Selam ve salat olsun sana SevgiLiLer sevgİLisi...!!!
Bugün yine Seninle uyandım Efendim tıpkı diğer günlerde olduğu gibi gece de Senle uyumuştum günün her anı böyle her an aklımda aynı soru aynı ızdırap…Nurdan çehreni göreceğim anla kavruluyor yüreğim.O güzel yüzüne bir kez doyasıya baksam ne olur sanki çok mu şey istiyorum.Biliyorum ben layık değilim Seni görmeye ama Sen görülmeye layıksın…
Gökyüzü arştan arza kadar sana muhtaç sana hasret.Kainatta özlemin adı senle anıldı ilk kez.İlk senin nurun yaratılınca kainat, daha milyarlarca yıl öncesinden hasretle gözledi yolunu.Ve sen geldin bir zaman dindi hasretler toprak,hava,su, tabiat her şey gözün görüp göremediği her şey ...Evrendeki her nesne dünyaya doğru yaklaşmaya başladı Sen gelince.Sana bir an olsun daha yakın olabilmek için tutuştu gezegenler.Birbirleriyle öylesine yarışıyorlardı ki bu aşkları yörünge kanunları tanımıyordu…
Şimdi Sen buyur Efendim kainat seni bu kadar severken kalbi olmayan dağ taş Sana ölesiye sevdalıyken ben ne yapayım sinemi nasıl dağlayayım nasıl sabredeyim.Gözümü kapasam sen açsam sen.Çöle bir nur gibi indin saçtın etrafına ışığını kainatın özlemini dindirdin 61 sene ama Sen gidince yine başladı o amansız özlem dayanamıyoruz artık her mümin kalbinde Senden bir kor taşıyor göz yaşlarımızla o ateşi söndürmeye uğraşıyoruz ama yandıkça daha da yanıyor işte olmuyor…
Varlıklar adedince selam ve salat olsun sana Efendim.Çöllerdeki kum taneleri adedince canım olsa da hepsini feda etsem yoluna.Aradığım hep Sensin ben Sende kayboldum Senle susadım ebediyete…Cenneti istemeyecektim Rabbimden sonunda seni görmek olmasa, yalnız Sen orda olduğun için ben de gelmek istiyorum.Belki karşına çıkacak yüzüm yok, bu günahkar ellerimle elini tutmaya cesaretim de yok bu günahkar gözlerimle gözlerine bakmaya da dayanabilir miyim bilmiyorum ancak kalbimdeki aşkla sana bir an yaklaşsam olur mu Efendim sen kimseyi geri çevirmedin Sana taş atana gül attın yıllar yılı Senin acınla inim inim inleyen bu kalbime de bir gül at o nurlu çehrenden bir nur bağışla ne olur ya Habiballah...
Alemler yaratıldı hürmetine Efendim Ey Allah’ın habibi gönüllerimizin sultanı, sahabeler yanı başında Seni görmeye doyamadılar biz ne yapalım nasıl dayanalım bu özleme…
Sana doyamayan gözlerden bir göz de ben olsaydım, senin hasretinle çırpınan bir kuşta ben olsaydım.Çölde sana hasret bir yudum su tanesi de ben olsaydım, gökte sana aşık bir yağmur damlası da ben olsaydım da dağları denizleri aşıp geçtiğin yola,bastığın toprağa düşseydim.Biz seni göremedik belki ama öylesine bizdesin ki ölesiye sinemizdesin ki hayalin gönlümüzden hiç eksik olmuyor.Adını andıkça kalbimiz şenleniyor. Sen gidince dünya da yaşanmaz oldu bu acıya ancak her an Seni düşünerek katlanabiliyoruz.Seni anınca tüm sıkıntılarımızı unutuyoruz keşke her an senin aşkınla oturup kalksak ancak anladım ki biz çok geç kaldık ama ne olur zaman mekan aşan sevgili Sen teşrif et sen nurlandır gönlümü.
Ey kupkuru çölleri cennete çeviren sevgilim,ey sevdasına yandığım,ey aşkına susadığım, ey kainatın efendisi, ey aşıkların değişmez maşuku, ey güzellerin bakmaya utandığı Efendim Sana sesleniyorum ne olur gel artık yandım eridim bittim gel artık Ya Resulullah…
Bugün yine Seninle uyandım Efendim tıpkı diğer günlerde olduğu gibi gece de Senle uyumuştum günün her anı böyle her an aklımda aynı soru aynı ızdırap…Nurdan çehreni göreceğim anla kavruluyor yüreğim.O güzel yüzüne bir kez doyasıya baksam ne olur sanki çok mu şey istiyorum.Biliyorum ben layık değilim Seni görmeye ama Sen görülmeye layıksın…
Gökyüzü arştan arza kadar sana muhtaç sana hasret.Kainatta özlemin adı senle anıldı ilk kez.İlk senin nurun yaratılınca kainat, daha milyarlarca yıl öncesinden hasretle gözledi yolunu.Ve sen geldin bir zaman dindi hasretler toprak,hava,su, tabiat her şey gözün görüp göremediği her şey ...Evrendeki her nesne dünyaya doğru yaklaşmaya başladı Sen gelince.Sana bir an olsun daha yakın olabilmek için tutuştu gezegenler.Birbirleriyle öylesine yarışıyorlardı ki bu aşkları yörünge kanunları tanımıyordu…
Şimdi Sen buyur Efendim kainat seni bu kadar severken kalbi olmayan dağ taş Sana ölesiye sevdalıyken ben ne yapayım sinemi nasıl dağlayayım nasıl sabredeyim.Gözümü kapasam sen açsam sen.Çöle bir nur gibi indin saçtın etrafına ışığını kainatın özlemini dindirdin 61 sene ama Sen gidince yine başladı o amansız özlem dayanamıyoruz artık her mümin kalbinde Senden bir kor taşıyor göz yaşlarımızla o ateşi söndürmeye uğraşıyoruz ama yandıkça daha da yanıyor işte olmuyor…
Varlıklar adedince selam ve salat olsun sana Efendim.Çöllerdeki kum taneleri adedince canım olsa da hepsini feda etsem yoluna.Aradığım hep Sensin ben Sende kayboldum Senle susadım ebediyete…Cenneti istemeyecektim Rabbimden sonunda seni görmek olmasa, yalnız Sen orda olduğun için ben de gelmek istiyorum.Belki karşına çıkacak yüzüm yok, bu günahkar ellerimle elini tutmaya cesaretim de yok bu günahkar gözlerimle gözlerine bakmaya da dayanabilir miyim bilmiyorum ancak kalbimdeki aşkla sana bir an yaklaşsam olur mu Efendim sen kimseyi geri çevirmedin Sana taş atana gül attın yıllar yılı Senin acınla inim inim inleyen bu kalbime de bir gül at o nurlu çehrenden bir nur bağışla ne olur ya Habiballah...
Alemler yaratıldı hürmetine Efendim Ey Allah’ın habibi gönüllerimizin sultanı, sahabeler yanı başında Seni görmeye doyamadılar biz ne yapalım nasıl dayanalım bu özleme…
Sana doyamayan gözlerden bir göz de ben olsaydım, senin hasretinle çırpınan bir kuşta ben olsaydım.Çölde sana hasret bir yudum su tanesi de ben olsaydım, gökte sana aşık bir yağmur damlası da ben olsaydım da dağları denizleri aşıp geçtiğin yola,bastığın toprağa düşseydim.Biz seni göremedik belki ama öylesine bizdesin ki ölesiye sinemizdesin ki hayalin gönlümüzden hiç eksik olmuyor.Adını andıkça kalbimiz şenleniyor. Sen gidince dünya da yaşanmaz oldu bu acıya ancak her an Seni düşünerek katlanabiliyoruz.Seni anınca tüm sıkıntılarımızı unutuyoruz keşke her an senin aşkınla oturup kalksak ancak anladım ki biz çok geç kaldık ama ne olur zaman mekan aşan sevgili Sen teşrif et sen nurlandır gönlümü.
Ey kupkuru çölleri cennete çeviren sevgilim,ey sevdasına yandığım,ey aşkına susadığım, ey kainatın efendisi, ey aşıkların değişmez maşuku, ey güzellerin bakmaya utandığı Efendim Sana sesleniyorum ne olur gel artık yandım eridim bittim gel artık Ya Resulullah…