• Temizliğin biricik vasıtası, su... O ince, şeffaf, akıcı, silip süpürücü, nurlandırıcı maddesiyle ve ruhiyle su...
• Allah onu «her şey, öncelerin öncesinde sudan hayat buldu» diye övmüştür.
• Temizleyici iki ana vasıtamız var: biri dünyada su, öbürü dünya ve ahirette ateş... Ve ikisi, ortak gayelerine rağmen, yerlerinin ayrılıkları bakımından birbirine zıt... Su daima rahmet, ateş ise dünyada zâlim, ahirette âdil yanlariyle onun zıddı...
• Su hakkında en güzel şiir dokusu Fuzûlî'nin:
Hayrdır vermek karanlık gîcede bîmâre su...
İhtiyat ile içer her kimde olsa yâre su...
Başını taştan taşa urup gezer âvâre su...
İktidâ kılmış tarik-i Ahmed-i Muhtâr'e su...
Evet; su, Ahmed-i Muhtar'ın (Peygamberler Peygamberinin) yolunda akmaktadır.
• Kendi kendisine kirlenmeyen, kokmayan, bozulur gibi olunca buharlaşıp göklere sığınan ve rahmet hâlinde dünyaya yağan, cemâta, nebata, hayvana ve insana hayat taşıyan su, maddesi ve mânasiyle İslâmda her ibadetin başı, iç ve dış temizliğin aleti ve timsâli... O hem madde, hem timsâl...
• Umumî ve hissî temizliğin yanında ve önünde hususî ve şer'î temizlik gelir ve bu temizlik yerine getirilmedikçe ne namaz kılınabilir, ne Kur'ân'a el sürülebilir, ne bazı farzlar yapılabilir, hattâ ne de mezara girilebilir... Ev, yemek, çamaşır, elbise temizliği ise bazı yerlerde farz ölçüsüne dek varan dinî temizliğin şubeleridir ve hepsinin birden kefili sudur.
• Tevekkeli su içene «su gibi aziz ol!» denilmemiş... Allah'ın, gökten, yerden, dağdan, dereden, pınardan, kuyudan, gölden, denizden insana bahşettiği su... Hatıra İbrahim Hakkı Hazretlerinin «Ma'rifetnâme» başındaki ilk sözü geliyor: «Allah kâinatı insan için, insanı da kendisi için yarattı.» Su, Allah'ın, kendisi için yarattığı insana ihsandır ki, huzura onunla arınmadan çıkılmaz.
• Allah onu «her şey, öncelerin öncesinde sudan hayat buldu» diye övmüştür.
• Temizleyici iki ana vasıtamız var: biri dünyada su, öbürü dünya ve ahirette ateş... Ve ikisi, ortak gayelerine rağmen, yerlerinin ayrılıkları bakımından birbirine zıt... Su daima rahmet, ateş ise dünyada zâlim, ahirette âdil yanlariyle onun zıddı...
• Su hakkında en güzel şiir dokusu Fuzûlî'nin:
Hayrdır vermek karanlık gîcede bîmâre su...
İhtiyat ile içer her kimde olsa yâre su...
Başını taştan taşa urup gezer âvâre su...
İktidâ kılmış tarik-i Ahmed-i Muhtâr'e su...
Evet; su, Ahmed-i Muhtar'ın (Peygamberler Peygamberinin) yolunda akmaktadır.
• Kendi kendisine kirlenmeyen, kokmayan, bozulur gibi olunca buharlaşıp göklere sığınan ve rahmet hâlinde dünyaya yağan, cemâta, nebata, hayvana ve insana hayat taşıyan su, maddesi ve mânasiyle İslâmda her ibadetin başı, iç ve dış temizliğin aleti ve timsâli... O hem madde, hem timsâl...
• Umumî ve hissî temizliğin yanında ve önünde hususî ve şer'î temizlik gelir ve bu temizlik yerine getirilmedikçe ne namaz kılınabilir, ne Kur'ân'a el sürülebilir, ne bazı farzlar yapılabilir, hattâ ne de mezara girilebilir... Ev, yemek, çamaşır, elbise temizliği ise bazı yerlerde farz ölçüsüne dek varan dinî temizliğin şubeleridir ve hepsinin birden kefili sudur.
• Tevekkeli su içene «su gibi aziz ol!» denilmemiş... Allah'ın, gökten, yerden, dağdan, dereden, pınardan, kuyudan, gölden, denizden insana bahşettiği su... Hatıra İbrahim Hakkı Hazretlerinin «Ma'rifetnâme» başındaki ilk sözü geliyor: «Allah kâinatı insan için, insanı da kendisi için yarattı.» Su, Allah'ın, kendisi için yarattığı insana ihsandır ki, huzura onunla arınmadan çıkılmaz.