Neler Yeni

Hoşgeldiniz İslami Forum Sayfası

Tüm özelliklerimize erişmek için şimdi bize katılın. Kaydolduktan ve oturum açtıktan sonra, konular oluşturabilir, mevcut konulara yanıtlar gönderebilir, diğer üyelerinize itibar kazandırabilir, kendi özel mesajınızı edinebilir ve çok daha fazlasını yapabilirsiniz. Ayrıca hızlı ve tamamen ücretsizdir, peki ne bekliyorsunuz?
Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark

Salavatı şerifeler ve hikmetleri (4 Kullanıcı)

sinemm89

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
19 Nis 2012
Mesajlar
601
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
35

(Bismillahirrahmanirrahim)

El Ahzab Sûresi 56. ayet-i kerimede Allah-ü Teâlâ buyurmaktadır ki; “Gerçekten Allah ve melekleri Peygambere salât ederler, O’ nu överler. Ey iman edenler! Siz de O’nu övün ve O’na salât ve selam edin, O’ na gönülden teslim olun.”

1- “Allahümme salli ve sellim ve barik ala seyyidina Muhammedin ve ala ali seyyidina Muhammedin bi adedi ilmike.”

Manası: “Ey Allahım! Efendimiz Hz. Muhammed’e (S.A.V.) ve efendimiz Hz.Muhammedin (S.A.V.) aline nihayetsiz olan ilminin adedince salatu selam ve bereketler ihsan eyle.”

2- “Allahümme salli ve sellim ala seyyidina Muhammedin el-müştemili alel hakayiki.”

Manası: “ALLAH’ım, Efendimiz MUHAMMED üzerine bütün hakikatlar ile O’na salat ve selam eyle.”

3- “Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali Muhammedin ve sellim.”

Manası: “Ey Allahım ! Efendimiz, büyüğümüz Muhammed’e, evladu iyaline, ashabına salatu selam eyle. (Rahmet et, selametlik ver.)”

Riyâzül Ehadis adlı kitaptan alınmıştır. Peygamber Efendimiz (sas) buyurdular ki; “Cennette bir ağaç vardır ve ismi Mahbube’ dir. Ak meyvesi olur, nardan küçük elmadan büyük, sütten ak, baldan tatlı ve kaymaktan yumuşaktır. O meyveden ancak bu salavata devam edenler yer.”

4- “Allahümme salli ala Muhammedin ve ala âli Muhammedin hatta yebka minessalati şey’ün, verham Muhammeden ve ala ali Muhammedin hatta la yebka minerrahmeti şey’ün ve barik ala Muhammedin ve ala ali Muhammedin hatta la yebka minel bereketi şey’ün ve sellim ala Muhammedin ve ala ali Muhammedin hatta la yebka minesselami şey’ün.”

Manası: “Ey Allah’ım, Muhammed Mustafa’ya ve aline öyle rahmet eyle ki rahmetinden onlara kavuşmayan asla bir şey kalmasın. Muhammedi ve alini öyle esirge ki onlara ulaşmayan asla rahmet kalmasın. Muhammed Mustafa’ya ve O’nun aline öyle salat ve selam eyle ki onlara kavuşmayan hiç bir selam kalmış olmasın.”

Ezhar adlı kitaptan, İbni Ömer (ra)’ den rivayetle: Bir gün Efendimizin huzurunda, bir devenin hırsızlığı sebebiyle iki kişi birbirinden davacı iken deve lisâna gelmiş ve gerçek sahibini söylemişti. Bunun üzerine Resûlullah Efendimiz (sas) deve sahibine; “Sen ne okudun ki Medine’ nin mahalleleri melekler ile doldu ve deve konuştu?”, diye sordu. Bunun üzerine adam aşağıdaki salavat-ı şerifeyi okuduğunu söyledi. Peygamber Efendimiz (sas) de buyurdular ki; “Senin yarın, sıratı geçerken yüzün ayın ondördü gibi nurlu ola!”

5- “Allahümme salli ve sellim ala seyyidina Muhammedin adede ma ehate bihi ilmüke ve ma cera bihi kelamüke.”

Manası: “Allah’ım, kalemin cari olduğu ve ilmin ihata erdiği kadar Efendimiz Muhammed Mustafa’ya rahmet eyle, salat eyle.”

6- “Allahümme salli ve sellim ala gayetil âlemine ve ayetil âlemine.”

Manas: “Allah’ım, Muhammed üzerine alemlerin sayısınca rahmet eyle, mübarek eyle. O’na alemler sayısınca salatü selam olsun.”

7- “Allahümme salli ve sellim ve barik ala seyyidina Muhammedin kema yenbeği lişerefi nübüvvetihi ve li izami kadrihil azim.”

Manası: “Ey Allah’ım, Efendimiz Muhammed üzerine rahmet ve bereket kıl ki, şan ve şerefine ve yüce büyüklüğüne layık olsun.”

8- “Allahümme salli ala men hatemte bihirrisalete ve eyyedtehu binnasri vel kevseri veşşefaati.”

Manası: “Ey Allah’ım, kendisiyle Peygamberliği hidayete erdirdiğin; yardımın, havzı kevser ve şefaat selahiyetiyle desteklediğin Muhammed Aleyhisselama salat ve selam buyur.”

9- “Allahümme salli ve sellim ala seyyidina ve nebiyyina ve habibina Muhammedin fil evvelin.”

Manası: “Ey Allah’ım, Efendimiz, Peygamberimiz, sevgilimiz olan Muhammed üzerine rahmet eyle, salat ve selam eyle.”

10- “Allahümme salli ve sellim ala seyyidina ve nebiyyina ve habibina Muhammedin fil ahirin.”

Manası: “Ey Allah’ım, sonrakiler arasında da Efendimiz, Peygamberimiz, sevgilimiz olan Muhammed’e rahmet eyle, salat ve selam eyle.”

11- “Allâhümme salli alâ Muhammedin ve enzilhül münzelel mukarrebe indeke yevmel kiyâmeti.”

Manası: “Ey Allah’ım! Hz. Muhammed’e Salatu selam et, ve onu kıyamet gününde sana yakın bir yere(makam-ı Mahmut’a) indir.”

Peygamber Efendimiz (sas) buyurdular ki; “Kim bu salavati okursa benim sefaatim ona vacib olur.”

Kadı İyaz’ ın Şifâ-i Şerif Kitabından, Zeydülhab (ra)’ dan rivayetle: Peygamber Efendimiz (sas) buyurdular ki; “Kim bu salavatı okursa benim şefaatim ona vacib olur: “Allâhümme salli alâ Muhammedin ve enzilhül münzelel mukarrebe ındeke yevmel kıyâmeti.”

İmam-ı Malik Hazretlerinin Muvattâ’ sında, İmam Ahmed ibni Hambel Hazretlerinin Müsnedinde bulunan ve Ruveyfâ bini Sâbitil Ensâri (ra)’ den rivayetle: Peygamber Efendimiz (sas) buyurdular ki; “Her kim bana salavat verirse sonunda bunu okusun: “Allâhümme enzilhül mak’adel mukarrebe ındeke yevmel kıyâmeti.”

12- “Allâhümme salli alâ Muhammedin abdike ve resûlike ve alel mü’minîne vel mü’minât vel müslimîne vel müslimât.”

Manası: “Allahım ! kulun ve Resulun Hz.Muhammed’e salat (Rahmet) et. Mümin olan erkek ve kadınlara, müslüman olan erkek ve kadınlara da merhamet eyle.”

Peygamber Efendimiz (sas) buyurdular ki: “Bir kimse malının çok olmasını istiyorsa, bu suretle salavat okusun.”

Ebu Said-i Hudri (ra)’ den rivayetle: Peygamber Efendimiz (sas) buyurdular ki; “Her fakir kimse sadaka verenlerin sevabı kadar sevab almak isterse bu vechile salavat versin.”

13- “Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedinin nebiyyi kemâ emertenâ en nusalliye aleyh.”

Ezhâr-ül Ehadis Kitabında, Enes İbni Mâlik (ra)’ den rivayetle, Peygamber Efendimiz (sas) buyurdular ki: “Şu geçen kimsenin hergün kazandığı kadar hiç kimse amel edemez çünkü Cebrail (as) bana bildirdi ki, bu kimse hergün on defa şu salavâtı verir.”

14- “Allâhümme salli alâ Muhammedin abdike ve resûliken nebiyyil ümmiyyi.”

Enes Ibn-i Mâlik’ ten rivayetle: Peygamber Efendimiz (sas) buyurdular ki: “Kim Cuma günleri bu sekilde salavat getirirse Hak Teâlâ onun seksen yillik günahini affeder “

15- “Allâhümme salli alâ Muhammedin kemâ hüve ehlühû, Allâhümme salli alâ Muhammedin kemâ tuhibbü ve terdâ lehû.”

Ravzatul Ehbab kitabında, Ebubekir Sıddık (ra)’ dan rivayetle: Peygamber Efendimiz (sas) sağ tarafına oturmuşlardı, bu esnada kapıdan birisi girdi ve Efendimiz bu zâtı benimle kendi arasına oturttu. Adam gittikten sonra buyurdu ki; “Bu kişi bana şu şekilde salavat verir, onun için ona ikrâm et.”

16- “Salavâtullâhi ve melâiketihî ve enbiyâihî ve rusülihi ve cemîi halkihî alâ seyyidinâ Muhammed ve alâ âlihî ve aleyhisselâm ve rahmetullâhi ve berekâtühû.”

Riyâzil Müzekkirin kitabından alınmıştır. Hz. Ali (krv) Efendimiz buyurdular ki; “Her kimse günde on kere ve Cuma gününde yüz kere bu şekilde salavat verirse inşallah kıyamet gününde Efendimiz (sas) elinden tutar.”

Ihyâ-i Ulûm kitabinda Imam Gazâli buyurmuslardir ki;”Her kim yedi Cuma, yedişer defa bu şekilde salavat verirse insallah Efendimizin sallallahu aleyhi ve sellem şefaatine nail olur.

17- “Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi adede kemalillahi ve kema yeliyku bi kemalih.”

70 bin salavat kıymetinde bir salavat olduğu söylenir.

18- “Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin adede ma fi ilmillahi salaten daimeten bi devami mülkillah.”

“Alah’ım! Efendimiz Muhammed’e Senin ilminde bulunanlar sayısınca ve mülkün devam ettigi sürece salat ve selam eyle.”

Hz. Fatıma buyurmuş: Bir kimse bu salavatı bir kere okursa denizler mürekkep, ağaçlar kalem olsa bunun sevabını yazmakla bitiremez.

19- “Allâhümme enzilhül mak’adel mukarrebe indeke yevmel kiyâmeti.”

Manası: “Ey Allah’ım! Hz. Muhammed’e Salatu selam et, ve onu kıyamet gününde sana yakın bir yere(makam-ı Mahmut’a) indir.

Peygamber Efendimiz (sas) buyurdular ki; “Kim bu salavatı okursa benim sefaatim ona vacib olur.”

“Her kim bana salavat verirse sonunda bunu okusun.”

20- “Allahümme salli ala Muhammedin ve Ademe ve Nuhin ve İbrahim’e ve Musa ve İsa ve Yusuf ve Yahya ve Eyyüp ve Harun ve İsmail ve İshak ve Yakup ve İdris ve Süleyman ve Zekeriya ve Zülkif ve Hud ve Sit ve Salih ve Zülkarneyn ve Şuayp ve Hızır ve İlyas ve Davut ve Lokman ve Uzeyr ve Yunus ve Lut ve Yuşa ve Danyal ve Ehli beyti Mustafa ve ma beynehum minen nebiyyine vel mürselin, salavatullahi ve selamuhu aleyhim ecmain.”

Manası: “Allahım ! Hz.Muhammed’e(S.A.V.), Hz.Adem, Hz.Nuh, Hz.İbrahim, Hz.İsa (asv) ve bunların arasında (gelip geçmiş bütün) peygamberlere rahmet ihsan eyle.”

21- “Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve eshâbihî ve evlâdihî ve ezvâcihî ve zürriyyetihî ve ehli beytihi Mustafa ve ashârihi ve ensârihî ve muhibbîhi ve ümmetihî ve aleynâ meahüm ecmaîn.”

Şifa-i Şerif kitabından, Hasan Basri Hazretlerinden rivayetle. Buyurmuştur ki; “Her kim sevgili Peygamber Efendimizin havzından (Kevser Havuzu) içmek isterse, şu şekilde salavat versin.”

22- “Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve tekabbel sefâatehül kübrâ ve erfe’a derecetehül ulyâ ve âtihî sü’lehû fil âhireti vel ûlâ kemâ âteyte Ibrâhîme ve Mûsâ.”

Her kim bu şekilde salavat-i şerife verirlerse, Efendimiz kendisine, ana, baba ve yakınlarına inşallah şefaatte bulunur.

23- “Allahümme salli ala Muhammedin ve enzilhül münzelel mükarrabe minke yevmel kıyameh.”

Manası: “Ey Allah’ım! Hz. Muhammed’e Salatu selam et, ve onu kıyamet gününde sana yakın bir yere(makam-ı Mahmut’a) indir.”

Resulü Ekrem (sas) buyurdu: “Kim bu salavat-i serifeyi okuyarak üzerime salavat getirirse sefaatim ona vacip olmustur.”

24- “Allahümme salli ve sellim ve barik ala seyyidina muhammedinil fatihı lima uğlika vel hatimi li ma sebeka ven nasırıl hakkı bil hakkı vel hadi ila sıratıkel müstekıymi sallellahü aleyhi ve ala alihi ve ashabihi hakka kadrihi ve mikdarihil aziym.”

Manası: “Allahım! Kapalılıkları açan,geçmişe son veren,hakka hakikatla destek olan, mahlukatı senin doğru yoluna ileten Efendimiz Muhammed’e, O’nun aline ve ashabına O’nun yüce kadrü kıymetince salat eyle, selam eyle ve O’nu mübarek kıl.”

25- “Allahümme salli ve sellim ve barik ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi adede in’amillahi ve ifdalih.”

Seyyid Ahmed Savi Hazretleri buyuruyor: “Bu salavat-ı şerife mü’min bir kul için dünya ve ahirette rızık kapılarının açılmasına bir vesiledir. Bu o kadar faziletli bir salavat-ı şerifedir ki, sevabını melekler yazmakla bitiremezler.”

26- “Allahümme lekel hamu la ilahe illa ente rabbi ve ene abduke , Allahümme salli ve sellim ve barik ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi adede in’amillahi ve ifdalih.”

Seyyid Ahmed Savi Hazretleri buyuruyor: “Bu salavat-ı şerife mü’min bir kul için dünya ve ahirette rızık kapılarının açılmasına bir vesiledir. Bu o kadar faziletli bir salavat-ı şerifedir ki, sevabını melekler yazmakla bitiremezler.”

27- “Lâ ilâhe illellâhu adede kelimâtihi Lâ ilâhe illellâhu adede halkıhî Lâ ilâhe illellâhu zînete arşihi, Lâ ilâhe illellâhu mile semâvâtihi Lâ ilâhe illellâhu misle zalike meahü vel hamdülillâhi misle zalike meahü, Allâhummeğfir li zunûbi”

“Allah’ın kelimeleri adedince Lâ ilahe illallah. Yarattıkları adedince Lâ ilahe illallah, Arş ağırlığınca Lâ ilahe illallah. Semâlar dolusu Lâ ilahe illallah. Bunlarla beraber bunların mislince Lâ ilahe illallah. Bunlarla beraber bunların mislince Elhamdülillah.” Böyle dersen ne bir melek sevabını yazmağa takat getirebilir, ne de bir başkası.” (el-Camıu’s-Sağîr)

28- “Allahümme salli ala Muhammedin ve Ademe ve Nuhin ve İbrahime ve Musa ve İsa ve Süleyman ve Davut ve Yahya ve Yakup ve Yunus ve Yusuf ve Sit ve İdris ve Hud ve Salih ve Zülkarneyn ve Lut ve İsmail ve İshak ve Eyüp ve Şuayp ve Harun ve Hızır ve İlyas ve Zülkif ve Lokman ve Uzeyr ve Zekeriya ve Yuşa ve Danyal ve Ehli beyti Mustafa ve ma beynehüm minen nebiyyine vel mürseliyn, Salavatüllahi ve selamühü aleyhim ecmain.Allahümme salli ve sellim ve barik ala seyyidina Muhammedinil fatihi lima uğlika vel hatimi li ma sebeka ven nasırıl hakkı bil hakkı vel hadi ila sıratıkel müstekımi, sallellahü aleyhi ve ala alihi ve ashabihi hakka kadrihi ve mikdarihil azim.
 

çelebiler

Yasaklı Kullanıcı
Katılım
21 Tem 2012
Mesajlar
75
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
55
Allah,oturduğumuz yerde Peygamberimizi sürekli övmemizi mi istiyor yani bu mudur?
 

nemire(MERHUM)

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
11 Tem 2012
Mesajlar
679
Tepki puanı
2
Puanları
0
Yaş
75
Allah,oturduğumuz yerde Peygamberimizi sürekli övmemizi mi istiyor yani bu mudur?


Selâmün Âleykûm

Ahzâb suresi âyet 56 ; Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber'e salât ediyorlar.Ey iman edenler!sizde ona salât edin,selâm edin.



Muhterem kardeşim sorunuz cevabı bu mübarek ayette verilmektedir.
 

hakyolu007

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
19 Nis 2012
Mesajlar
2,741
Tepki puanı
3
Puanları
0
Yaş
43
Selâmün Âleykûm

Ahzâb suresi âyet 56 ; Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber'e salât ediyorlar.Ey iman edenler!sizde ona salât edin,selâm edin.
 

sinemm89

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
19 Nis 2012
Mesajlar
601
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
35
Allah,oturduğumuz yerde Peygamberimizi sürekli övmemizi mi istiyor yani bu mudur?

oturduğumuz yerden derken neyi kastediyorsunuz bunların yazılmasının boş olduğunu mu yoksa yazanların sadece yazmakla yetindiklerini mi?bunu siz bilemezsiniz herkes yaptığı ibadeti burada yazmak zorunda değil.
ister otururken överim ister yürürken ister namazda.allahın adını peygamberin adını zikretmekte ibadettir allah oturduğumuz yerde peygamberi sürekli övmemizi mi istiyor sorunuz alaycı ve yaşınıza yakışmayan bir tavırdır
 

sinemm89

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
19 Nis 2012
Mesajlar
601
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
35
Selâmün Âleykûm

Ahzâb suresi âyet 56 ; Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber'e salât ediyorlar.Ey iman edenler!sizde ona salât edin,selâm edin.

aleyküm selam allah razı olsun sizin gibi ne söylediğini bilen ağbilerimizin yorumu farklı oluyor.
 

sinemm89

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
19 Nis 2012
Mesajlar
601
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
35
Selâmün Âleykûm

Ahzâb suresi âyet 56 ; Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber'e salât ediyorlar.Ey iman edenler!sizde ona salât edin,selâm edin.



Muhterem kardeşim sorunuz cevabı bu mübarek ayette verilmektedir.

ablacım o kişi soru maksadında sormamış ya genele yada özele karşı iğneleme maksadıyla sormuş yinede güzel cevaplamışsınız.
 

çelebiler

Yasaklı Kullanıcı
Katılım
21 Tem 2012
Mesajlar
75
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
55
oturduğumuz yerden derken neyi kastediyorsunuz bunların yazılmasının boş olduğunu mu yoksa yazanların sadece yazmakla yetindiklerini mi?bunu siz bilemezsiniz herkes yaptığı ibadeti burada yazmak zorunda değil.
ister otururken överim ister yürürken ister namazda.allahın adını peygamberin adını zikretmekte ibadettir allah oturduğumuz yerde peygamberi sürekli övmemizi mi istiyor sorunuz alaycı ve yaşınıza yakışmayan bir tavırdır

Siz insanların kalbini mi okuyorsunuz?

Neden hakkımda yalan yanlış hükümler vermekte acele ediyorsunuz.Her şeyi anlayabileceğinizi mi zannediyorsunuz?Neden sabr edemiyorsunuz 22 yaşındaki kardeşim.Hiç mi akl etmiyorsun.Senden 20 sene daha fazla yaşamış birisinin senden daha fazla dinlediği ve söylediği sözü olabileceğini hiç mi düşünmedin?

Bana bu yaşımda böyle bir cümle kurmayı yakıştıramadın da kendine,benim yaşımda birine böyle pervasızca laf yetiştirmeyi nasıl yakıştırıyorsun?

Hem söylediğim söz için soru soruyorsun hem de cevabını kendin veriyorsun.Canın sıkılmışta birilerine çatayım diye yazıyorsun gibi bir hal var.Öfke kimseye fayda sağlamaz.Sabır en güzel haslettir.

Allah bizleri de över mi arkadaşlar?Allah ve melekleri bizlere de salat eder mi?
 

Hatice-tül Kübra

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
4 Eyl 2006
Mesajlar
7,329
Tepki puanı
9
Puanları
0
Yaş
34
Konum
.........
Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber?e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selam edin."Azhab-56 Buyuruyor ayette... Allah-u tealanın Efendimize salat getirmesini nasıl anlamallıyız?

İlgili ayetin tefsiri şöyledir;

Çünkü Allah ve melekleri Peygamberi hep salat eder dururlar. Allah Teâlâ rahmet ve nimet vermesi ile, melekler istiğfarları ile ve hizmetleriyle Peygambere daima ikram etmektedirler. Bu sayede yukarda "Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için, üzerinize melekleriyle beraber rahmetini gönderen Allah'tır." (Ahzab, 33/43) buyurulduğu üzere müminlere ilâhî feyz inmektedir. Ey iman edenler! Sizler ona salat ve selam getirin, selamlayarak teslim olun. gibi dualarla onun üzerine Allah'ın salavatını, rahmetini ve bereketlerini niyaz edin. Ve selam vererek ona hürmet edin. Ve bir mânâya göre, hiç incitmeyerek teslim olun, boyun eğin.Bu âyet gösterir ki Peygamber'e salavat getirmek farzdır. Ancak tekrarına değinilmemiştir. Sahih olan budur ki, ismi zikrolundukça vacip olur. Bu hususta birçok hadisler rivayet olunmuştur. Bu cümleden omak üzere Resulullah (s.a.v.) buyurmuştur ki:

"Yanında adım zikrolunup da bana salavat getirmeyen kimsenin burnu sürtülsün." Yine buyurmuştur ki: "Allah Teâlâ benim için iki melek görevlendirmiştir. Ben bir müslümanın yanında anıldım da bana salavat getirdi mi, mutlaka o iki melek ona 'Allah seni bağışlasın' derler. Allah Teâlâ ve diğer melekleri de o iki meleğe cevap olarak 'Amin' derler. Bir müslümanın yanında adım zikrolunduğunda da bana salavat getirmedi mi, mutlaka o iki melek: 'Allah seni bağışlamasın' derler. Yüce Allah ve öteki melekleri de o iki meleğe cevaben 'Amin' derler." Bazıları Resulullah'ın adı tekrar tekrar anılsa bile bir mecliste bir kez vacip olur demişlerdir. Nitekim Secde ayetinde de böyledir. Bunun gibi her duanın başında ve sonunda da vaciptir. Namazda diye salavat okumak biz Hanefilerce vaciplerden değil, sünnettir. İbrahim Nehai'den rivayet edilmiştir: "Sahabeler, teşehhüddeki ile yetinebilirlerdi" demiştir. Fakat Şafiî Hazretleri: "Namazın caizliği için salavat şarttır, vaciptir demiştir. Sahabeler: "Ya Resulullah selam vermeyi biliyoruz. Fakat 'salat'ı nasıl getireceğiz?" demişler. O zaman namazda okunan salavat duası müslümanlara öğretilmiştir. Peygamberlerden başkasına salavat, Peygambere tabi olarak caiz olursa da başlıbaşına birisine salavat getirmek mekruhtur. Çünkü örfte peygamberlerin şiarıdır. Nitekim aziz ve celil olmakla birlikte hakkında "azze ve celle" denmez.

Bilindiği üzere Efendimiz (sas) Hazretleri’nin adı anıldığında duyan her Müslüman’ın salavat getirmesi ihmal edilmez bir görevi, unutulmaz bir vefa borcudur. Nitekim Kuran-ı Kerim'de şöyle buyurulur:

"Allah ve melekleri Peygambere salât ederler. Ey iman edenler, siz de ona salât edin ve tam bir teslimiyetle selâm verin." (Ahzab Suresi, 56) Veya “tam bir teslimiyetle ona teslim olun.”

Peygambere Allah’ın salât etmesi, rahmet etmek; meleklerin ve bizim salât etmemiz de onun için rahmet duası etmek anlamına gelir. Onun rahmete erişmesi ise, ümmeti olarak bizim rahmete erişmemiz demektir. Çünkü hayatı boyunca görüldüğü gibi, onun bütün kaygısı ümmetinden ibarettir. Bir gece sabaha kadar ümmeti için Rabbine yakardıktan sonra Allah ona Cebrail ile “Biz seni ümmetin hakkında hoşnut edeceğiz ve asla üzmeyeceğiz” şeklinde haber göndermiştir. (Müslim, İman: 346.) İsra Suresi 79. ayette de ona “Övülmüş Makam” adıyla şefaat makamının verileceği müjdelenmiştir ki, bu durum, bizi Allah’ın Resulü ile çok yakın ve sıcak bir ilişki içinde bulunmaya davet etmektedir. İşte salâvat, onunla bizim aramızda bu sıcak ilişkiyi kuran, devam ettiren ve pekiştiren en önemli bir vasıtadır.

O kadar ki, O’nun irşadıyla var oluş hikmetini anlayan her Müslüman’ın üzerine bu salavatın ömründe bir keresi farz, sonrakileri vacip, tekrarlarda ise sünnet olduğu bildirilmiş, salavatın terki ise şefaatten mahrumiyete sebeptir, denmiştir.

İyilik gördüğü kimselere iyilik etme minnettarlığı duyan, hatta bir kahvenin kırk yıl hatırını sayan insanlar, ebedi hayatını kurtarmaya vesile olan Resulüllah’a da (sas) elbette minnettarlık duyacak, adını duyunca büyük bir hürmet ve sevgiyle salavat getirecek, böylece gösterdiği bu bağlılıkla da şefaatine nail olacaktır.

"Ey iman edenler, siz de ona salât edin ve tam bir teslimiyetle selâm verin." ayetinin emri gereği olarak ömürde bir defa salavat getirmek farz, sonraları her ilk duyuşta vacip, aynı yerde tekrarlanmalarda ise sünnet olduğu ifade edilmiştir. Anlaşılan odur ki, getirilen salat–ü selamdan hem Rabbimiz, hem de melekleri razı olmakta, ayrıca melekler salavat getirenlere de dua etmekteler. Hadis kitaplarında görüyoruz ki, Efendimizin (sas) Cennet’teki makamının yükselmesine sebep olan salavatı okuyan insana melekler, “Allah da senin makamını yükseltsin!” diye dua etmekte, öteki melekler de bu duaya amin demekteler. Salavat getiremeyene ise, “Allah da senin makamını yükseltmesin!” diye tepki göstermekte, öteki melekler de bu tepkiye amin diyerek iştirak etmekteler.

Demek ki, Efendimizin (sas) adını duyunca salavat getirenler meleklerin hayır duasını alır, getirmeyenler ise bedduasına maruz kalırlar. Ayrıca, Peygamberimiz (sas) de, adını duyduğu halde salavat getirmeyen vefasız ümmetine kırılmakta, bunu da “burnu sürtülsün!” sitemiyle dile getirmektedir.

Salavatın çeşidi sayılamayacak kadar çoktur. Bunların en meşhurları da namazlarda tahiyyattan sonra okuduğumuz, “Allahümme salli ala Muhammedin ve ala ali Muhammed” ile “Sallallahü aleyhi vesellem” salavatlarıdır. Manaları şöyle özetlenebilir:

–Rabbimizin rahmeti, meleklerinin istiğfarı ve bizim de selamımız Efendimiz Hazreti Muhammed ve ailesi üzerine olsun.


Bu konuda Peygamberimizin birçok hadisi bulunmaktadır ki, bunlardan birkaç tanesi şöyledir:

“Kabrimi bayram yerine çevirmeyin. Bana salât ve selâm edin. Çünkü nerede olsanız salât ve selâmınız bana ulaşır.” (Ebû Davud, Menâsik: 97.)

“Günlerinizin en üstünü Cuma günüdür. O gün bana çok salât ve selâm getirin. Çünkü sizin salât ve selâmlarınız bana sunulur.” “Ey Allah’ın Elçisi,” diye sordular. “Sen ölüp de senden bir iz kalmadıktan sonra salât ve selâmlarımız sana nasıl sunulur?” Peygamberimiz buyurdu ki: “Allah, peygamberlerin cesetlerini çürütmeyi toprağa yasaklamıştır.” (Ebû Davud, Salât: 201.)

Übeyy ibni Kâ’b birgün Peygamberimize şöyle sordu: “Ey Allah’ın Elçisi, ben sana çok salâvat getiriyorum. Duamın ne kadarını salâvata ayırayım?” Peygamberimiz “Dilediğin kadarını” buyurdu. Übeyy yine sordu: “Dörtte birini ayırayım mı?” Peygamberimiz yine “Dilediğin kadarını,” buyurdu. “Ama arttırırsan senin için daha iyi olur.” “Yarısını?” “Dilediğin kadarını. Ama arttırırsan senin için daha iyi olur.” “Peki, duamın tamamını salâvata ayırsam?” “İşte o zaman Allah senin bütün sıkıntılarını giderir ve günahlarını da bağışlar.” (Tirmizî, Kıyamet: 23.)

“Yeryüzünde Allah’ın seyyah melekleri vardır; ümmetimin selâmlarını bana ulaştırırlar.” (Müstedrek, 2:456, no. 3576.)

“Ey Allah’ın Elçisi, sana selâm vermeyi anlıyoruz; peki, nasıl salât edeceğiz?” sorusuna karşılık ise, Peygamberimiz, namazların teşehhüdlerinde okumakta olduğumuz “Allahümme salli, Allahümme bârik” duâlarını öğretmiştir. (Buhârî, Tefsir 33:10; Tirmizî, Tefsir 33:23.)

Bu gibi salavatlar Efendimize has bir dua olduğundan O’na mahsus duayı Rabbimiz reddetmez.

Bu niyetle bizler de özel dualarımıza redde uğramayan salavatla başlar, salavatla bitirirsek iki makbul dua arasına aldığımız duamızın kabul olacağını ümit ederiz.

Okuma ve yazmalarda ise Efendimizin (sas) adı geçince açıkça:

–“Allahümme salli ala Muhammedin ve ala ali Muhammed” yahut da “Sallallahü aleyhi ve sellem” demek en güzeli olduğu gibi, yazanların salavatın baş harfleriyle (asm) yahut da (sas) şeklinde işaretlemeleri de salavatı hatırlatmak demektir. Ancak yazıda bu gibi salavat getirme işaretleri çoğalınca okuyanlar bazen zorlanmakta ve maksadının aksine, hürmet için konan işaretler bazen hürmet zedelenmesine de sebep olmaktadır. Böyle bir hürmet eksilmesine sebep olmaktansa işaretleri azaltıp okuyanın irfanına bırakmakta isabet olsa gerektir.

Efendimize getirilen salavat, günahının affına sebep denemez. Çünkü O’nun böyle bir durumu söz konusu değildir. Makamının yükselmesine vesiledir. O yüzden Efendimizin makamını kimse tahmin ve tespit edememektedir. Çünkü her saniye, iyiliğine sebep olduğu ümmetinden nehirler gibi salavat duaları akmakta, böylece yükselmenin hiç durmayıp kıyamete kadar da devam edeceği anlaşılmaktadır.


Tarihi bir saygı örneği:

Sultan Mahmud Gaznevi, Muhammed adındaki hizmetçisine her defasında çok sevdiği bu Muhammed adıyla hitap ettiği halde bir defa da babasının ismiyle hitap eder. Buna üzülen hizmetçi, neden çok sevdiği güzel ismiyle değil de babasının ismiyle çağırdığını sorunca Sultan’dan şu cevabı alır:

–Ben her defa abdestli bulunuyor, o yüce ismi abdestle söylüyordum. Bu defa abdestim yok! O mübarek ismi abdestsiz ağzıma almaktan utandım!

Mübarek ismi duyduğu halde gönlü kıpırdamayan salavat tembellerine ithaf olunur.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet



 

sinemm89

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
19 Nis 2012
Mesajlar
601
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
35
Siz insanların kalbini mi okuyorsunuz?

Neden hakkımda yalan yanlış hükümler vermekte acele ediyorsunuz.Her şeyi anlayabileceğinizi mi zannediyorsunuz?Neden sabr edemiyorsunuz 22 yaşındaki kardeşim.Hiç mi akl etmiyorsun.Senden 20 sene daha fazla yaşamış birisinin senden daha fazla dinlediği ve söylediği sözü olabileceğini hiç mi düşünmedin?

Bana bu yaşımda böyle bir cümle kurmayı yakıştıramadın da kendine,benim yaşımda birine böyle pervasızca laf yetiştirmeyi nasıl yakıştırıyorsun?

Hem söylediğim söz için soru soruyorsun hem de cevabını kendin veriyorsun.Canın sıkılmışta birilerine çatayım diye yazıyorsun gibi bir hal var.Öfke kimseye fayda sağlamaz.Sabır en güzel haslettir.

Allah bizleri de över mi arkadaşlar?Allah ve melekleri bizlere de salat eder mi?

Allah,oturduğumuz yerde Peygamberimizi sürekli övmemizi mi istiyor yani bu mudur?sorusundan ne anlaşılıyorsa ben onu anladım fazlasını değil.açıklaması yoksa sabırsızlık denilmesi hiç doğru deyil.
o konuyla ilgili bazı kardeşlerim görüşlerini teşekkürlerini dile getirirken sizin yorumunuz daha doğrusu sorunuz olmuş muydu?ben orada özenle hazırlanmış faydalı olunur belki düşüncesiyle bir konu açtım.soracağnız yer orası değildi.durduk yere insanları yererek kimse bir yere varamaz ben büyüklerden önce ders öğüt alındığını bilirim durduk yere iğneleme değil.ben kimsenin kalbini okumuyorum kimseninde öyle bir özelliği yok.herşeyi bilen allahtır.pervasızca laf yetiştirmedim düşüncenin yanlışlığına cevap verme gereği duydum.siz sorduğunuz soruyu bile hangi maksatla sorduğunuzu açıklayamamışsınız buda demek oluyorki asıl siz çatacak bir yer aramışsınız ve benim konuma denk getirmişsiniz.benim kimseye kastım yok.saygısızlıkta etmedim kimseye forumda hiçbir ablama yada ağbime yada kardeş dediğim insanlara.beni tanımış olan anlar neden cevap yazığımı savunduğumu.bu benim açtığım bir konu soru yada birşey yazılmışsa cevaplarım laf yetiştirmek değildir bu.kendime yakıştırmadığım birşey yapmadım.siz benden 20 sene yada daha fazla yaşamış bir insan olarak yazdığınız yazının hangi anlamlara varabileceğini biliyor olmalıydınız peki ozaman açıklamasınıda yazsaydınız yada hangi maksatla sorduğunuzu ozaman cevap bile yazmama gerek kalmazdı.
beğenmek yada okumak zorunda deyildiniz ama madem düşünce belirttiniz açıklamasınıda yapsaydınız yanlış anlaşılmaya yada farklı anlamlar çıkarılmasına müsade etmeseydiniz.
 

hakyolu007

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
19 Nis 2012
Mesajlar
2,741
Tepki puanı
3
Puanları
0
Yaş
43
(Bismillahirrahmanirrahim)

El Ahzab Sûresi 56. ayet-i kerimede Allah-ü Teâlâ buyurmaktadır ki; “Gerçekten Allah ve melekleri Peygambere salât ederler, O’ nu överler. Ey iman edenler! Siz de O’nu övün ve O’na salât ve selam edin, O’ na gönülden teslim olun.”
 

kalbinur

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
6 Mar 2012
Mesajlar
2,602
Tepki puanı
2
Puanları
0
Yaş
35
(Bismillahirrahmanirrahim)

El Ahzab Sûresi 56. ayet-i kerimede Allah-ü Teâlâ buyurmaktadır ki; “Gerçekten Allah ve melekleri Peygambere salât ederler, O’ nu överler. Ey iman edenler! Siz de O’nu övün ve O’na salât ve selam edin, O’ na gönülden teslim olun.”
 

sinemm89

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
19 Nis 2012
Mesajlar
601
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
35
(Bismillahirrahmanirrahim)

El Ahzab Sûresi 56. ayet-i kerimede Allah-ü Teâlâ buyurmaktadır ki; “Gerçekten Allah ve melekleri Peygambere salât ederler, O’ nu överler. Ey iman edenler! Siz de O’nu övün ve O’na salât ve selam edin, O’ na gönülden teslim olun.”
 

sinemm89

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
19 Nis 2012
Mesajlar
601
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
35

“Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali Muhammedin ve sellim.”

Manası: “Ey Allahım ! Efendimiz, büyüğümüz Muhammed’e, evladu iyaline, ashabına salatu selam eyle. (Rahmet et, selametlik ver.)”
 

Hatice-tül Kübra

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
4 Eyl 2006
Mesajlar
7,329
Tepki puanı
9
Puanları
0
Yaş
34
Konum
.........
Bismillahirrahmanirrahim)

El Ahzab Sûresi 56. ayet-i kerimede Allah-ü Teâlâ buyurmaktadır ki; “Gerçekten Allah ve melekleri Peygambere salât ederler, O’ nu överler. Ey iman edenler! Siz de O’nu övün ve O’na salât ve selam edin, O’ na gönülden teslim olun.”
 

hakyolu007

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
19 Nis 2012
Mesajlar
2,741
Tepki puanı
3
Puanları
0
Yaş
43
Bismillahirrahmanirrahim)

El Ahzab Sûresi 56. ayet-i kerimede Allah-ü Teâlâ buyurmaktadır ki; “Gerçekten Allah ve melekleri Peygambere salât ederler, O’ nu överler. Ey iman edenler! Siz de O’nu övün ve O’na salât ve selam edin, O’ na gönülden teslim olun.”

“Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali Muhammedin ve sellim.”

Manası: “Ey Allahım ! Efendimiz, büyüğümüz Muhammed’e, evladu iyaline, ashabına salatu selam eyle. (Rahmet et, selametlik ver.)”
 

Hatice-tül Kübra

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
4 Eyl 2006
Mesajlar
7,329
Tepki puanı
9
Puanları
0
Yaş
34
Konum
.........
“Allahümme lekel hamu la ilahe illa ente rabbi ve ene abduke , Allahümme salli ve sellim ve barik ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi adede in’amillahi ve ifdalih.”

Seyyid Ahmed Savi Hazretleri buyuruyor: “Bu salavat-ı şerife mü’min bir kul için dünya ve ahirette rızık kapılarının açılmasına bir vesiledir. Bu o kadar faziletli bir salavat-ı şerifedir ki, sevabını melekler yazmakla bitiremezler.”
 

çelebiler

Yasaklı Kullanıcı
Katılım
21 Tem 2012
Mesajlar
75
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
55
Neyse söyledikleriniz önemli değil,konudan uzaklaşmayalım daha iyi olur.

Sorularıma cevap verebilecek misiniz?

Rabbimiz oturduğumuz yerden sürekli Peygamberimizi mi övmemizi istiyor? diye sormuştum.Bir de,Rabbimiz Peygamberimizi övdüğü gibi bizleride över mi?Bizlere de salat eder mi?
 

hakyolu007

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
19 Nis 2012
Mesajlar
2,741
Tepki puanı
3
Puanları
0
Yaş
43
“Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali Muhammedin ve sellim.”

Manası: “Ey Allahım ! Efendimiz, büyüğümüz Muhammed’e, evladu iyaline, ashabına salatu selam eyle. (Rahmet et, selametlik ver.)”
 

çelebiler

Yasaklı Kullanıcı
Katılım
21 Tem 2012
Mesajlar
75
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
55
Sevgili arkadaşlar

Bu tip soruları sorarken tabi ki kimseyi iğnelemek amacıyla sormuyorum.Fakat konuya dikkat çekmek istiyorum.O yüzden bazılarınıza bu sorunun acayip gelmiş olması normaldir.

Aslında benim öğrenmek istediğim şu.

Yukarıdaki ayeti anlarken,Peygamberimizin hayatın baktığımızda tevhid inancını insanlara ulaştırmak için hiç bir sıkıntı ve eziyetten çekinmeden durmaksızın mücadele eden bir Peygamber çıkıyor karşımıza.Öyleki bu uğurda 27 defa savaş ve seriyyelere çıkmış yani 27 defa zırh giymiş ve kılıç kuşanmış.Uhud savaşında ölümden dönmüş,zırhının parçaları yüzünün kemiğine kadar girmiş yinede mücadelesinden zerre kadar geri durmamış.

Mekkeli müşriklerin cazip tekliflerine de hiç aldırış etmeden yine tevhid mücadelesine her türlü imkansızlıklar ve zorluklara rağmen devam etmiş

Peygamberimizin hayatına baktığımızda Peygamberlikten sonra vefatına kadar hiç durmadan sürekli çalışan,mücadele eden son derece dinamik bir hayat çıkıyor karşımıza.

Şimdi böyle bir Peygamberimiz var.Onun hayatı tevhidi yaşamak isteyen bizler için en önemli örnektir.Bizler de Allah rızasını kazanmak istiyorsak,ahiretimizin cennet,akibetimizin hayırlı olmasını istiyorsak.Kuran'ı anlayarak,peygamberimizin hayatını örnek almalıyız değil mi?

Öyleyse yukarıdaki Ahzab Suresi 56 da Rabbimiz bizlere Oturduğumuz yerden Peygamberimize övgüler düzmemiz karşılığında bizden razı olacağını mı söylüyor gerçekten de,bunu mu anlamalıyız bu ayetten.Peygamberimiz belli günler ve gecelerde belli sayılarda ona övgüler yağdırdığımız için mi bize şefaat eder mi gerçekten sizce yoksa bu ayetin başka bir manası var mıdır?
 

Bu konuyu görüntüleyen kişiler

Üst Alt