Neler Yeni

Hoşgeldiniz İslami Forum Sayfası

Tüm özelliklerimize erişmek için şimdi bize katılın. Kaydolduktan ve oturum açtıktan sonra, konular oluşturabilir, mevcut konulara yanıtlar gönderebilir, diğer üyelerinize itibar kazandırabilir, kendi özel mesajınızı edinebilir ve çok daha fazlasını yapabilirsiniz. Ayrıca hızlı ve tamamen ücretsizdir, peki ne bekliyorsunuz?
Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark

Kur'an Kültürü (2 Kullanıcı)

gunahkar_8174

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
28 Nis 2007
Mesajlar
30
Tepki puanı
0
Puanları
0
Sahabeden bu yana Kur'an, yorum ve tefsire tabi tutulmuştur. Tabi, tefsir derken onun da bir çok şartı ve usulü vardır.

Tefsirde ilk misal Efendimiz'dir. Bu itibarla, önce O'nun hayatına bakılıp, model çıkarılmalı, sonra sahabeye müracaat edilmeli, sonra da, insan aklı, insan düşüncesi ve insan muhakemesinin bir hikmeti vücudu olabileceği mülahazasıyla Kitap ve Sünnet atkıları, arasında re'y ( şahsi görüş) örgülerine gidilmelidir.

Ancak, her ne olursa olsun mutlaka Kur'an dili ortaya çıkarılmalı ve islam dünyasındaki öne çıkan eserler mutlaka yeniden gözden geçirilmelidir. Kur'an beşer için nazil olmuş ve Efendimiz tarafından da namazda okunması talim edilmiştir. Ne var ki böylesine hayatımızı şekillendirmek için nazil olan Kur'an'ı, bugün insanımız gerektiği gibi bilemiyor, hatta bilme gayretide göstermiyor. Onu, sadece namazda ve namaz sureleri olarak okunan kadarıyla biliyor. Halbuki Kur'an okunurken o insanın içine sinmeli, okuyan onu düşünmeli ve ondan bir kısım esintiler duymaya çalışılmalıdır. Aksi halde onu anlamış sayılmayız. Kur'an-ı Kerim, Efendimiz (s.a.v) ifadesiyle ayda bir defa hatim edilmelidir. Evet hatim, üç-beş güne sıkıştırılmamalıdır. Zira o zaman, düşünmeden okunmuş olur. Kur'an baştan sona mülahaza edilmeli ve bir bütün olarak ele alınmalıdır. O, bir ayet oradan bir ayet buradan bölük-pörçük anlaşılamaz. Kur'an'ı anlamak için bir o kadar da sünnet bilinmesi lazımdır. Yoksa M. İkbal'in ifadesiyle, çok defa "Kalpler mümin, kafalarda kafir" olur. Sünnet, Kur'an tertibi ve hayata geçirilişini ifade eder. Bu yüzden o bilinmezse, Kur'an kültürü anlaşılmaz. Anlaşılmadığı için de tabii olarak hayata geçirilemez.

Efendimiz, "Onlar bir vadide, Kur'an ayrı bir vadidedir." buyurarak, ümmetine ait negatif görüntülerden birini dile getirir. Bu hadisten bizim anladığımız ve aldığımız, ümmetin Kur'an kültüründen uzaklaşacağı şeklindedir ki; en az beş asırdır Müslümanların böyle bir mahrumiyetin cenderesi içinde oldukları söylense hata yapılmış olmaz.

Son iki asır itibariyle ise, Kur'an kültürüne vakıf insan sayısı yok denecek kadar azdır. Daha önceki üç asırda bu nisbetin, mevcudun üçte biri olduğu söylenebilir.

Bununla beraber günümüzde Kur'an'a ciddi bir yöneliş var. Daha önceleri yaşanmış mahrumiyet, sanki içlerde hasret mayalanmış da, şimdilierde insanımız, önü alınmaz bir hasretin sevkiyle ve olabildiğince bir çoşku ve heyecanla Kur'an ruhuna ve Kur'an külltürüne yönelmektedir.

Gerçek Kur'an Kültürü; Kur'an'ın dünya ve ukbayı kucaklayan derinliğiyle alınıp hayata maledilmesiyle mümkündür. Eşya ve olayları Kur'an perspektifinde yorumlama, Kur'an kültürüne ait ayrı bir televvündür. Şimdiler dünyamız pek çok yanı itibriyle, bu kültür televvünüyle adeta renk renk açmış çiçeklerle dolu bir bahçeye benziyor...

Ondaki güzellik ve rayiha, her isti'dat sahibini kendinden geçirecek kadar büyüleyicidir. Evet sanki şimdiler, büyük isti'datların Kur'an dünyasına dehalet mevsimi gibi. Gelecekte, bu anlayış daha bir gelişecek ve -inşaallah- hayatı bütün yönleriyle tesir sahasına çekecektir. Kimbilir belki de O, yarınki dünya hayatının bizzat kendisi olacaktır.
 

aliye_aliye

Altın Üye
Katılım
25 Eki 2006
Mesajlar
16,828
Tepki puanı
4
Puanları
38
Konum
~* پایتخت آن بهشت *~
Web Sitesi
www.fizikist.com
Selamün Aleyküm kardeşim.
Emeğinize sağlık. Allah razı olsun..
Tefsir usulüne güzel bir girişle başlamış, Kur'an'ı anlamanın ve yaşamanın lüzumuna ve hak olan duamız-beklentimiz üzere, Kur'an'ın yarınlara hükmedeceğine, yarınların söz sahibi olacağına dair çok güzel bir niyaz ile sonlanmış, değerli bir paylaşımdı.. Son yüzyıllarda ümmetin zaafiyetleri sonucu, Efendimiz (s.a.v)'in de bildirdiği üzere ''ümmet bir vadide, Kur'an bir vadide'' olmuşsa da, seküler sistemlerin toplumları o hidayet nimetine akın akın koşmakta; manevi boşluklarının, hastalıklarının çözümünü onda aramaktadırlar.. Bu yöneliş, şüphesiz Rabbimizin ''nurunu tamamlayacağını buyurduğu ayet-i kerimesinin bir müjdesidir. Başka toplumlar, Kur'an'ı keşfe çıkıp, onun saflarına katılırken, ümmetçe de cümlemize ''onun olduğu vadiye doğru yol almak ve onunla aradaki uçurumları kapatmak'' nasip olsun inşallah..
Nihayetinde varılacak olan son durak, Kur'an nimetini bizlere gönderenin HUZURUdur..
Nimetinin kıymetini bilmek duası ile..
Rabbimize emanet olunuz inşallah.
 

_ZÜMRA_

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
15 Eki 2007
Mesajlar
9,962
Tepki puanı
9
Puanları
0
Yaş
46
inşallah gayret gösterim Allah razı olsun
 

Bu konuyu görüntüleyen kişiler

Üst Alt