Neler Yeni

Hoşgeldiniz İslami Forum Sayfası

Tüm özelliklerimize erişmek için şimdi bize katılın. Kaydolduktan ve oturum açtıktan sonra, konular oluşturabilir, mevcut konulara yanıtlar gönderebilir, diğer üyelerinize itibar kazandırabilir, kendi özel mesajınızı edinebilir ve çok daha fazlasını yapabilirsiniz. Ayrıca hızlı ve tamamen ücretsizdir, peki ne bekliyorsunuz?
Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark

İSLAMDA BÜYÜ (1 Kullanıcı)

hakan can

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
3 Nis 2007
Mesajlar
159
Tepki puanı
0
Puanları
0
Kod:
[big][/big]Sihir Arapça bir kelimedir ve Türkçe'deki karşılığı Büyüdür. Büyü halk arasında yaygın olarak bilinen şekliyle, bir takım dualar ve efsunlarla, yapan veya yaptıran kişilerin niyetlerine göre gerçekleşen, büyücülerin yazdıkları anlaşılmaz yazılar ve çizgilerle yapılan kötülükler ve pek çok konuda iyi veya kötü niyetli olarak yapılan tılsımlar; insanların istemedikleri şeyi kötü ruhların etkisiyle yapar hale gelmeleri ve bu konuda zorlanmalarıdır. Büyü yapanların büyüye alet edilen bilgiye sahip olmaları yeterlidir.

İslam aleminde de bazı ayet ve dualar kullanılarak büyüler, sihirler yada bir başka deyimle tılsımlar yapıla gelmiştir. Bazı büyülerde çeşitli emtialar kullanılmakla beraber çoğunlukla bitkilerden yararlanılmıştır. Bu büyülerde de amaç kişileri istem dışı bir etki altına almaktır.
Çok değişik çeşitleri olan büyüler yapılmaktadır. Bunlar çok eskilerden beri insanlar tarafından yapılmaktadır.
Mesela bir mum heykelcik ile bir insanı öldürebilirsiniz.
Bir sabun ile bir kişiyi öbür tarafa gönderebilirsiniz. Bazen bir iplik üzerine düğüm atmakla da birisinin kısmetini veya bazı organlarını bağlayabilirsiniz, kurutabilirsiniz.
Bazen de yenilecek olan maddelere okunarak yapılabilir, veya bir ipliğe düğüm atılarak yapılabilir, genellikle muska diye tabir ettiğimiz ameliyelerle yapılmaktadır. Büyü yapmak çok tehlikelidir. Allah korusun insanı dinden çıkartmaz ama çok büyük günahkâr yapar. Bir çok büyü usulü vardır.
Sihrin en büyük tesiri ruhlar üzerindedir, fikirleri bozar, kalpleri çeler, ahlakı perişan eder, toplumların altını üstüne getirirler. Şu halde sihrin aslı yoktur diye aldanmamalıdır.

İçlerinde Ehli Sünnet alimlerinin de bulunduğu bir kısım kimseler, büyünün etkisine inanmayıp, Allah'ın izin vermediği hiçbir şey gerçekleşemez diyerek, Mutelize'ye uygun bir görüşle Allah böyle şeylere izin vermez demişlerdir. Ancak bu görüş çok isabetli olmasa gerektir. Çünkü dünya bir imtihan yurdudur. Burada her şey sebepler dairesinde cereyan eder. İnsan, ister iyiyi, isterse kötüyü tercih edip istesin, Allah o fiili yaratır. Elbette her şeyi yaratan Allah'tır. Allah kötü şey yaratmaz demek, güya kötülüklerden Allah'ı tenzih etmek anlamına geliyor gibi görünüyor. Ancak o zaman var olan kötülüklere başka bir fail ve yaratıcı aramak akla geliyor ki, bu Allah'ı kötü işlerden ve şerlerden tenzih etme adına bile olsa şirke giden açık bir yoldur. Her şeyi yaratan Allah'tır. Kul ister Allah yaratır. Bunun hayır ve şer olması fark etmez.

Elmalılı Hamdi Yazır, ünlü tefsirinde sihri şöyle tarif ediyor; "Lugat anlamıyla sihir, her ne olursa olsun, sebebi gizli olan ince şey demektir. Nitekim fecir vaktinin başlangıcına da, ufuk çizgisinin inceldiğinden dolayı "sin"in fethi ile "sehar" denilir. Bu anlamda, yani sebebi gizli olan şeyleri bilmek ve tanımak anlamıyla sihrin küfür olmayacağı açıktır. Ancak dini geleneklerdeki anlamıyla sihir sadece bu demek değildir. Sebebi gizli olmakla beraber, gerçeğin aksine tahayyül olunan yıldızcılık, şarlatanlık, hilekarlık yolunda cereyan eden herhangi bir şey demektir. Halk dilinde de bu anlamda kullanılır; yani sihir denildiği zaman bu anlaşılır ve bu da çirkin bir şeydir. Çünkü bunda esrarengiz bir şekilde hakkı batıl, batılı hak; hakikati hayal, hayali de hakikat olarak göstermek vardır. Nitekim 'İnsanların gözlerini büyülediler' (Ar'af 7/116), 'Sihirler sayesinde ipleri ve sopaları onun hayalini büyüledi, çünkü onlar gerçekten yürüyor gibiydiler' (Taha 20/66) buyurulmaktadır. Bununla beraber özel olarak bazı övgüye değer şeyler ve gerçekler için iyi manada kullanıldığı da olur."
 

hakan can

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
3 Nis 2007
Mesajlar
159
Tepki puanı
0
Puanları
0
RE: İSLAMDA BÜYÜ

hakan can yazdı:
Kod:
[big][/big]Sihir Arapça bir kelimedir ve Türkçe'deki karşılığı Büyüdür. Büyü halk arasında yaygın olarak bilinen şekliyle, bir takım dualar ve efsunlarla, yapan veya yaptıran kişilerin niyetlerine göre gerçekleşen, büyücülerin yazdıkları anlaşılmaz yazılar ve çizgilerle yapılan kötülükler ve pek çok konuda iyi veya kötü niyetli olarak yapılan tılsımlar; insanların istemedikleri şeyi kötü ruhların etkisiyle yapar hale gelmeleri ve bu konuda zorlanmalarıdır. Büyü yapanların büyüye alet edilen bilgiye sahip olmaları yeterlidir.

İslam aleminde de bazı ayet ve dualar kullanılarak büyüler, sihirler yada bir başka deyimle tılsımlar yapıla gelmiştir. Bazı büyülerde çeşitli emtialar kullanılmakla beraber çoğunlukla bitkilerden yararlanılmıştır. Bu büyülerde de amaç kişileri istem dışı bir etki altına almaktır.
Çok değişik çeşitleri olan büyüler yapılmaktadır. Bunlar çok eskilerden beri insanlar tarafından yapılmaktadır.
Mesela bir mum heykelcik ile bir insanı öldürebilirsiniz.
Bir sabun ile bir kişiyi öbür tarafa gönderebilirsiniz. Bazen bir iplik üzerine düğüm atmakla da birisinin kısmetini veya bazı organlarını bağlayabilirsiniz, kurutabilirsiniz.
Bazen de yenilecek olan maddelere okunarak yapılabilir, veya bir ipliğe düğüm atılarak yapılabilir, genellikle muska diye tabir ettiğimiz ameliyelerle yapılmaktadır. Büyü yapmak çok tehlikelidir. Allah korusun insanı dinden çıkartmaz ama çok büyük günahkâr yapar. Bir çok büyü usulü vardır.
Sihrin en büyük tesiri ruhlar üzerindedir, fikirleri bozar, kalpleri çeler, ahlakı perişan eder, toplumların altını üstüne getirirler. Şu halde sihrin aslı yoktur diye aldanmamalıdır.

İçlerinde Ehli Sünnet alimlerinin de bulunduğu bir kısım kimseler, büyünün etkisine inanmayıp, Allah'ın izin vermediği hiçbir şey gerçekleşemez diyerek, Mutelize'ye uygun bir görüşle Allah böyle şeylere izin vermez demişlerdir. Ancak bu görüş çok isabetli olmasa gerektir. Çünkü dünya bir imtihan yurdudur. Burada her şey sebepler dairesinde cereyan eder. İnsan, ister iyiyi, isterse kötüyü tercih edip istesin, Allah o fiili yaratır. Elbette her şeyi yaratan Allah'tır. Allah kötü şey yaratmaz demek, güya kötülüklerden Allah'ı tenzih etmek anlamına geliyor gibi görünüyor. Ancak o zaman var olan kötülüklere başka bir fail ve yaratıcı aramak akla geliyor ki, bu Allah'ı kötü işlerden ve şerlerden tenzih etme adına bile olsa şirke giden açık bir yoldur. Her şeyi yaratan Allah'tır. Kul ister Allah yaratır. Bunun hayır ve şer olması fark etmez.

Fahreddin—i Razi tefsirinde sihrin sekiz çeşidini şöyle saymış:

1- Gildani sihri; semavi kuvvetlerle yeryüzüne ait güçlerin karışımı yoluyla meydana getirildiği söylenen ve tılsım adı verilen şeylerdir.

2- Evham sahiplerinin ve kuvvetli kişilerin sihirleri; insan ruhunun terbiye ile kuvvetlenip, tesir gücünün artacağını düşünenlerin büyüleri. Sihrin en tehlikeli olanı budur.

3- Ervah—ı ardıye; cinlerden yardım görme yoluyla yapılan sihirdir ki, bu yolla yapılan ve yapılacak sihirlerin varlığını inkar değil, kabul etmek gerekir.

4- Tahayyülat, yani gözü yanıltmak ve el çabukluğu denilen sihirdir ki, bunlara sihirden ziyade hokkabazlık ve şa’beze adı verilir. Bunun esası duyuları aldatmaktır.

5- Aletlerden istifade ederek acayip şeyler göstermek suretiyle ortaya konan sihir. Firavun’un sihirbazları böyle yapmışlardı; değnekleri civa ile doldururlarmış. Altlarından ısı verilince veya güneşin etkisiyle ısınan ipler ve değnekler hemen harekete geçip kaymaya ve yürümeye başlarmış.

6- Birtakım maddelerin ve ilaçların kimyevi özelliklerinden yararlanarak yapılan sihirlerdir.

7- Ta’lik kalb(kalbi çelme) suretiyle yapılan sihirdir. Sihirbaz kişinin duyu ve düşüncelerine etki ederek (ümit, korku) yapacağını yapar.

8- Koğuculuk, fitnecilik gibi el altından yürütülen gizli fitne ve tezvirat, akla, hayale gelmez bozgunculuk, vasıtalı veya doğrudan tahrikler ve aldatmalar ile yapılan sihirdir ki, halk arasında en bol ve en yaygın kısmı da budur.

Ebu'd Derya (r.a.)'dan rivayet edilen bir hadis-i şerifte: "Allah Teala Hazretleri hastalığı da ilacı da indirmiştir. Ve her hastalığa bir ilaç vermiştir. Öyleyse tedavi olun. Ancak haram olan şeyle tedavi olmayın." buyurmuştur. Son cümlede geçen haram olan tedaviye büyü de dahildir
 

hakan can

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
3 Nis 2007
Mesajlar
159
Tepki puanı
0
Puanları
0
RE: İSLAMDA BÜYÜ

[big][/big]
hakan can yazdı:
hakan can yazdı:
Kod:
[big][/big]Sihir Arapça bir kelimedir ve Türkçe'deki karşılığı Büyüdür. Büyü halk arasında yaygın olarak bilinen şekliyle, bir takım dualar ve efsunlarla, yapan veya yaptıran kişilerin niyetlerine göre gerçekleşen, büyücülerin yazdıkları anlaşılmaz yazılar ve çizgilerle yapılan kötülükler ve pek çok konuda iyi veya kötü niyetli olarak yapılan tılsımlar; insanların istemedikleri şeyi kötü ruhların etkisiyle yapar hale gelmeleri ve bu konuda zorlanmalarıdır. Büyü yapanların büyüye alet edilen bilgiye sahip olmaları yeterlidir.

İslam aleminde de bazı ayet ve dualar kullanılarak büyüler, sihirler yada bir başka deyimle tılsımlar yapıla gelmiştir. Bazı büyülerde çeşitli emtialar kullanılmakla beraber çoğunlukla bitkilerden yararlanılmıştır. Bu büyülerde de amaç kişileri istem dışı bir etki altına almaktır.
Çok değişik çeşitleri olan büyüler yapılmaktadır. Bunlar çok eskilerden beri insanlar tarafından yapılmaktadır.
Mesela bir mum heykelcik ile bir insanı öldürebilirsiniz.
Bir sabun ile bir kişiyi öbür tarafa gönderebilirsiniz. Bazen bir iplik üzerine düğüm atmakla da birisinin kısmetini veya bazı organlarını bağlayabilirsiniz, kurutabilirsiniz.
Bazen de yenilecek olan maddelere okunarak yapılabilir, veya bir ipliğe düğüm atılarak yapılabilir, genellikle muska diye tabir ettiğimiz ameliyelerle yapılmaktadır. Büyü yapmak çok tehlikelidir. Allah korusun insanı dinden çıkartmaz ama çok büyük günahkâr yapar. Bir çok büyü usulü vardır.
Sihrin en büyük tesiri ruhlar üzerindedir, fikirleri bozar, kalpleri çeler, ahlakı perişan eder, toplumların altını üstüne getirirler. Şu halde sihrin aslı yoktur diye aldanmamalıdır.

İçlerinde Ehli Sünnet alimlerinin de bulunduğu bir kısım kimseler, büyünün etkisine inanmayıp, Allah'ın izin vermediği hiçbir şey gerçekleşemez diyerek, Mutelize'ye uygun bir görüşle Allah böyle şeylere izin vermez demişlerdir. Ancak bu görüş çok isabetli olmasa gerektir. Çünkü dünya bir imtihan yurdudur. Burada her şey sebepler dairesinde cereyan eder. İnsan, ister iyiyi, isterse kötüyü tercih edip istesin, Allah o fiili yaratır. Elbette her şeyi yaratan Allah'tır. Allah kötü şey yaratmaz demek, güya kötülüklerden Allah'ı tenzih etmek anlamına geliyor gibi görünüyor. Ancak o zaman var olan kötülüklere başka bir fail ve yaratıcı aramak akla geliyor ki, bu Allah'ı kötü işlerden ve şerlerden tenzih etme adına bile olsa şirke giden açık bir yoldur. Her şeyi yaratan Allah'tır. Kul ister Allah yaratır. Bunun hayır ve şer olması fark etmez.

Fahreddin—i Razi tefsirinde sihrin sekiz çeşidini şöyle saymış:

1- Gildani sihri; semavi kuvvetlerle yeryüzüne ait güçlerin karışımı yoluyla meydana getirildiği söylenen ve tılsım adı verilen şeylerdir.

2- Evham sahiplerinin ve kuvvetli kişilerin sihirleri; insan ruhunun terbiye ile kuvvetlenip, tesir gücünün artacağını düşünenlerin büyüleri. Sihrin en tehlikeli olanı budur.

3- Ervah—ı ardıye; cinlerden yardım görme yoluyla yapılan sihirdir ki, bu yolla yapılan ve yapılacak sihirlerin varlığını inkar değil, kabul etmek gerekir.

4- Tahayyülat, yani gözü yanıltmak ve el çabukluğu denilen sihirdir ki, bunlara sihirden ziyade hokkabazlık ve şa’beze adı verilir. Bunun esası duyuları aldatmaktır.

5- Aletlerden istifade ederek acayip şeyler göstermek suretiyle ortaya konan sihir. Firavun’un sihirbazları böyle yapmışlardı; değnekleri civa ile doldururlarmış. Altlarından ısı verilince veya güneşin etkisiyle ısınan ipler ve değnekler hemen harekete geçip kaymaya ve yürümeye başlarmış.

6- Birtakım maddelerin ve ilaçların kimyevi özelliklerinden yararlanarak yapılan sihirlerdir.

7- Ta’lik kalb(kalbi çelme) suretiyle yapılan sihirdir. Sihirbaz kişinin duyu ve düşüncelerine etki ederek (ümit, korku) yapacağını yapar.

8- Koğuculuk, fitnecilik gibi el altından yürütülen gizli fitne ve tezvirat, akla, hayale gelmez bozgunculuk, vasıtalı veya doğrudan tahrikler ve aldatmalar ile yapılan sihirdir ki, halk arasında en bol ve en yaygın kısmı da budur.

Ebu'd Derya (r.a.)'dan rivayet edilen bir hadis-i şerifte: "Allah Teala Hazretleri hastalığı da ilacı da indirmiştir. Ve her hastalığa bir ilaç vermiştir. Öyleyse tedavi olun. Ancak haram olan şeyle tedavi olmayın." buyurmuştur. Son cümlede geçen haram olan tedaviye büyü de dahildir
 

Bu konuyu görüntüleyen kişiler

Üst Alt