Ey âlemlerin rabbi olan; sana kendimi anlatamam sen beni halimi benden daha iyi biliyorsun. Rabbim sana hangi kelimelerle yalvardığımı neler istediğimi biliyorsun.
Hani bir gün Müslümanların benim içimdeki cevheri görüp etrafımda birleşip İslam düşmanlarına karşı zafer kazanmamızı istemiştim. Hani bir gün bana öyle bir zenginlik verip bu paralarla Müslümanların sıkıntılarının giderilmesini istemiştim. Hani bir gün beni öyle zeki yap ki bütün bu elektronik cihazları anlayıp hepsinin çalışmasını engelleyecek bir icat yapıp bütün silahların çalışmasını engelleyip yumruk yumruğa girilen bir mücadeleden Müslümanların zaferini istemiştim. Hani bir gün Hani bir gün kullarını öyle sıkıntılarla imtihan et ki secde etmekten başka çareleri kalmasın demiştim.
Anladım rabbim sen mülkünde teksin benim gibi egosunu öne çıkaran birini bu güzel sonuçlara sebep kılmayacaksın. Bildim rabbim bin yıl geçse de zekâmın neleri kapsaya bileceğini zenginliğimin bunlara yetmeyeceğini ilminin takvamın Müslümanları değil beni bile kurtaramayacağını bildim. Bildim rabbim benim görevim yağmurlu fırtınalı bu günlerinde şemsiyemi yanıma almaktır. Güneşli güzel günleri bu kış mevsiminde istemek ve şemsiyesiz korunmasız çıkmak benim ahmaklığımdır. Anladım sen bu günlerimizi fırtınalı ve şiddetli yağmurlu yaşamamızı istedin. Onun için tedbirlerimizi alıp senin verdiğin en önemli iman nimetini korumalıyız.
Ey rabbim yine bildim ki sen diriden ölüyü ölüden de diriyi çıkarırsın. Bu fırtınalı günlerde içimizi ısıtacak güneşi sen gönderirsin. Sen mülkünü dilediğin gibi yönetirsin rabbim biz acizlerini bu fırtınada helak etme. Ey rabbim gördüğün gibi bu fırtınalı şiddetli soğukların yaşandığı günlerde evsiz yurtsuz açıkta sadece müslümanlar kaldık. Bizleri koruyacak olan sensin. Bizi sensiz bırakma. Senin mekânlarını sensiz ne yapalım. Ey rabbim ne kadar uzağa gittin ki evinin yakınlarını ateş almasına rağmen karışmıyor müdahale etmiyorsun. Düşmanların her gün daha fazla azgınlıkta olurken neden ebrehe’ye yaptığını yapmıyorsun. Bir müslüman olarak benim onlara müdahale etmemi bekliyorsan ben taahhüt ederim ki ne kadar sıkıntı çekilirse çekilsin müdahale etmeyeceğim. Sen beni benden iyi tanıyorsun. Gözümün önünde boğazlanan bombalanan masum günahsız müslüman çocuklar için ne yaptım. Yaptım mı bir şey yapmadım. Gene yapmam. Yapmayacağım. Ey rabbim bazı kardeşlerim ben rabbim müdahale etsin deyince aman ha diyorlar deme öyle bak biz çalışıyoruz. Rabbimiz karışırsa her şey bozulur yaptığımız çalışmalar boşa gider. Der gibiler. Kardeşlerim banim tanıdığım Allah yeryüzü kuruldu kurulalı yanlış iş yapmamıştır. Ne iş yapmışsa hikmetle adaletle yapmıştır. Ondan müdahale etmesini iste meyimde sizden mi isteyeyim. Siz bana yüz yıl sonra değiştire biliriz bu sıkı çalışmamızla diyorsunuz. Ben şimdi görmek istiyorum. Bugün bu Dakka. Güzellikleri istiyorum. Adalet istiyorum. Zulümlerin zalimlerin sonunu istiyorum.
Kardeşlerim bugünümüzü doğru tespit etmemiz gerekir. Birileri bize dininizi peygamberinizi namusunuzu diyerek fiili bir savaş açmıştır. Daha doğrusu ben bunun rüyasını görüyorum. O birileri rüyamda dinime peygamberime namusuma küfrediyor. Bombalarla küçük günahsız yavruları öldürüyor. Ve bana sana bunları yapıyorum. Sen bana hiçbir şey diyemez ve yapamazsın diyor. Gerçektende yapamıyorum. Neden rüya diyorum. Gerçek olsaydı böyle olmaz kahraman mücahit hepsi şehit olmayı isteyen müslümanlar bunlara izin vermezdi. Hadi ben korkağım. Geri zekâlıyım. Parasızım. Takvasızım. Hadsiz günah işlemişim. Kimsenin önüne geçip hadi diyecek yüzüm yok. Kendi kolumu kıpırdatmaktan acizim. Peki, hani durmadan isimleri umut olmuş isimler.
Size bir sorum var dışarıda kar ve hayli soğuk bir kış günü var. Ne yaparsınız. Dışarıya atlet ve ince yazlıklarınızla mı yoksa palto montla mı çıkarsınız. İşte durumumuz bu dışarıda kar tipi fırtına biz güneş gelecek diye yazlıklarla çıkmışız dışarıya. Tipi şiddetlendikçe şimdi bir yer bulur sığınırız diyoruz. Kibrit yakıp ısınmayı bekliyoruz. Kurt gelmiş her yerimizi parçalıyor. Biz demokrasi getirecek insanlık getirecek medeniyet getirecek diyoruz. Kurdu kovmuyoruz bile. Adam senin ananı diyor bizde ses yok avradını diyor ses yok kızını bacını diyor ses yok dinini peygamberini çoktan diyor bizde yine ses yok. Savaş çığırtkanlığı yapmıyorum ama meseleyi doğru tespit edelim. Bunların hepsini gizli ve kapaklı yapmıyor ki medyadan gazeteden televizyondan her gün yüzüme söylüyor. Bak bunu da yaptım dur daha neler yapacağım. Diyor. Gizli yapsa belge delil isterdiniz. Cami basmak ne demek ezan okunurken bomba atmak ceza evinde fotoğraf çekip dağıtmak küçücük çocukların cesedini her gün izlettirmek Karikatür çizip bunlara alışın demek. Ben kudurunca da bak kudurdu biz demedik mi kuduz diye. Şimdi bana herkes neden kudurdun diyor.
Hani bir gün Müslümanların benim içimdeki cevheri görüp etrafımda birleşip İslam düşmanlarına karşı zafer kazanmamızı istemiştim. Hani bir gün bana öyle bir zenginlik verip bu paralarla Müslümanların sıkıntılarının giderilmesini istemiştim. Hani bir gün beni öyle zeki yap ki bütün bu elektronik cihazları anlayıp hepsinin çalışmasını engelleyecek bir icat yapıp bütün silahların çalışmasını engelleyip yumruk yumruğa girilen bir mücadeleden Müslümanların zaferini istemiştim. Hani bir gün Hani bir gün kullarını öyle sıkıntılarla imtihan et ki secde etmekten başka çareleri kalmasın demiştim.
Anladım rabbim sen mülkünde teksin benim gibi egosunu öne çıkaran birini bu güzel sonuçlara sebep kılmayacaksın. Bildim rabbim bin yıl geçse de zekâmın neleri kapsaya bileceğini zenginliğimin bunlara yetmeyeceğini ilminin takvamın Müslümanları değil beni bile kurtaramayacağını bildim. Bildim rabbim benim görevim yağmurlu fırtınalı bu günlerinde şemsiyemi yanıma almaktır. Güneşli güzel günleri bu kış mevsiminde istemek ve şemsiyesiz korunmasız çıkmak benim ahmaklığımdır. Anladım sen bu günlerimizi fırtınalı ve şiddetli yağmurlu yaşamamızı istedin. Onun için tedbirlerimizi alıp senin verdiğin en önemli iman nimetini korumalıyız.
Ey rabbim yine bildim ki sen diriden ölüyü ölüden de diriyi çıkarırsın. Bu fırtınalı günlerde içimizi ısıtacak güneşi sen gönderirsin. Sen mülkünü dilediğin gibi yönetirsin rabbim biz acizlerini bu fırtınada helak etme. Ey rabbim gördüğün gibi bu fırtınalı şiddetli soğukların yaşandığı günlerde evsiz yurtsuz açıkta sadece müslümanlar kaldık. Bizleri koruyacak olan sensin. Bizi sensiz bırakma. Senin mekânlarını sensiz ne yapalım. Ey rabbim ne kadar uzağa gittin ki evinin yakınlarını ateş almasına rağmen karışmıyor müdahale etmiyorsun. Düşmanların her gün daha fazla azgınlıkta olurken neden ebrehe’ye yaptığını yapmıyorsun. Bir müslüman olarak benim onlara müdahale etmemi bekliyorsan ben taahhüt ederim ki ne kadar sıkıntı çekilirse çekilsin müdahale etmeyeceğim. Sen beni benden iyi tanıyorsun. Gözümün önünde boğazlanan bombalanan masum günahsız müslüman çocuklar için ne yaptım. Yaptım mı bir şey yapmadım. Gene yapmam. Yapmayacağım. Ey rabbim bazı kardeşlerim ben rabbim müdahale etsin deyince aman ha diyorlar deme öyle bak biz çalışıyoruz. Rabbimiz karışırsa her şey bozulur yaptığımız çalışmalar boşa gider. Der gibiler. Kardeşlerim banim tanıdığım Allah yeryüzü kuruldu kurulalı yanlış iş yapmamıştır. Ne iş yapmışsa hikmetle adaletle yapmıştır. Ondan müdahale etmesini iste meyimde sizden mi isteyeyim. Siz bana yüz yıl sonra değiştire biliriz bu sıkı çalışmamızla diyorsunuz. Ben şimdi görmek istiyorum. Bugün bu Dakka. Güzellikleri istiyorum. Adalet istiyorum. Zulümlerin zalimlerin sonunu istiyorum.
Kardeşlerim bugünümüzü doğru tespit etmemiz gerekir. Birileri bize dininizi peygamberinizi namusunuzu diyerek fiili bir savaş açmıştır. Daha doğrusu ben bunun rüyasını görüyorum. O birileri rüyamda dinime peygamberime namusuma küfrediyor. Bombalarla küçük günahsız yavruları öldürüyor. Ve bana sana bunları yapıyorum. Sen bana hiçbir şey diyemez ve yapamazsın diyor. Gerçektende yapamıyorum. Neden rüya diyorum. Gerçek olsaydı böyle olmaz kahraman mücahit hepsi şehit olmayı isteyen müslümanlar bunlara izin vermezdi. Hadi ben korkağım. Geri zekâlıyım. Parasızım. Takvasızım. Hadsiz günah işlemişim. Kimsenin önüne geçip hadi diyecek yüzüm yok. Kendi kolumu kıpırdatmaktan acizim. Peki, hani durmadan isimleri umut olmuş isimler.
Size bir sorum var dışarıda kar ve hayli soğuk bir kış günü var. Ne yaparsınız. Dışarıya atlet ve ince yazlıklarınızla mı yoksa palto montla mı çıkarsınız. İşte durumumuz bu dışarıda kar tipi fırtına biz güneş gelecek diye yazlıklarla çıkmışız dışarıya. Tipi şiddetlendikçe şimdi bir yer bulur sığınırız diyoruz. Kibrit yakıp ısınmayı bekliyoruz. Kurt gelmiş her yerimizi parçalıyor. Biz demokrasi getirecek insanlık getirecek medeniyet getirecek diyoruz. Kurdu kovmuyoruz bile. Adam senin ananı diyor bizde ses yok avradını diyor ses yok kızını bacını diyor ses yok dinini peygamberini çoktan diyor bizde yine ses yok. Savaş çığırtkanlığı yapmıyorum ama meseleyi doğru tespit edelim. Bunların hepsini gizli ve kapaklı yapmıyor ki medyadan gazeteden televizyondan her gün yüzüme söylüyor. Bak bunu da yaptım dur daha neler yapacağım. Diyor. Gizli yapsa belge delil isterdiniz. Cami basmak ne demek ezan okunurken bomba atmak ceza evinde fotoğraf çekip dağıtmak küçücük çocukların cesedini her gün izlettirmek Karikatür çizip bunlara alışın demek. Ben kudurunca da bak kudurdu biz demedik mi kuduz diye. Şimdi bana herkes neden kudurdun diyor.