Neler Yeni

Hoşgeldiniz İslami Forum Sayfası

Tüm özelliklerimize erişmek için şimdi bize katılın. Kaydolduktan ve oturum açtıktan sonra, konular oluşturabilir, mevcut konulara yanıtlar gönderebilir, diğer üyelerinize itibar kazandırabilir, kendi özel mesajınızı edinebilir ve çok daha fazlasını yapabilirsiniz. Ayrıca hızlı ve tamamen ücretsizdir, peki ne bekliyorsunuz?
Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark

ümidini kaybeden herşeyini kaybeder (1 Kullanıcı)

s.s.s

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
21 Şub 2008
Mesajlar
2,871
Tepki puanı
1
Puanları
0
Yaş
46
Hayat yolumuz hep düzlükte devam etmemektedir.
Bazen önümüze yokuşlar çıkar, bazen de inişler..
Mühim olan düzlükte şımarmamak, yokuş ve inişlerde de ümitsizliğe düşmemek.
Bunların hayat yolculuğunun imtihanları olduğunun farkında olmak.
Nitekim Rabbimiz Ankebut Suresi'nin ilk ayetlerinde şöyle ikazda bulunmaktadır:

-İnsanlar iman ettik demekle bırakılacaklar da
imtihana çekilmeyecekler mi sanıyorlar?

Çekileceğimiz bu imtihanları kazanmanın ilk şartı,
sıkıntı ve zorluklar karşısında ümidini kaybetmemektir.
Çünkü ümidinizi kaybederseniz her şeyinizi kaybedersiniz.
Ama ümidinizi korursanız kaybettiklerinizi yine kazanabilirsiniz.

Ümidin bu hayati özelliğinden dolayıdır ki,
şeytanın yıkmaya yöneldiği ilk hedefi, imanlı insanın ümit kalesidir.
Ümit kalesini yıktıran adamın sığınacağı başka bir kalesi yoktur.

Ümidin basite alınamaz
bu hayati özelliğini irşat alimleri şu çarpıcı olayla dikkatimize verirler:

Bir adam yolda ağlayarak gidiyordu.
Karşıdan gelen bir maneviyat büyüğü ağlayan adama sordu:

-Neden ağlıyorsun evlat,bir felakete mi uğradın yoksa?

-Sorma dedi ağlayan adam, mahvoldum, dükkânım yandı,
bu yetmiyormuş gibi kasadaki paralarım da yandı;
bütün servetim gitti, geriye sadece borç senetlerim kaldı.

Maneviyat büyüğü ağlayan adamın başını şefkatle okşadı,
sonra da dedi ki:

- Bunlar ağlanacak kayıplar değildir evlat.
Ben de ümidini kaybettin de onun için ağlıyorsun sandım.!
Şunu unutma ki, ümidini kaybeden adam her şeyini kaybeder.
Ama ümidini kaybetmeyen adam yeniden teşebbüse geçer,
kaybettiklerini zaman içinde yine kazanabilir.
Sen ümidini kaybetme evlat ümidini!..

Evet, bütün mesele ümidini kaybetmemekte.
Peygamberimiz de (sas) konuşmalarıyla
ümitsizlik telkin eden adamı ikaz ederek şöyle uyarıda bulunmuştur:

-"Kim, 'Artık iyi insan kalmadı, herkes bozuldu..' diyerek
ümitsizlik telkin ederse bilsin ki,
bozulan o insanın kendisidir,herkes değil."

Neden böyle?

Çünkü kıyamete kadar insanların içinde hem iyisi bulunacak hem de kötüsü.
Burada mühim olan, bizim bunların neresinde yer aldığımız,
hangi tarafın içinde bulunduğumuzdur.
Biz iyilerin içinde bulunuyorsak kötülerin bize zararı olamaz,
kötülerin içinde yer almışsak iyiler bizi kurtaramaz.
Unutulmaması gereken gerçek bizim nerede yer aldığımız,
kimlerin desteğinde bulunduğumuzdur.

İşte bu gerçeği unutturmaya çalışan şeytan,
hep bozulanları dikkate vererek ümitsizlik telkin etmeye yeltenir.
Teşebbüs gücünü yok etmeye çalışır.
Şeytanın bu tuzağına düşmemek için
Bostanü'l Vaizin'de şu çarpıcı misal verilmektedir:

Bağdat'ta büyük bir şevk içinde hizmetlerini sürdüren
Cüneyd-i Bağdadi bir gece rüyasında gördüğü bir adamdan
ümit kırıcı telkinler dinler.
İyi bir insan görüntüsündeki adam diyor ki:

-Ey Cüneyd! Boşuna uğraşıyorsun sen.
İnsanlar artık yolunu değiştirdi, seni dinleyecek kimse kalmadı Bağdat'ta.
Koskoca şehirde sadece üç kişiden başka adam kalmadı.
Onlar da şu anda Şiraz Mescidinde ibadetteler.
Bu söylediklerime inanmazsan git,
Şiraz Mescidinde ibadet eden üç kişiyi gözlerinle gör!.

Heyecanla uyanan Cüneyd-i Bağdadi,
abdest alıp doğruca Şiraz mescidine gider.
Bakar ki, gerçekten de mescitte üç kişi kendinden geçmişçesine ibadetteler.
İçinden bir ümitsizlik fırtınası kopar.
Demek ki koskoca Bağdat'ta gerçekten de adam kalmamış
bu üç kişiden başka diye ümitsizleşirken namazdakilerden biri
hemen selam verip kulağına eğilerek şunları fısıldar:

- Dikkat et , der.
Şeytan sana ümitsizlik telkin etmek istiyor.
Bağdat Allah (c.c.) dostlarıyla doludur!

Allah (c.c.) dilerse görünmezlerden kapılar açar,
bilinmezlerden sebepler halk eder.

Yeter ki sen ümidini yitirme,
teşebbüs gücünü kaybetme,
hizmetine aşkla, şevkle devam et.

Vazifeni yap, vazife-i ilahiye karışma.

Gerisi Allah (c.c.)'ın takdirine kalmıştır.

O takdirde yanlışlık, eksiklik olmaz.
 

Delete

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
11 Mar 2008
Mesajlar
6,076
Tepki puanı
15
Puanları
38
Hayat yolumuz hep düzlükte devam etmemektedir.
Bazen önümüze yokuşlar çıkar, bazen de inişler..
Mühim olan düzlükte şımarmamak, yokuş ve inişlerde de ümitsizliğe düşmemek.
Bunların hayat yolculuğunun imtihanları olduğunun farkında olmak.
Nitekim Rabbimiz Ankebut Suresi'nin ilk ayetlerinde şöyle ikazda bulunmaktadır:

-İnsanlar iman ettik demekle bırakılacaklar da
imtihana çekilmeyecekler mi sanıyorlar?

Çekileceğimiz bu imtihanları kazanmanın ilk şartı,
sıkıntı ve zorluklar karşısında ümidini kaybetmemektir.
Çünkü ümidinizi kaybederseniz her şeyinizi kaybedersiniz.
Ama ümidinizi korursanız kaybettiklerinizi yine kazanabilirsiniz.

Ümidin bu hayati özelliğinden dolayıdır ki,
şeytanın yıkmaya yöneldiği ilk hedefi, imanlı insanın ümit kalesidir.
Ümit kalesini yıktıran adamın sığınacağı başka bir kalesi yoktur.

Ümidin basite alınamaz
bu hayati özelliğini irşat alimleri şu çarpıcı olayla dikkatimize verirler:

Bir adam yolda ağlayarak gidiyordu.
Karşıdan gelen bir maneviyat büyüğü ağlayan adama sordu:

-Neden ağlıyorsun evlat,bir felakete mi uğradın yoksa?

-Sorma dedi ağlayan adam, mahvoldum, dükkânım yandı,
bu yetmiyormuş gibi kasadaki paralarım da yandı;
bütün servetim gitti, geriye sadece borç senetlerim kaldı.

Maneviyat büyüğü ağlayan adamın başını şefkatle okşadı,
sonra da dedi ki:

- Bunlar ağlanacak kayıplar değildir evlat.
Ben de ümidini kaybettin de onun için ağlıyorsun sandım.!
Şunu unutma ki, ümidini kaybeden adam her şeyini kaybeder.
Ama ümidini kaybetmeyen adam yeniden teşebbüse geçer,
kaybettiklerini zaman içinde yine kazanabilir.
Sen ümidini kaybetme evlat ümidini!..

Evet, bütün mesele ümidini kaybetmemekte.
Peygamberimiz de (sas) konuşmalarıyla
ümitsizlik telkin eden adamı ikaz ederek şöyle uyarıda bulunmuştur:

-"Kim, 'Artık iyi insan kalmadı, herkes bozuldu..' diyerek
ümitsizlik telkin ederse bilsin ki,
bozulan o insanın kendisidir,herkes değil."

Neden böyle?

Çünkü kıyamete kadar insanların içinde hem iyisi bulunacak hem de kötüsü.
Burada mühim olan, bizim bunların neresinde yer aldığımız,
hangi tarafın içinde bulunduğumuzdur.
Biz iyilerin içinde bulunuyorsak kötülerin bize zararı olamaz,
kötülerin içinde yer almışsak iyiler bizi kurtaramaz.
Unutulmaması gereken gerçek bizim nerede yer aldığımız,
kimlerin desteğinde bulunduğumuzdur.

İşte bu gerçeği unutturmaya çalışan şeytan,
hep bozulanları dikkate vererek ümitsizlik telkin etmeye yeltenir.
Teşebbüs gücünü yok etmeye çalışır.
Şeytanın bu tuzağına düşmemek için
Bostanü'l Vaizin'de şu çarpıcı misal verilmektedir:

Bağdat'ta büyük bir şevk içinde hizmetlerini sürdüren
Cüneyd-i Bağdadi bir gece rüyasında gördüğü bir adamdan
ümit kırıcı telkinler dinler.
İyi bir insan görüntüsündeki adam diyor ki:

-Ey Cüneyd! Boşuna uğraşıyorsun sen.
İnsanlar artık yolunu değiştirdi, seni dinleyecek kimse kalmadı Bağdat'ta.
Koskoca şehirde sadece üç kişiden başka adam kalmadı.
Onlar da şu anda Şiraz Mescidinde ibadetteler.
Bu söylediklerime inanmazsan git,
Şiraz Mescidinde ibadet eden üç kişiyi gözlerinle gör!.

Heyecanla uyanan Cüneyd-i Bağdadi,
abdest alıp doğruca Şiraz mescidine gider.
Bakar ki, gerçekten de mescitte üç kişi kendinden geçmişçesine ibadetteler.
İçinden bir ümitsizlik fırtınası kopar.
Demek ki koskoca Bağdat'ta gerçekten de adam kalmamış
bu üç kişiden başka diye ümitsizleşirken namazdakilerden biri
hemen selam verip kulağına eğilerek şunları fısıldar:

- Dikkat et , der.
Şeytan sana ümitsizlik telkin etmek istiyor.
Bağdat Allah (c.c.) dostlarıyla doludur!

Allah (c.c.) dilerse görünmezlerden kapılar açar,
bilinmezlerden sebepler halk eder.

Yeter ki sen ümidini yitirme,
teşebbüs gücünü kaybetme,
hizmetine aşkla, şevkle devam et.

Vazifeni yap, vazife-i ilahiye karışma.

Gerisi Allah (c.c.)'ın takdirine kalmıştır.


O takdirde yanlışlık, eksiklik olmaz.



Esselamun aleyküm ve rahmetullahi ve berakatühü.
Allah razı olsun kardeşim,
Paylaşımınız güzeldi.
Selam ve baki dua ile kalın.
 

~Elçi~

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
20 Haz 2007
Mesajlar
2,893
Tepki puanı
1
Puanları
0
Yaş
44
Essselamun aleyküm
Rahman razı olsun gerçekten beyenerek okuduğum bir paylaşımdı teşekkür ederim.
Bir an olsun ümidimizi kaybetmemek duası ile Allah a emanet olunuz.
 

CAN DOSTU

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
16 May 2008
Mesajlar
159
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
35
SELAMUN ALEYKLÜM KARDEŞİM YAZIN İÇİN ÇOK SAĞOL ALLAH RAZI OLSUN ALLAH İMANINI VE ÜMİDİNİ KAYBEDENLERDEN BİZİ KORUSUIN AMİN ALLAHA EMANET OLUN.
:evet:evet:H:gulegule
 

zemzemm

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
21 Eki 2007
Mesajlar
161
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
34
s.a kardeşim hep ümitlerle dolu yaşayan bir insanım halada ümitliyim ama:(:(..
paylaşımdan dolayı teşekkür ederim...
 

Bu konuyu görüntüleyen kişiler

Üst Alt