Neler Yeni

Hoşgeldiniz İslami Forum Sayfası

Tüm özelliklerimize erişmek için şimdi bize katılın. Kaydolduktan ve oturum açtıktan sonra, konular oluşturabilir, mevcut konulara yanıtlar gönderebilir, diğer üyelerinize itibar kazandırabilir, kendi özel mesajınızı edinebilir ve çok daha fazlasını yapabilirsiniz. Ayrıca hızlı ve tamamen ücretsizdir, peki ne bekliyorsunuz?
Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark

Gölgeler (1 Kullanıcı)

mürmüdük

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
7 Tem 2009
Mesajlar
6,952
Tepki puanı
1
Puanları
0
Yaş
53
Web Sitesi
anadoluhaber.blogcu.com
Siyah
YAĞMUR'a…
Aynada unutulan Rüyâ'ya benzer……
Kendimi yalnız bırakmamak için bütün ömrüm boyunca
Karşısında durduğum ayna….

Ayna?
Siyah ve beyaz.
Karanlıktan aydınlığa doğru uzanan
Zarif parmakların işaretiyle değişen mekân: Dünya…..
Zaman; Mühürlenmiş zaman….Eller; O'nu elleri.

Eşyanın ikiyüzlülüğü…
Yerinde olması gereken her şeyi
Kuşatan esrâr…
Rüyâ gören ayna….

Rüyâ?

O büyülü ses. Elinde lego parçalarına benzeyen. Denizler, ülkeler ve her şey….
Çocuk yüreğinden uzaklaşmak istemeyen bir edayla işaret ediyor; İŞTE BURALAR FETH EDİLEN YERLER…Ülkeler , kıtalar ve okyanuslar…İtalya dikkatimi çekiyor. Rast gele yerleştirilen parçaların esrârı…

Esrâr?

Tuhaf bir şekilde birbirine zıt parçaların, beyaz zemine konuldukça farklı renkler halinde birbirleriyle bütünleşmesinin ahengi….

Hikmet?

Kendimden soyunuverdim,
Sicim gibi yağmur yağdı….


Yağmura yakalanmış rüzgâr misali yüzüm(n)

Damlalar;

Pavese dedi ki:

"Bir kadın eğer budala değilse, eninde sonunda bir insan yıkıntısıyla karşılaşır ve onu kurtarmaya çalışır, kimi zaman da başarır bu işi. Ama bir kadın eğer budala ise, eninde sonunda akıllı, sağlıklı bir adam bulup onu bir yıkıntıya çevirir. Her zaman başarır bu işi."
"Trajik bir aşk yaşamak için yetenekli olmak gerekir. Çoğunlukla yeteneksiz kişiler böylesi tutkulara karşı susuzluk duyarlar…." Hayat…Ne tuhaf!

Hikemiyât sahibi dedi ki:

"İnsanı bir şeye candan bağlanmaya iten iç duygusu var ya…"candan"..yani bağlanılan şey olmaksızın can ha var, ha yok…Onsuz mekânda yer işgal etmek hakkını kaybetmemek, varoluş sebebinin kalmaması gibi bir durum"

Gölge Hayat….

"Birinin alın yazısını paylaşmak…."… "Anla beni!...İki aşk arasında kalakalmışım…."

Ben; her zaman soru sormam. İnsanın hayatıyla ilgili vereceği kararların, tek soru ya da tek cevapla ifade edileceğine inanmışımdır. Ya hep, ya hiç… Ya ol , ya da öl dercesine bir hayat…..


-Bir kömür var bağrımda, küllerin altında kor ateş.
-……………………..
-Hayatımı paylaşmak istemez misin?
-……………………..
-"Hayatı, hayatı yaşayanlarla yaşamak" demiyor mu sevgili…işte paylaşmanı istediğim hayat…
-Sen çok tuhaf birisin…ruhumu acıtıyorsun..korkuyorum senden….ve hayatından

Ah yaramaz çocuk…Aptal filmlerin empozesiyle aranan çarpıcı ilişkilerin gölgesi olan hayatın.Benim aşkım, en ince sezgilerle dolu iç dünyamın ifadesidir…Anlayamadığın….Şiirim de….

Dayanılmaz bir acı bu.
Yine o rüyâ….."Sana hasretten başka nasip yok"…Çıldırırcasına…..

Bir şey sona ermek üzere…

Günün şu vaktinde oturmuş sigaramı tüttürürken, içimi kemiren, beni tedirgin eden şeylerin varlığı…Gündelik hayatın dertleri mi beni korkutan? Hayır. Beni korkutan içimdeki boşluk…

Anılar yok bu şehirde….
Olmayacak da!

Aynadaki Ben…

Bugünün rengi, dünün gölgesi olan yüzün(m)
İnsanın kaderiyle buluştuğu yer.
Yağmurun şehri…
Yağmurlar şehri.

İlk kez telefonda duyduğum o esrarlı aksan ve ondan yayılan çocuksu edâ.
Tam da düşündüğüm gibi…

Keşke bu kadar yaramaz olmasaydı..
Keşke bu kadar karanlık olmasaydım…

Her şey örtülü, kendini ele vermek istercesine
Senin sığındığın benim kovaladığım örtü.

Bu fırtına bir gün dinerse!...
Artık burada….

Sığındığım Ayna..
Abdulkadir Geylâni Hz. Buyurdu ki:

"Bu dünya hüzün yeridir. Şimşek bir parlayıştan ibarettir. Çok kere hemen peşinden yağmur gelir."


Tedirginliğiyle… solgun hayatın…

Mahşerî bir kalabalık.
Berzah sırrında düğümlü "tedirgin" bekleyişler..
Sihirli dokunuşlarla havalanan büyülü melodiler.
Simsiyah bir sahnede, siyah piyanonun başında "Mara"
İle bütünleşen mahzun adam: Chopen 'den esintiler

Önünde durduğu hayat aynasının o dehşetengiz rüyasının ardına saklanan sır.

Sırrın Rüyâsı…

Kalabalık.
İptidaî olmayan bir halle ikiye ayrılan helezon.
Kalkan perde
Sahneye düşen mavi bir ışık.
Aynanın arkasında oynanan oyunun gölgesi….

Aynanın arkasında ki yüzlerin gölgesi…

Kendi evlilik törenini seyreden mahzun bir adam. Bir rüya peşinde tükettiği ömrün unutkanlığıyla irkildi! Evlenen kendisi olduğu halde, damat bir başkası…

Siyahlar içinde ürkek bir ceylan,
Bahar tavırlı çocuk.

Mahzun adamın ötelere uzanan ellerine doğru dalgalanan simsiyah saçların aydınlığı

Simsiyah saçlar
Uzanan eller
Ve
Rüzgâr…

Hayat aynasından çalınan sevgili

Hüzün yağmuru…
Korku ve hasretle….

Damlalar, damlalar, damlalar

-Gizlice korkulan şey hep gerçekleşir sonunda.
-Rüyâda görülen rüyanın esrarıyla uyanılan sabah
-Beyninde yuvalanan onca vehmin üstüne,gittikçe solan hayatın şiddetle kendini gösteren ayrıntıları.
-Yağmur'un oynadığı oyun.


Binlerce yalanın sığındığı bir hayat.
Aynada görülen rüyânın verdiği azap.

-Mara …Maria…Ne kadar çok yalan varmış!

Ellerinde biriken sonsuz yalanın….

Simsiyah bir halde kapılarını Yağmur'a yağmurla açan rüyâ
"Benim adım Maria ve sen beni Yağmur olarak biliyorsun,
halbuki ben yalan söylerim!"
Geldiği yağmurun karanlığıyla çıkıp giden sevgili....

Siyah saçların yağmuru
her yerde
ellerimde unutulan sonsuz hayat ve yağmur.

Abdulkadir Geylani Hz. dedi ki:
" Ya Allah !... Ya Allah!...Ya Allah!... Gaib sevgili...."


Nakşedilmiş sureti gibi...


Maria;
yeni bir rüyâya uyandığında baş ucunda üç beyaz gül bulur. Güllerden biri tomurcuk,
diğeri gonca, sonuncu gül ise kurumuştur.

Gizli gülüşüyle acı veren tedirginliğin rüyâsı
Görülen son rüyâ...
Hatırlanan
günler değil
an'lar...

Görülen son rüyâ
Güllerin koynunda ki siyah zarf...
Ürkek Maria...

Zarif parmakların raksı
Meçhulün verdiği merak ve korkuyla uzanılan zarf

Siyahın gizlediği beyaz
Hayat...Hayal...Yalan...

Beyazın gizlediği;

üç
damla
KAN!



Umman Şahiner
 

mürmüdük

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
7 Tem 2009
Mesajlar
6,952
Tepki puanı
1
Puanları
0
Yaş
53
Web Sitesi
anadoluhaber.blogcu.com
Yaşamayı Deneme
Yüreğimde ince bir sızı...İşsiz ve yalnızım
yıllar önce bıraktığım yerde sen yoksun
birkaç gündür sicim gibi yağmur yağıyor
bulutlarda bana düşman kesildi
üstüne üstlük ayakkabılarımda aşındı.
cebimdeki son parayı da harcadım
tuttum bir kitap aldım eskiciden
şiirle süslü bir roman.
Şaşıyorum kendime bazen
aklımdan da şüphe etmiyor değilim hani
o parayla sımsıcak bir çay içer
karnımı doyurabilirdim.Kendime değil de
atılacak bir kitaba acıdım.
Zaten senden artakalan hayatımda şiirler
romanlar yazmayı düşlemiştim.Kim bilir
belki de yarım kalan hayatımıza acıdım,
kitabı aldım yüreğime bastım.
-Hapisten çıkalı aylar oldu
ve ben hâla yaşamaktan korkuyorum
Oysa...Ne büyük hayallerimiz vardı.
Her tarafta su birikintileri....
Ayakkabılarım da su almaya başladı
batan bir gemiden farkım yok
kuru hiçbir yanım kalmadı.Üstelik
Ülserimde azdı.Delicesine yorgunum.
-Her tarafı örümcek ağı bağlamış evi(iz)e
döndüm.Her şey toz toprak içinde.
Yılar önce bıraktığım yerde sen yoksun
yüreğimde onulmaz yara...Yapayalnızım
Ev bıraktığın gibi...Doğum günü hediyen mavi
vazo,kurumuş kir çiçekleri hepsi yerli yerinde
Sen yoksun...Ev buz gibi yakacak hiçbir şeyim
yok.Soğuk sobanın yanına çöktüm.Ürkek mum
ışığıyla yepyeni umut doldu içime,
elimde aldığım kitap...Adı
YAŞAMAYI DENEME....

Umman Şahiner
 

mürmüdük

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
7 Tem 2009
Mesajlar
6,952
Tepki puanı
1
Puanları
0
Yaş
53
Web Sitesi
anadoluhaber.blogcu.com
Serenad
Hayalinin gölgesinde üşüdüğüm sevgili
tutunmaya çalıştığım uçurumun yankısı[na]
benze-
yen gözlerin....büyü...sü
ve yalnızlık
ko[r]kusu ömrümün!

kapanmamış bir zarfın girdabında ki ah/enk
le unutulmuş hüznü kuşanan
Yüzüm
ürkek kartanesi çığlığında
üşüyen aşk
nârına bürün/en
Sözüm.

Uçurum...gözlerin...ahenkle...büyü...sün....


Umman Şahiner
 

mürmüdük

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
7 Tem 2009
Mesajlar
6,952
Tepki puanı
1
Puanları
0
Yaş
53
Web Sitesi
anadoluhaber.blogcu.com
Seni düşünüyorum yine..
sesini, ,sessizliğini, heybetini ,derinliğini,uzaklığını,yakınlığını..

sözlerini okurken zaman duruyor.. belki cüceliğim değişmeyecek ama sen her harfte daha bir devleşiyorsun..içime ılık ılık bir şeyler iniyor,şu sol taraftan inen bir şelale sanki..bütün eşya arkamda,ben sana dönmüş iki eli kavuşmuş, soğuktan titriyorum..
Gözlerim biraz nemlendi ki yine,aklıma riyanın dehşeti düşüyor..

Korkuyorum riyanın zerresi değecek diye,ak sütün içine siyah kıl düşecek diye..bu sevgiye riyanın gölgesi inecek diye..hep korkuyorum,birazda üşüyorum..ben seni riyasız buldum,riyasız sevdim,riyasız ,rüyasız,sadece gerçek sevdim..

Bak geciktim yine,işim vardı dışarda,gidemedim..takıldı yine gözlerim, birkaç cümleni okudum az önce..içime sığmadı sevgin,içime sığmadın bu gün..
Ellerim üşüyor yine,ama kalemi öyle sıkı tutmuş ki,sanki sana ulaşacakmış bu yazdıklarım,sanki duyacaksın sesimi..

Duymanı da istemem ya gerçi..duyulmak da istemem..

Ben hep seni duyayım,hep seni yaşayayım,sen beni duyma..
Duyulamayacak kadar cüceyim..
Bazen ıstırabını düşünüp ağlıyorum,gözlerim hazır kıta bekliyor her an..bir haber gelsin yeter,hemen boşaltır sağanak sağanak..biraz sıcak,biraz yetim,biraz da gizli yaşlarım..

Bazen kaybolmuşken günah sokaklarında, senin sevgin tutup çekiyor beni.. anlamsız cümlelerimin anlamısın sen..beni senden başka kimse anlamaz..sen bile bilmezsin bunu,ne garip..bilmezsin ama inan beni senin kadar kimse anlamaz..

Amellerin en güzeliyle buldum ya seni,Allah için sevdim ya,o yüzden kıymetlisin,değerlisin,içim ağzına kadar hep SEN sin..

Kimileri için bir eşsin,dostsun,arkadaşsın, şairsin,ressamsın,yazarsın kurtarıcısın,çöllere rahmet yağdıran yağmurcu’sun..,
Kimileri için de bir düşman,nefret kutbu,yok edilmeye mahkumsun..

Oysa BEN’im için sadece “SEN”imsin.. başka SEN yok..



S.EREN
 

mürmüdük

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
7 Tem 2009
Mesajlar
6,952
Tepki puanı
1
Puanları
0
Yaş
53
Web Sitesi
anadoluhaber.blogcu.com
Siyah Klavyenin Sesi



Duygusal bir müzik..klavye..bir bardak su..hepsi bu..
Çıkarmaya çalıştıklarım çok mu derinde? İnebilir miyim? Kaybolur muyum?
Yoksa bulur muyum?
Ne arıyorum? Ne aramalıyım?
Ben kimim?
Sarhoş muyum? Saçmalıyor muyum? Yorgunluk mu bu ağırlık?
Yoksa tembel miyim?
Neden rahat değil içim? Neden bir şeyleri kaybetmiş gibiyim?
Ben neyim?
Boş vermeli miyim? Yoksa inadına bulmalı mıyım cevabı?

Şarkıda çok hüzünlüymüş..ama o hüzün benim değil..
Gecenin 2 si..klavye..bir bardak su..hepsi bu..

Nerden başlamalı? Başı neresi? Sonu neresi?
Sonu henüz gelmemiş bir sonu mu arıyorum?
Yoksa henüz başlamamış bir başlangıcımı?
Üfff..klavye..yarım bardak da su..hepsi bu..

Yarım yamalak cümlelerimle neyi kime anlatacağım?
Bu bir seans mı?
Deli miyim?
Galibalar..acabalar..yarım bardak su..hepsi bu..
Aklıma mı sormalıyım? Ruhuma mı?
Hangisi doğru cevap verir bana?

_Hey benim varlığından şüphe duyduğum aklım, söyle bakalım ben neyim?
Sararmış bir deriyle kaplı, sıcak et parçası mıyım?
Yoksa üstü örtülü kemik mi?
İçimde neler var?
Neden benden izinsiz atıyor bu kalp?
Milyonlarca hücre varmış diyorlar içimde?
İyi hücre kötü hücreye karşı savaşıyormuş?
Bu savaşın komutanı ben miyim?
Ben isem neden yenildi bir parçam?
Kemoterapi, radyo terapi.. ne iş?
Ölüm bumu yani?
Bitiş bumu?
Yoksa bu bir yenilgimiydi?
Hadi ordan! Ölmedim işte, yenilmedim de!

Gecenin bilmem kaçı..klavye..boş bir bardak..saçmalıyorum..

_Ey benim bana ait olduğundan şüphe duyduğum ruhum,sen söyle bakalım ben neyim?
Görünmez bir hayalet miyim?
Renksiz, kokusuz, sessiz, cansız bir varlık mıyım?
İçim kalbura dönmüş, delik deşik.. ne iş?
Neden sıkılıyorum? Neden boğuyor bu oda beni?
Ölüm bumu?
Var olmak ve yok olmak arasındaki fark mıdır ölüm?
Bu farkı fark edecek miyim?
Veya ölüm fark edecek mi beni?
Ben var mıyım?

Yaşamak ne peki?
Boşlukları doldurmak mıdır yaşamak?
Veya klavyeyle boğuşmak mıdır?
Su dolu bir bardak kadar dolu olmak mıdır yaşamak?


İçim sıkılıyor ya hani, sen sıkılıyorsun ya ey ruhum,
Sen aslında ben misin? Ben esasında sen miyim?
[SIZE=+0]Cevap verecek misin?yoksa cevap sen misin?


[/SIZE]
Gecenin harcanışı..gündüzün tirajı..klavye sesi..bir bardak saçmalık…hepsi bu…
 

mürmüdük

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
7 Tem 2009
Mesajlar
6,952
Tepki puanı
1
Puanları
0
Yaş
53
Web Sitesi
anadoluhaber.blogcu.com
Şu baş belası dilimi kesin zilimi çalsın serzeniş içime dolsun üzüntü

Süreklilik ne zor bir iş perişanlık pişmanlık çekilmesi en güç dertmiş

Sabır tüm sıkıntıların anahtarıdır doğrudur düş kırıklıklarım sonucu ruhum yorgundur

Ağaçlarımdan pişmanlık meyveleri sarkıyor haydi topla

Gözlerimden uyku çalına ara ve bul patakla

Gönlümün dipte kalan kısmında arşivlenmiş onca yara

Yılan ve akreplerle dolu içinde bulunduğum yuva

Birileri haddini bildirmeli ölüm okuna kafa tutan kalkanlara

Yaptıklarımdan sebep yapacaklarına hazırlıklı

Sago yüzüm sadık köpek yüzün kedice pazarlıklı

Lan bir sen mi kaldın akıllı bu tarla mayınlı

Ummadığın yer tuzaklı vesselam



Bil ateştir biraz suyla söndürülmesi mümkündür

Tırnaklarını aşındıran çözemediğin bu kör düğümdür

Üzgünümdür hayli vesselam

Vuslatım gelmez mihman

Bekleyim gurbetteyim ne deyim

Sen gözümde dikensin bana hoş bir gül gerek

Düşüncelerin yüzüne vurmalı buna adam gerek

Lakayıtın hedefi uğruna sadece yanan bir yığın emek

İçinde şeytan himayede o sen değilsin o an demek

Kum saati döner akan zaman saçlarımı söker

Nursuz bir yüz meyvesiz bir ağaca benzer gülüver

Taş yerinde ağır -ağır ağır gazla diyarımdan

ey iştahı maymun nefis çekil gıyabımdan

el emeği mahsulünden geçin yunus

dalaletin delaleti olmak neyime desturum

sorularınızın cevaplarını bakışlarımdan bulun

silahlarımın acılarını kurşunlarımdan sorun

elbiselerin kibir kokulu kalbin içi fesat dolu

fikir zikir aynı anda bitir okulu fark edilmez sandığın komik iblis oyunu

ezelden beridir ona elini veren kaptırmıştır kolunu

Bil ateştir biraz suyla söndürülmesi mümkündür

Tırnaklarını aşındıran çözemediğin bu kör düğümdür

Üzgünümdür hayli vesselam

Vuslatım gelmez mihman

Bekleyim gurbetteyim ne deyim



Sago Mahlas Kafkef
 

iklim.ela

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
2 Eki 2007
Mesajlar
723
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
45
Konum
KONYA
Selamün aleyküm.......................

Selamün aleyküm.......................

Allah
Allah, Allah, Allah, Allah,
Atar kalbim, Allah, Allah.


Allah, Allah, Allah, Allah,
Açar sinem, Allah, Allah.


Allah, Allah, Allah, Allah,
Bakar gözüm, Allah, Allah.


Allah, Allah, Allah, Allah,
Sever gönül, Allah, Allah.


Allah, Allah, Allah, Allah,
Duyar canım, Allah, Allah,


Allah, Allah, Allah, Allah,
Söyler dilim, Allah, Allah.


Allah, Allah, Allah, Allah,
Yanar özüm, Allah, Allah.


Allah, Allah, Allah, Allah,
Arar gönül, Allah, Allah.



Allah, Allah, Allah, Allah,

Der di, Cemal Allah, Allah.
Cemalettin Gürpınar
Selamün aleyküm...
Şiirlerin çok güzel kardeşim emeğine, yüreğine, ellerine sağlık bizlerle paylaştığın için sağol...
Allah'a [c.c] emanet ol...
Selametle kal...
:a16::a16::a16::a16::a16::a16::a16::a16::a16::a16::a16:​
 

mürmüdük

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
7 Tem 2009
Mesajlar
6,952
Tepki puanı
1
Puanları
0
Yaş
53
Web Sitesi
anadoluhaber.blogcu.com
PERDELER

AY’a



Zaman aralanırken……


Gecenin gölgesi gibi şehrin son ışıkları, iptidaî bir dönülmezlik hissi içinde hayatın bir kuruntudan ibaret olduğunu fısıldadı.
Korkuyordu.
Yalnızlık ve gece, gece ve yalnızlık….Bir rüya peşinde kaybettiğini sandığı hayal.Hayalin Rüyası’nın perdelediği rüyanın hayali…Kısa cümlelerle geçiştirilen hakikatlerin ürküttüğü hayat. Korkmakta ne kadar da haklıydı!...

-Bu yüzden mi bu kadar tedirginsin? Oysa top yekün hayatı tek cümleye sığdırmaya çalışanda sensin. Öyleyse?
-……………………………
-Tedirginliğin gibi suskunluğunda anlamsız....
-Tedirginliğim....tükenen kelimelerim gibi...

Gece aralanırken………

Masmavi bir ışık hüzmesi, zifiri karanlıkta yardımına koştu. Birer vehim gibi gözbebeklerinden yüreğine doğru akan iki damla yaş dile geldi;

“ Nasıl uyanırsa zaman gözbebeklerinde,mevsimler gibi çoğalan acıyı yudumluyorsa yüreğin ve ıssız bir türkü okşuyorken ruhunu; ben dudaklarının arasına sıkışmış o iki cümleyim....Bir türlü söyleyemediğin!”

Söyleyemediklerim.....

Geceyi saçlarında okşamak isterdim....Gözbebeklerinde kendimi bulduğum gibi....


Gölge aralanırken....

Genç adam tüyler ürpertici bir hadiseye şahit tutuldu: Kirli havanın sisle kolkola gezdiği günlerin birinde; mânâ aleminin büyüklerinden birine giderken Rüya’ı gördü. “ Senin kaderin olacağım benden kaçamayacaksın” ve Rüya; kâbustan uyanan bir hayal gibi sır halesi içinde kayboldu......

-Bir rüyânın peşinde aranan gölge...
-Gölgenin peşinde Rüyâ..
-Rüyâ....Eserler boyu süzüle süzüle gelen mânânın, bünyendeki “ben”i keşfi ve “bende ki sen’i” ve “ sende ki ben’i” buldurucu esrarı olmasın sakın?
- Kader sırrında düğümlenmiş bir hakikatin ürperten hayali.....

Her şey; yeni bir tekâmülle, İç'e ve Dış’a doğru seyrini “her şey zıddıyla kaimdir” hikmetinde buldu.......

Gölgemde gezinen biri var sanki........

Eller aralanırken......


“ Fildişinden yontulmuş gibi ince ve uzun parmaklı ellerde, teslim olurken teslim almayı bilen bir ahenk var.”

“ Eller... Türlü bükülüşler, büzülüşler, açılışlar,uzanışlarla insan ruhunun en zengin ifadecisi eller....”

Şekilleri nisbet ve ahenklerinden ayıklaya ayıklaya ne aradığını izah edebilir mi insan?

Sonsuzluğa uzanan el... Yağmur’un eli....

Gözler aralanırken......

“Sendeyim ben
gözlerini çevir bak
geçeceğin her menzil ben
ve ben varacağın son durak” / C. Zarifoğlu

Tebrizli Şems dedi ki;
“ Ceylanlar senin gözlerine bakmakla ne kazanırlar?
Ey zülfü aslanlara ayak bağı olan güzel sevgili...”

Yine Yağmur.....kelimeleri kıskandırırcasına!.........

Sır aralanırken.......
“ Ey her şeyi hiçe satmış
ve hiçi her şeyin karşılığı diye
satın almış adam!.....

Kendinden her halinle vazgeçmedikçe aşk dairesine giremezsin!.......


Umman Şahiner
 

mürmüdük

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
7 Tem 2009
Mesajlar
6,952
Tepki puanı
1
Puanları
0
Yaş
53
Web Sitesi
anadoluhaber.blogcu.com
Sana baktığımda
kanayan bir yüzdüm
tenimde yağmur
tenimde rüzgâr
kesikleri

bana b/aktın
paslı bir rüyadan uyandım
dilimde kemik tadı
ve eskimiş sözcükler

b/aktım sana


Umman Şahiner
21 Ekim 2008
 

mürmüdük

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
7 Tem 2009
Mesajlar
6,952
Tepki puanı
1
Puanları
0
Yaş
53
Web Sitesi
anadoluhaber.blogcu.com
bir ses kırılır içimde şimdi...
gittin
bir ses kırıldı içimde

çöl her yer...sadece çöl.
yağmur yağmıyor artık
ve kelimelerin...


bir yanım eksik hep
"sen" olduğunu düşündüğüm bir yanım

kanayan yerlerine dokunabilseydim
kanayan yerlerime dokunabilseydin

belki....

bir veda cümlesine sığdırdık herşeyi
bir kaç kelimeye,

gittin.


kalbim kalbinin yükünü taşır/dı
aynaya bakabilseydin eğer.

şimdi bir surete bakıyorsun
ve rüzgâr
ve yağmur
ve boşluk


sadece b o ş l u k...


canım acıyor
acıdıkça canın...

kalmanı istedim
bir başka masala doğru
bir başka hayata
yürüdün...
sızım
hayatsızım.

/tebessüm/

senden kalan
yarım kalan bir cümle de...


Umman Şahiner
 

mürmüdük

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
7 Tem 2009
Mesajlar
6,952
Tepki puanı
1
Puanları
0
Yaş
53
Web Sitesi
anadoluhaber.blogcu.com
Aşktan mutluluk, güvenlik beklerler, halbuki aşk son zerresine kadar kendini vermektir, ruhundaki son zerreye kadar sevdiğin olmak istemektir, onun içinde eriyecek kadar sevmek, kendinden kopmak demektir. İşte ben aşk derken böyle bir aşktan bahsediyorum, ölmekten bahsediyorum. Var mı o'nun aşkıyla ölmeye cesareti olan?

Tebrizli Şems
 

mürmüdük

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
7 Tem 2009
Mesajlar
6,952
Tepki puanı
1
Puanları
0
Yaş
53
Web Sitesi
anadoluhaber.blogcu.com
"Saçma ey göz eşkden gönlümdeki odlara su.
Kim bu denlü dutuşan odlara kılmaz çâre su."

Fuzulî
Another_Rose_by_fmuller.jpg
 

mürmüdük

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
7 Tem 2009
Mesajlar
6,952
Tepki puanı
1
Puanları
0
Yaş
53
Web Sitesi
anadoluhaber.blogcu.com
Gönül ararsam, senin semtinde görürüm,
Can istersem, saçlarının kıvrımlarında bulurum.
Çok susuz kalırda su içersem,
Kâsede yüzünün hayalini görürüm.

Tebrizli Şems
 

mürmüdük

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
7 Tem 2009
Mesajlar
6,952
Tepki puanı
1
Puanları
0
Yaş
53
Web Sitesi
anadoluhaber.blogcu.com
00a4ab7d9e15105b.jpg



ve gece
yağmur’la

kalbinde üşüyen her kelime
bir sessizlik olup çöküyor göğsüme
kıyamet gibi

burada
bir düşün ortasında
d/üşüyorum avuçlarına

benim ellerim kanıyor
senin kalbinde

burada
bir düşün ortasında
herşeyden uzakta
kalbin avuçlarımda

u y a n s a m

damla damla

a
---------- ş

k

l---------------- a


Umman Şahiner
 

mürmüdük

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
7 Tem 2009
Mesajlar
6,952
Tepki puanı
1
Puanları
0
Yaş
53
Web Sitesi
anadoluhaber.blogcu.com
ben kafiye düşünüyorum

“ben kafiye düşünüyorum oysa sevgilim bana
‘vechimden başka bir şey düşünme' diyor
diyor ki ‘ey benim kafiye düşünenim rahat ol
benim yanımda en güzel kafiye sensin
harf ne oluyor ki sen onu düşünesin
nedir ki harf? üzüm bağının çitten duvarı
harfi, sesi, sözü artık birbirine vurup parçalayayım da
seninle bu üçü olmaksızın konuşayım, ah!”

muhyiddin ibn-i arabi

Nice_To_Meet_You_by_Hantenshi.jpg
 

mürmüdük

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
7 Tem 2009
Mesajlar
6,952
Tepki puanı
1
Puanları
0
Yaş
53
Web Sitesi
anadoluhaber.blogcu.com
361dd7181a64dc21815076cce4a5648344247d6d.JPG

Savaş Çağrısı

balçığa bulanmak için olsaydı adımlarım bu yol hazan olsaydı
biliyorum sarnıçtan su içen kuşun ölümüyle üşürdüm üşüyecek yüreğim olsaydı
tenim olsaydı ah diyebilmek isterdim çiziklerin kanattığı aralıklardan
kırılırdı elbet yanıldın diyen put bu pelte yerine aklım olsaydı

iniltisiyle savrulurdu kırık dal sesim olsaydı
işgal edilmeden sokak geceyi görmek için gözüm olsaydı
bir salgın değil de hayat olsaydı içimde yaşamak diye taşıdığım yumru
takas ederdim muhakkak kayboluş değil ölüm olsaydı




şiire gark et beniAllahım yardım et
ve sen ey utançların sürüklediği tedirginlik uzaklaş
yaşıyorum benim bir düşmanım var

SEYFULLAH KARAKÖSE
 

mürmüdük

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
7 Tem 2009
Mesajlar
6,952
Tepki puanı
1
Puanları
0
Yaş
53
Web Sitesi
anadoluhaber.blogcu.com
All_The_Tears_II.jpg







kilim

kâlbin kızıl bakır tepside bir fincan kahve
esmer bir delikanlı düşürüp telvesine
ağır ahşap aralık kapıdan som siyah ve
kadîm bir sükûtla indin dil iskelesine

yerde bin yıllık gelenekten hâtırâ kilim
solmaz köklerle boyanmış an vârî tasında
ayakların nâr-ı beyzâ ondan yara dilim
bilerek yürüdün içimin haritasında

mustafa saka
 

mürmüdük

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
7 Tem 2009
Mesajlar
6,952
Tepki puanı
1
Puanları
0
Yaş
53
Web Sitesi
anadoluhaber.blogcu.com
Humma

biz ki
ahir zaman derken
kendi zamanının dışında kalanlar

dünya sürgünleri

ne bir yol var
ne de bir ses

Ey Kâlb

sırtını dağa yasla
ve dile
n

Hu Allah...

Umman Şahiner
 

mürmüdük

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
7 Tem 2009
Mesajlar
6,952
Tepki puanı
1
Puanları
0
Yaş
53
Web Sitesi
anadoluhaber.blogcu.com
İlk defa
korktum
bu şehirden
geceden
dönememekten...
seni düşündüm
ürktü yalnızlık
ay çizildi geceye....


Umman Şahiner
 

Bu konuyu görüntüleyen kişiler

Üst Alt