--------------------------------------------------------------------------------
"Bu, darda kalan bir zavallının duâsıdır”
Ashabdan Ebu Ma‘lak isminde bir adam vardı. Bu adam, ticaretle uğraşıyor, kendisinin ve başkalarının paralarıyla alış veriş yapıyordu. İbadet ve takva sahibi idi. Ticaret maksadıyla çıktığı yolculuğunda silahlı bir hırsıza rast geldi.
Hırsız ona: Eşyanı yere bırak, seni öldüreceğim dedi.
Ebu Ma‘lak: Senin maksadın maldır. Bende ne varsa senin olsun, dedi.
Hırsız: Hayır, benim maksadım mal değil senin canındır, deyince
Ebu Ma’lak: Öyle ise müsaade et namaz kılayım ondan sonra istediğini yap, dedi.
Hırsız: İstediğin kadar namaz kılabilirsin, deyince
Ebu Ma‘lak, abdest alıp namaz kılmaya başladı ve namazda şöyle duâ etti: يا ودود يا ذاالعرشالمجيد يافعالاً لمايريد! اسئلك بعزتك التى لاترام وملكك الذى لا يضام و بنورك الذى ملأاركان عرشك ان تكفينى شرّ هذا اللص. يا مغيث اغثنى!
"Ey çok seven yüce arşın sahibi, ey dilediğini yapan Allah’ım! Senden hiçbir kimsenin isteyip sahip olamadığı kudretinle, hiçbir kimsenin göz dikemediği hükümranlığınla ve arşının her tarafını dolduran nurunla beni bu hırsızın şerrinden kurtarmanı dilerim.”
Ebu Ma‘lak bu duâyı üç defa tekrarladıktan sonra bir atlının elinde dikine tuttuğu mızrağıyla hırsızın yanında peyda olduğunu gördü. Hırsıza bir darbe vurarak onu yere yıktıktan sonra Ebu Ma‘lak’a döndü.
Ebu Ma‘lak: Sen kimsin ki Azîz ve Celîl olan Allah benim yardımıma gönderiverdi? diye sordu.
Atlı: Ben dördüncü kat semanın sakinlerindenim. İlk duâ ettiğin zaman gök kapılarından bir gıcırtı duydum. Bir daha duâ ettin, bu sefer gök sakinlerinden bir gürültü duydum.
Sonra üçüncü defa duâ edince: "Bu, darda kalan bir zavallının duâsıdır” denildi. Bunun üzerine ben de Allah’tan bu hırsızı öldürme vazifesini bana vermesini niyaz ettim.
Seni müjdeliyorum: Kim abdest alıp dört rek‘at namaz kıldıktan sonra bu duâyı üç defa yaparsa darda olsun olmasın, o kimsenin duâsı mutlaka kabul olur.
Nasihatler.Net'den alıntıdır
"Bu, darda kalan bir zavallının duâsıdır”
Ashabdan Ebu Ma‘lak isminde bir adam vardı. Bu adam, ticaretle uğraşıyor, kendisinin ve başkalarının paralarıyla alış veriş yapıyordu. İbadet ve takva sahibi idi. Ticaret maksadıyla çıktığı yolculuğunda silahlı bir hırsıza rast geldi.
Hırsız ona: Eşyanı yere bırak, seni öldüreceğim dedi.
Ebu Ma‘lak: Senin maksadın maldır. Bende ne varsa senin olsun, dedi.
Hırsız: Hayır, benim maksadım mal değil senin canındır, deyince
Ebu Ma’lak: Öyle ise müsaade et namaz kılayım ondan sonra istediğini yap, dedi.
Hırsız: İstediğin kadar namaz kılabilirsin, deyince
Ebu Ma‘lak, abdest alıp namaz kılmaya başladı ve namazda şöyle duâ etti: يا ودود يا ذاالعرشالمجيد يافعالاً لمايريد! اسئلك بعزتك التى لاترام وملكك الذى لا يضام و بنورك الذى ملأاركان عرشك ان تكفينى شرّ هذا اللص. يا مغيث اغثنى!
"Ey çok seven yüce arşın sahibi, ey dilediğini yapan Allah’ım! Senden hiçbir kimsenin isteyip sahip olamadığı kudretinle, hiçbir kimsenin göz dikemediği hükümranlığınla ve arşının her tarafını dolduran nurunla beni bu hırsızın şerrinden kurtarmanı dilerim.”
Ebu Ma‘lak bu duâyı üç defa tekrarladıktan sonra bir atlının elinde dikine tuttuğu mızrağıyla hırsızın yanında peyda olduğunu gördü. Hırsıza bir darbe vurarak onu yere yıktıktan sonra Ebu Ma‘lak’a döndü.
Ebu Ma‘lak: Sen kimsin ki Azîz ve Celîl olan Allah benim yardımıma gönderiverdi? diye sordu.
Atlı: Ben dördüncü kat semanın sakinlerindenim. İlk duâ ettiğin zaman gök kapılarından bir gıcırtı duydum. Bir daha duâ ettin, bu sefer gök sakinlerinden bir gürültü duydum.
Sonra üçüncü defa duâ edince: "Bu, darda kalan bir zavallının duâsıdır” denildi. Bunun üzerine ben de Allah’tan bu hırsızı öldürme vazifesini bana vermesini niyaz ettim.
Seni müjdeliyorum: Kim abdest alıp dört rek‘at namaz kıldıktan sonra bu duâyı üç defa yaparsa darda olsun olmasın, o kimsenin duâsı mutlaka kabul olur.
Nasihatler.Net'den alıntıdır