Neler Yeni

Hoşgeldiniz İslami Forum Sayfası

Tüm özelliklerimize erişmek için şimdi bize katılın. Kaydolduktan ve oturum açtıktan sonra, konular oluşturabilir, mevcut konulara yanıtlar gönderebilir, diğer üyelerinize itibar kazandırabilir, kendi özel mesajınızı edinebilir ve çok daha fazlasını yapabilirsiniz. Ayrıca hızlı ve tamamen ücretsizdir, peki ne bekliyorsunuz?
Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark

beklenen Mehdi A.S (1 Kullanıcı)

tarikay

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
14 Ocak 2006
Mesajlar
18
Tepki puanı
0
Puanları
0
http://www.beklenenmehdi.com/09.html

gelişen dünya olayları ve Amerika'nın Irak'a saldırısı, işgali ve bu savaşta bölge ülkelerinin aynen Peygamberimiz'in hadislerinde bizlere belirttiği şekilde davranmaları konumuzla ilgili hadisleri gözden geçirmemize vesile olmuştur. Aşağıda bu savaşa ve olaylara bakan hadislerden bazılarını değerlendirdim.


"ORDUNUN KAYBOLUŞU"

"Mehdi'nin beş alameti bulunur. Bunlar Süfyani, Yemani, samadan bir sayha, Beyda'da bir ordunun batışı ve günahsız insanların öldürülmesidir."
(Naim Bin Hammad)

"IRAKLILARIN PARASI KALMAYACAK"

"Iraklıların elinde ölçecekleri bir tartı aleti ve alış-veriş yapabilecekleri bir para hemen hemen kalmayacak."
(Kenzul Ummal, Kitab-ul kıyame, kısm-ul efal. c.5 sf. 45 El Muttaki)

"BAĞDAT ALEVLERLE YOK EDİLİR"

Ahir zamanda Bağdat alevlerle yok edilir...
(Risaletül Huruc ül Mehdi, Cilt 3, sf. 177, Kayıt 854)

"IRAK VE ŞAM'A AMBARGO"

Ebu Nadre (R.A.) dedi ki; Cabir (R.A.)'ın yanında idik, şöyle dedi: "Öyle bir zaman yaklaşıyor ki, Irak ahalisine bir kafiz (kile),
bir dirhem sevk olunmayacak".
Dedik ki "bu kimden dolayı olur". Dedi ki: "Acemler (Arab'ın gayrısı) bunu men' ederler." Sonra dedi: "Şam ahalisine bir dinar, bir müdy (kile) sevk olunmayacak". "Bu kimden dolayı olur" dedik.
"Rumlar'dan dolayı" dedi.
(Et-Tac, Ali Nâsıf el-Hüseyni)





http://www.beklenenmehdi.com/08.html

MEHDİ'NİN ÇIKIŞ ALAMETLERİ

Mehdi'nin çıkış alametleri ile ilgili Peygamber Efendimiz'in pek çok hadisi bulunmaktadır. Bu hadisler birçok büyük İslam aliminin kitaplarında bizlere nakledilmiştir. Bu bölümde söz konusu hadislerin günümüzle olan bağlantıları incelenecektir. Bu hadislerin, içinde bulunduğumuz dönemin ortam ve şartlarını açıkça tarif ettiklerini ve çok yakın geçmişte arka arkaya gerçekleşen bazı kritik olayları mucizevi bir biçimde haber verdiklerini göreceğiz.

Daha önceki bölümlerde de belirttiğimiz gibi gerek Mehdi'nin çıkışı, gerekse kıyamet alametleri ile ilgili hadislerin art arda gerçekleşmeleri belirli bir döneme işaret etmektedir. Ve tüm alametlerin hicri 14. yüzyıl başından (1979-1980) itibaren sırayla ortaya çıkmaları, içinde bulunduğumuz dönemin Mehdi'nin yeryüzünde bulunuş yılları olduğunu çok net bir şekilde ortaya koymaktadır. (En doğrusunu Allah bilir)

Şimdi hadislerde bildirilen Hz. Mehdi'nin çıkış alametlerini ana maddeler halinde inceleyelim.

1) FİTNELERİN ÇOĞALMASI

2) HARAMLARIN HELAL SAYILMASI

3) ALLAH'IN AÇIKÇA İNKAR EDİLMESİ

4) MÜSLÜMANLARA BASKININ ARTMASI

5) DÜNYANIN HER YERİNİ KARIŞIKLIK VE KARGAŞANIN SARMASI

6) İRAN-IRAK SAVAŞI

7) AFGANİSTAN'IN İŞGALİ

8) FIRAT'IN SUYUNUN KESİLMESİ

9) RAMAZAN'DA AY VE GÜNEŞ TUTULMALARI

10) KUYRUKLU YILDIZIN DOĞMASI

11) KABE BASKINI VE KABE'DE KAN AKITILMASI

12) DOĞU TARAFINDAN BİR ATEŞİN GÖRÜLMESİ

13) BÜYÜK VE HAYRET VERİCİ ŞEYLERİN MEYDANA GELMESİ

14) GÜNEŞTEN BİR ALAMETİN BELİRMESİ

15) BÜYÜK ŞEHİRLERİN YOK OLMASI

16) DEPREMLERİN ÇOĞALMASI

17) BİR KÖYÜN YOK OLMASI
 

tarikay

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
14 Ocak 2006
Mesajlar
18
Tepki puanı
0
Puanları
0
RE: ..

RE: ..

Mehdi Kavramı Kur'ân-ı Kerim'de vardır.

Mehdi kelimesi Kur'ân-ı Kerim'de muhdet kelimesiyle tarif edilmektedir. Mehdi veya muhdet kelimesi Arapça'da hidayete ermiş hidayete vesile olan ve hidayete erdiren anlamında kullanılan bir kelimedir. Ve Rabbimiz tarafından Kur'ân-ı Kerim'de bu anlamda kullanılmıştır.

Bakalım Kur'ân-ı Kerim bu konuda neler söylemektedir:

1- Allah'ın Kendisine ulaştırdığı kişi mehdidir (muhteddir), hidayete ermiştir

18/KEHF-17: Ve tereş şemse izâ taleat tezâveru an kehfihim zâtel yemîni ve izâ garabet takrıduhum zâteş şimâli ve hum fî fecvetin minh(minhu), zâlike min âyâtillâh(âyâtillâhi), men yehdillâhu fe huvel muhted(muhtedi), ve men yudlil fe len tecide lehu veliyyen murşidâ(murşiden).

Ve güneşin, doğduğu zaman mağaralarının sağ tarafından geldiğini ve battığı zaman sol taraftan onların yanlarından geçtiğini görürsün. Ve onlar, onun (mağaranın) geniş sahası içinde bulunuyorlardı. İşte bu, Allah'ın âyetlerinden (mucizelerinden)dir. Allah, kimi Kendisine ulaştırırsa, işte o hidayete ermiştir. Ve kimi dalâlette bırakırsa (kim Allah'a ulaşmayı dilemezse) artık onun için velî mürşid (irşad eden evliya) bulunmaz.

2- Hidayete vesile olan kavim resûlleri mehdidir (muhteddir).
36/YASİN-20: Ve câe min aksal medîneti raculun yes'â kâle yâ kavmittebiûl murselîn(murselîne).

Ve şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi. Ey kavmim, (size) gönderilmiş olan resûllere tâbî olun dedi.

36/YASİN-21: İttebiû men lâ yes'elukum ecren ve hum muhtedûn(muhtedûne).

(Tebliğlerine karşılık) sizden ücret istemeyen (bu) kişilere tâbî olun. Ve onlar, hidayete ermiş olanlardır.

3- Her kavimde, bütün zaman parçalarında Allahû Tealâ'nın tayin ettiği kavim resûlleri vardır

16/NAHL-36: Ve le kad beasnâ fî kulli ummetin resûlen eni'budûllâhe vectenibût tâgût(tâgûte), fe minhum men hedallâhu ve minhum men hakkat aleyhid dalâleh(dalâletu),fe sîrû fîl ardı fanzurû keyfe kâne âkıbetul mukezzibîn(mukezzibîne).

Ve andolsun ki; Biz, bütün ümmetlerin (milletlerin, kavimlerin) içinde bir resûl beas ettik (hayata getirdik, vazifeli kıldık). Allah'a kul olsunlar ve taguttan (insan ve cin şeytanlardan) içtinap etsinler (sakınıp kurtulsunlar) diye. Onlardan bir kısmını, Allah hidayete erdirdi ve bir kısmının da üzerine dalâlet hak oldu. (Resûllere tâbî olanlar hidayete erdi, tâbî olmayanların ise üzerine dalâlet hak oldu.) Artık yeryüzünde gezin. Böylece yalanlayanların akıbetinin, nasıl olduğuna bakın (görün).

İsra Suresinin 15. âyet-i kerimesinde ise Resûl göndermedikçe azap etmeyiz buyuruyor:

7/İSRA-15: Menihtedâ fe innemâ yehtedî li nefsih(nefsihî), ve men dalle fe innemâ yadıllu aleyhâ, ve lâ teziru vâziretun vizre uhrâ, ve mâ kunnâ muazzibîne hattâ neb'ase resûlâ(resûlen).

Kim hidayete ererse kendi nefsi için hidayete erer. Kim de dalâlette ise dalâlette olmak onun aleyhinedir. Nezir'in (uyaran Resûl'ün) nezrettiğini (ikazını, uyarısını) yerine getirmeyenlerin (bu sebeple günah yüklenenlerin) günahlarını başkaları yüklenmez. Bir resûl göndermedikçe (hiçbir kavme, hiç kimseye) azap etmeyiz.

Ve İbrâhîm Suresinin 4. âyet-i kerimesinde her resûl, Allah'ın âyetlerini o kavmin lisanı ile açıklıyor:

14/İBRÂHÎM-4: Ve mâ erselnâ min resûlin illâ bi lisâni kavmihî li yubeyyine lehum, fe yudillullâhu men yeşâu ve yehdî men yeşâ'(yeşâu), ve huvel azîzul hakîm(hakîmu).

Hiçbir resûlümüz yoktur ki; Biz, onu kendi kavminin lisanıyla göndermiş olmayalım. Onlara (kendi lisanlarıyla) beyan etsin (açıklasın) diye. Öyleyse Allah, dilediğini (Allah'a ulaşmayı dilemeyenleri) dalâlette bırakır. Dilediğini (Allah'a ulaşmayı dileyenleri) hidayete erdirir. Ve O, Azîz'dir, hikmet sahibi'dir.

4- Her devirde hidayete erdiren devrin imamı mehdidir (muhteddir).

Allahû Tealâ, Musa (A.S)'ın kavminden hidayete erdiren bir topluluğun olduğunu A'raf Suresinin 159. âyet-i kerimesinde ifade ediyor:

7/A'RAF-159: Ve min kavmi mûsâ ummetun yehdûne bil hakkı ve bihî ya'dilûn(ya'dilûne).

Ve Musa (A.S)'ın kavminden bir ümmet vardır. Hakk'a hidayet ederler (hidayete ulaştırırlar).

Ve onunla (hak ile) adaletle hükmederler.

Yine Yüce Rabbimiz: Yarattıklarımızdan bir topluluk var ki onlar hidayete erdirirler diye buyuruyor A'raf Suresinin 181. âyet-i kerimesinde:

7/A'RAF-181: Ve mimmen halâknâ ummetun yehdûne bil hakkı ve bihî ya'dilûn (ya'dilûne).

Ve yarattıklarımızdan bir ümmet vardır ki Hakk'a (Allah'a) ulaştırırlar ve onunla adaleti (sağlarlar)

Öyleyse her dönemde mutlaka hidayete vesile olan ve hidayete erdiren kişileri Allahû Tealâ Kendisi tayin ediyor. Hidayet, farz ve farz olan hidayetin gerçekleşmesi babında, hidayete vesile olan, hidayete erdiren, Allah'ın irşada memur ve mezun kıldığı kişileri Allah tayin ediyor. Yüce Rabbimiz, Bakara Suresinin 38. âyet-i kerimesinde diyor ki:

2/BAKARA-38: Kulnâhbitû minhâ cemîa(cemîan), fe immâ ye'tiyennekum minnî huden fe men tebia hudâye fe lâ havfun aleyhim ve lâ hum yahzenûn(yahzenûne).

Biz dedik ki: Hepiniz oradan (aşağıya) inin. Benden size hidayet gelecektir. O zaman kim o hidayetçiye tâbî olursa, artık onların üzerine bir korku yoktur ve onlar mahzun da olmayacaklar

Benden size hidayetçim gelecek. Kim o hidayetçime tâbî olursa onlara korku yoktur, onlar mahzun da olmazlar; buyuruyor. Taha Suresinin 123. âyet-i kerimesinde de diyor ki:

20/TAHA-123: Kâlehbitâ minhâ cemîan ba'dukum li ba'dın aduvv(aduvvun), fe immâ ye'tiyennekum minnî huden fe menittebea hudâye fe lâ yadıllu ve lâ yeşkâ.

(Allahû Tealâ şöyle) dedi: İkiniz oradan (aşağı) inin! Hepiniz (şeytan ve siz), birbirinize düşman olarak. Bundan sonra Benden size hidayet gelecek. O zaman kim hidayetçime tâbî olursa artık o, dalâlette kalmaz ve şâkî olmaz

Aynı şekilde gelecek hidayetçiye, tâbî olanların dalâlette kalmayacağı ve şâkîlerden olamayacağını buyuruyor.

Allahû Tealâ, Kur'ân-ı Kerim'de insanları Allah'ın emriyle hidayete erdiren imamlardan bahsetmektedir. Bu imamlar, peygamberlerin bulunduğu dönemde nebî imamlar, peygamberlerin bulunmadığı dönemlerde ise velî imamlardır. Nebî imamlar bu görevi asaleten yerine getirirken velî imamlar vekaleten yerine getirirler.

Enbiya Suresinin 73. âyet-i kerimesi nebî imamlardan bahsetmektedir:

21/ENBİYA-72: Ve vehebnâ lehu ishâk(ishâka), ve ya'kûbe nâfileh(nâfileten), ve kullen cealnâ sâlihîn(sâlihîne).

Ve ona, İshak (A.S)'ı ve nafileten (ilâveten) Yâkub (A.S)'ı vehbi (armağan) olarak verdik. Ve hepsini salihler kıldık.
 

tarikay

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
14 Ocak 2006
Mesajlar
18
Tepki puanı
0
Puanları
0
RE: ..

RE: ..

imtihan dünyasında olaylar perdelidir kişileri imana zorlamaz ibrahim A.S tek başına ümmetii tevrata tabii olanlar bir avuçtu iseviler 12 havariydi peygamberimiz S.A.S 10 yıl anlattı sadece 12 kişi tabii oldu zamanla bu sayı arttı yani Allah eleğini çalıştırıyor kimileri eleniyor mehdi için boyu şöyle soyu şöyle kıyafeti böyle ismi böyle yüzü böyle diye tarif ediyorlar ama unutmamak lazım Allah yaratır ve seçer kimseye sormaz nasıl olsun diye


Bediüzzaman hicri 1327'de Şam'da Emevi Camii'nde on bin kişiye verdiği hutbesinde, hicri 1371'den sonraki İslam aleminin geleceğine yönelik izahlar yapmakta, ahir zamandan çeşitli tarihler vererek, beklenen Mehdi'nin mücadele zamanlarına dikkat çekmektedir.

Bediüzzaman, Mehdi'nin göreve başlaması ve inkarcı zihniyeti fikren mağlup etmesi ile ilgili olarak şu tarihleri bildirmektedir:

"Ta 1371 senesinden sonraki alem-i İslam'ın mukadderatına nazar eden Hutbe-i Şamiye'deki hakikatler... Evet şimdi olmasa da 30-40 sene sonra fen ve hakiki marifet ve medeniyetin mehasini o üç kuvveti tam teçhiz edip, cihazatını verip o dokuz manileri mağlup edip dağıtmak için taharri-i hakikat meyelanını ve insaf ve muhabbet-i insaniyeyi o dokuz düşman taifesinin cephesine göndermiş, inşallah yarım asır sonra onları darmadağın edecek." (Hutbe-i Şamiye, 25)

Şam'da yaptığı bu konuşmada, hicri 1371 senesinden sonra yaşanacak gelişmelere dikkat çekerek, Bediüzzaman Mehdi'nin göreve başlamasının bu tarihten 30-40 yıl sonra olacağını bildirmiştir. Bu tarih ise hicri 1401-1411, miladi olarak da 1980-1990 yılları arasıdır.

Yine aynı konuşmanın devamında Üstad, Mehdi'nin inkarcı fikir sistemini fen, ilim ve medeniyetin imkanları sayesinde fikren susturacağını haber vermiştir. Bu fikri üstünlüğün tarihi olarak da 1371 tarihinden yarım asır sonrasını bildirmiştir. Bu da hicri 1421, yani miladi 2001 senesi demektir.

"Evet şimdi (1371) olmasa da otuz-kırk (30-40) sene sonra...

Fen: Müspet ilimler, biyoloji, fizik, kimya vs.

Hakiki marifet: Hüner, sanat , ilim ve fenlerle öğrenilen bilgi.

Medeniyetin mehasini: Medeniyetin iyiliklerini

O üç kuvvetle donatıp gerekli ihtiyacını karşılayıp o dokuz engelleri yenip dağıtmak için,

Taharri-i hakikat meyelanı: Hakikati araştırma meyli

Muhabbet-i insaniyeyi: İnsan sevgisini.

O dokuz düşman sınıfının cephesine göndermiş, inşallah yarım asır sonra (50 sene) onları darmadağın eder."

1371 + 50 = 1421 (Miladi 2001)

Bediüzzaman hicri 1400 yılı başlarında Mehdi'nin inkarcı felsefe ile mücadeleye başlaması zamanına, 1401-1411 = 1981-1991 yılları arası fen, hüner, sanat ve medeniyetin iyiliklerini birleştirip bunlarla mücadelesine ve fikren darmadağın edeceği tarih olarak da 1421 = 2001'e dikkat çekiyor.

"Yetmiş birde fecr-i sadık başladı veya başlayacak. Eğer bu, fecr-i kazib de olsa, otuz-kırk sene sonra fecr-i sadık çıkacak." (Hutbe-i Şamiye, 23)

Fecir: Tan yerinin ağarması, güneş doğmadan önceki kızıllık, sabah vakti

Fecr-i Kazib: Sabaha karşı ufukta yayılmaya başlayan birinci kızıllık.

Fecr-i Sadık: Fecr-i Kazib'den sonra yayılmaya başlayan ikinci aydınlanma

1371 + 30 = 1401 = 1981

1371 + 40 = 1411 = 1991

Bediüzzaman İslam'ın dünyaya tekrar hakim olmasını güneşin doğuşuna benzetiyor. Güneşin battıktan sonra ertesi gün yeniden doğması gibi, İslam'ın da dünya üzerinde tekrar doğup parlayacağına bu benzetmeyle işaret ediyor. Fecr-i Kazib ve Fecr-i Sadık ifadeleriyle bu doğuşun başlangıç yıllarına dikkat çekilmiştir.

Buna göre Hakkın karşısındaki batılı temsil eden düşünce olan ateizmin ve materyalist felsefenin dağıtılmaya başlaması 1981-1991 yılları, fikren tam anlamıyla susturulup dağıtılmasının ise 2001 yılında olacağına işaret etmiştir.

Risale-i Nur Külliyat'ında, Mehdi'nin mücadele ve hakimiyet devreleri ile ilgili verilen ebcedler:

"Ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Oysa kafirler istemese de Allah, kendi nurunu tamamlamaktan başkasını istemiyor." 9/32 ayetindeki "...Allah, kendi nurunu tamamlamaktan başkasını istemiyor." cümlesi hakkında Bediüzzaman şöyle demektedir:

"Şimdi hatıra geldi ki, eğer şeddeli "lamlar" ve "mimler" ikişer sayılsa bundan bir asır sonra zulümatı dağıtacak zatlar ise, Hazret-i Mehdi'nin Şakirtleri olabilir." (Şualar / 605)

Bu ayetin ebced değeri ise "1424-Miladi: 2004" tür. Mehdi önderliğinde İslam'ın hakimiyeti devrelerine işaret etmektedir.
 

gönül saray

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
30 Ara 2007
Mesajlar
52
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
56
Güzel Bir çalişma.allah Bizi Ona Tabi Olanlardan Eylesin.kafirlerin Zulmü Bitsin Inşallah.
 

نعىمة

Yasaklı Kullanıcı
Katılım
2 Ara 2007
Mesajlar
2,969
Tepki puanı
3
Puanları
0
Yaş
40
neden as yazıyorsunuz? bu genelde peygamber ismi yanında yazılır, mehdi ise peygamber olmayıp Hz.Muhammed soyundan bir mümindir.
Hem ben sadece Hz.Muhammedin bildirdiği mehdiye inanıyorum!
yoksa mehdi yerine mesihi deccel olma durumu sözkonusu
Allah korusun!
 

ReisulKurra

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
16 Ara 2007
Mesajlar
414
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
40
نعىمة;555042' Alıntı:
neden as yazıyorsunuz? bu genelde peygamber ismi yanında yazılır, mehdi ise peygamber olmayıp Hz.Muhammed soyundan bir mümindir.
Hem ben sadece Hz.Muhammedin bildirdiği mehdiye inanıyorum!
yoksa mehdi yerine mesihi deccel olma durumu sözkonusu
Allah korusun!

Selamun Aleykum,

Değerli KArdeşim siz Eleştirmen olmalıymışsınız :) Bu Sert çıkışları yapmasanız daha hoş olmazmı, Yani Öğretici Tavırla konuşursanız daha çok verimli olursunuz, herkezde sevgiyle saygıyla dinler. Ama Siz birine dişlerinizi gösterirseniz onlarda size dişlerini gösterir. Tatlı dil gerçekten tabir-i caizse yılanı deliğinden çıkarır

Herkez herşeyi bilecek diye bir kaide yok biliyorsunuz, Bu Tavır yerine . Kardeşim Bildirdikleriniz çok güzel, Ancak ufak yanlışlıklar farkettim. Mehdi Bir Peygamber Değildir Zira son Peygamber Muhammed s.a.v dir, Ve Mehdi a.s yerine Hz. Mehdi Gibi yazılar daha uygun olacaktır, Yazmış olsanız öğretici olmuş olursunuz. Hemde Bir Sünneti yerine getirmiş olursunuz, Ki peygamber Efendimiz. s.a.v kimseye bilmedikleri yüzünden kızmamıştır, Taif te taşlanmasına rağmen Ya Rabbi Bilmiyorlar bilselerdi yapmazlardı demiştir.

Şimdi Benide Eleştirmeyin olurmu:) ben sadece faydalı olmaya çalıştım.
Allah yar ve yardımcınız olsun.
 

نعىمة

Yasaklı Kullanıcı
Katılım
2 Ara 2007
Mesajlar
2,969
Tepki puanı
3
Puanları
0
Yaş
40
Selamun Aleykum,

Değerli KArdeşim siz Eleştirmen olmalıymışsınız :) Bu Sert çıkışları yapmasanız daha hoş olmazmı, Yani Öğretici Tavırla konuşursanız daha çok verimli olursunuz, herkezde sevgiyle saygıyla dinler. Ama Siz birine dişlerinizi gösterirseniz onlarda size dişlerini gösterir. Tatlı dil gerçekten tabir-i caizse yılanı deliğinden çıkarır

Herkez herşeyi bilecek diye bir kaide yok biliyorsunuz, Bu Tavır yerine . Kardeşim Bildirdikleriniz çok güzel, Ancak ufak yanlışlıklar farkettim. Mehdi Bir Peygamber Değildir Zira son Peygamber Muhammed s.a.v dir, Ve Mehdi a.s yerine Hz. Mehdi Gibi yazılar daha uygun olacaktır, Yazmış olsanız öğretici olmuş olursunuz. Hemde Bir Sünneti yerine getirmiş olursunuz, Ki peygamber Efendimiz. s.a.v kimseye bilmedikleri yüzünden kızmamıştır, Taif te taşlanmasına rağmen Ya Rabbi Bilmiyorlar bilselerdi yapmazlardı demiştir.

Şimdi Benide Eleştirmeyin olurmu:) ben sadece faydalı olmaya çalıştım.
Allah yar ve yardımcınız olsun.


bakın ben hiç bir şekilde sert olmadım burda, anlaşılan siz çok narin kalblisiniz
incittiysem özür dilerim benim buna niyetim yoktu
 

Dedektif1961

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
24 Haz 2008
Mesajlar
1
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
63
Herkese Heyyo değerli kardeşlerim

Boşuna birbirinizi kırmayın olmazmı siz burada kavga yaparken o 2004 tarihinde çıkar diyen arkadaşım haklı çıkmıştır Çünki HZ Mehdi ve yardımcıları olduklarını söyleyen kimseler mehdisahibizaman.sitemynet.com adresinde bunu bütün dünyaya açıklamışlar

Onların gizli tuttuğu bir gerçeğide onların açıklamamasına ragmen ben açıkladım ve mehdikimdir.sitemynet.com adresine insanlıktan gizlenen bu gizli gerçeği açıkladım

Allah yardımcınız olsun
 

Huyela

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
11 Eki 2006
Mesajlar
2,345
Tepki puanı
1
Puanları
36
Yaş
40
Konum
İstanbul
Hazret-i Mehdi gelecektir
Sual: Mehdi hurafedir diyenler oluyor. Nasıl cevap verilebilir?

CEVAP
İbni Hacer-i Mekki, (Alamat-i Mehdi), imam-ı Süyuti, (El-bürhan) ve imam-ı Şarani (Muhtasar-ı Tezkire-i Kurtubi) kitabında iki yüze yakın, Hazret-i Mehdi’nin alameti bildirilmektedir. Hazret-i Mehdi için hurafe demek, ilme ihanettir, kıyamet alametidir. Bu konudaki hadis-i şeriflerden birkaçı şöyledir:

(Kıyamet kopmadan önce, Allahü teâlâ, benim evladımdan birini yaratır ki, ismi benim ismim gibi, babasının ismi, benim babamın ismi gibi olur. Ondan önce dünya zulümle dolu iken, onun zamanında adaletle dolar.) [Tirmizi, İ.Asakir]

(Mehdi’nin başı hizasında bir bulut olacak, buluttan bir melek, “Bu Mehdidir, sözünü dinleyin” diyecektir.) [Ebu Nuaym]

(Ehl-i beytimden bir zat yeryüzüne hâkim olmadıkça kıyamet kopmaz. Onun alnı açıktır, kemer burunludur. Yeryüzü zulümle dolu iken, o, dünyayı adaletle doldurur. İdaresi yedi yıl sürer.) [Müslim]

(Eshab-ı Kehf, Mehdi’nin yardımcıları olacak ve İsa bunun zamanında gökten inecek ve Deccal ile harb ederken, Mehdi, onunla beraber olacaktır.) [İ.Süyuti]

(Yeryüzüne dört kişi malik oldu. İkisi mümin Zülkarneyn ile Süleyman idi. İkisi kâfir, Nemrud ile Buhtunnasar idi. Beşinci olarak, benim evladımdan biri yeryüzüne malik olacaktır.) [İ.Süyuti]

(Horasan tarafından gelen siyah sancaklılara katılın. Onların içinde Allah'ın halifesi Mehdi vardır.) [Hakim, İ.Ahmed, Deylemi]

(Nasıl helak olur bir ümmet ki, başında ben, sonunda Meryem oğlu İsa ve ortasında da ehl-i beytimden Mehdi vardır.) [Hâkim, İ.Asakir]

(Şarktan çıkan bir grup, Mehdi’ye yardım ederler.) [İbni Mace, Taberani]

(Mehdi çıkınca, Allahü teâlâ ona rahmetini indirir.) [İ.Ahmed, Hakim]

(Mehdi bendendir, yeryüzünü hak ve adaletle doldurur.) [Ebu Davud]

(Dünyayı küfür kaplamadıkça Mehdi gelmez.) [Mekt.Rabbani 2/68]

(Mehdi gelince, bir bereket olacak, ümmetim rahat edecektir.) [İbni Ebi Şeybe]

(Mehdi bizdendir. Allahü teâlâ onu bir gecede olgunlaştırır.) [İbni Mace, İ.Ahmed]

(Deccal’ın veya Mehdi’nin geleceğine inanmayan kâfir olur.) [Favaid-il Ehbar - Şerh’is-Siyer]

(Mehdi, Kureyşten ve ehl-i beytimdendir.) [İ.Ahmed, Baverdi]

(Mehdi benim soyumdandır.) [İbni Mace]

(Mehdi evladı Fatıma’dandır.) [Ebu Davud, Hakim]

(Mehdi, amcam Abbas’ın soyundandır.) [İ.Asakir, Dare Kutni]

(Ya Abbas, senin soyundan bir genç dünyayı adaletle doldurur, İsa ile namaz kılar.) [Hatib, İbni Asakir, Dare Kutni]

[Burada tenakuz [çelişki] yoktur. Abdülkadir-i Geylani hazretleri anne tarafından seyyid, baba tarafından şerif idi. Hazret-i Mehdi de, Hazret-i Fatıma’nın soyundan bir genç, Hazret-i Abbas’ın soyundan biri ile evlenince, her iki soydan da gelmiş olur.]

Hazret-i Ali, oğlu Hasanı gösterip, "Bu oğlumun neslinden biri çıkacak, dünyayı adaletle dolduracaktır" buyurdu. (Ebu Davud)

Kütüb-i sitteden Buhari, Müslim, Ebu Davud, İbni Mace, Tirmizi ve diğer hadis âlimlerinin bildirdikleri bu hadis-i şerifleri ve Ehl-i sünnet âlimlerinin açıklamalarını akıl ve iman sahibi hiç kimse inkâr edemez. Tevil etmek de dinimize aykırıdır. Herkes dinin hükümlerini tevil etmeye kalkarsa ortada din diye bir şey kalmaz.

İmam-ı a’zam hazretleri buyuruyor ki:
(Yecüc ve Mecüc'ün ortaya çıkması, güneşin batıdan doğması, Hazret-i İsa'nın gökten inmesi, Deccal’ın ve diğer kıyamet alametlerinin hepsi aynen hadis-i şerifte bildirildiği gibi, [tevilsiz olarak] zamanı gelince gerçekleşeceğine inanırız.) [Fıkhı ekber]

Hazret-i Mehdi gelince
Sual: Tam İlmihal’deki, (Hazret-i Mehdi, ahir zamanda dünyaya gelecektir. İsa aleyhisselamla buluşacak, mezhepleri kaldıracak, yalnız onun mezhebi kalacaktır) ifadesinden kasıt nedir?
CEVAP
Hazret-i Mehdi geldiğinde, hak mezheplerin hükmü unutulmuş olacak, bid'at mezhepleri ortalığı kaplayacak, ortada hak bir mezhep kalmayacaktır. Yani mezheplerin doğru bilgileri kalmayacak, sadece isimleri kalıp, din düşmanları veya sapıklar tarafından bu isimler suistimal edilecektir.

Hazret-i Mehdi, ictihad edecek, ictihadı Hanefi mezhebine uygun olacaktır. Zaten İsa aleyhisselamın Hıristiyanlığı yasak ettiği gibi, Hazret-i Mehdi de diğer bozuk fırkaları, bozuk mezhepleri yasak edecektir. Bozuk mezhepleri kaldıracağı için mezhepleri kaldıracak ifadesi kullanılmıştır.



Hazret-i Mehdi gelecektir .:.: www.dinimizislam.com :.:.

Dinimiz İslam .:.: www.dinimizislam.com :.:.
 

mavci

* ZİKİR * FİKİR * ŞÜKÜR *
Yönetici
Katılım
14 Eyl 2007
Mesajlar
32,435
Tepki puanı
7,779
Puanları
163
Yaş
53
Konum
Alanya
Selamünaleykum...

Selamünaleykum...

Hz.Peygamberimiz SAV demiştir ve kendi soyundan Hz Mehdi gelecektir veya gelmiştir...
Herkesin Mehdi'yi görmesi veya bilmesi dinin kurallarına ve imtihan sırrına aykırıdır...
Çünkü herkes bilmiş olsaydı..Herkes ona inanırdır ve imtihan sırrı ortadan kalkardı...
Aynı şekilde herkes Deccali tanısaydı ya da bilseydi yine aynı şekilde imtihan sırrı ortadan kalkardı...
Onları ancak İMAN GÖZLÜĞÜ ile görebilir veya bilebiliriz...
:evet
 

hafizkiz

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
30 Ağu 2007
Mesajlar
1,923
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
32
Konum
manevi iklimden selamlar
esselamü aleyküm Mehdi aleyhisselam'ın gelmesini dört gözle bakliyoruz inşALLAH
bu kafirler fazla olmaya başladı
Mevlam canlarımızı imanlı olarak kabz etsin inşALLAH
slm ve dua ile
 

Huyela

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
11 Eki 2006
Mesajlar
2,345
Tepki puanı
1
Puanları
36
Yaş
40
Konum
İstanbul
İmam-ı rabbani hazretleri "kuddise sirruh" 2. cild 67 .mektubunda buyuruyorki;

Muhbir-i sâdık [ya’nî hep doğru haber verici] “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” kıyâmet alâmetlerinden her ne haber verdi ise, hepsi doğrudur. Yanlışlık olamaz. O zemân güneş, âdet dışı olarak garbdan doğacakdır. Hazret-i Mehdî “aleyhirrıdvân” çıkacak, Îsâ “aleyhisselâm” gökden inecek, Deccâl çıkacak, (Ye’cûc ve Me’cûc) denilen insanlar yeryüzüne yayılacakdır.

[(Huccet-ullahi alel’âlemîn)de diyor ki, (Ye’cûc ve Me’cûc denilen kimseler, Nûh aleyhisselâmın oğlu Yâfesin soyundandırlar. Yüzleri yassı, gözleri küçük, kulakları çok büyük, boyları kısadır. Herbirinin bin çocuğu olur. Cin ve insanların adedlerinin onda dokuzu Ye’cûc ve Me’cûcdur. Arkasında kaldıkları seddi hergün oyarlar. Gece eskisi gibi olur. Kâfirdirler. Sed arkasından çıkınca insanlara saldırırlar. İnsanlar şehrlere, binâlara saklanırlar. Hayvanları bitirirler. Nehrleri içip kuruturlar. Îsâ aleyhisselâm ve Eshâbı bunlara karşı düâ ederler. Boyunlarında yara hâsıl olup, bir gecede hepsi ölür. Hayvanlar bunları yiyerek çoğalırlar. Pis kokularından yer yüzü yaşanamıyacak bir hâl alır). (Ye’cûc) ve (Me’cûc) çok eski zemânda, bir dıvâr arkasına bırakılmış, kıyâmete yakın, yeryüzüne yayılacak, iki kötü millet olduğu, Kur’ân-ı kerîmde haber verilmişdir. Arkeolojik araşdırmalar, yer altında kalmış şehrleri, dağ tepelerindeki deniz fosillerini bulduğuna göre, o dıvârın bugün meydânda bulunması ve bu insanların çok sayıda olmaları lâzım gelmez. Nitekim, bugünkü milyarlarca insan nasıl iki kişiden meydâna geldi ise, o iki milletin de, bugün nerde oldukları bilinemiyen birkaç kişiden üreyerek yeryüzünü kaplıyacakları düşünülebilir].

(Dabbetülerd) denilen hayvân çıkacak, gökleri bir duman kaplayıp, bütün insanlara gelip, cânlarını yakacak, herkes bunun acısından düâ edip, (Yâ Rabbî! Bu azâbı üzerimizden kaldır. Sana îmân ediyoruz!) diyecekdir. Alâmetlerin sonuncusu, bir ateşdir ki, Adenden çıkacakdır. [Aden, Yemendedir.] Hindistânda birisi, Mehdî olduğunu iddi’â etmişdi. Mezârı da Fere şehrinde imiş. Meşhûr, hattâ ma’nâsı tevâtür derecesine varmış birçok hadîs-i şerîfler böylelerinin bu i’tikâd ve sözlerini yalanlamakdadır. [Memleketimizde de, ba’zı câhiller, tesavvuf kitâblarından terceme ederek söyliyen ve yazan kimselere Mehdî diyor. Bunları, kendisi yazıyor sanıyorlar.] Hâlbuki birçok hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki, (Mehdînin başı hizâsında bir bulut olacakdır. Bulutdan bir melek: Bu Mehdîdir, sözünü dinleyiniz! diyecekdir.) Bir hadîs-i şerîfde buyuruldu ki: (İsmini duyduğunuz kimselerden, yeryüzüne [ya’nî, o zemân bilinen memleketlerin çoğuna] dört kişi mâlik oldu. İkisi mü’min, ikisi de kâfir idi. Mü’min olan iki kişi, Zülkarneyn ile Süleymân “aleyhimesselâm” idi. Kâfir olan ikisi de, Nemrûd ile Buhtunnasar idi. Beşinci olarak, yeryüzüne, benim evlâdımdan biri, ya’nî Mehdî de, mâlik olacakdır).

Bir hadîs-i şerîfde buyuruldu ki: (Kıyâmet kopmadan önce, Allahü teâlâ, benim evlâdımdan birini yaratır ki, ismi benim ismim gibi, babasının ismi, benim babamın ismi gibi olur ve dünyâyı adâletle doldurur. Ondan önce dünyâ zulmle dolu iken, onun zemânında adl ile dolar). Bir hadîs-i şerîfde buyuruldu ki: (Eshâb-ı Kehf, hazret-i Mehdînin yardımcıları olacakdır ve Îsâ “aleyhisselâm” bunun zemânında gökden inecekdir. Îsâ “aleyhisselâm”, Deccâl ile harb ederken, hazret-i Mehdî, onunla berâber olacakdır. Bunun hükümdârlığı zemânında, her zemânkinin aksine olarak ve hesâbların tersine olarak, Ramezân-ı şerîfin ondördüncü günü güneş tutulacakdır ve birinci gecesinde ay tutulacakdır). O hâlde, insâf etsinler ki, bu alâmetler, [câhillerin, Mehdî zan etdikleri kimselerde ve] o ölen adamda var mıdır, yok mudur. Hazret-i Mehdînin dahâ birçok alâmetlerini, Muhbir-i sâdık “aleyhissalâtü vesselâm” haber vermişdir. Ahmed ibni Hacer-i Mekkî hazretleri (Elkavlülmuhtasar fî alâmâtil-Mehdî) ismindeki kitâbında, hazret-i Mehdînin ikiyüze yakın alâmetlerini yazmışdır. Geleceği bildirilen Mehdînin alâmetleri meydânda iken, başkalarını Mehdî sananlar, ne kadar câhildir. Allahü teâlâ, onlara, doğruyu görmek nasîb eylesin! [Celâleddîn-i Süyûtînin (Cüz’ün minel-ehâdis vel-âsâr-il-vâride-ti fî hakk-ıl-Mehdî) kitâbında da hazret-i Mehdînin alâmetleri bildirilmekdedir].


01-TAM İLMİHÂL SE'ÂDET-İ EBEDİYYE
 

Hakendiş

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
26 Nis 2008
Mesajlar
112
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
39
Hz.Peygamberimiz SAV demiştir ve kendi soyundan Hz Mehdi gelecektir veya gelmiştir...
Herkesin Mehdi'yi görmesi veya bilmesi dinin kurallarına ve imtihan sırrına aykırıdır...
Çünkü herkes bilmiş olsaydı..Herkes ona inanırdır ve imtihan sırrı ortadan kalkardı...
Aynı şekilde herkes Deccali tanısaydı ya da bilseydi yine aynı şekilde imtihan sırrı ortadan kalkardı...
Onları ancak İMAN GÖZLÜĞÜ ile görebilir veya bilebiliriz...
:evet

Allah razı olsun, aynen dediğin gibi... Zaten Mehdi olan Zat, kendisinin Mehdi olduğunu söylemiyor ki, söylese inanmayan Müslümanlar da olacağı için, ve onların inanmaması da ağır bir sorumluluk olacağı için kendisini gizli tutuyor. Daha doğrusu Allah gizli tutuyor.
 

policdemo

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
2 Mar 2008
Mesajlar
972
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
31
ALAAH razı olsun kardeşim güzel bi paylasım..
 

mavci

* ZİKİR * FİKİR * ŞÜKÜR *
Yönetici
Katılım
14 Eyl 2007
Mesajlar
32,435
Tepki puanı
7,779
Puanları
163
Yaş
53
Konum
Alanya
Selamünaleykum...

Selamünaleykum...

Allah razı olsun, aynen dediğin gibi... Zaten Mehdi olan Zat, kendisinin Mehdi olduğunu söylemiyor ki, söylese inanmayan Müslümanlar da olacağı için, ve onların inanmaması da ağır bir sorumluluk olacağı için kendisini gizli tutuyor. Daha doğrusu Allah gizli tutuyor.

Allah CC. cümlemizden razı olsun...
 

hidayetçi

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
23 Tem 2008
Mesajlar
15
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
46
Web Sitesi
www.mihr.com
Ben şuan Mehdi as ın sohbetini dinliyorum bana ulaşın sizi O na ulaştırayım inşaallah
 

Bu konuyu görüntüleyen kişiler

Üst Alt