Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark
  • Değerli Kullanıcılarımız,
    İslami Sayfa, yenilen altyapısı ve tasarımı ile sizlere çok daha iyi hizmet sunabilmek adına büyük bir değişim ve yenilenme içerisindedir.
    Bu süreç içerisinde sizlerden ayrı kalacağımız kısa aralıklar olabilir, ek olarak kullanıcılarımız sitemizde mevcut üyeliklerine giriş yapmak istediklerinde "Şifre Sıfırlama"bağlantısını kullanarak mevcut e postaları ile bu süreci kolayca tamamlayabilirler.

22.Mektub İmam-ı Rabbani

_YUSUF_

Active member
Katılım
26 Haz 2008
Mesajlar
3,569
Tepki puanı
0
Puanları
36
Yaş
40
Bu mektûb, Lâhor müftîsi seyh Muhammedin oglu seyh Abdülmecîde yazılmısdır. Rûhun nefse niçin baglanmıs oldugu ve bunların yükselmelerini ve inmelerini ve cesedin ve rûhun Fenâ ve Bekâlarını ve Da’vet makâmını bildirmekdedir:

Nûr ile zulmeti birlikde bulunduran Allahü teâlâ, her dürlü aybdan, kusûrdanuzakdır. Mekânsız, cihetsiz olan rûhu, cihetli olan, maddeden yapılmıs olan bedene yaklasdıran, Rabbimizi tesbîh ederiz. Zulmetli olan bedeni, nûrlu olan rûha sevdirdi. Nûr zulmete âsık oldu. Çok severek, onun ile birlesdi. Bu baglantı ile, nûrun cilâsı artdı. Ona yakınlasmakla, parlaklıgı çogaldı. Nûrun bu hâli, ayna yapılacak cama benzemekdedir. Cama parlaklık vermek için ve cismleri gösterebilmek kuvvetini kazanması için, önce toprak maddeleri ile sıvanır. Karanlık, katı toprak maddeleri ile sıvanan camın parlaklıgı artar. Kıymetsiz, çamur gibi madde ile sıvanan camın kıymeti çogalır. Parlak olan nûr, karanlık cesede baglanınca, önceden Allahü teâlâya olan yakınlıgını unutdu. Hattâ, kendi varlıgını ve özelliklerini unutdu. Karanlık bedene olan sevgisine dalarak ve yalnız bir görünüs olan o heykele baglanarak kendini unutdu. Onunla bir arada kalınca, kıymetini gayb etdi. Kötülesdi. Bu dalgınlık çukurundan kendini kurtaramazsa, ona yazıklar olsun! Onun bedenle birlesmesi, yükselmesi için idi. Buna kavusamazsa, yükselmege uygun olan yaratılısını bozarsa, yolundan saparsa, ona yazıklar olsun! Allahü teâlâ ona ezelde merhamet etdiyse, onu lutfüne, inâyetine kavusdurdu ise, basını kaldırır, elinden kaçmıs olan ni’metleri hâtırlar, eski hâline döner.

Arabî beyt tercemesi:
Hep seni düsünürüm, haccım ve ümrem sanadır.
Herkes tas toprak düsünür, kalbim senden yanadır.


Nûr bedenden yüz çevirip, mukaddes olan sevgilinin sühûduna dalarsa, ona baglanırsa, karanlık bedeni de, o mukaddes makâma sürükler. Buraya olan sevgisi, karanlık bedene olan baglılıgını unutduracak kadar çogalırsa, beden de onun nûrları ile aydınlanır. Nûrların müsâhedesinde kendini unutur.Matlûbun huzûruna perdesiz olarak kavusur. Insan, simdi hem cesedin,hem rûhun fenâsına kavusmakla sereflenir. Bu fenâdan sonra, bu sühûd ile bekâ hâsıl olursa, fenâ ve bekâ temâmlanmıs olur. Velî ismini almak hakkı olur. Vilâyet derecesine kavusunca, iki seyden biri olur: Yâ, tam sühûda dalar, kendini hep unutur. Yâhud, insanları Hak teâlâya çagırmak için geri döner. Geri döndükden sonra, bâtını Allahü teâlâ ile, zâhiri insanlar ile olur. Bu zemân nûr, kendisine karısmıs olan zulmetden kurtulur. Matlûbuna, ya’nî Hak teâlâya döner. (Eshâb-ı yemîn)den olur. Kendisinin sagı solu yok ise de, hâli sag olmaga uygundur. Çünki hayrları kendinde toplamısdır, kemâle kavusmusdur. Bu ikisi de sagda bulunur. Sag mubârekdir.
(Allahü teâlâ hakkında da, iki eli, mubârek olan sag tarafdadır) buyurulmus olması da bunun gibidir. (Iki eli demek, Onun râzı oldugu, begendigi sey demekdir). Mekânsız nûr ve bâtın dedigimiz, rûhdur. Ciheti olan karanlık ve zâhir ise, nefs demekdir.

Süâl: Birinci kısmdan olan, ya’nî geriye dönmeyen Evliyâ da, âlemi biliyor, insanlarla birlikde yasıyor. Bunların hep Allahü teâlâya baglı olmaları ve kendilerini unutmaları ne demekdir?
Insanları Allahü teâlânın rızâsına, sevgisine kavusdurmak için geri dönen Evliyâ ile bunların arasında ne fark vardır?

Cevâb: Kendilerini unutmak ve hep Allahü teâlâya baglı kalmak demek, nefs rûhun nûrları arasına girdikden sonra, rûh ile nefsin birlikde, Allahü teâlâya teveccüh etmesi demekdir. Böyle oldugu yukarıda bildirilmisdir.
Mahlûkları bilmek ise, his organları ve kuvvetleri ile ve hareket organları ile olur. Bu organlar, nefsin tafsîlidir. Nefsin arzûları ile islemekdedir. Hulâsa olan, kuvvet merkezi olan nefs, rûhun nûrları altında Allahü teâlâyı müsâhede etmekdedir. Bunun tafsîli, açıkda olan kısmları, eski sü’ûru ile hareket etmekdedir.Hulâsanın yok hâle gelmesi ile, onların hareketinde gevseklik hâsıl olmuyor.
Bu âleme rücû’ etmis olan Evliyâ “rahmetullahi aleyhim ecma’în” böyle degildir. Bunların nefsi, mutmeinne oldukdan sonra, rûhun nûrları altından çıkıyor. Mahlûklar âlemine baglanıyor. Bu baglılıkla, insanları Allahü teâlânın rızâsına çagırıyor.Nefs hulâsadır, toplulukdur dedik. His organları ve hareket organları ve kuvvetleri, nefsin tafsîlidir, açıkda bulunan parçalarıdır dedik. Çünki nefsin etden olan kalbe ya’nî yürege baglılıgı vardır. Yüregin de, (Hakîkat-i câmi’a-i kalbiyye), ya’nî kısaca kalb veyâ gönül denilen latîfeye baglılıgı vardır.
Yürek, gönüle olan bu baglılıgı sebebi ile, rûha da baglanmıs olur. Rûhdan gelen feyzler, bu baglılıklar vâsıtası ile nefse gelir. Sonra nefsden organlara ve kuvvetlere yayılır. Bunlar nefsde hulâsa olarak mevcûddur. Bu anlasılınca, Evliyânın iki kısmının baska oldukları anlasılmıs olur. Birincileri, sekr sâhibleridir, ya’nî sü’ûrsuzdurlar. Ikincileri sahv sâhibleridir.Ya’nî sü’ûrludurlar. Birincileri dahâ serefli, ikincileri ise, dahâ üstündür.Birincilerin hâli Evliyâlıga uygundur. Ikincilerin hâli Peygamberlige uygundur.Allahü teâlâ, bizleri Evliyânın kerâmetlerine kavusmakla sereflendirsin ve Enbiyâya “salevâtüllahi teâlâ ve selâmühü alâ nebiyyinâ ve aleyhim ve alâ cemî’i melâiketil mukarrebin vel’ibâdissâlihîn ilâ yevmiddîn” tam uymakla yükseltsin! Bu satırları yazan düâcınızın, arabîsi, fârisîsinden dahâ güzel degil ise de, serefli mektûbunuz arabî kelimelerle yazılmıs olldugundan,mektûbumuzu da, sizin gibi yazdık. Sözümüz burada temâm oldu. Hepinize selâm olsun!
 

Werda

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
8 May 2008
Mesajlar
226
Tepki puanı
0
Puanları
0
Yaş
30
Selamun aleykum

Selamun aleykum

"Onun bedenle birlesmesi, yükselmesi için idi"

Allah celle Celaluhu bizlere daima yükseltici ameller islemeyi ve bedenimizle ruhumuzun dengesini kaybetmemeyi nasip eylesin... ALLAH Yârimiz ve Yâzdimcimiz olsun...

Selam, dua ve hep dua ile insAllah...
 

Griş Yapın veya Üye Olun

Yanıt için giriş yapmanız veya üye olmanız gerekir.
veya

Yeni hesap oluştur

Topluluğumuzda bir hesap oluşturun. Bu işlem çok kolay!
Üst Alt