melankolik5288
Kayıtlı Kullanıcı
- Katılım
- 24 Nis 2009
- Mesajlar
- 2,855
- Tepki puanı
- 1,826
- Puanları
- 163
- Yaş
- 36
Bir sözde Ermeni soykırımı iddiasıdır yıllardır atar yapıyorlar… Yahu tarihten insan bu kadar mı habersiz olur? Tarihi geç yakın geçmişimizi dahi görmekten acizler. Sağolsun İHH yine önemli bir tarihi hatırlattı bizlere. 5 Şubat 1997 Gulca Katliamı…
1997 yılının Ramazan ayında, Doğu Türkistan’ın Gulca şehrinde, Kadir Gecesi münasebetiyle düzenlenen bir meşrep toplantısına katıldıkları gerekçesiyle bir grup Müslüman Uygur genç Çin güvenlik birimleri tarafından gözaltına alınmıştır. Gençlerin salıverilmesini talep eden halk, 5 Şubat günü sokaklara dökülmüş; barışçıl bir şekilde başlayan gösteriler, güvenlik güçlerinin kalabalığa açtığı rastgele ateş sonucu bir katliama dönüşmüştür.
90’lı yıllar Çin hükümetinin Doğu Türkistan ve Tibet gibi Han Çinli olmayan halkların yaşadığı bölgelerde siyasi ve kültürel baskılarını arttırdığı yıllar olmuştur. 1997’de Çin’in kuzeybatısında yer alan Doğu Türkistan’ın Gulca şehrinde yaşanan olaylarda Çin güvenlik güçleri büyük bir katliama imza atmıştır. Uygur halkının en önemli kültürel miraslarından biri olan “Meşrep Cemiyetleri”nin yasaklanması ve Ramazan ayında bu cemiyetlere katılan Uygur gençlerin tutuklanması ile başlayan olaylar sonucu Doğu Türkistan, 1949’dan sonra yaşanan en kanlı ayaklanmalardan birine sahne olmuştur. Alkolizm, uyuşturucu bağımlılığı vb. sosyal problemlere karşı toplumsal bilinç oluşturma konusunda önemli bir işlevi olan meşrepler, Uygur gençlerini toplumun önde gelen kanaat önderleri ile bir araya getiren meclislerdir. Yüzyıllardır Uygur kültürünün vazgeçilmez bir öğesi olan bu meclislere Komünist Parti hükümeti 1994 yılında resmiyet tanımıştır. Ancak üç yıl sonra hiçbir geçerli sebep gösterilmeksizin bu meclislerin toplanması yasaklanmış ve 1997 yılının Ramazan ayında Kadir Gecesi münasebetiyle düzenlenen bir meşrep toplantısına katıldıkları gerekçesiyle bir grup Müslüman Uygur genç gözaltına alınmıştır. Gençlerin salıverilmesi talebiyle Gulca halkı 5 Şubat günü sokaklara dökülmüştür. Barışçıl bir şekilde başlayan gösteriler güvenlik güçleri tarafından kalabalığın üzerine rastgele ateş açılmasıyla bir katliama dönüşmüştür.
Dünya Uygur Kongresi’ne göre 5 Şubat ve sonraki günlerde devam eden protestolar sırasında en az 100 Uygur öldürülmüş, yüzlercesi yaralanmış ve 4.000’e yakın Uygur da gözaltına alınmıştır. Bağımsız kaynaklar Çin polisi tarafından tutuklanan 300’den fazla genç Müslüman Uygur’un -30° soğukta, üzerlerine soğuk su sıkılmış bir vaziyette bekletilerek öldürüldüğünü kaydetmiştir. Gözaltına alınanların ekserisinin ise akıbeti belli değildir. Uluslararası Af Örgütü olaylarla ilgili olarak 200’den fazla Uygur’un göstermelik mahkemelerde yargılandıktan sonra ölüm cezasına çarptırıldığını, 90 Uygur’un da müebbet hapse mahkûm edildiğini bildirmiştir. Çin hükümeti Gulca olaylarının bağımsız kişi ya da kurumlar tarafından incelenmesine taleplerine bugün hâlâ izin vermemektedir.
Alıntı
1997 yılının Ramazan ayında, Doğu Türkistan’ın Gulca şehrinde, Kadir Gecesi münasebetiyle düzenlenen bir meşrep toplantısına katıldıkları gerekçesiyle bir grup Müslüman Uygur genç Çin güvenlik birimleri tarafından gözaltına alınmıştır. Gençlerin salıverilmesini talep eden halk, 5 Şubat günü sokaklara dökülmüş; barışçıl bir şekilde başlayan gösteriler, güvenlik güçlerinin kalabalığa açtığı rastgele ateş sonucu bir katliama dönüşmüştür.
90’lı yıllar Çin hükümetinin Doğu Türkistan ve Tibet gibi Han Çinli olmayan halkların yaşadığı bölgelerde siyasi ve kültürel baskılarını arttırdığı yıllar olmuştur. 1997’de Çin’in kuzeybatısında yer alan Doğu Türkistan’ın Gulca şehrinde yaşanan olaylarda Çin güvenlik güçleri büyük bir katliama imza atmıştır. Uygur halkının en önemli kültürel miraslarından biri olan “Meşrep Cemiyetleri”nin yasaklanması ve Ramazan ayında bu cemiyetlere katılan Uygur gençlerin tutuklanması ile başlayan olaylar sonucu Doğu Türkistan, 1949’dan sonra yaşanan en kanlı ayaklanmalardan birine sahne olmuştur. Alkolizm, uyuşturucu bağımlılığı vb. sosyal problemlere karşı toplumsal bilinç oluşturma konusunda önemli bir işlevi olan meşrepler, Uygur gençlerini toplumun önde gelen kanaat önderleri ile bir araya getiren meclislerdir. Yüzyıllardır Uygur kültürünün vazgeçilmez bir öğesi olan bu meclislere Komünist Parti hükümeti 1994 yılında resmiyet tanımıştır. Ancak üç yıl sonra hiçbir geçerli sebep gösterilmeksizin bu meclislerin toplanması yasaklanmış ve 1997 yılının Ramazan ayında Kadir Gecesi münasebetiyle düzenlenen bir meşrep toplantısına katıldıkları gerekçesiyle bir grup Müslüman Uygur genç gözaltına alınmıştır. Gençlerin salıverilmesi talebiyle Gulca halkı 5 Şubat günü sokaklara dökülmüştür. Barışçıl bir şekilde başlayan gösteriler güvenlik güçleri tarafından kalabalığın üzerine rastgele ateş açılmasıyla bir katliama dönüşmüştür.
Dünya Uygur Kongresi’ne göre 5 Şubat ve sonraki günlerde devam eden protestolar sırasında en az 100 Uygur öldürülmüş, yüzlercesi yaralanmış ve 4.000’e yakın Uygur da gözaltına alınmıştır. Bağımsız kaynaklar Çin polisi tarafından tutuklanan 300’den fazla genç Müslüman Uygur’un -30° soğukta, üzerlerine soğuk su sıkılmış bir vaziyette bekletilerek öldürüldüğünü kaydetmiştir. Gözaltına alınanların ekserisinin ise akıbeti belli değildir. Uluslararası Af Örgütü olaylarla ilgili olarak 200’den fazla Uygur’un göstermelik mahkemelerde yargılandıktan sonra ölüm cezasına çarptırıldığını, 90 Uygur’un da müebbet hapse mahkûm edildiğini bildirmiştir. Çin hükümeti Gulca olaylarının bağımsız kişi ya da kurumlar tarafından incelenmesine taleplerine bugün hâlâ izin vermemektedir.
Alıntı