Şükür,"Gelmiş olan bir nimete,lisanen veya fiilen veyahut da kalben mukabele etmek ve nimetin sahibine tazim göstermektir.Hamd,hem nimet hemde nimetin zıttı olan nikmet (bela) karşılığında yapılır,şükür ise sadece nimet karşılığında yapılır.İnsana,ALLAH'ın kendisine verdiği nimetleri unutmaması ve bu nimetlere karşı daima hamd-ü senada bulunup,şükürle mukabele etmesi emredilmiştir.Bakara Suresi'nin 152. ayet-i kerimesinde (mealen) şöyle buyruluyor:"ARTIK BENİ ZİKREDİNKİ BENDE SİZİ ZİKREDEYİM VE BANA ŞÜKREDİNİZ, BANA NANKÖRLÜKDE BULUNMAYINIZ." RESULULLAH(S.A.V.) Efendimiz,gece ayakları şişinceye kadar namaz kıldığı için HZ. AİŞE (R.A.) validemiz kendisine "YA RESULULLAH, ALLAH SENİN GEÇMİŞ VE GELECEK GÜNAHLARINI BAĞIŞLADIĞI HALDE NİÇİN BUNU YAPIYORSUN?" diye sual etmiş;bunun üzerine peygamber efendimiz (S.A.V.) de "ŞÜKREDEN BİR KUL OLMAYAYIMMI?" buyurmuşlar. bir hadis-i Şerifde "ALLAH'A HAMD İLE (YANİ ELHAMDÜLİLLAH DİYEREK) BAŞLANMAYAN HER MÜHİM İŞ BEREKETSİZ OLUR." buyurmuşlardır.bir çok ayet-i kerime ve hadis-i şerif ile hamd ve şükrün güzelliği ve insana neler kazandıracağı;nankörlüğün kötülüğü ve cezası bizlere bildirilmiştir.İbrahim Suresinin 7. ayet-i kerimesinde mealen şöyle buyruluyor:" VE DÜŞÜNÜNKİ RABB'İNİZ ŞÖYLE İLAN BUYURDU:CELALİM HAKKI İÇİN ŞÜKREDERSENİZ,ELBETTE SİZE (NİMETİMİ)ARTIRIRIM VE EĞER NANKÖRLÜK EDERSENİZ,HABERİNİZ OLSUN Kİ AZABIM ÇOK ŞİDDETLİDİR.ALLAH C: C: BİZLERİ KENDİSİNE DAİMA HAMD VE ŞÜKREDEN KULLARINDAN EYLESİN.AMİN.ALLAH'A EMANET OLUNUZ.