Muhtazaf
Kayıtlı Kullanıcı
- Katılım
- 30 Mar 2008
- Mesajlar
- 9,626
- Tepki puanı
- 991
- Puanları
- 113
- Yaş
- 66
- Web Sitesi
- www.aydin-aydin.com
Edep ya hu!..
Program yapımcısı, televizyon müdürüne telefon ederek:
-RTÜK'den aradılar efendim, dedi. Şu anda oynayan filmin müstehcen olduğunu belirtip ikaz ediyorlar.
Bir diyeceğimiz var mıydı?
Müdür:
-RTÜK falan bırak be kardeşim, diye gürledi. Koltuğuna kurul da filmi seyret.
Kişisel haklarımıza karışmasınlar.
Program yapımcısı, filmin ortalarında tekrar telefon ederek:
-Bazı vakıflardan aradılar efendim, dedi.
Oynatmakta olduğumuz filmin gençlerin ahlâkını bozduğunu ve onları kötü yola ittiğini söylüyorlar.
Bir diyeceğiniz var mıydı?
Müdür yine gürleyerek:
-Kişisel haklarımıza karışmasınlar ya hu, diye tekrarladı.
Bizim de çocuklarımız var.
Hatta kızım, şu anda erkek arkadaşı ile seyrediyor bu filmi.
Adam, filmin sonunda bir kere daha telefon ederek:
-Karakoldan aradılar, efendim, dedi.
Kızınız, erkek arkadaşı tarafından tecavüze uğramış. Bir diyeceğiniz var mıydı?"
(Cüneyd Suavi, Hayatın İçinden, s. 70)
Anne ve babalar, evlâtlarının gece yarısından sonra inançlarına uygun olmayan film ve programları seyrettiklerinden şikâyetçiler.
Ama yöneticiler, "kişisel hak" diye bir şey tutturmuş gidiyor.
Ateş kendilerinin paçasını da sarıyor, ama umurlarında bile değil.
"Gözlerin zinası, bakmaktır. Kulakların zinası, dinlemektir.
Dilin zinası, müstehcen konuşmalardır.
Elin zinası, uzanıp tutmaktır.
Ayağın zinası, adım atmaktır.
Kalp ise, bu gibi kötü şeyleri sever ve onları temenni eder.
Kalbin bu temennisini tenasül uzvu ya doğrular veya yalanlar."
Ar damarı çatlamış, her türlü kötülüğü yapmakta bir sakınca görmeyenlere eskilerin dile ile seslenelim:
Edep ya hu!..
Program yapımcısı, televizyon müdürüne telefon ederek:
-RTÜK'den aradılar efendim, dedi. Şu anda oynayan filmin müstehcen olduğunu belirtip ikaz ediyorlar.
Bir diyeceğimiz var mıydı?
Müdür:
-RTÜK falan bırak be kardeşim, diye gürledi. Koltuğuna kurul da filmi seyret.
Kişisel haklarımıza karışmasınlar.
Program yapımcısı, filmin ortalarında tekrar telefon ederek:
-Bazı vakıflardan aradılar efendim, dedi.
Oynatmakta olduğumuz filmin gençlerin ahlâkını bozduğunu ve onları kötü yola ittiğini söylüyorlar.
Bir diyeceğiniz var mıydı?
Müdür yine gürleyerek:
-Kişisel haklarımıza karışmasınlar ya hu, diye tekrarladı.
Bizim de çocuklarımız var.
Hatta kızım, şu anda erkek arkadaşı ile seyrediyor bu filmi.
Adam, filmin sonunda bir kere daha telefon ederek:
-Karakoldan aradılar, efendim, dedi.
Kızınız, erkek arkadaşı tarafından tecavüze uğramış. Bir diyeceğiniz var mıydı?"
(Cüneyd Suavi, Hayatın İçinden, s. 70)
Anne ve babalar, evlâtlarının gece yarısından sonra inançlarına uygun olmayan film ve programları seyrettiklerinden şikâyetçiler.
Ama yöneticiler, "kişisel hak" diye bir şey tutturmuş gidiyor.
Ateş kendilerinin paçasını da sarıyor, ama umurlarında bile değil.
"Gözlerin zinası, bakmaktır. Kulakların zinası, dinlemektir.
Dilin zinası, müstehcen konuşmalardır.
Elin zinası, uzanıp tutmaktır.
Ayağın zinası, adım atmaktır.
Kalp ise, bu gibi kötü şeyleri sever ve onları temenni eder.
Kalbin bu temennisini tenasül uzvu ya doğrular veya yalanlar."
Ar damarı çatlamış, her türlü kötülüğü yapmakta bir sakınca görmeyenlere eskilerin dile ile seslenelim:
Edep ya hu!..