İsa (a.s.)’a isnat edilen şu rivayet konuya ışık tutması bakımından manidardır. İsa (a.s.) havarileriyle birlikte bir koyun leşinin yanından geçerler. Leşin dayanılmaz kokusundan havariler burunlarını tıkar yüzlerini buruştururken İsa (a.s.) onların dikkatini koyunun dişlerine çeker: "Aman ya Rabbi şu hayvanın ne güzel, bembeyaz dişleri var" der.

İçtimai hayatta da insan en kötü hadiselerde bile, bir iyi taraf bulmalı, onunla teselli olmalıdır. Yoksa hayat çekilmez bir yük olur. İnsan devamlı isyan ve şekvalardan kendini alamaz.
 

medahms

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
21 Haz 2006
Mesajlar
1,989
Tepki puanı
3
Puanları
0
RE: HAYATTA MUVAFFAKİYETİN SIRLARI VE YAPILAN TAVSİYELER

S.A

13- HUZUR REÇETESİ



1. Daima tebessüm etmeye çalışın, güler yüzlü olun. Mutlu olacağınıza kendinizi inandırın.

2. Her zaman hoşgörü sahibi olun!

3. Zamanın esiri olmayın. Rahat çalışın, muayyen vakit içinde birçok işlere birden atılıp asabınızı bozmayın!

4. Sözlerim başkasını kıracak diye üzülmeyin. Herkesin sizi beğenmesine imkan yoktur. Sadece doğru olun.

5. Gururlu kibirli olmayın. Ama kendinizi başkalarından aşağı da görmeyin.

6. Başkaları için hiçbir zaman kötülük düşünmeyin. Asla kin beslemeyin! Yakınlarınızın başarılarından mutluluk payı çıkartmayı adet haline getirin.

7. Daima güler yüzlü, hoşsohbetli kimselerle dostluk kurun. Her şeyden şikayet eden bedbin, karamsar kimselerden uzak durun.

8. Hepsinden önemlisi sonradan pişman olacağınız acele kararlardan kaçının. Vesvese, endişe insanın içini kemiren bir kurt gibidir.

9. Mutluluğun birinci şartı şüphesiz sıhhatimizdir. Sıhhatinizi bozucu alışkanlıklardan kaçınınız.

a) İştahınız yerinde olsa da tıka basa yemeyin!

b) Olur olmaz şeylere sinirlenmeyin!

c) Gamı-kederi defterinizden silin!

d) Her şeyin iyi tarafını görüp, kötü tarafını görmezlikten gelin.

e) Sıkıntıyı yok etmenin en iyi çaresi çalışmaktır. Bunun için her fırsatta çalışın. İnanın; bütün iyi günler sizlerin olacaktır.
 

medahms

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
21 Haz 2006
Mesajlar
1,989
Tepki puanı
3
Puanları
0
RE: HAYATTA MUVAFFAKİYETİN SIRLARI VE YAPILAN TAVSİYELER

S.A--

14- KIPLING’DEN ÖĞÜTLER


Oğlum;



· Eğer, herkes soğukkanlılığını kaybedip seni suçladığı zaman, sen soğukkanlılığını koruyabilirsen,

· Eğer herkes senden şüphelendiği halde onların bu şüphelenmesini müsamaha ile karşılayabilirsen,

· Eğer bekleyebilir ve beklemekten yorulmazsan,

· Yahut iftiraya uğrar da iftira ile mukabelede bulunmazsan,

· Ve aynı zamanda ne çok uysal olup ne de çok akıllıca bir tavırla konuşmazsan,

· Eğer düşünebildiğin halde düşüncelerinin kölesi olmazsan,

· Eğer hayal kudretin olduğu halde, hayallerinin esiri olmazsan,

· Eğer felaket ve saadetle yüzleşebilir ve bu iki sahtekarı aynı surette karşılayabilirsen,

· Eğer hayatını vakfettiğin şeylerin yıkılışını seyredebilir ve eğilip kırık aletlerle onu tekrar kurabilirsen,



İşte o zaman dünya da, içindeki her şey de senindir; hatta daha fazlası...Sen o zaman bir adamsın oğlum!..



· Eğer iş işten geçtikten sonra kalbini, sinirlerini ve vücudunu tekrar tam faaliyetle seferber edebilip gayene ulaşmaya çalışabilirsen,

· Ve sana “dayan!” diyen iradenden başka hiçbir şeyin kalmadığı zaman dişini sıkmasını bilirsen,

· Eğer halk tabakasıyla konuştuğun halde faziletlerini koruyabilirsen,

· Yahut krallarla dolaştığın halde gururlanıp benliğinden kaybetmezsen,

· Eğer ne sevdiğin dostlarının, ne de düşmanlarının sözleri seni incitmezse,

· Eğer herkesi sayabilir fakat kimseye fazla bağlanmamayı bilirsen,

· Eğer her dakikanın altmış saniyesini doldurabilirsen,



İşte o zaman dünya da, içindeki her şey de senindir; hatta daha fazlası...Sen o zaman bir adamsın, oğlum!..
 

medahms

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
21 Haz 2006
Mesajlar
1,989
Tepki puanı
3
Puanları
0
RE: HAYATTA MUVAFFAKİYETİN SIRLARI VE YAPILAN TAVSİYELER

S.A.


15- HUZURLU BİR HAYAT İÇİN ON KURAL




1. Daima abdestli gez.

2. 5 vakit namaz kıl.

3. Sık sık sadaka ver.

4. Erken yat, erken kalk.

5. Ilık su ile sık sık duş al.

6. Kır gezisi, deniz kenarı gezisi yap. (en az ayda bir kez)

7. Türbeleri, camileri, müzeleri ziyaret et. (en az ayda bir kez)

8. Alimleri, meşayıhı, ilim adamlarını ziyaret et, sohbetlerini dinle, dua al.

9. Akraba, dost ve arkadaş ziyareti yap.

10. Hiç sinirlenmemeye gayret et.
 

adaletistiyorum

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
13 Kas 2008
Mesajlar
1
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
42
Yani koyun olalım. ölemi? Yönetici benden öğrensin sonra kalksın kendisi biliyomuş gibi davransın.Sonra diyelim ki ya nede olsa patron bi zaman görür diyelim ama müslüman adam ya ne işçisinin hatrını sorar ne gelir gider.Bunlar ne yapıyo bu adam işçileri eziyomu hakkını yiyomu demesin.Ama sonra kalkarsınız vay biz müslümanız.Zenginlik müslümana adaleti sağlaması için verilmedi mi?Hani nerede?Şu süleyman cemati nasıl bi cemaat ki başındakiler paraya tapar hale gelmişler.Ağarbaşlı olalım ama haksızlığa tahammül edemeyiz.Tüm müslüman gençler ayağa kalkmalı.Adaletsizliğe dur diyecek yalnız bizleriz Allah'ın izni ile.Saygısızlıkla değil elbette.Ama sen sus vardır bi bildiği büyüğünün kelimesinin arkasına saklanılmasın yeter.Büyüklerimin ellerinden küçüklerimin gözlerinden yaşıtlarımın yanaklarından öperim.
 

ebuzer25

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
16 Ağu 2008
Mesajlar
1,845
Tepki puanı
1
Puanları
0
Yaş
41
medahms cok güzel bir paylaşımdı hepsını tek tek okudum inşallahda istifade ederiz.emegine saglık
 

ferhatturhan

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
27 May 2009
Mesajlar
4
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
38
15 maddesini yazıp devamını getirmediğiniz çalışmanın 32 maddesinede ihtiyacım var kardeşim Allah şimdiden senden razı olsun
 

Bu konuyu görüntüleyen kişiler

Üst Alt